Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Mezunu Selman Özkan Röportajı

0
1146

1-) Merhaba, Tarımsal Biyoteknoloji bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce biraz Selman Özkan’ı tanıyabilir miyiz?

Merhaba Sevgili Arkadaşlar Ben Selman ÖZKAN. Namık Kemal Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bitkisel Biyoteknoloji Anabilim dalı Yüksek lisans öğrencisiyim. 2015 yılında NKÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Alanından Bölüm ikinciliği ile mezun oldum. Sakarya Pamukova Endüstri Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri Web Tasarım alanında lise eğitimimi tamamladım. Ağırlıklı olarak Bitki genetiği ve Islahı üzerine çalışıyor ve eğitim alıyorum. Sakaryalıyım. Ve burada ikamet ediyorum. Yaklaşık 5 yıldır Tekirdağ’da yaşıyorum. Üniversite hayatım boyunca çeşitli projelerde rol aldım. Aktif olarak çalıştım. Hala da araştırmacı olarak çalıştığım Tübitak projeleri var. Bunların akabinde Üniversitemiz Biyoteknoloji Öğrenci Topluluğunda 2 yıl kurucu Başkan olarak görev aldım. Hayattaki amacım ve hayalim; alanında uzmanlaştığımız ve eğitimini aldığım Ziraat ve Biyoteknoloji Alanında bir kalifiyeli, tarımsal kalkınmada rol alacak üreticimize çiftçimize milletimize faydalı bir mühendis olarak görev alacak, inovatif düşünce sahibi bir mühendis olmaktır.

2-) Tarımsal Biyoteknoloji bölümü ismi ile birçoğumuzun aklında bir şeyler canlandırsa da işin uzmanlarından bilgi almak her zaman daha doğru. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Tarımsal Biyoteknoloji; bitkisel biyoteknoloji, hayvansal biyoteknoloji ve Enzim ve mikrobiyal Biyoteknoloji olarak 3 ana bilim dalına ayrılmaktadır. Genel olarak bir tanımlama yapmamız gerekirse, üretimin artırılması, verimin ve kalitenin iyileştirilmesi var olanın geliştirilmesi veya üretilmesini sağlamak amacıyla ağırlıklı olarak laboratuvar ortamı ve saha alanlarında tarımsal ürünlerin üretilmesini kapsayan moleküler genetik, moleküler biyoloji, kimya Fizyoloji gibi ve diğer alan dallarıyla iç içe çalışan bir bilim alanıdır. Kendi içinde de geleneksel ve modern biyoteknoloji olarak ikiye ayrılmaktadır. Geleneksel biyoteknoloji, eski çağlardan beri yapılan yoğurt mayalama ekmeğin mayalanması gibi basit sistemleri kapsayan çalışmalardır. Modern biyoteknoloji ise, ağırlıklı olarak laboratuvar ortamında gen düzeyinde yapılan çalışmalarla yeni bir ürünler elde etmek amacıyla çalışılmaktadır. Tarımsal biyoteknoloji de öncelikli amaç; verimin artırılması, dayanıklılığın sağlanması ve üreticinin daha bol ürün almasının sağlanması hedeflenmektedir.

3-) Herkes ister istemez üniversitede okuyacağı bölümü belli sebepler doğrultusunda seçiyor. Peki, sizin Tarımsal Biyoteknoloji bölümünü seçmenizde ki sebepler nelerdi?

Öncelikle belirteyim ben meslek lisesi mezunuyum. Bu alanı seçmemdeki en büyük etmen,bu alana olarak merakım ve sahip olduğum araştırmacı ruh beni bu alana yöneltmiştir. Her geçen gün önemi hızla artmakta olan biyoteknoloji sektöründe aktif rol almak önemli çalışmalara imza atarak ülkemizi global mecrada temsil edecek projelerde çalışmak beni bu alana yönlendirmiştir. Tarımsal ekipmanlar, laboratuvar ortamı gibi etmenler hep ilgimi çekmiş ve bu alana yönelmemi hızlandırmıştır. Her şeyden önemlisi bir hayallerim var ve bunları gerçekleştirmek için bu alanda çalışıyorum ve işimi çok seviyorum.

4-) Tarımsal Biyoteknoloji bölümü öğrencilerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümü olarak dev bir akademik kadromuz alanlarında uzman hocalarımızla alanlarında uzman birer Ziraat Mühendisi/ Biyoteknolog olarak yetiştiriliyoruz. Üniversitemde biyoteknoloji derslerimizi alan ile ilgili derslerimizi uygulamalı teorik pratik iç içe alıyoruz. Bunun yanında topluluk etkinlikleriyle öğrenci kulübümüz aracılığıyla alanında uzman bilim insanlarını üniversitemize davet ederek öğrencilerimizle buluşmalarını sağlıyoruz. Bu gibi etkinliklerin arttırılması öğrenci arkadaşlarımız için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

tarimsal-biyoteknoloji-selman-ozkan-roportaji

5-) Herkesin okul hayatında zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki, sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Meslek lisesi mezunu olduğum için bazı temel derslerde zorlandığım olmuştur. Fakat düzenli bir çalışma ve titiz bir özveri ile üstesinden gelinmeyecek şey yoktur. Bu yüzden dersleri kafanızda büyütmeyin. Tavsiyem her gün yarım saat veya 1 saat düzenli çalışma ile başarıya ulaşacaksınız. Zaten düzenli ders çalışmayı bir düzene koyduğunuzda hayatınızın bir parçası haline geliyor. Ve bırakamıyorsunuz. İçinizdeki araştırmacı ruhu dışa vuruyor.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

CEVAP VER