MF-4 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com Thu, 27 Apr 2017 12:57:01 +0000 tr-TR hourly 1 http://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2015/07/favicon.png MF-4 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com 32 32 Yazılım Mühendisi Murat Yücedağ Röportajı http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/#comments Tue, 25 Apr 2017 10:39:23 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10616 1-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Yazılım Mühendisliği ile ilgili sorularımıza geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle böyle bir platformun içinde yer almak beni çok mutlu etti, tüm çalışma arkadaşlarınıza teşekkürlerimi sunmak isterim. Adana’da meslek lisesinde okuyup, hayatında ki ilk kodunu meslek lisesinde yazan, kod yazmanın hazzına varıp üniversite sınavına çalışmaya başlayan, tek tercih ile memleketim olan Elazığ’da, Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümünü liseden mezun olduğum yıl kazanıp lisans öğrenimine Elazığ’da devam eden, tiyatroya gitmeyi çok seven, eğitim vermeyi yaşam mottosu haline getirmiş 23 yaşında biridir Murat Yücedağ.

2-) Yazılım Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu ?

Meslek lisesinde olduğum için ilk zamanlarda okulumu çok yadırgıyordum. Verilen eğitim beni tatmin etmiyordu. Ta ki lise 3’e kadar. Lise 3.sınıfta işler değişti. Kodlama ile tanışınca bu işten çok büyük bir haz aldığımı fark ettim. Lisedeyken bilgisayarım yoktu. Hocalarımdan izin alıp boş zamanlarda bilgisayar odasına gidip kod yazıyordum. Hatta yazdığım ilk projelerden birisi “timer ile formun arka plan renklerini değiştirip led animasyon gibi bir uygulama” olmuştu. Bu işin peşini bırakmamalı ve mutlaka lisans eğitimi ile sürdürmeliydim. Çok şükür tek tercih olmasına rağmen istediğim bölüme yerleştim.

3-) Bilgisayar mühendisliği ile yazılım mühendisliği sıklıkla kıyaslanıyor. Peki bu iki bölümü birbirinden ayıran noktalar ile ortak noktalar neler? Ayrıca sizin bilgisayar mühendisliği bölümünü okumamızın herhangi bir sebebi var mıydı?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için MTOK kontenjanı dediğimiz meslek lisesi kontenjanları dışında ki bir bölüm tercih edersek diploma kat sayı puanımız kırılıyordu. Puan ve sıralamam batıda olmasa da İç Anadolu, Karadeniz veya Doğu Anadolu’da ki pek çok şehrin bilgisayar mühendisliklerine yetiyordu. Ama ben hep yazılım mühendisliği istiyordum. Meslek lisesinde ki hocalarımız da bizi yazılım mühendisliğine sürekli teşvik ediyordu. Onların desteği ve anlatımları da bu bölümü tercih etmemde payı büyük oldu.

Tavsiye Yazı :  MTOK Nedir ? 

Arada çok ciddi farklar yok aslında, bana sorarsanız yazılım mühendisliğinde daha fazla kodlama ve proje süreç yönetimi dersleri olması ile son sınıfın yarım döneminde staj yapılması daha cazip geliyor. Hatta bizim bu işleyişimizi uygulamak isteyen bilgisayar mühendisliği bölümleri de var.

4-) Yazılım mühendisliği öğrencilerine verilen eğitim de bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirmek isterdiniz?

Yazılım pazarı, anrdoid, unity oyun programlama gibi derslerin eklenmesi isterdim. Bunun dışında ders müfredatımız gayet dolu. Ekstra olarak bu derslerin de olması çok mutlu ederdi beni.

yazilim-muhendisliği-murat-yucedag-roportaji

5-) Mühendislik bölümleri genellikle zorlukları ile ön plana çıkıyor. Peki, sizin eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders veya dersler hangisi oldu?

Meslek lisesi olduğunuz için kültür derslerinde özellikle mat 2 konularında biraz sıkıntı çektim. İleri dereceden diferansiyel denklemler konuları beni en çok zorlayan başlık olmuştu ama kişisel bir durum bu, bazı arkadaşlarıma da mesele c# ile nesne tabanlı programlama dersi çok zor gelmişti. Ama inanın yazılım mühendisliğini bitirmek hiç de kolay olmadı. Algoritma analizi, e-ticaret, veri madenciliği gibi dersler ciddi anlamda zorluyordu, geçmek için gece gündüz çalıştığım zamanlar hala dün gibi aklımda.

6-) Bölüm araştırması yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını da fazlası ile merak ediyor. Bu noktada Yazılım Mühendisliğinin çalışma alanları ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Bence kendini orta derecede geliştiren birisi kesinlikle işsiz kalmaz. Sektörün kalbi İstanbul’a atıyor. İşe ya da staja alım süreçlerinde inanın not ortalamasının hiç önemi yok. Görüşmelerde sorulan 2 temel soru var;

  • Hangi programlama dillerini biliyorsunuz
  • Yaptığınız projeler neler

Üniversite süreci boyunca kendinize bilgi yatırımı yapmalısınız. Projeler yapmalı, gelebileceğiniz en optimal seviyeye ulaşmalısınız. İş ilanlarının abartıldığına bakmayın. Herhangi bir teknoparkta bulunan firma diyelim ki .net çalışıyorlar, doğal olarak şunları bekler; “.net bilen, c# da geliştirme yapmış, SQL veri tabanına hakim, entity framework yapısını kavramış, OOP ile çalışan, katmanlı mimarilerden anlayan…” şeklinde devam eder ilan ki bence çok abartılı değil. Zaten developer olmak isteyen kişi bunları bilmeli. Ne yazık ki veri tabanı bağlantılarını yaptığı zaman bir dilin bittiğini düşünen kişiler var, bir programlama dili sadece bunlardan ibaret değil, proje yaptıkça ne kadar eksik olduğumuz ortaya çıkıyor.

7-) Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği gibi birçok bölüm ülkemizde yoğun ilgi görüyor. Peki, sizin gelecek Yazılım Mühendisliğini tercih etmek isteyen veya yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Lise son sınıfta kod yazmayı bir kenara bırakıp üniversite sınavına hazırlık yapsınlar. Üniversiteyi zaman kaybı olarak nitelendirenler olabilir. Bence öyle değil, her şeyden önce çok büyük bir tecrübe kazanıyorlar. Farklı şehirlerden gelen onlarca arkadaşları oluyor. Konferanslara katılıp, kulüplerde görev alıp sektörden kişilerle tanışıyorlar. Ve tabi yazılım mühendisi olup toplum içinde çok güzel bir statüye erişiyorlar.

8-) Geleceğe dair günümüzde çok net gözlemler yapmak mümkün olmasa da teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi sizce Yazılım Mühendisliğinin geleceğini nasıl etkileyecek?

Teknoloji ve sektör çok hızlı bir şekilde değişip gelişiyor, herhalde hiç bir meslek grubunda bizimkisi kadar kendinizi geliştirmenin mecbur olduğu bir durum mevcut değildir.Düşünün her geçen gün yeni bir teknoloji, yeni bir kütüphane, yeni bir framework ekleniyor. Bu kadar hızlı değişimin olduğu bir pazarda yerinizde sayarsanız, geleneklerinizden ayrılamayıp hep klasik metotlar kullanırsanız başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

9-) Birçok kişiye göre çok daha fazla bilgi birikiminiz oldu. Bu durumu neye borçlusunuz?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için temelim vardı ancak en büyük yatırımımı üniversite ikinci sınıfta yaptım. O dönem 8 ay boyunca günlerim hiç aralıksız şöyle geçiyordu;

  • Sabah 10’da uyanış
  • 11’e kadar kahvaltı kendime gelme süreci
  • 11:00-16:00 arası 5 saat kod yazıp proje yapımı
  • 16:00-17:00 arası mola
  • 17:00-18:00 arası akşam yemeği vs.
  • 18:00-20:00 arası akşam yürüyüşü
  • 20:00-23:30 3 buçuk saat daha kod ve proje
  • 00:00 yatağa giriş
  • 00:00-01:30 yatağımda telefondan bir tane film izliyorum
  • 01:30 uyku

Hayatım boyunca hiç bu kadar çok film izlememiştim :) bu listedekileri 8 ay boyunca tek bir gün dahi ara vermeden yaptığınız zaman taşlar yerine oturmaya ve kendinizi ciddi anlamda geliştirmeye başladığınızı fark ediyorsunuz. bu 8 aylık süreç kendimi en çok geliştirdiğim dönem oldu. Tabi ki bu süreçte okula minimum düzeyde devam ettim en fazla dersimin kaldığı, bursumun kesildiği dönem oldu. Ancak bir şeylerden feda etmedikçe başarı gelmiyor ne yazık ki…

yazilim-muhendisi-murat-yucedag

10-) Öğrencilik yıllarınızda başlayan bir Youtube maceranız var. Peki, hem Youtube kanalı hem de okumak sizin için zor olmadı mı ?

3.sınıftayken yazılım her yerde isminde bir oluşumun başkan yardımcılığını yapmaya başladım. Bu platform ile gönüllü olarak meslek liselerine gidip orada ki arkadaşlara yazılım mühendisliği ve üniversite tercihleri üzerine bilgilendirme sunumları yapıyorduk. Adana’da gittiğimiz bir lise sunumunda arkadaşlar;  “bize c# anlatabilir misiniz” şeklinde bir taleple geldiler. Biz de kabul ettik. Haziran 2014’de bu işe başladım. Skype üzerinden ders anlatıyordum. Sonra canlı yayın yapmam ve twitch ya da hangout gibi bir platform üzerinden paylaşmam istendi. Resmi olarak 11 Temmuz 2014 tarihinde başladık. ilk dersi 6 kişi izledi. yaz tatili boyunca 13 tane video çektim. Okul başlayınca videoları çekmeye devam ettim. Çok büyük bir keyif almaya başladım yaptığım bu işten. Özellikle dönüşlerin yüzde 95’inin olumlu olması yaptığım işe beni daha çok bağlıyordu. Zorluktan ziyade motive eden bir durumda videolar.

10-) Yeni mezun olan biri olarak gelecekte ki hedefleriniz neler?

Şu an İstanbul’da kendi yaşadığımız daireyi home & ofis bir eğitim salonuna çevirdik. Haftanın 4 günü özel ders gibi eğitim vermekteyim. Amacım burada kurumsallaşıp İstanbul merkezli bir yazılım eğitimi kurabilmek.

11-) Türkiye’nin en iyi yazılım eğitimi veren üniversitelerinden biri olan Fırat Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile Fırat Üniversitesi beklentilerinizi karşıladı mı ?

Neredeyse evet diyebilirim. Üniversitede alacağınız eğitim sınırlıdır. Zaten üniversite de işin teorik ve temel kısmı anlatılır bunun içini doldurmak size kalır. Bölüm ders içeriklerinin dolu olması en büyük artımızdı. Sosyal olarak da kampüsü çok güzel ve çok büyük bir üniversiteye sahibiz. Özellikle kış aylarında kar yağdığı zaman ortaya çıkan manzara görülmeye değer. Yolunuz düşerse mutlaka bir kış ayında Elazığ’a ve Fırat Üniversitesine uğrayın.

12-) Elazığ’da öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksileri sizce neler?

Bir Elazığ’lı olarak arkadaşlara şunu söylemek isterim; çok büyük beklentileri olmasın, küçük bir şehir. En büyük artısı üniversitenin neredeyse tüm fakültelerinin merkezde ve tek bir kampüs içinde olmasıydı. Şehir merkezinden üniversiteye 20 dakika da yürüyerek gidebilirsiniz. Maddi olarak çok pahalı olmayan, şehri ayakta öğrencilerin tuttuğu ve her geçen sene biraz daha gelişeceğini ve değişeceğini ümit ettiğim güzide Anadolu kentlerimizden birisi.

