Mimar Faruk Özgökçe Röportajı

0
2243

1-) Merhaba röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta Mimarlık ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba. İsmin Faruk. Üniversite eğitimine kadar Sinop, Boyabat’ta yaşadım. 2004 yılında Uludağ Mimarlık bölümüne girdim. Ve Bursa’ya geldim. İş hayatımı da Bursa’da devam etmekteyim.

2-) Mimarlık günümüzün en popüler meslekleri arasında ve herkesin bu meslek hakkında az çok fikri var fakat biz birazda işin eğitim kısmını öğrenmek istiyoruz. Yani kısacası mimarlık fakültesinde okuyacakları 4 yıl boyunca neler bekliyor?

Öncelikle Mimarlık eğitimi sanat eğitimi ve temel tasarım eğitimleri ile başlar. Aslında mimarlık yapı üretmekten çok fikir ve sanat bağlamında yaşam kurgulama işi. Ayrıca üretilen yaşamın estetik özelliği de olmalı. Ama bu estetik özellik yalnızca göze hoş gelen, güzel olan değil. İyi olanın güzelliğini görmek. Eğitim süreci hızlı ve yoğun geçer. Aynı zamanda fikir karışıklığı, eleştiriler de renk katar. Dönemlik projeler ve haftalık ödevlerle sürekli bir tasarım ve üretim sürecidir mimarlık eğitimi. Kısacası mimarlık eğitimi hem çok farklı hem de çok zevkli geçer.

3-) Herkesin tercih döneminde bölüm seçmesine bir şeyler vesile olmuştur. Peki, siz neden Mimarlığı seçtiniz ve verdiğiniz bu karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Orta okul dönemlerinden beri mimarlık isterdim. Ama ne olduğunu tam olarak bilmeden. Üniversiteye gidince anlamaya başladım mimarlığın ne olduğunu. Neyin, kimin etkisi olduğunu tam hatırlamıyorum ama. :)

4-) Eğitim sistemimiz hakkında hemen hemen herkesin eleştirdiği belli başlı noktalar var. Peki, sizin Mimarlık Fakültesinde verilen eğitimde eleştirdiğiniz kısımlar nelerdir?

Her okulda eğitimde farklılıklar var. Hepsinin kendi içinde artısı eksisi vardır. Mimarlık eğitimde tasarım, uygulama, şantiye, proje yönetimi, imar yönetmelikleri gibi farklı etkenler var. Hepsinin belli seviyelerde verilmesi ve mezun olanların her konuda yeterli seviyede bilgiye sahip olmalı.

5-) Mimarlık oldukça zor bir bölüm ve sanırım derslerde zorlanmamak pek mümkün olmuyor. Peki, eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Temel tasarım dersleri vardır. Tasarım öğrenirken doğruyu yanlışı tartışmayı öğrenmek zor bir süreç. Tasarımda yapılacak birden çok seçenek olduğu için hocalar belli kalıplara sıkıştırmamalı tasarımı. Böyle olunca öğrenci olarak tasarım sürecinde tek başınıza kalırsınız. Tasarımımızın doğru veya yanlış olduğunu bilemeden. Yanlışı yapa yapa doğruyu öğrenirsiniz biraz da.

Ayrıca yapı dersleri de vardır. Yerinde uygulamayı görüp aşamaları izlemedikçe bazı konuları anlamak gerçekten çok zor. Tam anlayamadığın işleri çizmek ise tam bir bilmece.

 

6-) Birçok Mimar gibi sizde özel sektörde çalışmayı tercih edenlerdenseniz. Peki, özel sektörde Mimar olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri neler?

Özel sektörde mimarlık yapabilmek zor gerçekten. İş alma diye bir konu var. Projeyi hızlı şekilde belediyeden onaylatmak, fazla metrekare çıkartmak, fazladan alan kazanmak noktaları ön plana çıkıyor. Ama bazı işler oluyor gerçekten eğitim sürecinde öğrenilen tasarım noktalarını sergilenebilecek tarzda. Bu işler gelince iyi değerlendirmek gerekir. Ayrıca mimarlık yarışmaları vardır. Genelde kamu kurumları tarafından açılan yarışmalarda belediye binası gibi veya kentsel tasarım gibi konularda yüze yakın mimari ekip ile ciddi bir tasarım yarışına girersiniz. Bu yarışta kazanan olmak ta kaybeden olmak ta birçok şey katıyor mimarlara. İş bulma açışından da müteahhitlerden daha iyi işverenlerle çalışmaya imkan sağlıyor.

7-) Gelecekte bu bölümde okuyacak kişilerde sizce ne gibi özellikler bulunmalı?

