Arap Dili Ve Edebiyatı Mezunu Şahin Yetik Röportajı

0
5374

1-) Merhaba, Arap Dili Ve Edebiyatı bölümü hakkında sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Es selamu aleykum. Kısaca kendimi tanıtmak gerekirse (biraz resmi bir formda olacak) 1985 Çorum doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi (yabancı dil bölümü mezunu olarak) Çorum’da tamamladıktan sonra 5 yıllık bir aradan sonra 2008 yılında Arap Dili ve Edebiyatı programına başladım ve 2012 yılında Selçuk Üniversitesinden formasyon almış bir öğrenci olarak mezun oldum. Aynı yıl mezuniyetim biter bitmez ücretli Arapça öğretmenliğine başladım ve bir dönem sonrasında ÖYP’yi (Öğretim Görevlisi Yetiştirme Programı) kazanarak 2013 yılının başından itibaren Arap Dili ve Belagatı Alanında Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktayım. Evli ve bir çocuk babasıyım.
2-) İngiliz Dili Ve Edebiyatı, Çin Dili Ve Edebiyatı gibi daha popüler diller varken sizi Arap dili Ve Edebiyatı bölümü seçmeye iten sebep neydi? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Sondan başlayalım arap dili ile yani bir Müslüman olarak Kuranın inmiş olduğu dil ile hemhal olmak öylesine güzel ki kesinlikle bırakın pişmanlığı tekrar tercih edecek olsaydım yine de Arap Dilini seçerdim. Gelelim İngiliz diline lise döneminde mesleki olarak getirileri ve kazancı ile dünya dili olması sebebiyle tüm yabancı dil öğrencileri çok nadir bir istisna ile hayallerinde İngilizce öğretmenliği bölümü veya hiç değilse İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümlerini düşlerler ancak bu hayaller pek çoğu için üniversite sınavı sonrası batıdan yavaş yavaş doğuya doğru kaymaya başlar. Söz gelimi İngiliz dili olmayınca Alman Dili-Rus Dili-Arap Dili- Çin Dili o da olmadı bu sefer geçmişe doğru kaymalar başlar eski Yunan dili- Eski Sümerce vs.

Ne yalan söyleyeyim benim de hayalimde İngilizce Öğretmenliği vardı . Ancak bu olmaza kesinlikle bir hayal kayması olarak değil Arap Dili alanında kendimi geliştirmek istiyordum. İngilizceyi dünyalık getirileri ile düşlemişimdir hep ve fakat Arapça’nın 350 milyonluk bir Arap alemi ile olan ilişkisinin yanında ahirete dönük bir yönü de vardı ve bu sebeple gönlümde Arapçanın yeri hep daha bir farklı olmuştur. İnancım odur ki Rabbim gönlüme göre verdi.

Tavsiye Röportaj : Çin Dili Ve Edebiyatı Mezunu Emel Özgözen Röportajı

3-) Herkes aslında bölümünüzün isminden bir şeyler anlasa da biz biraz daha detaya inmek istiyoruz. Arap Dili Ve Edebiyatı nedir, hangi eğitimleri alırlar gibi sorulara cevap vererek bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Arap Dili ve Edebiyatı dört yıllık eğitim boyunca adı üstünde Arap dilini ve edebiyatını yani o dilin başlangıcından günümüze geçirmiş olduğu evreleri ve bu dil ile edebiyat sahasında ortaya çıkarılmış olan eserleri inceleyen , bununla beraber Arapların tarihleri ve kültürüne ışık tutan ve elbette ki de bütün bu sayılanların yanı sıra Arapça  dil bilgisi, konuşma ve  çeviri becerilerini, modern ve klasik metinler çerçevesinde kazandıran dolu dolu bir bilim dalıdır. Unutmadan ekleyeyim Arap Dili ve Edebiyatı okuyanlar Farsça ve Osmanlıca derslerini de alırlar ve bu da tartışmasız ek bir kazanım olur.

Bu bölümü bitiren kardeşlerimiz formasyon aldıkları takdirde ki artık lisans okurken formasyon almak kolaylaştı Arapça öğretmenliklerine başvura bilirler noterlere diplomalarını arz ettiklerinde yeminli tercümanlık yapabilirler ve akademik hayatlarına atılabilirler.

4-) Üniversite hayatı boyunca herkesin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki sizin bu dönemde en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Bütün Arapça öğrencilerinin genel olarak zorlandığı iki ders gramer sarf-nahiv ve muhadese yani konuşma dersleridir. Ancak çalışmak ve azmetmek ile aşılamayacak bir zorluk olmadığına inanıyorum.

5-) Maalesef eğitim sistemimiz birçok noktadan eleştirmeye müsait. Peki, sizin üniversitede aldığınız eğitimde eleştirdiğiniz kısımlar var mı? Varsa bunlar neler?