13-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

İnandıkları ve yapmak istedikleri işten sakın vazgeçmesinler. Kendilerini bu yoldan alıkoymaya çalışan kişiler olursa kulak asmamalarını ve dosdoğru bir şekilde yürümeye devam etmelerini tavsiye ederim. Ve yazılımda başarı için şu 3 şeyi unutmasınlar;

Zaman + İstatikrar + Pratik

Yazılım Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

]]>
http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/feed/ 2
Orman Mühendisi Muzaffer Dövücü Röportajı http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/#respond Fri, 24 Mar 2017 11:21:39 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10559 1-) Merhaba, Orman Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Muzaffer DÖVÜCÜ 13.07.1991 Aydın/Bozdoğan doğumluyum. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Garp Linyitleri İşletmeleri Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum.

2-) Orman Mühendisliği her ne kadar ismi ile aklımızda çağrışım yapsa da işin doğrusunu sizden öğrenmek isteriz. Orman mühendisi nedir, ne için eğitim alırlar?

Orman Mühendisi; ormanı planlayan planladığını uygulayan kişilerdir. Orman ürünlerini hem ülke refahı hem doğa güzelliği bakımından korumak, üretmek ve sürdürebilir kılmakla mükelleftir. Ayrıca orman köylülerini desteklemek iş vermekte bir nevi görevlerinin arasındadır. Görevlerinde orman yangınlarıyla mücadele de vardır.Tabi orman ne kadar sadece ağaç gibi çağrışım yapsa da içinde yaşayan canlıları da unutmamak lazım. Yaban hayvanlarını soğuk kış şartlarından korumak ve avcılığı denetim altına almakta görevlerindendir.

3-) Diğer mühendislik bölümlerine göre biraz daha popülaritesi az olan Orman Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir nedeni var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan bugüne kadar hiç pişmanlık duydunuz mu?

Ağaçlandırma yaparsınız bir ağacın büyümesi için epey bir zaman geçmesi lazımdır. O diktiğiniz ağaçlar büyüdüğünde bu dünyaya çok güzel bir eser bıraktığınızı anlarsınız. İşte benim en önemli nedenim. Bu cevaba karşılık pişman duymadığımı da anlamış olursunuz.

4-) Biraz üniversite yıllarına dönelim. Eğitim hayatınız boyunca en çok zorlandığınız ders hangisiydi? 

Entamoloji dersinden çok zorlanmıştım. Ağaçlara zarar veren ve yararlı böcekleri Latinceleriyle beraber ezberlemek zorundaydık ve bu baya bizi zorladı.

5-) Hemen hemen herkesin eğitim sistemine karşı belli başlı eleştirileri var. Peki, alanı biraz daraltırsak sizce Orman Mühendisi öğrencilerine verilen eğitimde ki eksiklikler neler?

Süleyman Demirel Üniversitesinde eksiklik çekmedik. Çünkü bir orman mühendisinin asıl eğitimi arazideydi ve biz sıklıkla çıktık. Son dönemde ormancılıkta coğrafi bilgi sistemi gelişti bu yönden ve çizim programlarında eksiklik vardı diyebilirim.

6-) Her mesleğin kişilerde belli başlı aradığı özellikler mevcut. Peki, sizce Orman Mühendisi olmak isteyen biri ne gibi özelliklere sahip olmalı?

Araziyi sevmek, doğayı sevmek, hayvanları sevmek ve çalışmayı sevmek.

7-) Gelecekte Orman Mühendisi olmak isteyen kişilere veya eğitim hayatına devam eden öğrencilere tecrübeleriniz doğrultusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Gelecekte orman mühendisliğini tavsiye etmiyorum. Çünkü Orman Fakültelerini çoğaltılar ve iş bulmakta yeni mezunlar fazlası ile zorlanıyor. Fakat yine dediğim gibi meslekte maddi düşünceleri ikinci planda tutuyorsanız tercih edebilirsiniz fakat kararı iyi düşünmeniz gerekli.

8-) Mesleklerle ilgili araştırma yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını merak ediyor. Orman Mühendislerinde ki durumdan bahsedebilir misiniz?

Bir önceki soruda da bahsettiğim üzere Orman Fakültelerinin çoğalması mezun sayısını da arttırdı bu yüzden iş noktasında sıkıntılar yaşanıyor diyebilirim. Fakat gelecekte devletin bu duruma el atması halinde yine işler rayına oturabilir fakat bunu seçim yaparken göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

ormanlar

9-) Şuan memur olarak iş hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki, sizce memur olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Memur olmaktan mutluyum aldığınız para bellidir ona göre yaşarsınız. Kafanız rahat olur her daim bu artı özelliğidir. Eksi yönleri ise size bir yenilik için fırsat verilmeyebilir bu da sizi rutin işleri yapmakta zorunlu kılar.

10-) Dünya genelinde yayınlanan hemen hemen her istatistikte ormanların azaldığı vurgulanıyor. Sizce gelecekte Orman Mühendislerini bu durum nasıl etkileyecek?

Bu istatistikler sadece Orman Mühendislerini değilde tüm bütün dünyayı etkiler. Çünkü Orman Hayattır ve biz hızla hayatımızın damarlarını kesiyoruz.

11-) Memur olmak isteyen birçok kişi mevcut, peki Orman Mühendisleri için devletteki atamalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aslında orman mühendisliğinde çok açık var fakat değişen sistem bu alımları imkan vermiyor. Önümüzdeki günlerde iyi alımlar olacağına inanıyorum.

12-) Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce Süleyman Demirel Üniversitesi gerek eğitim kalitesi gerekse sosyal imkanları ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Süleyman Demirel Üniversitesinde araziye çıkma imkanımız fazlası ile vardı buda teori olarak gördüklerimizi uygulama imkanı sunuyordu bu açıdan diğer okullara göre daha avantajlı olduğumuzu düşünüyorum. Fakat son dönemlerde çıkan çizim programları noktasında iyi eğitim alamadık fakat bu sorunda bizden sonra çözülmüştür diye umuyorum. Bunun yanında üniversitenin sunduğu sosyal imkanlar noktasında kişiden kişiye değişecektir fakat ben kişisel olarak memnundum.

13-) Üniversite kadar okuduğunuz şehirde önemli. Bu doğrultuda Isparta’da okumanın avantajlarından ve dezavantajlarından bahsedebilir misiniz?

Bu soruya çok sağlıklı cevap veremem çünkü farklı beklentiler içinde olmadan gittim ve okulumu okudum. Bu noktada diğer röportajlarınıza bakabilirler.

14-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bu imkanı bana sunduğu için Meslek Hocam’a teşekkür ederim. Umarım verdiğim bilgiler araştırma yapan kişilere faydalı olacaktır. Ayrıca kaybetmekten korkmayın çünkü kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin !

Orman Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

Not : Muzaffer beyin ricası ile kişisel görsel kullanılmamıştır.
]]>
http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/feed/ 0
Endüstri Ürünleri Tasarımı Mezunu Ufuk Bircan Özkan Röportajı http://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/#respond Thu, 29 Dec 2016 09:04:08 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10141 1-) Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümü hakkında ki sorulara geçmeden önce sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Öncelikle bu röportaj için teşekkür ediyorum. Ben Ufuk Bircan Özkan, 1986 Bursa doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra; şimdiki adı Şehit Turgut Solak Fen Lisesi olan Balıkesir Ziraat Bankası Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudum. Lisede 10. sınıfın başından itibaren kendime hedef olarak ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü belirlemiştim. O dönemin üniversite giriş sınavı olan ÖSS’de ilk 500’de yer alarak da hedefime ulaştım. 2009’da bölümümden mezun olduktan sonra bir dönem freelancer olarak iş yaptıktan sonra askerlik görevimi asteğmen olarak tamamlayıp 2011’de maaşlı olarak mesleğimi yapmaya başladım.

2011’den beri farkl MF-4 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com Thu, 27 Apr 2017 12:57:01 +0000 tr-TR hourly 1 http://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2015/07/favicon.png MF-4 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com 32 32 Yazılım Mühendisi Murat Yücedağ Röportajı http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/#comments Tue, 25 Apr 2017 10:39:23 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10616 1-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Yazılım Mühendisliği ile ilgili sorularımıza geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle böyle bir platformun içinde yer almak beni çok mutlu etti, tüm çalışma arkadaşlarınıza teşekkürlerimi sunmak isterim. Adana’da meslek lisesinde okuyup, hayatında ki ilk kodunu meslek lisesinde yazan, kod yazmanın hazzına varıp üniversite sınavına çalışmaya başlayan, tek tercih ile memleketim olan Elazığ’da, Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümünü liseden mezun olduğum yıl kazanıp lisans öğrenimine Elazığ’da devam eden, tiyatroya gitmeyi çok seven, eğitim vermeyi yaşam mottosu haline getirmiş 23 yaşında biridir Murat Yücedağ.

2-) Yazılım Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu ?

Meslek lisesinde olduğum için ilk zamanlarda okulumu çok yadırgıyordum. Verilen eğitim beni tatmin etmiyordu. Ta ki lise 3’e kadar. Lise 3.sınıfta işler değişti. Kodlama ile tanışınca bu işten çok büyük bir haz aldığımı fark ettim. Lisedeyken bilgisayarım yoktu. Hocalarımdan izin alıp boş zamanlarda bilgisayar odasına gidip kod yazıyordum. Hatta yazdığım ilk projelerden birisi “timer ile formun arka plan renklerini değiştirip led animasyon gibi bir uygulama” olmuştu. Bu işin peşini bırakmamalı ve mutlaka lisans eğitimi ile sürdürmeliydim. Çok şükür tek tercih olmasına rağmen istediğim bölüme yerleştim.

3-) Bilgisayar mühendisliği ile yazılım mühendisliği sıklıkla kıyaslanıyor. Peki bu iki bölümü birbirinden ayıran noktalar ile ortak noktalar neler? Ayrıca sizin bilgisayar mühendisliği bölümünü okumamızın herhangi bir sebebi var mıydı?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için MTOK kontenjanı dediğimiz meslek lisesi kontenjanları dışında ki bir bölüm tercih edersek diploma kat sayı puanımız kırılıyordu. Puan ve sıralamam batıda olmasa da İç Anadolu, Karadeniz veya Doğu Anadolu’da ki pek çok şehrin bilgisayar mühendisliklerine yetiyordu. Ama ben hep yazılım mühendisliği istiyordum. Meslek lisesinde ki hocalarımız da bizi yazılım mühendisliğine sürekli teşvik ediyordu. Onların desteği ve anlatımları da bu bölümü tercih etmemde payı büyük oldu.

Tavsiye Yazı :  MTOK Nedir ? 

Arada çok ciddi farklar yok aslında, bana sorarsanız yazılım mühendisliğinde daha fazla kodlama ve proje süreç yönetimi dersleri olması ile son sınıfın yarım döneminde staj yapılması daha cazip geliyor. Hatta bizim bu işleyişimizi uygulamak isteyen bilgisayar mühendisliği bölümleri de var.

4-) Yazılım mühendisliği öğrencilerine verilen eğitim de bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirmek isterdiniz?

Yazılım pazarı, anrdoid, unity oyun programlama gibi derslerin eklenmesi isterdim. Bunun dışında ders müfredatımız gayet dolu. Ekstra olarak bu derslerin de olması çok mutlu ederdi beni.

yazilim-muhendisliği-murat-yucedag-roportaji

5-) Mühendislik bölümleri genellikle zorlukları ile ön plana çıkıyor. Peki, sizin eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders veya dersler hangisi oldu?

Meslek lisesi olduğunuz için kültür derslerinde özellikle mat 2 konularında biraz sıkıntı çektim. İleri dereceden diferansiyel denklemler konuları beni en çok zorlayan başlık olmuştu ama kişisel bir durum bu, bazı arkadaşlarıma da mesele c# ile nesne tabanlı programlama dersi çok zor gelmişti. Ama inanın yazılım mühendisliğini bitirmek hiç de kolay olmadı. Algoritma analizi, e-ticaret, veri madenciliği gibi dersler ciddi anlamda zorluyordu, geçmek için gece gündüz çalıştığım zamanlar hala dün gibi aklımda.

