7-) Metalurji ve Malzeme Mühendisliğini bitirdikten sonra yüksek lisans olarak İmalat Mühendisliğini tercih ettiniz. Bu tercihin Metalurji ve Malzeme Mühendisliğine olan katkılarından bahsedebilir misiniz?
Bu tercih tamamen kişisel olmakla beraber bir alan üzerinde uzmanlaşmak için yaptığım bir tercihti. Evet mezun olduktan sonra herkes gibi bende boşluğa düştüm ve belli bir alan da uzmanlaşmanın mantıklı olduğunu düşünerek bu tercihte bulundum.Bu bölümü okumaya karar verecekseniz eğer, kesinlikle kendinize bir alan seçmelisiniz.Örneğin diyeceksiniz ki ben Seramik veya Plastik Sektöründe çalışacağım. Eğitim hayatınız boyunca o alanların derslerini seçmeli, stajlarınızı o sektörde yapmalı ve kendinizi o alanda geliştirmelisiniz. Bu size kesinlikle avantaj sağlayacaktır. Yoksa okul bitince “ee şimdi ne olacak ya, 4 sene okuduk nereye başvuracağız” diye onca iş alanı arasında ortada kafanız karışık ve kararsız bir şekilde kalırsınız. Ne istediğinizi bilmelisiniz.
8 -) Metalurji ve Malzeme Mühendisliğinin geleceği hakkında bazı kişilerin şüpheleri var. Sizce gelecekte Metalurji ve Malzeme Mühendisliğine olan ihtiyaç azalacak mı?
Bu bölüm insanlık var olduğu sürece ve özellikle ülkemizde ki gibi yeni nesil sadece tüketici insanlar var olduğu sürece geleceği inşa etmek için gerekli en önemli mühendislik dallarının başındadır.Size en basit örnek olarak kullandığımız akıllı telefonların bataryalarını söyleyebilirim. “Bunun şarjı çok az gidiyo yaa” dediğiniz bataryayı geliştirmek için malzeme bilgisine ihtiyacınız var. Ay’a, Mars’a gitmek için yapılan mekiklerin, atmosferi aşarken yüksek sıcaklıklara dayanabilecek malzemeler üretebilmek için malzeme bilgisine ihtiyacınız var.Günümüzde ve gelecekte havacılık başta olmak üzere, savunma, enerji, haberleşme ve otomotiv sanayi gibi birçok gelişen sektörün giderek artan ihtiyaçları sonucunda üstün performanslı yeni malzemelerin geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir.Bu anlamda Metalurji ve Malzeme Mühendisliğine ihtiyaç değil azalmak, yeni nesil teknolojilerin kaynağı bu bölümle üretilecektir.
9-) Avusturya’da yaşadığınız için az çok Türkiye ile diğer ülkede ki çalışma şartlarını kıyaslayabilir misiniz?
Bu tamamen insana verilen değer ve ülke ekonomisine bağlı bir şey.Söyleyebileceğim tek şey her yerde modern köle düzeninin var olduğudur. Türkiye’de ve diğer gelişmemiş ülkelerde bu çok iş, az maaş parametresinde devam etmekte.Özel sektörde Türkiye’de haftanın en az 5 günü (genelde Cumartesi günleri de çalışmak zorundasınız) sabah 8 akşam 5-6 hatta 7’ye kadar çalışıyorsunuz. Aldığınız maaşı saat ücreti olarak hesaplarsanız Avrupa’da ki herhangi bir ülkeyle kıyaslandığında neredeyse 9’da 1’e denk gelen bir fark ortaya çıkıyor.Ya da şöyle anlatabilirim Türkiye’de özel sektörde standart 25 gün, günde 10-11 saat çalışıp aldığınız maaşı, burada sadece 8-9 gün, günde 8 saat çalışarak kazanabiliyorsunuz.Tatil hakkınız Türkiye’de genelde 15-18 gün iken Avrupa’da 4 ile 6 hafta.
10-) Gelecekte bu mesleği seçecek veya üniversiteye yeni başlayan öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Eğer bir mühendislik dalını seçmeyi düşünüyorsanız, kesinlikle ve kesinlikle yabancı dil bilmeniz gerekiyor. Türkiye’de artık yabancı dil bilmeyene iş yok. Yapacağınız ilk iş yabancı bir dil öğrenmek olmalı. Bölüm derslerini bir şekilde geçiyorsunuz ve mezun oluyorsunuz. Ancak eğer dil bilmiyorsanız boşa okumuş sayılır ve iş bulamazsınız. Tavsiyem kesinlikle ve kesinlikle İngilizce öğrenmelisiniz, onun haricinde uçuk gelebilir belki ama Çince veya İspanyolca öğrenebilirseniz eğer, Türkiye’de en elit ve aranan mühendislerden biri olursunuz (tabi Tükiye’de yaşamak istiyorsanız). Tek tavsiyem dil, dil, dil :)
11-) Sakarya’da öğrenim hayatınızı tamamladınız. Sizce Sakarya öğrenciler için uygun bir şehir mi?