Üç boyutlu cisimleri algılama önemli bir özellik. Sonra derdini anlatacak kadar resim yapabilme. Analitik düşünme. Ayrıca sanat ile alakalı olma.

8-) Uzun süredir Mimar olarak çalışıyorsunuz. Peki, bu durumun artı ve eksilerinden bahsedebilir misiniz?

Artıları çok. Hele ki mesleği seviyorsanız. Her proje yeni bir eğlencenin başlangıcı. Her projede farklı şeyler deneme imkanınız da var. Kendinizi sürekli geliştire bileceğiniz bir mesleğin olması mükemmel bir şey bence. Ayrıca bunların uygulamaya geçmesi, düşündüğünüz, kurguladığınız, hayal ettiğiniz binanın ve yaşantının gerçekleşmesi. Tabi bunlar istediğiniz şekilde oluşursa her şey güzel. Ama hesaplayamadığınız etkiler ortaya çıkıp istediğiniz yaşantı ortaya çıkmazsa eksi yönleri ortaya çıkmaya çalışıyor tabi. Ayrıca istemediğiniz tarzda binalar çizmek zorunda kalırsanız, sürekli aynı işleri rutine bağlayan bir iş hayatınız olursa, mimarlık eğitimi almış birine işkence ediliyor demektir.

9-) Bir önce ki soruda da belirttiğimiz gibi çalışma alanında tecrübelisiniz. Peki, geleceğin Mimarlarına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Ufkunu geniş tutmalı herkes. Biz de dahil. Ayrıca kendini sürekli geliştirmeli. Mimarlık eğitimine başlamadan bir şeyleri okuyup öğrenmeye başlamak çok artı getirmez. Bazı mimarlık sitelerini genel kültür tadında takip etseler bile birçok aşama kaydedebilirler. Arkitera.com , archdaily.com gibi sürekli proje paylaşımı olan siteler kastım.

10-) Ülkemizde son yıllarda gündem olan kentsel dönüşüm yavaş yavaş başlıyor. Bu durumun mimarlara olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Kentsel dönüşüm mimarlara çok büyük tartışma konusu açsa da sonuç uygulama müteahhitlerden gelen işlerdeki artıştan başka bir şey katmıyor. Mevcut kentsel dönüşüm faaliyetleri maalesef daha iyisini yapmaktan uzak daha fazla para kazandırmaya yakın. Çıkan mimari ürün biraz daha iyi giydirilmiş tasarımlardan başka bir şey değil.

Kentsel tasarım ile ilgili birçok tartışma platformu açılmış olup birçok yorum getirilmiş olsa da sonuca ulaşamıyor maalesef.

11-) Bursa’da eğitim hayatınızı tamamladınız ve hala Bursa’da yaşıyorsunuz. Peki, sizce Bursa öğrencilik için uygun bir şehir mi? 

Kesinlikle uygun bir şehir. Tarihi dokusu, son dönemdeki yeni projelerle oluşan farklı tasarımlar, şehrin kentsel sıkıntılarıyla bunların çözümünün irdelenmesi gibi birçok olumlu olumsuz yönlerle mimarlık eğitimi için çok fazla çalışma alanı sunuyor. Öyle ki İstanbul’dan Ankara’dan mimarlık okullarından gelip proje konusu olarak Bursa Hanlar bölgesi veya Gölyazı seçilebiliyor.

12-) Uludağ Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. 4 yıllık süreçte gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile üniversite beklentilerinizi karşıladı mı?

Bizim dönemimizde hoca sayısı daha çoktu. Maalesef iyi hocaların bir kısmı gitti. Şimdi sayı daha az ama daha genç bir öğretim görevlisi kadrosu var. Eğitim kalitesinde ister istemez bir değişim oldu.

Sosyal imkanlar açısından mimarlık eğitiminde çok fazla fırsat kalmadığından ve benim şahsi sosyal faaliyetlerimin çeşitli olmamasından kaynaklı çok bir eksiklik hissetmesem de daha iyi olması gerekiyor .

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak hayat tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Meslek seçimi zor bir süreç. Öncelikle kendini tanımaktan geçer. Kendini tanımadan mesleğin uygun olup olmadığını tahlil edemezsiniz. Meslekler ile ilgili bilgi toplamak şimdi eskisine nazaran daha kolay. Bu fırsatları değerlendirerek meslek seçimi yapılmalı, kafa karışıklığı ve bocalamalara girmemeli. Kararsızlık en kötü karardan kötüdür. Hayattan zevk almasını bilene her meslek içinde zevkli noktalar var.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapmadan önce diğer yorumları inceleyin.
Please enter your name here