6-) Bölüm araştırması yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını da fazlası ile merak ediyor. Bu noktada Yazılım Mühendisliğinin çalışma alanları ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Bence kendini orta derecede geliştiren birisi kesinlikle işsiz kalmaz. Sektörün kalbi İstanbul’a atıyor. İşe ya da staja alım süreçlerinde inanın not ortalamasının hiç önemi yok. Görüşmelerde sorulan 2 temel soru var;

  • Hangi programlama dillerini biliyorsunuz
  • Yaptığınız projeler neler

Üniversite süreci boyunca kendinize bilgi yatırımı yapmalısınız. Projeler yapmalı, gelebileceğiniz en optimal seviyeye ulaşmalısınız. İş ilanlarının abartıldığına bakmayın. Herhangi bir teknoparkta bulunan firma diyelim ki .net çalışıyorlar, doğal olarak şunları bekler; “.net bilen, c# da geliştirme yapmış, SQL veri tabanına hakim, entity framework yapısını kavramış, OOP ile çalışan, katmanlı mimarilerden anlayan…” şeklinde devam eder ilan ki bence çok abartılı değil. Zaten developer olmak isteyen kişi bunları bilmeli. Ne yazık ki veri tabanı bağlantılarını yaptığı zaman bir dilin bittiğini düşünen kişiler var, bir programlama dili sadece bunlardan ibaret değil, proje yaptıkça ne kadar eksik olduğumuz ortaya çıkıyor.

7-) Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği gibi birçok bölüm ülkemizde yoğun ilgi görüyor. Peki, sizin gelecek Yazılım Mühendisliğini tercih etmek isteyen veya yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Lise son sınıfta kod yazmayı bir kenara bırakıp üniversite sınavına hazırlık yapsınlar. Üniversiteyi zaman kaybı olarak nitelendirenler olabilir. Bence öyle değil, her şeyden önce çok büyük bir tecrübe kazanıyorlar. Farklı şehirlerden gelen onlarca arkadaşları oluyor. Konferanslara katılıp, kulüplerde görev alıp sektörden kişilerle tanışıyorlar. Ve tabi yazılım mühendisi olup toplum içinde çok güzel bir statüye erişiyorlar.

8-) Geleceğe dair günümüzde çok net gözlemler yapmak mümkün olmasa da teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi sizce Yazılım Mühendisliğinin geleceğini nasıl etkileyecek?

Teknoloji ve sektör çok hızlı bir şekilde değişip gelişiyor, herhalde hiç bir meslek grubunda bizimkisi kadar kendinizi geliştirmenin mecbur olduğu bir durum mevcut değildir.Düşünün her geçen gün yeni bir teknoloji, yeni bir kütüphane, yeni bir framework ekleniyor. Bu kadar hızlı değişimin olduğu bir pazarda yerinizde sayarsanız, geleneklerinizden ayrılamayıp hep klasik metotlar kullanırsanız başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

9-) Birçok kişiye göre çok daha fazla bilgi birikiminiz oldu. Bu durumu neye borçlusunuz?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için temelim vardı ancak en büyük yatırımımı üniversite ikinci sınıfta yaptım. O dönem 8 ay boyunca günlerim hiç aralıksız şöyle geçiyordu;

  • Sabah 10’da uyanış
  • 11’e kadar kahvaltı kendime gelme süreci
  • 11:00-16:00 arası 5 saat kod yazıp proje yapımı
  • 16:00-17:00 arası mola
  • 17:00-18:00 arası akşam yemeği vs.
  • 18:00-20:00 arası akşam yürüyüşü
  • 20:00-23:30 3 buçuk saat daha kod ve proje
  • 00:00 yatağa giriş
  • 00:00-01:30 yatağımda telefondan bir tane film izliyorum
  • 01:30 uyku

Hayatım boyunca hiç bu kadar çok film izlememiştim :) bu listedekileri 8 ay boyunca tek bir gün dahi ara vermeden yaptığınız zaman taşlar yerine oturmaya ve kendinizi ciddi anlamda geliştirmeye başladığınızı fark ediyorsunuz. bu 8 aylık süreç kendimi en çok geliştirdiğim dönem oldu. Tabi ki bu süreçte okula minimum düzeyde devam ettim en fazla dersimin kaldığı, bursumun kesildiği dönem oldu. Ancak bir şeylerden feda etmedikçe başarı gelmiyor ne yazık ki…

yazilim-muhendisi-murat-yucedag

10-) Öğrencilik yıllarınızda başlayan bir Youtube maceranız var. Peki, hem Youtube kanalı hem de okumak sizin için zor olmadı mı ?

3.sınıftayken yazılım her yerde isminde bir oluşumun başkan yardımcılığını yapmaya başladım. Bu platform ile gönüllü olarak meslek liselerine gidip orada ki arkadaşlara yazılım mühendisliği ve üniversite tercihleri üzerine bilgilendirme sunumları yapıyorduk. Adana’da gittiğimiz bir lise sunumunda arkadaşlar;  “bize c# anlatabilir misiniz” şeklinde bir taleple geldiler. Biz de kabul ettik. Haziran 2014’de bu işe başladım. Skype üzerinden ders anlatıyordum. Sonra canlı yayın yapmam ve twitch ya da hangout gibi bir platform üzerinden paylaşmam istendi. Resmi olarak 11 Temmuz 2014 tarihinde başladık. ilk dersi 6 kişi izledi. yaz tatili boyunca 13 tane video çektim. Okul başlayınca videoları çekmeye devam ettim. Çok büyük bir keyif almaya başladım yaptığım bu işten. Özellikle dönüşlerin yüzde 95’inin olumlu olması yaptığım işe beni daha çok bağlıyordu. Zorluktan ziyade motive eden bir durumda videolar.

10-) Yeni mezun olan biri olarak gelecekte ki hedefleriniz neler?

Şu an İstanbul’da kendi yaşadığımız daireyi home & ofis bir eğitim salonuna çevirdik. Haftanın 4 günü özel ders gibi eğitim vermekteyim. Amacım burada kurumsallaşıp İstanbul merkezli bir yazılım eğitimi kurabilmek.

11-) Türkiye’nin en iyi yazılım eğitimi veren üniversitelerinden biri olan Fırat Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile Fırat Üniversitesi beklentilerinizi karşıladı mı ?

Neredeyse evet diyebilirim. Üniversitede alacağınız eğitim sınırlıdır. Zaten üniversite de işin teorik ve temel kısmı anlatılır bunun içini doldurmak size kalır. Bölüm ders içeriklerinin dolu olması en büyük artımızdı. Sosyal olarak da kampüsü çok güzel ve çok büyük bir üniversiteye sahibiz. Özellikle kış aylarında kar yağdığı zaman ortaya çıkan manzara görülmeye değer. Yolunuz düşerse mutlaka bir kış ayında Elazığ’a ve Fırat Üniversitesine uğrayın.

12-) Elazığ’da öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksileri sizce neler?

Bir Elazığ’lı olarak arkadaşlara şunu söylemek isterim; çok büyük beklentileri olmasın, küçük bir şehir. En büyük artısı üniversitenin neredeyse tüm fakültelerinin merkezde ve tek bir kampüs içinde olmasıydı. Şehir merkezinden üniversiteye 20 dakika da yürüyerek gidebilirsiniz. Maddi olarak çok pahalı olmayan, şehri ayakta öğrencilerin tuttuğu ve her geçen sene biraz daha gelişeceğini ve değişeceğini ümit ettiğim güzide Anadolu kentlerimizden birisi.

13-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

İnandıkları ve yapmak istedikleri işten sakın vazgeçmesinler. Kendilerini bu yoldan alıkoymaya çalışan kişiler olursa kulak asmamalarını ve dosdoğru bir şekilde yürümeye devam etmelerini tavsiye ederim. Ve yazılımda başarı için şu 3 şeyi unutmasınlar;

Zaman + İstatikrar + Pratik

Yazılım Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

]]>
http://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/feed/ 2
Orman Mühendisi Muzaffer Dövücü Röportajı http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/#respond Fri, 24 Mar 2017 11:21:39 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10559 1-) Merhaba, Orman Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Muzaffer DÖVÜCÜ 13.07.1991 Aydın/Bozdoğan doğumluyum. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Garp Linyitleri İşletmeleri Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum.

2-) Orman Mühendisliği her ne kadar ismi ile aklımızda çağrışım yapsa da işin doğrusunu sizden öğrenmek isteriz. Orman mühendisi nedir, ne için eğitim alırlar?

Orman Mühendisi; ormanı planlayan planladığını uygulayan kişilerdir. Orman ürünlerini hem ülke refahı hem doğa güzelliği bakımından korumak, üretmek ve sürdürebilir kılmakla mükelleftir. Ayrıca orman köylülerini desteklemek iş vermekte bir nevi görevlerinin arasındadır. Görevlerinde orman yangınlarıyla mücadele de vardır.Tabi orman ne kadar sadece ağaç gibi çağrışım yapsa da içinde yaşayan canlıları da unutmamak lazım. Yaban hayvanlarını soğuk kış şartlarından korumak ve avcılığı denetim altına almakta görevlerindendir.

3-) Diğer mühendislik bölümlerine göre biraz daha popülaritesi az olan Orman Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir nedeni var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan bugüne kadar hiç pişmanlık duydunuz mu?

Ağaçlandırma yaparsınız bir ağacın büyümesi için epey bir zaman geçmesi lazımdır. O diktiğiniz ağaçlar büyüdüğünde bu dünyaya çok güzel bir eser bıraktığınızı anlarsınız. İşte benim en önemli nedenim. Bu cevaba karşılık pişman duymadığımı da anlamış olursunuz.

4-) Biraz üniversite yıllarına dönelim. Eğitim hayatınız boyunca en çok zorlandığınız ders hangisiydi? 

Entamoloji dersinden çok zorlanmıştım. Ağaçlara zarar veren ve yararlı böcekleri Latinceleriyle beraber ezberlemek zorundaydık ve bu baya bizi zorladı.

5-) Hemen hemen herkesin eğitim sistemine karşı belli başlı eleştirileri var. Peki, alanı biraz daraltırsak sizce Orman Mühendisi öğrencilerine verilen eğitimde ki eksiklikler neler?

Süleyman Demirel Üniversitesinde eksiklik çekmedik. Çünkü bir orman mühendisinin asıl eğitimi arazideydi ve biz sıklıkla çıktık. Son dönemde ormancılıkta coğrafi bilgi sistemi gelişti bu yönden ve çizim programlarında eksiklik vardı diyebilirim.

6-) Her mesleğin kişilerde belli başlı aradığı özellikler mevcut. Peki, sizce Orman Mühendisi olmak isteyen biri ne gibi özelliklere sahip olmalı?

Araziyi sevmek, doğayı sevmek, hayvanları sevmek ve çalışmayı sevmek.

7-) Gelecekte Orman Mühendisi olmak isteyen kişilere veya eğitim hayatına devam eden öğrencilere tecrübeleriniz doğrultusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Gelecekte orman mühendisliğini tavsiye etmiyorum. Çünkü Orman Fakültelerini çoğaltılar ve iş bulmakta yeni mezunlar fazlası ile zorlanıyor. Fakat yine dediğim gibi meslekte maddi düşünceleri ikinci planda tutuyorsanız tercih edebilirsiniz fakat kararı iyi düşünmeniz gerekli.

8-) Mesleklerle ilgili araştırma yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını merak ediyor. Orman Mühendislerinde ki durumdan bahsedebilir misiniz?

Bir önceki soruda da bahsettiğim üzere Orman Fakültelerinin çoğalması mezun sayısını da arttırdı bu yüzden iş noktasında sıkıntılar yaşanıyor diyebilirim. Fakat gelecekte devletin bu duruma el atması halinde yine işler rayına oturabilir fakat bunu seçim yaparken göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

ormanlar

9-) Şuan memur olarak iş hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki, sizce memur olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Memur olmaktan mutluyum aldığınız para bellidir ona göre yaşarsınız. Kafanız rahat olur her daim bu artı özelliğidir. Eksi yönleri ise size bir yenilik için fırsat verilmeyebilir bu da sizi rutin işleri yapmakta zorunlu kılar.