Sakarya 2009’dan bu güne çok hızlı gelişen bir şehir. Sakin ve genel olarak bakıldığında aslında küçük bir şehirdir. Henüz ilk senesinde olan öğrenciler sadece Çark Caddesi ve AVM’lerde zaman geçirerek sıkılabilir. Şehre ve üniversiteye alışınca, üstüne arkadaş çevresi edindiğiniz de Sapanca’ya, Acarlar Longozu’na, Maden Deresi’ne, Karasu’ya veya hafta sonu kahvaltı için Kırkpınar’a gidip, buraları keşfettiğinizde Sakarya’yı o zaman sevmeye başlarsınız.Kampüse ulaşım minibüsler ve belediye otobüsleri ile sağlanmakta. Şehirde Metro vs. yok.İnsana saygının ve nezaketin olmadığı minibüslerin, Metrobüsten herhangi bir farkı olmadığını söylemeliyim.Zaman zaman minibüs ücretlerine gelen zamlar yersiz ve can sıkıcı. Sakarya halkı ev sahipleri, artık öğrencileri sermaye olarak görmeye başladığı için son zamanlarda öğrenciye kiralanan evlerin 1000 TL civarına çıkması biraz can sıkıcı.Yurt fiyatları 2009-2010 yıllarında 250-350 TL arasındayken sanırım çoğu şuan en düşük 500-600 TL’den başlıyor.
12-) Sakarya üniversitesinde 4 yıl geçirdiniz. Peki Sakarya üniversitesi gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile öğrencileri mutlu edebilecek bir üniversite mi ?
Sakarya Üniversitesinin bana göre tek ve en büyük sıkıntısı Sakarya’da olması. :) Sakarya şehri üniversitenin hızına ve kalitesine karşılık gerekli gelişimi gösteremiyor.Aynı Üniversite ve Kampüs İstanbul, Ankara veya İzmir’de olsaydı gerçekten Türkiye’nin en çok tercih edilen üniversitesi olabilirdi. Sakarya’ya rağmen, Üniversite bugüne kadar bir çok kalite ödülü aldı. :) Sakarya Üniversitesi EFQM Mükemmellik Yetkinlik Seviyesi Kalite Belgesi’ne sahip ilk ve tek devlet üniversitesi. 2001 yılında idari ve destek hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla başlanan kalite çalışmaları 2010 yılında kamu kategorisinde Ulusal Kalite Ödülü alınmasıyla sonuçlandı. Sakarya Üniversitesi bunun yanı sıra 2009 yılında Avrupa Komisyonu tarafından verilen ‘Diploma Eki Mükemmellik Ödülü’, yine aynı yıl ‘Avrupa Dil Ödülü’nü aldı. 2010 yılında ise Türkiye’de ilk defa ‘ECTS Eki Mükemmellik Ödülü’nü aldı.Bunlara ek olarak Erasmus Programı kapsamında Avrupa’ya en çok öğrenci gönderen üniversitelerden biridir.
Öğrenciler derslerine giderken, memnun ve mutlu şekilde eğitim hayatlarına devam edeceklerdir.
13-) Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Öncelikle Meslek Hocam ailesine, gençlerin yaşam standartlarını etkileyecek meslek ve üniversiteler konusunda bilgilendirme platformu hazırladıklarından dolayı ben teşekkür ederim. Üniversitelerde verilen eğitim herkes için eşit ve standarttır. Siz edindiğiniz bilgileri ve deneyimleri kendi çalışmalarınızla geliştirmelisiniz. Fark yaratmak ve ihtiyaç duyulan kişi olmak sizin elinizde. Hayat, bizim bildiğimiz anlamda adil olmayabilir.Değiştiremeyeceğimiz olaylar için üzülmek, çare getirmiyor. Kapanan bir kapının arkasından bakmak zaman kaybettiriyor.Açılacak yeni kapıları gözden kaçırabiliyor insan.Geçmişe bakmayın, gelecek ise bugün. Günü yaşayın. Ve son olarak bilmelisiniz ki, şartlar ve olaylar kim olduğumuzu belli bir oranda etkilemiş olabilir. Ama ne olacağımızdan gerçekten bizzat kendimiz sorumluyuz. Şans her zaman, hazır olana gelir.


















![2017 YGS Tarih Konuları Ve Çıkmış Soru Dağılımı [Yeni Müfredat]](https://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2016/09/2017-ygs-tarih-konuları-696x385.jpg)








