8-) Hemen hemen her bölümün öğrencilerinden beklentileri var. Peki, sizce Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü okuyacak birinde hangi özellikler bulunmalı?
Öncelikle çok yaygın bir yanılgıdan bahsetmeliyim: Bir endüstriyel tasarımcının iyi resim yapmasına gerek yok. Çünkü bir endüstriyel tasarımcının resim yapmasına gerek yok. Resim ile çizim arasında fark var. Biz tasarımcılar çizim yaparak beynimizde oluşturduğumuz tasarımı kağıt üzerine not alırız. Çizimde beklenen en temel özellik ise anlaşılır olması. Anlaşılırlık hem fikrimizi başkalarına (genellikle beraber çalıştığımız kişilere) aktarmamız için, hem de ileride geri dönüp eski tasarımlarımıza baktığımızda kendimiz için önemlidir. Çizimlerin gerçekçi olması albenili, yani tasarımın tercih edilir olması için bir avantaj teşkil eder. “Benim hiç yeteneğim yok” diyen üniversite adayları da içlerini rahat tutabilirler, çünkü yapmamız gereken çizimlerin teknikleri okullarımızda öğretilmekte ve bu teknikleri doğru uyguladıkları takdirde hem çizgi kaliteleri artacaktır hem de çizimleri belirli bir seviyeye çıkacaktır.

Bunlar dışında bir tasarımcının iyi bir üç boyut algısı olması gerektiğini düşünüyorum. Nesnelerin uzaydaki formlarını algılamak konusundaki yetenekleri başarılı olmaları için iyi bir avantaj sağlayacaktır.
9-) Endüstriyel tasarımcı olmak hayatınızı nasıl değiştirdi?
Bir ürün tasarımcısı olunca günlük hayatta kullandığınız ürünlerin geriye doğru; üretim yöntemlerini, kullandıkları malzemeleri, tasarlanırken ki kaygılarını ve ürün özelliklerini çok daha iyi bilmeye yada tahmin etmeye başlıyorsunuz. Bu da sizi daha bilinçli bir tüketici yapıyor. Hem satın alırken hem kullanırken çok daha detaylı düşünüyorsunuz. Bir tıraş makinesi almak için farklı mağazaların reyonlarında saatlerce vakit geçirdiğimi hatırlıyorum.
Bunun dışında günlük hayatta beyniniz sürekli farklı çalışmaya başlıyor. Çünkü tasarımcılar bilinen yöntemler dışına çıkmaya meyillidir ve herkesin yaptığından farklı çözümler bulmaya odaklıdırlar. Bu da sorgulamayı beraberinde getiriyor. Karşılaştığınız her vaka karşısında “neden böyle?” sorusunu istemsiz sormaya başlıyorsunuz. Yeri geldiğinde size avantaj sağlayan, yeri geldiğinde ise vakit kaybettiren bir alışkanlık oluyor bu da.
10-) Gelecekte bu bölümde okumak isteyen veya yeni başlayan öğrenci dostlarımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?
Kesinlikle bilinçli olsunlar. Eğer ne okuyacaklarını bilmeden ve mezun olunca ne yapacaklarını tam olarak bilmeden bu bölümü tercih ederlerse kendilerini çok sancılı bir gelecek bekliyor olacaktır.
11-) Daha öncesinde de belirttiğimiz gibi ülkemizin en iyi üniversitelerinden biri olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce ODTÜ’de öğrenci olmanın artı ve eksi yönleri neler?
Ben 1 yıl hazırlık sınıfı dahil olmak üzere 5 yıl boyunca kampüs içindeki yurtlarda yaşadım. Hani, klişe bir söz vardır, yaşadığımız herhangi bir deneyim hakkında “anlatılmaz yaşanır” deriz. ODTÜ’de gerçek anlamda “yaşanıyor”. Kesinlikle bir üniversiteden fazlası var Ankara’daki kampüsümüzde. Akademik kadrosunun ve fiziksel imkanlarının kalitesini zaten anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Akademik hayatın dışında ise, sanki okumak için gidip orada yaşamışız değil de; eskiden beri yaşam alanımız orasıymış da, okumak ayrı bir görev olarak tanımlanmış gibi geliyor bir yerden sonra çünkü hayata dair pek çok şey deneyimleye biliyorsunuz kampüste. Ankara’yı net bir şekilde “ODTÜ Kampüsü” ve “Ankara’nın geri kalanı” olarak ikiye ayırabilirim. Kampüs içerisinde yazılı olan ve olmayan, saygıya ve akla dayalı kurallarla yaşanıyor. Bu düzen zamanla alışkanlık yapıyor ve kampüsün dışına çıkınca Avrupa’dan Türkiye’ye dönmüş hissi veriyor insana. Ülkemizde benzer sosyal yapıya sahip çok az sayıda kampüs var.
12-) Peki, aynı şekilde Ankara’da öğrenci olmanın artı ve eksi yönleri neler?
Ankara’nın düzenli bir yapısının olması büyük bir artı bana göre. Bursa’yla kıyasladığım zaman, Ankara’da çok sayıda üniversitenin bulunması şehrin hemen her yerinde öğrencilere hitap eden çok ve farklı sayıda işletmenin bulunmasını sağlamış. Gerek alışveriş, gerek gıda gerekse eğlenme konusunda her zevke hitap eden mekanlar var. Eksi yön olarak İstanbul hariç diğer şehirlere göre nispeten pahalı olmasını söyleyebilirim.
13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?
Ülkemizin ekonomik şartları gereği hayalimizdeki hayatı yaşamamız refah seviyesi yüksek ülkelere göre daha zor olabilir. Buna rağmen sevdiğiniz işi yapmanız o işte uzun vadede başarılı olmanızı çok daha kolaylaştırır. Eğer bir işte kendinizi geliştirirseniz, başkalarından daha iyi yaparsanız bunun geri dönüşünü kesinlikle alırsınız. Severek yapacağınız işten alacağınız haz ve mutluluk da hayatın size hediyesi olur.























![2017 YGS Fizik Konuları Ve Çıkmış Soru Dağılımı [Yeni Müfredat]](https://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2016/09/2017-ygs-fizik-konulari-356x220.jpg)