10-) Dünya genelinde yayınlanan hemen hemen her istatistikte ormanların azaldığı vurgulanıyor. Sizce gelecekte Orman Mühendislerini bu durum nasıl etkileyecek?

Bu istatistikler sadece Orman Mühendislerini değilde tüm bütün dünyayı etkiler. Çünkü Orman Hayattır ve biz hızla hayatımızın damarlarını kesiyoruz.

11-) Memur olmak isteyen birçok kişi mevcut, peki Orman Mühendisleri için devletteki atamalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aslında orman mühendisliğinde çok açık var fakat değişen sistem bu alımları imkan vermiyor. Önümüzdeki günlerde iyi alımlar olacağına inanıyorum.

12-) Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce Süleyman Demirel Üniversitesi gerek eğitim kalitesi gerekse sosyal imkanları ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Süleyman Demirel Üniversitesinde araziye çıkma imkanımız fazlası ile vardı buda teori olarak gördüklerimizi uygulama imkanı sunuyordu bu açıdan diğer okullara göre daha avantajlı olduğumuzu düşünüyorum. Fakat son dönemlerde çıkan çizim programları noktasında iyi eğitim alamadık fakat bu sorunda bizden sonra çözülmüştür diye umuyorum. Bunun yanında üniversitenin sunduğu sosyal imkanlar noktasında kişiden kişiye değişecektir fakat ben kişisel olarak memnundum.

13-) Üniversite kadar okuduğunuz şehirde önemli. Bu doğrultuda Isparta’da okumanın avantajlarından ve dezavantajlarından bahsedebilir misiniz?

Bu soruya çok sağlıklı cevap veremem çünkü farklı beklentiler içinde olmadan gittim ve okulumu okudum. Bu noktada diğer röportajlarınıza bakabilirler.

14-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bu imkanı bana sunduğu için Meslek Hocam’a teşekkür ederim. Umarım verdiğim bilgiler araştırma yapan kişilere faydalı olacaktır. Ayrıca kaybetmekten korkmayın çünkü kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin !

Orman Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

Not : Muzaffer beyin ricası ile kişisel görsel kullanılmamıştır.
]]>
http://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/feed/ 0
Endüstri Ürünleri Tasarımı Mezunu Ufuk Bircan Özkan Röportajı http://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/#respond Thu, 29 Dec 2016 09:04:08 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10141 1-) Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümü hakkında ki sorulara geçmeden önce sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Öncelikle bu röportaj için teşekkür ediyorum. Ben Ufuk Bircan Özkan, 1986 Bursa doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra; şimdiki adı Şehit Turgut Solak Fen Lisesi olan Balıkesir Ziraat Bankası Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudum. Lisede 10. sınıfın başından itibaren kendime hedef olarak ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü belirlemiştim. O dönemin üniversite giriş sınavı olan ÖSS’de ilk 500’de yer alarak da hedefime ulaştım. 2009’da bölümümden mezun olduktan sonra bir dönem freelancer olarak iş yaptıktan sonra askerlik görevimi asteğmen olarak tamamlayıp 2011’de maaşlı olarak mesleğimi yapmaya başladım.

2011’den beri farklı sektörlerde ve firmalarda Hilton ve Daimler-Mercedes gibi büyük markalar için tasarımlar yaptım. 2 defa İtalya’da A’Design Award tasarım ödülü bir defa derece, Türkiye’de Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması’nda üçüncülük ve çeşitli küçük ödüller kazandım. 1 patentim, 12 adet tasarım tecilim mevcut. Tasarladığım ürünler Türkiye’deki çeşitli fuarlarda ve ayrıca Hindistan, Polonya, İtalya, Almanya ve Çin’deki tasarım etkinliklerinde sergilendi. Merak edenler kişisel portfolyo sitem olan www.ufuboid.blogspot.com adresinden çalışmalarımın bir kısmına göz atabilir.

2-) Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü ülkemizde maalesef pek bilinmeyen bölümlerden. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Endüstri Ürünleri Tasarımı, ya da Endüstriyel Tasarım, bir disiplin olarak Dünya Tasarım Organizasyonu tarafından “yenileşim (inovasyon), ticari başarı ve daha iyi bir yaşam getiren ürünlerin, sistemlerin, hizmetlerin ve deneyimlerin  geliştirilmesi için kullanılan stratejik bir problem çözme sürecidir” şeklinde tanımlandı. Branş konusunda öğretmenlik gibi çok geniş bir alana hitap ettiği için; ürünleri, sistemleri, hizmetleri ve deneyimleri de içine alan (öğretmenliğin farklı dalları gibi düşünebilirsiniz) böyle kapsayıcı ve genel bir tanımı var. Pratikte endüstriyel tasarımın ülkemizde en çok göz önünde olduğu alan ise tüketici ürünleri tasarımı olarak karşımıza çıkıyor. Biraz felsefi bir yaklaşımla, son kullanıcıyla buluşan ürünlerin kullanıcılar ile olan ilişkilerini estetik, ergonomik, psikolojik ve ekonomik olarak tasarlamakla yükümlüyüz. Temelde sadece ürünlerin dışarıdan nasıl gözüktüğünü belirliyor gibi gözüksek de kullanıcıya bunun çok daha fazlasını vermekle sorumluyuz.

3-) Hemen hemen herkes üniversitede okuyacağı bölümü belli başlı sebeplere göre seçiyor. Peki, size Endüstri Ürünleri Tasarım bölümünü seçtiren sebep veya sebepler nelerdi? Ayrıca tercihinizden bugüne kadar hiç pişman oldunuz mu?

Bugüne kadar ne öğrenciyken ne de profesyonel hayatımda bu seçimimden dolayı hiç pişmanlık duymadım. Küçüklüğümden beri çizim yapmayı çok severdim. Yeni oyuncaklar almak yerine eski oyuncaklarımın parçalarını kullanarak yenilerini oluştururdum. Oyun hamurları ve Lego ile geç saatlere kadar oynardım. Ayrıca, büyük ihtimalle bir otomotiv şehri olan Bursa’da büyümüş olduğum için de otomobillere karşı büyük ilgim vardı. Bölümü keşfetmem ise ağabeyimin bir gün bana önermesi ile oldu. O güne kadar böyle bir bölümden haberim bile yoktu, tasarımları mühendislerin yaptığını sanıyordum. Lisedeyken rehberlik biriminden aldığım meslek seçme testini doldurduğumda mimarlık ve bilgisayar mühendisliği ile birlikte karşıma çıkan diğer bölüm endüstriyel tasarımdı. Özetle altında böyle bir hikaye altında yatan son derece bilinçli bir seçim oldu benim için.

4-) Endüstriyel Tasarım Uzmanı olarak uzun süredir çalışan biri olarak Endüstri Ürünleri Tasarım mezunu biri için çalışma şartlarından, iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Ülkemizde endüstriyel tasarımcıların iş imkanları her geçen gün artıyor. Bu konuda hem Ekonomi Bakanlığı hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çabaları meslektaşlarımı ve beni memnun ediyor. Yapılan organizasyonlar ve bilgilendirme toplantıları sayesinde kariyer sitelerinde hiç ummadığımız küçük ölçekli firmaların dahi endüstriyel tasarımcı ilanlarına denk gelebiliyoruz. Buna rağmen tasarımcıların ekonomik beklentileri genelde tam olarak karşılanamamakta. Tabii bunun için öncelikle endüstriyel tasarımcıların da firmaların tasarım konusundaki beklentilerini iyi seviyede karşılıyor olması gerekmekte.

endustri-urunleri-tasarimi-bolumu-roportaji

 

Endüstriyel tasarım konusundaki kurumsal bilinç ve algı büyük firmalarda yüksek seviyedeyken küçük ve orta ölçekli işletmelerde henüz yeni yeni yaygınlaştığı için tasarımcıların hangi şartlarda, hangi donanımlarla ve hangi süreçlerle çalıştığı yeteri kadar bilinmiyor. Bununla ilgili bilinçlendirmeyi sanırım her tasarımcının kendi firmasıyla oturup konuşması gerekiyor. Bir ürün tasarımcısının başarılı işler ortaya çıkarması için öncelikle tasarımsal düşünce (design thinking) açısından özgür olabileceği, açık bir ortamda çalışıyor olması gerek. Buradaki açıklık fiziksel olarak değil tabii ki. Beraber çalışılan insanların açık fikirli olması, çalışılan firmanın belirli esnekliğe sahip olması ve belirli seviyede cesaret sahibi olması gibi şartları açıklık olarak tanımlayabilirim. Yapacağı işe göre genel geçer yöntemler, çok yüzeysel olmak üzere ve sırasıyla, önce ürün hakkında araştırma yapılması, ardından kavramsal (konsept) tasarımların hazırlanması, belirli kriterlere göre eleme yapıldıktan sonra bu konseptlerin üretime uygun gerçek versiyonlarının tasarlanması ve üretim hazırlık süreçlerinin yapılmasının ardından üretime geçilmesidir.

Bu süreçler esnasında iki boyutlu çizimler, bilgisayarda hazırlanan üç boyutlu sayısal modeller, ölçekli modeller ve ilk örnekler (prototipler) hazırlanır. Eğer tasarımcı tek başına çalışıyorsa bütün bu aşamaları hazır edebileceği donanımlara ihtiyacı olacaktır. Ancak sayıca daha geniş tasarım ekiplerinde çizimleri yapacak, bilgisayar modellerini hazırlayacak, ölçekli modelleri ve ilk örnekleri hazırlayacak kişiler farklı olabilir ve bir ekip çalışmasına uygun şekilde herkesin çalışma şartları birbirine göre değişkenlik gösterebilir.

5-) Teknoloji çağında yaşıyoruz ve hemen hemen her gün hayatımızda birçok şey değişikliğe uğruyor. Peki, sizce teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi sizin bölümünüzü nasıl etkiliyor veya etkileyecek?

Tasarım o dönemler adı konmamış olsa bile insanlık tarihindeki en eski mesleklerden biridir. İlk insanlar avlanmak, iklim şartlarından korunmak ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli basit aletler yapmışlar. Tasarımın endüstriyle buluşması ise zanaatkarlıktan sanayileşmeye geçişte yaşanıyor. Eskiden kağıt üzerine yapılan çizimler bugün dokunmatik ve basınç hassasiyetli ekranlarda dijital kalemlerle yapılıyor. Çok daha zor şartlarda oluşturulan bilgisayar modellemeleri günümüzde daha hızlı ve pratik yazılımlarla hazırlanarak sadece zaman kazandırmakla kalmıyor aynı zamanda ürünlerin tamamlanmış görüntüsünü de yaklaşık olarak verebiliyor. Teknoloji endüstriyel tasarımın önünde bir engel değil, gelişimini hızlandıran bir yardımcı. Sadece teknolojiyi bilinçli kullanmaya dikkat etmemiz gerekiyor.

6-) Üniversite hayatında hemen herkes belli başlı derslerde zorlanıyor? Peki, siz eğitim hayatınız boyunca hangi derste zorlandınız?

Açıkçası tasarım tarihinin anlatıldığı derslerin yoğun sözel içeriği beni zorluyordu. Ezberi sevmediğim gibi hafızam da iyi sayılmaz. Pratik içeren derslerden daha çok keyfi alıyordum.

7-) Ülkemizin en iyi üniversitelerinden birinde eğitim hayatınızı tamamlamanıza rağmen sizce Endüstri Ürünleri Tasarım öğrencilerine verilen eğitimde bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu ülkemizdeki hemen hemen tüm meslektaşlarımın üzerinde hemfikir olduğu bir konudur. Kimseyi kırmak istemiyorum, ancak aldığımız iyi seviyedeki teorik eğitimlerin yanında profesyonel hayata geçtiğimizde yaşayacağımız pratik deneyimlerden habersiz bir şekilde mezun olduk. İşin temeli olarak geleneksel üretim tekniklerini bilmemiz tabii ki şart ancak modern üretim tekniklerine dair bilgilerimiz yetersiz kalıyor. Yaptığımız stajlarda “vay be, demek gerçeği de böyle olacak” desek de profesyonel meslek deneyimlerinde pek çok süreç farklı işliyor.

