Avukat Macide Kabakçı Röportajı

0
3127

1-) Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Macide Kabakçı kimdir, neler yapar?

Öncelikle röportajımı okuyan gençlere ve böylesi faydalı bir konuda öncülük yapan grup yöneticilerine teşekkür ederim. Benim meslek seçimimi yaptığım ve üniversite okuduğum yıllarda küçük illerde dershaneler olmadığı için bizlere yol gösteren, meslekler hakkında bilgi veren kişiler olmadı. Okullardaki öğretmenler de bu konularda pek bilgili değillerdi.  Çoğu genç el yordamı ile bir yerleri kazanıp okudu. Bu günlerde dershanelerdeki öğretmenler yanında eğitim koçları gençleri yönlendirme şevk verme konusunda çok başarılılar. Bu grup ise daha geniş kitlelere ulaşmak açısından çok faydalı olmuş. Emeği geçen arkadaşları kutluyor, pırıl pırıl gençlerimize güzel yarınlar diliyorum.

ÖZ GEÇMİŞİM: 1965 Amasya doğumluyum. 1982 yılında liseyi bitirdiğim sene Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandım. Okul yıllarında ve mezun olduktan sonra bir süre avukat yanında çalıştım. Avukatlık stajının ardından PTT kurumunun açtığı sınavı kazanarak o kurumda kadrolu avukat olarak çalıştım. PTT’nin özelleşmesiyle Türk Telekom A.Ş. nin kurulmasının ardından bu Kuruma geçtim ve bir süre her iki kurumun da avukatlığını yürüttüm. Daha sonra kendi isteğimle Bağ-Kur’a geçtim. 2008 yılında tüm sosyal güvenlik Kurumlarının birleşmesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtim. 2014 yılında özel çalışmak üzere emekliye ayrıldım ve büro açtım. Halen özel olarak çalışmaktayım.

2-) Hukuk fakültesi dediğimiz zaman herkesin aklında bir şeyler canlansa da işin doğrusunu uzmanından öğrenelim. Hukuk fakültesinde öğrenciler neler öğrenir ve mezun olduklarında neler yapar?

Hukuk Fakültelerinde ağırlıklı olarak hukuk eğitimi verilmektedir. Halk arasında ciltler dolusu kanun kitaplarını ezberlediğimiz inancı hakim ise de esasen okul yıllarında sadece temel kanunlar öğrenilir ve asıl öğrenilen de ezberlemek değil, yasa metinlerini öğrenmek ve yorumlamayı bilmektir. Bu temel yasaları öğrenmeye başlamadan önce bu günkü hukukun temeli olarak  bilinen Roma Hukuku, Hukuk Başlangıcı, Hukuk Sosyolojisi gibi temel derslerin ardından Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku (genel ve özel olarak), İcra İflas Hukuku, Hukuk Muhakemeleri, Devletler Hukuku,  Eşya Hukuku, İş  Hukuku  ve sair hukuk dallarında dersler görülmektedir.

 

3-) Uzun süredir avukat olarak belli başlı alanlarda çalıştınız. Peki avukat olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler ?

Hukuk mesleğini severek seçtiğim ve idealim olduğundan olumlu yönlerine, faydalarına daha çok değineceğim. Ancak ideali olmayanlara tavsiye edemem çünkü duygusal ve fiziksel olarak ağırlığı olan bir daldır. Öncelikle avukat hakim veya savcı olarak toplumda belirli bir yeriniz olur, mesleğimiz hala saygın bir meslektir. Olaylara, insanlara daha geniş açılardan bakıldığından bu bakış hayat tarzımıza da yansır. Toplum içinde hukuk dışındaki konularda da  kararlarına güvenilen birisi olursunuz. Yıllar içinde alınan eğitim kişiyi her konuda daha çok geliştirir. Bu nedenle de farklı işleri de  başarıyla yapabilirler. Bir çok yazar, şair, politikacı vs. de hukukçular arasından çıkmıştır.

Mesleğimizin  en olumsuz yönü zihnen ve fiziken çok fazla çaba gerektirmesi, uğraştığınız davalar gereği kimi zaman suç ve suçluların dünyasına girilmesi nedeniyle psikolojik veya fiziki saldırılara maruz kalabilme ihtimalidir. Bu yazdığım gençleri korkutmasın saldırılara maruz kalan meslektaşlarımızın önemli bir kısmı mesleğini ifa ederken diğer insanlara zarar verici eylemlerde bulunmuştur diye düşünüyorum. İşini yaparken kanunlara ve toplumsal kurallara uyan meslektaşların önemli bir tehlike veya sorunla karşılaşacağını sanmıyorum.

4-) TDK’nun tanımını bir kenara bırakırsak avukat nedir?

