12 Yıllık Doktor Metin Aksu Röportajı

2
3521

8­ -) Her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Üniversite döneminde sizin en çok zorlandığınız ders hangisiydi?

Elbette Anatomi; Beyinde birçok yapıyı öğrenmek, akılda tutmak zor. Ama dersin zorluğu çoğunlukla hocaların tutumundan kaynaklanır. Bizim fakülte de Nöroloji aşılmaz bir dağdı. Bir başka fakültede bir başka ders olabilir.Bir sürü Latince terimi aklınızda tutmak zor iş. Birde Nöroloji.

9-­) 19 Mayıs üniversitesinden mezun oldunuz. Bu okulun öğrencileri sunduğu olanaklar ve eğitim kalitesi sizce yeterli mi?

Tıp öğrencisi olunca çok fazla sosyal ortamlara giremiyorsunuz. Vaktinizin çoğunu ders çalışmakla geçiriyorsunuz. Bu tip şeylerden de çok haberiniz olmuyor veya ihtiyaç duymuyorsunuz. Daha doğrusu vakit ayıramıyorsunuz. Ama benim Samsunda ve 19 Mayıs üniversitesinde geçirdiğim zaman içinde eksikliğini duyduğum bir şey olmadı. Eğitim kalitesi de gayet güzeldi.Üniversiteye metro hattının olması ulaşımı son derece kolaylaştırıyor. Ama metro ben okurken yoktu. Otobüs çilesi çok çektim okula giderken.

metin-aksu

10­-) Samsun şehrinde öğrenci olmanın olumlu ve olumsuz yönlerinden bahsedebilir misiniz?

Ben mezun olalı 12,5 sene oldu. Ben okurken Samsun çok güzel bir şehirdi. Şu an çok daha güzel olmuş durumda. Gezecek görecek güzel yerleri vardı. Biz çok gezmesek de vardı diye biliyorum.

11-­) Tercih dönemine dönme şansınız olsa. Yine tıp bölümünü tercihleriniz de yazar mısınız? Yada daha kesin bir şekilde doktor olmak ister misiniz?

Kesinlikle hayır. Tek tercihim bilgisayar mühendisliği olurdu.

12­-) Ülkemizde ki birçok meslek yurt dışına göre daha zor şartlar altında çalışıyor. Bu durum doktorluk için de geçerli mi? Ülkemizde doktor olmak ile yurt dışında doktor olmayı kıyaslayabilir misiniz?

Ücret açısından çok sıkıntı yok ama halkımızın bilgi ve görgü seviyesi açısından sıkıntılarımız var. Yurt dışında doktorun kararlarına çok karışamazsınız. Ona bir şeyleri dayatamazsınız. Ama ülkemizde tam tersi. Komşu tavsiyesiyle ilaç alıp size yazdırmak isteyenler, google’dan bir şeyler öğrenip size ahkam kesenler, sizi rapor vermek zorunda zannedenler, verdiğiniz ilacı beğenmeyenler, hastalığını eczacıya anlatıp, ondan ilaç alıp size yazdırmak isteyenler, başkasının sosyal güvencesi üzerinden ilaç yazdırmak isteyenler, hastayı getirmeden, tarifle ilaç yazdırmaya çalışanlar gün içinde neşenizi kaçırıyor. Doktoru tanrı zannedip ölme ihtimali yüksek olan hasta kurtarılamayınca bütün suçu doktora yükleyenler, doktor istediğini yapmayınca tehdit edenler, şiddet uygulayanlar, daha neler neler.Elbette bunlar hastaların az bir kısmını kapsıyor. Hastaların %90’ı doktora ve kararlarına son derece saygılı, uyumlu hastalar. Ama sinek küçüktür ama mide bulandırır sözünden anlayabileceğiniz gibi az sayıdaki bu saygısız, terbiyesizler sizi meslekten soğutup, doktor olduğunuz güne lanet ettiriyor.Bir diğer sıkıntıda aşırı hasta yoğunluğu. Bir doktorun hastasına gereken zamanı ayırması ve gerekli özeni gösterebilmesi açısından dünya standartları, günlük 25­-30 hasta iken, bizde bu rakam özellikle uzman doktorlarda 100’ü geçiyor. Belli bir hasta sayısından sonra doktorun enerjisi düşüyor, beyni ve vücudu yoruluyor. Bu da hastalara yansıyor elbette.Bir başka sıkıntımız ise acillere gereksiz başvuru sayısı. Benim çalıştığım şehirde Devlet hastanesinin aciline günde 1000 hastadan fazla kişi başvuruyor. Elbette buhastaların en fazla 50­-100 tanesi acil hasta. Kalanları basit hastalıklar, polikliniğe gitmesi gereken ama sıra beklemeye üşenen hastalar. Bir doktorun günde 400-­500 hastaya baktığını biliyorum. Sizce bu doktor bu kadar hastaya gerekli ilgiyi gösterebilir mi veya hata yapmama şansı var mı?Yurt dışında böyle değil ama. Acile gerçekten acil vakıalar haricinde gidemezsiniz.Doktora kendi istediğiniz ilacı dayatamazsınız. Başkasının üzerine ilaç yazdıramazsınız. Randevusuz gidemezsiniz.

Buna Baktın Mı?  Kimya Bölümü Mezunu Sibel Şahin Röportajı

13-­) TUS (tıpta uzmanlık sınavı) sınavına girmiş birisiniz. Bu sınavdan biraz bahsedebilir misiniz?

TUS sınavı 6 sene boyunca öğrendiğiniz şeylerin sorulduğu bir sınav. Ancak bu sınavda sadece bilgi sorulmuyor. Bir hastalık vakıası verilip, onunla ilgili yorumunuzda soruluyor. Bu sınav sanırım dünyanın en zor sınavı.TUS sınavını kazanabilmek için abartısız 1 sene boyunca günde en az 10­-12 saat ders çalışmalısınız. Yoksa çok fazla bir şansınız yok.

14-­) Doktor olmak isteyen milyonlarca genç bulunuyor. Bu kişilere tavsiyeleriniz neler ?

Gidin öğretmen olun, mühendis olun, başka bir şey olun. Kendinizi yakmayın.Şaka bir yana eğer insanlara yardım etmeyi seviyorsanız, günlerce, gecelerce ders çalışmayı göze alıyorsanız, tıp fakültesi okuduğunuz sürede sosyal bir hayatınız olmayacağını ve vaktinizin çoğunu kütüphane de geçirmeyi kabul ediyorsanız doktorluğu tercih edebilirsiniz.Ama tüm bunları göze alıp, tıp fakültesi dağını aşabilirseniz toplumda saygın bir yeriniz ve dolgun bir ücretiniz olacağını bilmelisiniz.

15-­) Tekrardan röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler… Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Teşekkür ediyorum. Üniversite arifesinde ki gençlerimize kolaylıklar diliyorum. Ve istedikleri meslek ne ise onu tercih etmelerini tavsiye ediyorum. O bölümü siz okuyacaksınız. O mesleği siz yapacaksınız. Başkalarının fikirlerini boş verin. Hayat sizin hayatınız.

Tıp Fakültesi Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın

Tavsiye Röportaj:  Tıp Bölümü Öğrencisi Mehmet Günata Röportajı

ozel-ders

2 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorum yapmadan önce diğer yorumları inceleyin.
Please enter your name here