Bir de, endüstriyel tasarım eğitiminin günümüz şartlarına göre güncellenmesinin şart olduğunu düşünüyorum. Endüstriyel tasarım artık git gide masa başı bir meslek haline geliyor. Çünkü firmalar tasarımcılara fikir üretsinler diye para veriyor, yani tasarımcının vakti çok değerli. Bu değerli vaktin strafor zımparalayarak ya da kil model yaparak harcanması beklenmiyor. Tasarımcı ürünü ortaya koyduktan sonra bu işleri kendi alanlarında uzmanlaşmış profesyonellerin yapması daha uygun oluyor.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
http://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/feed/ 0
Tıp Mühendisi Mustafa Sakak Röportajı | Tıp Mühendisliği Nedir? http://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/ http://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/#respond Thu, 29 Sep 2016 11:31:34 +0000 http://meslekhocam.com/?p=8504 1-) Merhabalar, Tıp Mühendisliği hakkında sorularımıza geçmeden önce bize biraz Mustafa Sakak kimdir bahsedebilir misiniz?

Merhaba, Mustafa 1995 Manisa doğumlu, Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği bölümü 3. Sınıf öğrencisi aynı zamanda Tıp Mühendisliği Derneği yönetim kurulu başkanıdır.

2-) Tıp mühendisliği yeni sayılabilecek bir bölüm olması nedeniyle öğrencilerin aklında birçok soru işareti oluşturuyor. Bu yüzden bize tıp mühendisliği nedir açıklayabilir misiniz?

Tıp Mühendisliği ülkemizin büyük açığı olan tıbbı cihaz üretimini arttırmak ve geliştirmek amaçlı 2013 yılında açılmış 2017 yılında ilk mezunlarını verecek olan bölümümüz; tıbbı cihaz, alet, implant, yapay organ ve sistemlerini geliştirmek, tasarımını ve üretimini icra etmeyi amaçlamıştır. Ülkemizde yeni olan bu meslek dünya çapında büyük ilgi görmektedir. Ülkemiz sağlık alanında yatırımlarına devam ettiği takdirde en kısa zamanda devletimiz ve milletimiz bu büyük ağacın meyvelerini yiyebilecektir.

3-) Yeni açılması sebebi ile birçok öğrencinin kuşku ile baktığı bir bölümün ilk mezunlarından olacaksınız. Peki, bu bölümü size tercih ettiren sebep veya sebepler nelerdi?

Çocukluğumdan beri tıp alanına ve makinelere ilgim büyüktü üniversite çağıma geldiğimde yeni açılan bir bölüm olan Tıp mühendisliğini gördüm ve araştırmaya başladım. Tabi o zaman için Türkçe kaynaklarda çok fazla bilgi edinme olasılığım yoktu. Yabancı kaynaklara ve bölümün yurt dışındaki eşdeğerlerini araştırdım. Bölümün hem benim ilgi alanımın tam ortasında olduğunu hem de bölümün ülkemiz için yapacağı hizmetin küçük bir parçası olmanın bana gurur vereceğini düşündüğüm için seçtim.

4-) İnternet’te belli başlı kişiler Biyomedikal mühendisliği ile tıp mühendisliğinin fazlası ile benzer olduğunu belirtiyor. Bu düşüncelere karşın bize tıp mühendisliği ile biyomedikal mühendisliği arasında ki farkları anlatabilir misiniz?

Tavsiye RöportajBiyomedikal Mühendisliği Öğrencisi Abdullah TUT Röportajı

Evet benim de en çok karşılaştığım soru bu. Biyomedikal Mühendisliği çok güzel bir bölüm Tıp Mühendisliği açılmamış olsaydı eğer ülkemiz şartlarında biyomedikal mühendisliği okurdum bu bir gerçek. Aralarında büyük farklar aramak gereksiz bazı alanlarda beraber çalışacaklar ama illaki bir fark isterseniz; bu sorunun cevabını bölümlerin tanımına baktığında kolaylıkla görebilir.
Biyomedikal mühendisliği tıbbı cihaz geliştirmek amaçlı kurulmuş bir bölümdür der ver içinde üretimden söz etmezken Tıp Mühendisliğinin tanıma üretimle başlaması en büyük farktır. Bunun yanında eğitim açısından bakacak olursak biyomedikal mühendisliği elektronik tabanlı Tıp mühendisliği ise makine tabanlı eğitim görmektedir. İnşallah sizin için yeterli bir cevap olmuştur.

 tip-muhendisligi-nedir

5-) Yeni açılan bir bölüm olması çalışma alanları ve şartları ile ilgili birçok soru işaretini de akıllara getiriyor. Bize stajlarınız da kazandığınız tecrübeler doğrultusunda tıp mühendisliği iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

İş imkanları devlet kadrosunda şuan için asıl değerine ulaşamasa da devletimizin bu konuda çalışmaları hala sürmekte. Ama özel sektörü düşünecek olursak üretim için implant sanayimiz oldukça geniş, tıbbı cihaz üretimine gelecek olursak; siz yeter ki güzel projelere sahip olun gerek devletimiz ve gerekse özel sektör bu konuda destek vermeye her zaman açık. Kısaca çalışma alanlarını sıralamak gerekirse; Hastaneler, klinik merkezler, medikal üretim yapan firmalar, Ar-Ge merkezleri gibi bir çok yerde çalışma imkanı bulacaklardır.

6-) Birçok mühendislik diğer dallar ile bağlantı halinde. Peki, tıp mühendisliği hangi mühendisliklerle bağlantı halinde ve eğitim alanında tıp mühendislerinin gördüğü zorunlu dersler neler?

Mühendisliği bölümlere ayırmak çok zordur aslında bu yüzden birçok mühendislik birbiriyle bağlantı halinde. Tıp mühendisliği multidisipliner çalışan bir mühendisliktir dolayısıyla Tıp ve Fizik, Kimya, Malzeme, Makine, Bilgisayar, Elektrik Elektronik Mühendislikleriyle iç içe bir bölümdür. Bölümde zorunlu olarak Tıp ve Mühendislik dersleridir. Bu konuda gerekli bilgiye bölümümüzün resmi internet sitesinden ( http://muh.karabuk.edu.tr/tip ) ulaşabilirsiniz.

7-) Hazır konuyu derslerden yana açmışken üniversite hayatınız boyunca en çok zorlandığınız derslerden bahsedebilir misiniz? 

Biz öğrenciler için hangi ders kolaydır ki zaten diyerek kapatmak isterim bu konuyu. :)

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]> http://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/feed/ 0 Elektronik Ve Haberleşme Mühendisliği Rasim Kocaoğlu Röportajı http://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/#respond Mon, 19 Sep 2016 22:09:20 +0000 http://meslekhocam.com/?p=7910 1-) Merhabalar, Elektronik ve haberleşme mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba ben Rasim Bora Kocaoğlu. İstanbul doğumluyum. Lise hayatımın yarısını Saint Joseph Fransız Lisesi  diğer yarısını Bilfen Anadolu Lisesinde geçirdim. 2013 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğini kazandım. İlgi alanım bu alana doğru olduğundan eğitim hayatım boyunca elektronik ve yazılımla alakalı çeşitli projelerde oluşumlarda yer aldım. Şuan 4. sınıftayım.

2-) Günümüzün popüler meslekleri arasında yer alan Elektronik ve haberleşme mühendisliği nedir? 

Birinci sınıftaki havuz derslerinden sonra 4 farklı dalda temel dersler görülür. Kariyerine akademisyen olarak devam etmek isteyenler bu derslerdeki ayrımı ve hangi alanda devam etmek istediğine dikkat etmelidir. Aşağıdaki 4 ana dal size neler öğretildiği hakkında fikir verecektir:

  • Elektronik Anabilim Dalı
  • Telekomünikasyon Anabilim Dalı
  • Devreler ve Sistemler Anabilim Dalı
  • Elektromagnetik Alanlar ve Mikrodalga Tekniği Anabilim Dalı

3-) Peki, sizin Elektronik ve haberleşme mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı?

Tüm mühendislik bölümlerinin sitelerini karıştırdım. 4 yıl boyunca verilen dersleri tek tek araştırdım ilgimi en çok çeken bu mühendislik alanı oldu. Size de aynı şeyi yapmanızı tavsiye ederim.

4-) Elektronik ve haberleşme mühendisliği ile elektrik-elektronik mühendisliği sık sık kıyaslanan iki bölüm. Peki, bize bu bölümün ortak ve farklı noktaları neler?

Şimdi bu bölümleri 2 ye bölüp 3 ana alanı anlatsam daha iyi olur. Elektroniğin en belirgin tarafı düşük voltaj aralıklarında çalışılır. Elektrik yüksek voltlarda çalışılır. Haberleşme cihazların kablolu yada kablosuz kendi arasında uygun haberleşmesi hakkında çalışır. Günlük hayatımızdan örnek verecek olursam elektronik elektronik bir şey açtıysanız onun içinden çıkan yeşil kartın tasarımı, çalışma mantığı ve bunun gibi şeylerle uğraşır. Elektrik ev sokak aydınlatması, elektrik dağıtımı gibi şeylerle uğraşır. Haberleşme cihazların birbiri ile haberleşmesi gibi şeylerle uğraşır tahmin edebileceğiniz gibi bunun en fazla karşınıza çıkan örneği telefonların birbiri ile haberleşmesi bunun altyapısıdır.

elektronik-ve-haberlesme-muhendisligi-rasim-bora

5-) Üniversite hayatında hemen hemen herkesin zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki, sizin şuana kadar olan eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu ? 

Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği okumuş herhangi  birine sorun Elektromanyatik alan teorisi ve Elektromanyatik Dalga Teorisidir. Dersin içeriğini anlamadım. Kimsede anlamamıştır. Soru ezberledik geçtik.

6-) Ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birinde eğitim görmenize rağmen elektronik ve haberleşme mühendisliği öğrencilerine verilen eğitim bir şeylerin eksik veya yanlış yapıldığını düşünüyor musunuz? Ayrıca elektronik ve haberleşme mühendisliği eğitiminde sizce üniversitenin rolü nedir?

Her üniversitede olduğu gibi pratik eğitimden çok teorik eğitime önem veriliyor. Mezun olur olmaz çalışmaya başlayan biri  hayatın boyunca, üniversite hayatında aldığı bir dersten gördüğü bir başlık hakkında çalışacak. Üniversite akademik kariyer hedefleyenler için çok iyi bir eğitim veriyor ama iş hayatına hazırlamadığını düşünüyorum yanılıyor da olabilirim.

7-) Her bölüm öğrencilerinde belli özellikler arıyor. Peki, sizce elektronik ve haberleşme mühendisliği okuyacak bir öğrencide mutlaka hangi özellikler olmalı?

Google’ı iyi kullanmak ve aradığı bilgiyi internete veya dökümanlarda nasıl bulacağını bilmek.

8-) Elektronik ve haberleşme mühendisliğinin geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?

Türkiye’de şuanda gündemde olan 4.5G konusunda iş olanakları artmaya başladı. Makine mühendisliği veya bilgisayar mühendisliği kadar iş imkanı olmasa da konu ve sektör olarak ilgi  çekici olduğunu düşünüyorum.

9-) Gelecekte bu bölümü okuyacak veya okula yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

İlgili olduğunuz dersleri alın. Bir şeyler öğrenebilmek için kedinizi onu öğrenmeye zorunlu bırakın. Mesela dışarıdan tez veya projeler alabilirisiniz.

10-) Herkes eğitim alacağı bölümün iş imkanlarını da merak ediyor. Bu yüzden bize bölümünüzün çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Rehberlik hocalarının, basının dediği aksine iş alanı çok geniş değil. Türkiye’de girebileceğiniz ve sevdiğiniz işi yapacağınız şirketler 10u geçmez ama 4 yıl boyunca bir alanı hedefler ve buna yönelik yatırımlar yaparsanız çok rahat iş bulursunuz.