Avukat nedir en zor soru bu galiba. Çünkü biz dava dilekçeleri hazırlayıp duruşmalara girmek dışında bir sürü şeyi yapıyoruz. Cevabı avukat olarak sınırlamadan hakim ve savcıları da katarak kısa bir cümle ile vermek gerekirse Hukukçu hakkın ve adaletin gerçekleşmesi için hukuk hayatına  katkıda bulunan kişi derim. Ancak bunun yanında müvekkillerle ilişkilerimizde onların sırdaşı,  yol göstereni vs görevlerini de yaparız. Özellikle boşanma davaları gibi şahsın hukukuna bağlı davalarda bu yönlerimiz daha iyi gözlemlenebilir. İyi bir avukat müvekkilini hukuka uygun olarak akıl veren ve yönlendiren avukattır.

5-) Halk arasında meslekler hakkında onlarca yanlış bilgi bulunuyor. Bunlardan biri de  Hukuk fakültesi mezunlarının sadece avukat olacağı doğrultusunda. Bu yüzden gençlerimize hukuk fakültesi mezunların çalışma alanlarından ve iş imkanlarından biraz bahsedebilir misiniz?

Hukuk fakülteleri öncelikle hukukçu yetiştirirler. Okul bittikten sonra avukat olmayı tercih edenler 1 yıllık bir stajın ardından (mali durumlarına göre)  kendi bürolarını açabilir veya yanlarında çalışabilecekleri birini bulabilirlerse bir başka avukatın yanında çalışabilirler. Ben kendi bürosunu açmayı düşünen arkadaşlara iş ve iş ahlakı konusunda anlaşabilecekleri bir ortakla çalışmalarını tavsiye ederim. Bu şekilde hem büro masrafları paylaşılmış hen de koordineli bir şekilde çalışılarak hukuki bilgilerdeki eksiklikler giderilmiş olur.

Özel büro açmayan arkadaşlar için KPSS sınavına girerek kamu kurumu avukatı olma imkanı da mevcuttur. Bunun dışında büyük şirketler bankalar vs gibi kurumlarda da avukat olarak çalışma imkanı vardır.Avukat değil de hakim veya savcı olmayı tercih edenler bu konuda açılan sınavlara girerler. Sınav önce yazılı daha sonra mülakat şeklinde olup, sınavın ardından kazananlar için 2 yıllık bir staj mevcuttur. Staj bittiğinde hakim ve savcı adaylarının ataması gerçekleştirilir. Okul yıllarında alınan eğitim yanında gençler yabancı dil bilgisayar vs dallarda da kendilerini geliştirmeleri halinde hukuk dışındaki dallarda da rahatlıkla iş bulacaklardır.

macide-kabakcı-röportajı

6-) Ülkemizdeki eğitimi birçok alanda eleştire bilmemiz maalesef mümkün. Bu doğrultuda sizin özellikle hukuk fakültelerinde verilen eğitimleri hakkında ki eleştirileriniz neler?

Son yıllarda hukuk fakültelerinin çoğalması ders veren öğretim üyelerinin azalması veya kalitesinin düşüşü nedeniyle hukuk eğitiminde de kalite düşüşü  yaşanmaktadır. Eğitim konusunda fakülteler arasında da kalite farkı söz konusudur. Ancak okul yıllarında gençler kendi araştırmalarıyla yada zaman zaman bir hukukçu yanında çalışarak bu eğitimlerindeki eksikliği kapatabilirler.

Bana göre hukuk eğitiminde en önemli eksiklik pratiğe yönelik eğitimin verilmemesidir. Bu nedenle hep Hukuk eğitiminin 5 yıl olması ve son yılda pratiğe yönelik eğitimle, mesleki kurallar konusunda derslerin okutulması taraftarı olmuşumdur. Okul yıllarında en azından son sene bir avukat yanında çalışmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu imkanı bulamayan öğrenciler staj sırasında bir avukat yanında çalışarak, etraflarını iyi gözlemleyerek eksikliklerini gidermeliler. Hukuk iş hayatına atıldığında eğitimden çok farklı bir yönü daha olduğu görülen bir daldır. Bu meslekte uygulama, strateji, akıl ve mantıkla kararlar alabilmek, insanları, mahkemelerde çalışanlar işleyiş vesaireyi tanımak değerlendirebilmek çok önemlidir.