En çok üzerinde durulması gereken eleştiri konusu olarak ezbere dayalı eğitim verdiğini düşünen hocaların yöntemleridir diye düşünüyorum.

6-) 4 + 4 + 4 eğitim sistemi ile Arapça dili seçmeli ders olarak öğrencilere sunulmaya başladı. Bu durumun sizin bölümden mezun olan kişilere yansıması nasıl oldu?

Ben bildim bile Türkiye’de çok fazla Arapça Öğretmeni açığı var ancak bu açığı kapatmaya yönelik maalesef neredeyse yok denecek kadar az çaba harcanıyor ve az kadro yayınlanıyor. Dahası yayınlanan zaten az olan kadrolara bir de ilahiyat mezunlarının başvurmaları sağlandığı için büyük bir sıkıntı oluşmaktadır. Durum böyle olunca da Arapça eğitimini iyi almış bir kişi yerine Kpss den iyi puan almış ama Arapçası zayıf olan birisi atanabilmektedir.

7-) Meslek araştırması yapan kişiler için bugünden daha fazla yarın önemli. Bu yüzden bizimle bölümünüzün geleceği hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?

Arap Dili için akademik kariyer yapmalarını arkadaşlarımıza tavsiye ediyorum. Elbette ki bu çok çalışmaya ve bu konuda istekli olan diğer rakiplerine Ales ve üniversite mezuniyet puanları olarak fark atmaya bağlıdır. Ancak Arap Dili ile ilgili özel sektörde de daha önce dediğim gibi 350 milyonluk bir Arap alemi ile olan ilişkiler söz konusu olunca gerek dış ticaret gerekse de tercümanlık veya turizm alanında rehberlik yapmak da getirisi iyi olan meslekler arasındadır.

8-) Gelecekte bu bölümde okuyacak veya yeni başlayan kişilere tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylersiniz?

Tüm mesleklerde olduğu gibi Arap Dili alanında kendisini geliştirmek isteyen ve bu alanda çalışmak isteyenler kesinlikle azimli ve çalışkan olmak zorundadırlar. Çünkü dil durağanlık kabul etmez dilde durağanlık demek gerilemek demektir ve bu da iş hayatınıza olumsuz yansıyacaktır.

9-) Selçuk Üniversitesinde 4 yıllık üniversite hayatınızı tamamladınız. Peki hem sosyal hemde eğitim kalitesi bakımından Selçuk Üniversitesi beklentilerinizi karşıladı mı?

Yüzde yüzlük bir beklenti karşılanmasından bahsetmek elbette ki mümkün olmayabilir ancak vasatın üzerinde olan bir eğitim açısından bakıldığında kesinlikle tavsiye edeceğim bir eğitim kalitesine sahip olduğunu söyleyebilirim.

10-) Konya’da öğrenci hayatı yaşadınız.Peki, size göre Konya’da öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksi yönleri neler?

Arap Dili ve Edebiyatı bölümü üniversitenin kampüsünde yer almaktadır ve bu şehir merkezine hala o eski tramvaylar mı var bilemiyorum fakat bir saatlik yolculuk demek oluyor. Tabi kampüse yakın bir öğrenci kenti olan Bosna mahallesinde kalırsanız o zaman başka. Öğrenci olarak şehir merkezinde yaşayanların sosyalliği kampüs civarında kalanlara oranla daha fazladır. Ancak kampüs civarında kalıp sosyallikten uzak olanların derslere çalışma yönünden daha iyi durumda olduklarını da söylemek gerekir.

Konya şehir olarak hızlı tren ve hava alanı gibi ulaşım olanaklarına da sahip olduğundan artı bir avantaja sahip olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir.

11-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

Arap Dili alanında akademik kariyer yapmak isteyen kardeşlerimize tavsiyemiz çalışkan ve azimli olmalarıdır. Arap Dili alanında lisan öğrenimine sırf diploma sahibi olmak için başlanılmasını kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Zira çok pişman oluyorlar bu arkadaşlar ve eğitimlerini ilk fırsatta bırakıyorlar yada 4 senelik okulu 6 sene de belki bitirebiliyorlar. Arap Dili diğer dillerde de olduğu gibi yaşayan bir dildir yaşamak demek beslenmek ve sağlıklı olmak demektir. Eğer siz bu dilin vesayetini üzerinize alacaksanız bu size bir sorumluluk yükleyecektir ve bu sorumluluk gereği tıpkı bir bebek gibi bu dili çok çalışma ve özveri-fedakarlık gibi duygularla beslemeniz gerekecektir. Aksi takdirde bu dil sizde hastalanır ve sizde hiçbir işe yaramaz.