11-) Bu yaz stajınızı Microsoft Türkiye ofisinde yaptınız. Bize biraz Microsoft Yaz Okulu stajınızdan bahsede bilir misiniz?

En verimli ve eğlenceli staj tecrübemdi. Çok iyi arkadaşlıklar edindim. Eğitim ve söyleşilerin çoğu çok kaliteliydi. Önerim bu programa kayıt olacak arkadaşların erken davranmasıdır. İlk sınıflarda bu programa katılmanız daha yararlı olur.

11-) Yıldız Teknik Üniversitesinde eğitim hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki, gerek eğitim olanakları gerekse sosyal imkanları bakımından üniversiteniz beklentilerinizi karşılıyor mu?

Liseden üniversiteye geçecek herkesin beklentileri çok yüksektir. İlk birkaç ay hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Sonrasında edindiğin çevreden ve hocalarından ister istemez çok şey öğrenmeye başlarsınız. Sosyal açıdan ilginizi çeken kulüplere katılın görmemiş gibi her kulübe katılmayın.

12-) İstanbul’da öğrenci olmanın sizce artı ve eksi yönleri neler?

Eksileri pahalı bir şehir, kyk çıkmazsa özel yurtlar hem pahalı hem çok kötü ve ulaşım sıkıntısıdır. Artıları tecrübe, üniversite hayatın boyunca illa 2-3 kere kandırılırsın aynı şeyleri bir daha yemezsin, pazarlık yapma yeteneği, elindeki parayı iyi organize etme yeteneği ve çok farklı insanlar tanırsın.

13-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Başta belirttiğim gibi 2-3 bölüm arasında kararsız kaldıysanız. O bölümlerin sitelerine girin ve derslerini araştırın. Kısacası ilginizi çeken bölüme gidin.

Tavsiye Röportaj : Elektronik Ve Haberleşme Mühendisi Diyar Urak Röportajı

Elektronik Ve Haberleşme Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın.

]]>
http://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/feed/ 0
Metalurji Ve Malzeme Mühendisliği Sümeyye Durumlu Röportajı http://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/#respond Sat, 25 Jun 2016 11:15:28 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6830 1-) Merhaba, Metalurji Ve Malzeme Mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Tabi. Ben İstanbul’da doğdum büyüdüm. Lise eğitimimi İstanbul Çamlıca Kız Anadolu Lisesinde aldım.Lise de mühendislik hedefim vardı. Üniversite tercihlerimi de bu yönde yaptım. Şuan Marmara Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. Fotoğraf çekmeye bayılırım ve mesleğe girince öğrensem de kaynak yapmaktan zevk alıyorum. Üç kardeşiz, en küçükleri benim. Abim ve ablam da mühendisler. Annem ev hanımı ve okumam da, buralara gelmemde en büyük destekçim.

2-) Metalürji Ve Malzeme Mühendisliği günümüzde popüler bölümler arasında olmadığı için çoğu kişi hakkında pek bilgi sahibi de değil. Bu yüzden bize biraz Metalurji Ve Malzeme Mühendisliğinden bahsedebilir misiniz?

Size şöyle anlatayım çok geniş bir mühendislik dalı. Aslında adında da olduğu gibi metalurji (metal bilimi) metallerle ilgili tüm çalışmaları kapsamaktadır. Sadece metallere bağlı kalmıyoruz tabi tüm malzemeler (polimer,kompozit,plastik,seramik). Bu mühendislik malzemeleri yapılacak işe yarayana kadar uyguladığımız işlemleri bilmeye, bu süreçten sonra kontrol etmeye kadar tüm işlem sürecinde bize gerekli bilgileri sunan bir daldır. Açıkçası bende bu bölüme gelirken bilmiyordum. Ama şuan bölümümü seviyorum ve geleceği var buna eminim. :)

3-) Üniversite bölümlerini seçerken ister istemez bazı sebeplerden dolayı karar veriyoruz. Peki, size Metalürji Ve Malzeme Mühendisliğini seçtiren sebepler nelerdi?

Önceki soruda da bahsettiğim gibi bilgi sahibi olarak gelmedim ama mekanik olaylara, fiziğe karşı ilgim olduğu için bu bölüme yöneldim. Öncelikli neden ne istediğim ve puan durumumun ne kadar isteklerime uygun olduğuydu. Bu durum çok önemli. Öncesinde bir hedefim vardı evet, tam olarak gerçekleştiremesem de şuan mutluyum.

4-) Üniversite hayatında hemen hemen her öğrencinin zorlandığı bazı dersler olmuştur. Peki, sizin için üniversite hayatınızın en zor dersi neydi?

Kesinlikle istatistik. Matematik becerim ve sevgim olmasına rağmen böyle sıkıcı bir ders olamaz. Tabi hocanız da çok etkili (burada yorum yapamıyorum saygılar :)).

5-) Üniversitelerde bölümünüz için verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz? Neden?

Daha çok uygulamaya yönelik ders olmasını isterdim. Ve öğrencilerin isteklerine, ihtiyaçlarına uygun dersler açılmasını. Bunun nedenini iş hayatını görünce daha iyi anlıyorsunuz. Evet şuan bunu okuyan arkadaşlar sen nereden biliyorsun tarzında düşüncelere sahip olabilirler. :) Ancak okuduğum fakülte nedeniyle uzun ve sık stajlar yaptım, yapıyorum. Belki klişe bir laf ama dışarıda işler çok farklı.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
http://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/feed/ 0
Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi Burak Bayram Röportajı http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/#respond Wed, 04 May 2016 13:02:40 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6677 1-) Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkürler. Bilgisayar Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce biraz Burak Bayram’ı tanıyabilir miyiz?

Tabi ki. Ben Burak Bayram. Şu anda Kütahya Dumlupınar Üniversite’sinde Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olarak eğitim görüyorum. Aynı zamanda Youtube’da programlama & tasarım videoları hazırladığım bir kanalım bulunmaktadır. Bunlara ilaveten bir yılı aşkın süredir Microsoft’ta Student Partner olarak yer alıyorum. Ayrıca Blesh adlı şirkette stajyer olarak uzaktan çalışıyorum.

2-) Bilgisayar mühendisliği hakkında herkesin az çok bilgisi var. Fakat biz her işi uzmanlarından öğrenmeyi seviyoruz. Bu yüzden bize biraz okuduğun bölümden bahseder misin?

Okuduğum bölümde ilk olarak söyleyeyim, format atmayı öğretmiyorlar :) Bilgisayar Mühendisliğinde sadece programlama öğrenmiyoruz bunun yanında donanım alanına da yönlendiriliyoruz. İlk seneler ortak derslerimiz fizik ve matematik üstüne kurulu. 3.sınıftan sonra ise gerçek bilgisayar ile alakalı derslerimiz tüm haftalık programımızı kaplamış oluyor.
3-) Herkes üniversite tercihlerini belli sebepler doğrultusunda yapıyor. Peki, seni bu süreçte Bilgisayar Mühendisliğine iten sebepler nelerdi?

Aslında benim Bilgisayar Mühendisliğini seçme serüvenim farklı bir olay. Pilot olmak istiyordum. Pilot eğitimi alabilmek için ödenecek ücret fazla olduğu için. Türk Hava Yollarının ücretsiz kursuna gitmek istiyordum. O zamanlar mühendislik bölümlerinden aday alıyorlardı eğitmen için. Bende kendime böyle bir A planı kurmuştum. Bu hayalimi gerçekleştiremezsem B planı olarak mühendis olurum diyordum. Ama sonrasında okuduğum alan daha fazla ilgimi çekmeye ve başarılı olmaya başlayınca pilotluk hayalime bir süreliğine ara verme kararı aldım.

4-) Bilgisayar Mühendislerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatın olsa neleri değiştirirdin ?

Dersleri slayttan anlatma olayını tamamen kaldırırdım. Çünkü mühendisler özellikle Bilgisayar mühendisleri bolca pratik yapmak zorundalar. Slaytta anlatılan konu bir süre sonra uçup gidiyor. Kendinizi sürekli güncel tutmak zorundasınız ve yeni bilgilere açık olmak zorundasınız.

bilgisayar-mühendisi-röportaji

5-) Mühendislikler genelde zorlukları ile vurgulanır. Peki, senin şuana kadar en çok zorlandığın ders hangisi oldu?

Sayısal derslerin hepsi açıkçası. Ama özellikle Devre Teorileri ve Lojik Tasarım dersleri bizi bitirdi. Bu derslerde genelde donanıma yönelik eğitimler alıyoruz. Ve bolca ezber yapmamız gerekiyor. Bu ezberin yanında bolca soru çözmez iseniz, karşınıza çıkabilecek bin bir türlü soru çeşidine yenik düşebilirsiniz.

6-) Yazılım Mühendisliği ile Bilgisayar Mühendisliği sık sık kıyaslanan iki bölüm. Peki, bu bölümleri birbirinden ayıran noktalar neler?

Yazılım, programlamaya odaklı bir bölümdür, Bilgisayar Mühendisliği ise yazılım ile birlikte donanımında bolca hissedildiği, derslerde donanıma da yer verildiği bir bölüm.

]]>
http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/feed/ 0
Raylı Sistemler Mühendisliği Öğrencisi Kazım Bulut Röportajı http://www.meslekhocam.com/rayli-sistemler-muhendisli-ogrencisi-kazim-bulut-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/rayli-sistemler-muhendisli-ogrencisi-kazim-bulut-roportaji/#comments Mon, 22 Feb 2016 22:14:57 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6476 1-) Merhaba, öncelikle Raylı Sistemler Mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar,  İsmim Kazım BULUT, 23 yaşımdayım, Karabüklüyüm ve eğitim öğrenim hayatımın tamamını kendi şehrimde Karabük’te sürdürdüm ve hala devam ettiriyorum. Türkiye’de bir İLK olan ve SADECE Karabük Üniversitesi’nde bulunan RAYLI SİSTEMLER MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ’nü okuyorum ( Nasip olursa bu yıl Türkiye’nin ilk Raylı Sistemler Mühendislerinden biri ben olacağım. )

Üniversitedeki öğrencilik hayatım, çoğu gencin de yaşadığı gibi sosyal ve teknik açıdan dolu dolu kazanımlar içerisinde geçiyor yalnız benimki sıradan olandan biraz farklı … Üniversite’de Raylı Sistemler Kulübü’nün Başkanlık görevini yapmaktayım, Sivil toplum kuruluşları içerisinde arkadaşlarımla kurduğumuz Raylı Sistemler Derneğinin genel sekreteriyim ve yine bir STK ( Sivil toplum kuruluşu ) olan KARÜNDER’in Gençlik Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesiyim. Bu kurum ve kuruluşlar sayesinde hem öğrenci arkadaşlarımıza, hem Karabük halkına, hem de kendi faydamıza olan bir çok etkinlik düzenledik ve düzenlemeye devam ediyoruz.

Bunun dışında ailesine gelecek kaygısı olmayan bir hayat sunmayı ve ‘’Vatanının ve Milletinin’’ bir adım daha ileri gidebilmesi için bütün sorumluluklarını yerine getirmeyi hedefleyen, bir Oğuz ATAY okuyucusu, realist ama hayal kurmayı seven birisiyim.

2-) Raylı Sistemler Mühendisliği yeni açılan bölümler arasında ve hal böyle olunca birçok kişi bölümünüz hakkında pek bilgi sahibi değil. Bu yüzden bize biraz bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Belirttiğiniz gibi Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü 2011 yılında İlk ve Tek Karabük Üniversitesinde açılmış yeni ve revaçta olan bir bölüm olmasından dolayı çoğu kişi maalesef ki bölümümüz hakkında pek fazla bilgi sahibi değil. Şöyle ki Raylı Sistemler Mühendisliği diğer mühendislik dallarının temelinde de olduğu gibi bilimi ve matematiksel prensipleri tecrübe ve yaratıcılık kullanarak insanlık için faydalı ürünler, fikirler ortaya koyma, gerçekleştirme amacındadır.