7-) Hukuk fakültesinde okumak birçok gencimizin hayali. Peki siz gelecekte bu bölümde okumak isteyen veya yeni başlayan gençlere tecrübeleriniz doğrultusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yukarıda 6. soruda  belirttiğim gibi gençlerin okul yıllarında pratiğe yönelik çalışmalar yapmaları çok önemlidir.  Hukuk sadece dava dilekçesi hazırlayarak duruşmalara girmekten ibaret değildir. Gençlerin daha okurken iş hayatının içinde olmaları tüm okuduklarını daha iyi yorumlamaları ve hangi bilgiyi nerede kullanacaklarına dair yeteneklerini de geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Bunun yanında hukuk öncelikle mantığa dayalı bir bilim dalı olup hukukun mantığını çözme amaçlı olarak çok okumanın kendini farklı dallarda geliştirmenin de faydası büyüktür. Kısacası öğrenciler sadece dersleri çalışmakla yetinmemeliler. Okul civarındaki kahvelerde ve not fotokopilerini satan fotokopicilerde de fazla zaman geçirmemelerini de şiddetle öneriyorum. Bu söylediğim bir espri gibi gelse de hukuk fakültelerinde sınıfların kalabalık olması nedeniyle yoklama yapılamadığından derse devam etmeyip kahvelerde vakit geçirmeyi tercih eden öğrenci sayısı çok fazladır. Öğrencilere  derslere devam etmeye gayret etmelerini öneriyorum.

8-) Geçmişe dönme şansınız olsa avukatlık dışında hangi meslek ile uğraşmak isterdiniz?

Avukatlık benim idealimdeki meslek olduğundan severek yaptım ve yeniden tercih hakkı verilse yine seçeceğim meslek olurdu. Meslek hayatında sürekli işi çok yoğun olan kurumlarda çalıştım. İşi daha az olan kurumlarda çalışmış olsaydım sanatsal faaliyetler veya hukuk veya sair ilgi alanım olan dallarda kitap yazma gibi yan uğraşılarım da olsun isterdim. Gençlere önerim boş zamanlarını değerlendirip ilgi alanlarını geliştirsinler. Tek hukuk eğitimiyle yetinmesinler. Aldığımız eğitim bir çok şeyi başarabilecek bilgi ve zeka birikimini rahatlıkla karşılayacak düzeydedir. yeter ki hedefler iyi belirlensin ve bu yolda çalışılsın.

9-) Sizce herhangi birinin hukuk fakültesinde okuması için belli başlı niteliklere sahip olmalı mı? Eğer olmasını gerektiğini düşünüyorsanız bunlar nelerdir?

Bence hukuk eğitiminin olmazsa olmazı akıl ve mantıktır. Yasaları aklında tutabilme ve ezberleme yetisi çok önemsiz bir teferruattır. Yasa metinlerini yorumlayıp uygun yerlerde kullanabilme yeteneği için de gençlerin çok okumaları ve kendilerini geliştirmeleri şarttır. Hukukta yasaları yorumlama konusunda bir çok metot vardır ve bunlar okul yıllarında öğretilir. Ancak kendi zihninde bunları yerleştirmeyi mantıklı bir şekilde kullanmayı beceremeyenler uygulama sırasında zorluk çekeceklerdir.

10-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak uzun yılların verdiği tecrübeler doğrultusunda biz gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu soru üzerinde sayfalarca yazılacak bir soru. Ancak ben gençleri sıkmamak için en temel iki  öneride bulunacağım. Bu önerimi hayatına uygulayabilenler hem topluma hem de kendilerine  faydalı olacaklardır.

1- Hangi mesleği seçerseniz seçin ilk amacınız para kazanmak değil topluma faydalı bir birey olmak olmalı ve mesleğinizi bu ilke doğrultusunda ifa etmelisiniz. Topluma faydalı olmayı seçen insanlara hem Allah hem de evren en güzel kapıları açacaktır.

2- Bir dalda çok ünlü çok kazanan olmadan önce iyi bir insan olmayı seçer  ve bu doğrultuda işinizi  yaparsanız çok kısa sürede yaşadığınız toplumda parmakla gösterilen bir kişi olursunuz. İnsan olmanın yolu insanlara da insan gibi davranmaktan geçer. Yaptığınız işe karşılaştığınız insanlara ne kadar sevgi ve saygı gösterirseniz o kadar sevgi ve saygı görürsünüz.

Bu önerilerim bazı gençlere anlamsız ve idealist bir yaklaşım gibi görünebilir. Ancak ben meslek hayatımda bu kuralları kendime ilke edindim ve karşılığını fazlasıyla aldım.Röportajımı okuyan tüm genç arkadaşlara mesleki seçimlerinde başarılar diliyorum. Öncelikle sizi mutlu edecek mesleği seçmeye dikkat edin. Ailenizin veya çevrenizdekilerin size dayatmaya çalıştığı meslekleri belki kırk yıl sırtınızda istemediğiniz bir yükü taşımanız demektir.

 

Tavsiye Röportaj : Hukuk Fakültesi Öğrencisi Deniz Çelik Röportajı

CEVAP VER

Lütfen yorum yapmadan önce diğer yorumları inceleyin.
Please enter your name here