Raylı Sistemler Mühendisliği temeli Demir yolları ve Raylı Sistem Araçları alanında uzman , kalifiyeli mühendisler yetiştirmektir.Bölümümüz daha çok makine ağırlıklı olduğu için ben şahsım adına tren tramvay gibi raylı sistem araçlarına ilgi duyan, yeni bir sektör, yeni bilgiler öğrenmeye her zaman açık olan tercih yapacak öğrencilere Raylı Sistemler Mühendisliğini tavsiye ediyorum. Çünkü demir yolunun geleceğin ulaşım sektörü olması, 4 mevsim durmaksızın çalışabiliyor olması, bu iş için yetiştirilmiş uzman mühendis sayısının yok denecek kadar az olması gibi bazı faktörler diğer mühendislik dallarına göre Raylı Sistemler Mühendisliğini daha ön plana çıkarabiliyor.

3-) Herkes bilindik bölümlerde okumanın hayalini kurarken siz yeni açılmış bir bölümün ilk öğrencilerinden oldunuz. Peki, sizi buna iten sebep neydi? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Evet belki ben farklı olmak istemiş olabilirim, belki ilk yaşayarak risk almış olabilirim ya da yeni bir sektörde iş bulabilme olanağımın daha yüksek olacağını fikir edinmiş olabilirim. Bunların hepsi birer etkendi benim için olumlu veya olumsuz yalnız en önemlisi yapacağımız işe duyulan ilgidir o işi severek yapabileceğine inanmaktır. Ben sevdiğim bir işle uğraşmak istedim ve bence herkes aynını düşünerek hareket etmeli.

Verdiğim karardan hiç pişmanlık duymadım hayır fakat zaman zaman her insanın da yaşayabileceği şekilde küçük tereddütlerim oldu evet ama şu an kararlılık içerisinde mezun olmak için çaba gösteriyorum ve iş hayatımda inanıyorum ki iyi bir mühendis olacağım olmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

4-) Üniversite hayatında herkesin zorlandığı bir ders vardır. Peki, sizi şuana kadar en çok zorlayan ders hangisi oldu ?

En zorlandığım ders Mukavemet oldu ve hala paçamı kurtaramadım :) Bu ders aslında ikinci sınıf dersi ve ne hikmetse üzülerek ifade ediyorum ben bu dersi 3. kez alıyorum …

Dersin mantığı bir malzemenin veyahut ta bir makinenin dayanımını kontrol etmek amaçlı yöntemler ile ilgili ve sınavlarda yöneltilen sorularda matematiksel hesaplamalar, birimler, çözüm yollarını karıştırınca … Ama bu sene olmayacak ve bu dersi vereceğim inşallah !

Aslında bu duruma düşmemin sebebine gelecek olursam zorlandığım dersler için yeterince zaman ayırıp çalışmadığımın farkına varıyorum. Demek istediğim herkes bazen o anda yapması gerektiği sorumlulukların farkına varamıyor. Ben şu an öğrenciyim ve dersime çalışmak zorundayım ve üniversite sınavlarına girecek kardeşlerimin de sınav anına kadar sorumlulukların farkında olmalarını isterim.

rayli-sistemler-muhendisligi

5-) Bölümünüz hakkında bazı kişiler İnşaat Mühendisliğinden ayrılıp yeni bir bölüm olarak açılmasına hiç gerek yoktu gibi fikirler öne sürmüş. Peki, sizin bu konu hakkında ki görüşleriniz neler?

Bence gerek vardı hatta mühendislik dallarının uzmanlık alanlarına göre daha da artacağına inanıyorum. Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü bir bölümden ayrılmış olarak görülmemelidir, çünkü Raylı Sistemler Mühendisliği içerisinde birden çok mühendislik disiplini barındıran bir bölüm.Ki derslerin ağırlığı genel olarak Makine Mühendisliği derslerini barındırıyor. Örneğin; Bir Raylı Sistemler ağı kurmak istiyorsanız eğer, yol yapmak için inşaat bilgisine, tren yapmak için makine, elektrik, sinyalizasyon, malzeme vs konularına hakim olmalısınız. Ve bu kuruluşun idare edilmesi için işletme bilgisine sahip olmalısınız. Raylı Sistemler Mühendisliği içerisinde bulundurduğu farklı mühendislik disiplinleri sebebi ile uzmanlık alanları konusunda bir genişlik var denilebilir.

6-) Raylı Sistemler Mühendisliği bölümü öğrencileri mezun olurken Makine Mühendisliği diploması da aldıkları yönünde dedikodular bir hayli popüler.Bu duruma bir açıklık getirebilir misiniz?

Bu konu aslıda bir hayli can sıkıcı bir konu ama net olarak söyleyebilirim Raylı Sistemler Mühendisliği bölümünden mezun olan mühendisler sadece Raylı Sistemler Mühendisliği diplomasına sahip olacaktır. Herhangi ikinci bir diplomaya ya da diploma ekine sahip olmayacaktır. Maalesef ki her vaat resmi olmadığı sürece gerçekleşmeye biliyormuş. Ama bu konuda hiçbir zarar söz konusu değildir. Sadece bizim için makine mühendisliği derslerinin %70 ine yakın oranda almamızdan dolayı böyle bir ihtimalin gerçekleşebileceği olgusu vardı ve YÖK yaptığı açıklamalarda bunun gerçekleşmeyeceği konusunda son kararı vermiştir.

7-) Herkes araştırma yaptığı bölümün iş imkanlarını ve çalışma alanlarını hali ile merak ediyor. Peki, tecrübeleriniz doğrultusunda Raylı Sistemler Mühendisliğinin çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahseder misiniz?

Çalışma alanlarımız oldukça geniş daha önce de bahsettiğim gibi… Özel sektörde, devlet sektöründe ve üniversitelerde akademisyen olarak iş bulabilme imkanlarımız var. Raylı Sistemler Elemanları üreten herhangi bir kurum veya kuruluşta TCDD, TÜVAŞAS, TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ, Belediye Raylı Ulaşım Bölümlerinde iş bulabilme olanaklarımız var.

Türk Demir yolları Şirketleri ile ilgili buraya tıklayın.

8-) İlk mezunlardan olmaya hazırlanırken gelecek adına bölümünüz ile ilgili kurduğunuz planlar veya hayaller nelerdir?

Genel olarak tasarlayabildiğim herhangi bir plan tam olarak aklımda oluşmadı diyebilirim. Bu konuda araştırmalarım ve sektörde bulunan büyüklerimin tavsiyelerini dikkate alarak ilerliyorum. Yalnız bir devlet kuruluşunda garanti altında çalışmayı istiyorum. Bunun için KPSS sınavına hazırlanıyorum. Yüksek lisans yapmayı düşünüyorum, ALES ve dil sınavlarına hazırlanmalıyım. İngilizce’mi iyi bir teknik dil konuşabilecek seviyede geliştirmeyi hedefliyorum. Sektörde kullanılan SolidCAM, CATİA gibi tasarım programlarında uzmanlık seviyesine gelebilecek şekilde iyi bir eğitim almayı planlıyorum. En sonunda yaşım ilerlediğinde üniversiteye geçiş yapıp tecrübelerimi öğrencilere aktarmayı istiyorum.

9-) Herkesin maalesef eğitim sistemimizde yakındığı kısımlar bulunuyor.Peki, sizce gelecekte ki Raylı Sistemler Mühendisliği öğrencilerine daha iyi eğitim verilmesi için neler değiştirilmeli?

Bence teorik bilgiden daha çok uygulamaya yönelik derslerin artırılması ve bu uygulamalı ders hocalarının sektör içerisinde çalışmış olması,tecrübelerini paylaşabileceği bir ortam olması gerekir. Laboratuvar imkanlarının, Raylı Sistemler üzerinde test, bakım, onarım, üretim ünitelerinin olduğu bir sistem oluşturulmalıdır.Üniversite-Sanayi iş birliği içerisinde şu anda biz Raylı Sistemler Kulübü- Raylı Sistemler Derneği çalışanlarının yapmış olduğu organizasyonların üniversite yönetimi tarafından da yapılmasını bu işin öğrenci açısından bir zorunluluk haline getirildiği takdirde daha iyi sonuçlar doğurabileceğini kanaatindeyim.( Gezi, panel, sempozyum, staj desteği, bölüm tanıtımları vs. )

10-) Gelecekte Raylı Sistemler Mühendisliği öğrencisi olmak isteyen veya okula yeni başlayan kişilere tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylersiniz?

Olmak isteyen öğrenciler için matematik (4 işlem, türev, integral) , fizik derslerine önem vermelerini, gelecek planları için şimdiden düşünmelerini ve ona göre üniversite hayatında bu doğrultuda ilerlemelerini, kişisel gelişmeleri için faydalı olabilecek hususlar üzerinde araştırmacı olmalarını yabancı dil sorunlarında şimdiden çözüm aşamalarına başvurmalarını tavsiye ederim.

Bölümümüzde yeni başlayan öğrenciler için yapılması önerilen tavsiye edilen hususlar konusunda üniversitemiz bünyesinde bulunan Raylı Sistemler Kulübü-Raylı Sistemler Derneği olarak elimizden geldiğince tecrübelerimizi, tavsiyelerimizi aktarıyor, öğrenci gelişimleri için oryantasyon toplantıları yapıyoruz. Gerek böyle etkinliklerde yüz yüze gerekse sosyal medya üzerinden mesaj olarak bizlere sorularını yöneltebilirler.

Raylı Sistemler Kulübü Facebook sayfası için burayaRaylı Sistemler Derneği için buraya tıklayın.

karabük-üniversitesi-kusbakisi

11-) Bugün kadar gelecekte önemli. Peki, sizin Raylı Sistemler Mühendisliğinin geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?

Raylı Sistemler Mühendisliğini geleceğin ulaşım sistemi olarak görüyorum. Hızlı trenler sayesinde kara yolunda 5 saatlik bir mesafeyi 1-2 saate indirgeyebilmek, en güvenli ulaşım sektörü olmak, 4 mevsim ulaşım sağlayabilmek, toplu taşımacılık adına kentlerde önemli rol almak, daha fazla yükü daha az maliyetle taşımak … Bunlar küçümsenebilecek boyutta özellikler değiller. Ve ilerleyen teknoloji sayesinde günümüzde maglev trenleri, yüksek hızlı trenler zamanla insanların ulaşım için öncelikli tercihi olacağının ve bu alanda yetiştirilmek üzere olan bizlere önemli görevler düşeceğinin kanaatindeyim.

12-) Karabük Üniversitesinde eğitim hayatınızı geçirdiniz. Peki, hem eğitim kalitesi hemde sosyal imkanları ile Karabük Üniversitesinden memnun kaldınız mı?

Eskiye bakılarak sosyal imkanlar ve eğitim daha iyi kalitede diyebilirim. Kampüsümüz derli toplu içerisinde hem sosyal hem teknik açıdan eksikliğini hissettiğim sadece Raylı Sistemler Mühendislik laboratuvarlarının olmaması var. Onun dışında olması gereken çoğu şey mevcut ben şahsım adına memnunum.

Karabük Üniversitesi Resimleri için buraya tıklayın.

13-) Karabük’te öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Doğası ve Safranbolu gibi koruma altına alınmış tarihi bir kente sahip olması, yaşam koşulları normal düzeyde olması yaşanılası ve görülmeye değer bir şehir Karabük. Öğren olarak burada yaşayabileceğiniz en önemli sıkıntı kira konusu olabilir. Kira fiyatları 400- 1300 arası değişiklik gösterebiliyor (evden eve, ev sahibinden ev sahibine göre farklı tabi ki) . Ki bu sorun giderek azalmaya başlıyor. Yeni yurtlar, evler çoğalıyor ve çoğaldıkça bu sıkıntının aşılacağını düşünüyorum.52 000 kişilik bir üniversitede okuyorsunuz ve merkez nüfusu 142 000 olan bir şehirde yaşıyorsunuz neredeyse her 4 kişiden biri öğrenci …Yani öğrenci kenti diyebiliriz…

14-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Tercih yapacak öğrenci arkadaşlarımıza bu aşamada kararsız kalmamalarını umuyorum ve en doğru kararları kendi adlarına verebilmeleri için hizmet vermekte olan Meslek Hocam‘a teşekkürlerimi sunuyorum.

Hangi mesleği seçerseniz seçin o mesleği sevebileceğinizden, isteyerek yapabileceğinizden emin olun. Meslek seçimi yaparken meslek hayatınızda nasıl ilerleyebileceğinizin, kendinizi nasıl geliştirebileceğinizin analizini iyi yapın. Meslekler arasında karşılaştırmalar yaparak size sunulacak hayatı göz önünde bulundurun. Her işinizi sorumluluğunuzu zamanında yerine getirmenizi bilin isterim. Son olarak Bilimsel alanda Nikola TESLA Edebiyat’ta Oğuz ATAY diyorum :) Sağlıcakla ve huzurla kalın …

Liselerde tarafımızdan yapılan Raylı Sistemler Mühendisliği- Karabük Üniversitesi- Karabük – Raylı Sistemler Kulübü ile İlgili Sunum görmek için buraya tıklayın. 

 

]]>
http://www.meslekhocam.com/rayli-sistemler-muhendisli-ogrencisi-kazim-bulut-roportaji/feed/ 1
Petrol Ve Doğalgaz Mühendisi Onur Kök Röportajı http://www.meslekhocam.com/petrol-ve-dogalgaz-muhendisi-onur-kok-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/petrol-ve-dogalgaz-muhendisi-onur-kok-roportaji/#comments Wed, 27 Jan 2016 11:52:59 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6425 1-) Merhaba, Petrol Ve Doğalgaz Mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, ismim Onur Eser KÖK. 24 yaşındayım ve Mersin doğumluyum. İlkokul ve lise eğitimimi Mersin’de tamamlayıp 2010 yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği bölümüne 40.761’nci sıralama ile yerleşerek lisans eğitimime başladım. 2014 yılında lisans diplomamı Onur Öğrencisi olarak aldım. Devamında ise İskenderun Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği bölümünde Yrd. Doç. Dr. Yasin ERDOĞAN danışmanlığında ( ki ben herkese nasip olmayacak büyük şans olarak nitelendiriyorum  :) ) yüksek lisans eğitimime başladım ve şuan halen devam etmekteyim.

Günlerimi hareketli geçirmeyi seven, çevreme mesleki veya meslek dışı hakim olduğum konularda yardımcı olmaktan keyif alan, gündemi takip etmeyi seven ama günü bitirirken istisnasız mutlaka geyik muhabbeti yapan birisiyim. :)

2-) Petrol Ve Doğalgaz mühendisliği günümüzün popüler meslekleri arasında değil. Peki, durum böyleyken sizin bu bölümü tercih etmenizin sebebi ne oldu? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Maalesef ki tercih işlemlerinin yapıldığı zamanda popüler bir meslekti ve ülkemizde sadece üç üniversitede eğitimi veriliyordu ve günümüze kıyasla popülerliği vardı. Günümüzde ise yaygınlaşması sebebiyle göz deliğini yitirmiş durumdadır.

Benim bu bölümü tercih etmemde en etkin sebep çalışma şartlarıydı, gençlik dönemi ve maceralı çalışma şartları o dönemde ilgimi çekmişti ve halen bir videoyu bile heves ile izliyorum. :D

Dürüstçe söylüyorum verdiğim karardan hiçbir zaman pişman olmadım. Daha doğrusu pişman olmak eylemini hiç benimsemedim. Pişman olup ah vah eyvah demek yerine koşullardan ders çıkarmanın daha mantıklı ve ileriye dönük olduğunu düşünüyorum. Bu sebepten dolayı olumsuz şartlara maruz kalsam bile mücadele etmeye devam ettim.

3-) Az öncede belirttiğimiz gibi bölümünüz popüler bölümler arasında değil. Hal böyle olunca insanlar bölüm hakkında daha fazla şey merak ediyor. Peki, Petrol Ve Doğalgaz Mühendisliği nedir? Ne İş yapar? Ne eğitimi alırlar? Gibi sorulara cevap vererek bize bölümünüzden bahseder misiniz?

Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği literatürde ‘’Yer altındaki kayaç yapılarının gözeneklerinde veya çatlak sistemleri içinde birikmiş olan petrol, doğal gaz, kömür gazı, buhar ve su gibi doğal kaynakların bulunması, üretimi, taşınması, depolanması ve pazarlanması konularıyla ilgili eğitim verilen mühendislik dalıdır.’’ olarak geçmektedir.  Ana başlıklar olarak ise  Sondaj, Kuyu Tamamlama ve Üretim olarak ayrılmıştır. Sondaj Mühendisleri yeryüzünden hedeflenen metraja kadar sondajın yapılmasından sorumlu kişi, Kuyu Tamamlama Mühendisi  sondajın ilerleme esnasında cementing, kısmen casing running operasyonları ya da takım sıkışması gibi meydana gelen problemlerin çözümü için müdahalede bulunan, sondaj sonrası acid, swabbing, perforation ve diğer önemli operasyonların takibini yapan kişi, Üretim Mühendisi ise verimli olarak tabir edilen ve yer altındaki akışkanın yeryüzüne getirildikten sonra debisi, taşınması, verimliliği, sürdürülebilirliği, tahmini rezerv hacmi, kullanıma uygun hale getirilmesi gibi konularda sorumlu olan kişidir. Bu üç ana başlık dışında Sondaj Akışkanları Mühendisi, çok nadir olsa da Log Mühendisi olarak görev alabilmektedirler.

Bahsi geçen görevlerde yer alabilmek için ise Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği lisans programını bitirilmesi gerekmektedir. Bu program kapsamında teorik bilgilerini, yapılan stajlar ile de pratik bilgilerini olabildiğince tamamlayıp donanımlı olarak piyasaya çıkmak gerekmektedir.

4-) Üniversitede hemen hemen her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki, sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Akışkanlar Mekaniği… 3 sene almama rağmen sınırda geçebildiğim o meşhur dersimin adı. Bernoulli amcamızın kemiklerini sızlattığım, çok çalışmama rağmen psikolojik olarak sınavda tüm bildiklerimi unuttuğum ve hep FF ile kaldığım ama en sonunda sınırda da olsa geçebildiğim dersten şimdiki öğrencilerin hala o zaman hazırladığım notlardan faydalanmasının mutluluk verici bir anı olarak aklımda kaldığını söyleyebilirim. O dönemdeki hocamızın kattıklarının mesleki hayatımda tek tek karşıma çıkması ile hocama sonradan gidip teşekkür etmeme  vesile de olmuştur. :)

5-) Ülkemizde ki Petrol Ve Doğalgaz kaynaklarının durumu çok iç açıcı değilken Petrol Ve Doğalgaz mühendislerinin iş imkanları günümüzde ne durumda?

Son 18 yıl gözönüne alındığında brent petrol varil fiyatının en düşük seviyede olmasindan dolayı sektör oldukça yavaşlamış durumdadır. Fakat bu olumsuz süreç çok uzun sürecek gibi durmamaktadır. Bu olumsuz zaman zarfında iş imkanları daralmış olup kendisini mesleki açıdan ön plana çıkarabilen ve tecrübeli kişiler dışındaki kesim iş bulma konusunda sorun yaşamaktadır.

Sektörün canlanması için ise çalışmalar devam etmekte, verimli sondaj kuyularının açılması için bu konuda uzmanlaşan kişiler çabalamaktadırlar. Mesela  Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Derneği (JEODER) başkanı Sn. Adil Özdemir, ‘’Türkiye petrol ve doğal gaz ülkesidir, bunu ispatlayacağız! ‘’ sloganıyla özveriyle çalıştığı bu konuda oldukça önemli sonuçlar elde etmiş, daha önceki çalışmalarda elde edilemeyen bulgulara ulaşmış ve sektörün canlanması için önemli adımlarda bulunmuştur. Bu çalışmalar ulusal basında ses getirmiştir. (bkz. http://www.jeoder.org.tr/haber/136-quot-turkiye-petrol-ve-dogalgaz-ulkesidir-quot ).

Tüm bu çalışmalar gösteriyor ki olumsuz koşullar değişecek ve yeni mezunlarımıza ya da mezun durumda olup iş imkanı arayan arakdaşlarımıza fırsat kapıları açılacaktır. Ben bunun inancındayım.

6-) Meslekler hakkında araştırma yapan gençlerimize göre aslında bugünden daha çok yarın önemli. Peki, sizin bölümünüzün geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?

Bizim bölümümüzün geleceğine umutla bakıyorum. Ortadoğu kaosunun temel sebepleri arasında petrol yatakları olmasına dayanarak ve devletlerin enerji stratejileri kaynaklı büyük adımlar attığını görmemize dayanarak petrol ve doğal gazın önümüzdeki süreçte öneminin çok daha fazla artacağını, bu durumun ise sektör çalışanları olarak bizlere olumlu yansıyacağını düşünmekteyim. Periyodik olarak haberlerde ‘’ Dünyanın 50 senelik petrol rezervi kaldı!‘’ başlıklarına rastlasak bile mantıklı düşündüğümüzde  50  senelik plan için bu denli  adımlar atılacağını düşünmüyorum.

Ayrıca sektörün geçmişine bakarsak Brent Petrol varil fiyatının 2014 Haziran ayında 112.36$ (±3$) olduğunu ve er ya da geç bu seviyeye tekrar ulaşacağını düşünmekteyim. Kapalıçarşı kuyumcu esnaflarının bir tabiri vardır : ‘’ Altın gördüğü fiyata elbet tekrar çıkar.’’ . Bunu mutlaka duymuşuzdur ve bu kural dolar, euro veya brent petrol fiyatları içinde geçerlidir. Aşağıda da gözüktüğü gibi sektördeki daralma çok kısa bir zaman zarfında meydana gelmiş ve tekrar kısa bir sürede fiyatların yükselmesi ve değerlenmesi an meselesidir.

petrol-ve-dogalgaz

7-) Gelecekte bu bölümde okumak isteyen, okula yeni başlayan kişilere tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

İlk tavsiyem mesleklerini severek yapmalarıdır. İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör hocamız Sn. Türkay DERELİ’nin söylediği gibi ‘’Mesleğimiz ile evli olmalıyız ve sevmeliyiz.’’. Severek yaptıkları zaman mesleğin zorluklarını daha kolay aşabileceklerine ve başarılı adımlar atabileceklerine, gün geçtikçe sektörde yükseleceklerine  inanıyorum.

İkinci tavsiyem ısrarla üzerinde durduğum ve her konu açıldığında belirttiğim nokta  yabancı dil bilmeleridir. Çünkü ben bunun sorunlarını oldukça fazla yaşadım, geç olmasına rağmen çözdüm. Çalıştığım yabancı firmalarda günlük sondaj raporu vermek için yurt dışı bağlantılı video konferans yapılırken web kamerası arkasına söyleyeceklerimi yazıp oradan okuduğum doğrudur. :D Ama bunu geçici bir çözüm olacağını karşımdaki ilgili kişinin soruları gelmeye başladığında fark etmiştim. Bu durumu gurur meselesi yapıp 73 gün sonra sorunsuzca konuşabilecek seviyeye gelene kadar kendime dert etmiştim. Benim tavsiyem öğrenci kardeşlerimin bu sorunu okurken Work and Travel, Erasmus gibi programlarla ya da yurtdışı dil okulları ile en kötü ihtimal bölgesel dil okulları ile çözmeleridir. Çünkü sektör global bir sektör olduğundan ve İngilizce bütün ülkeler tarafından kabul gören bir dil olduğundan öyle ya da böyle sorun olarak karşılaşmamak mümkün olmayacaktır. Kullanılan mesleki terimler, karşılıklı iletişimler, yazışmalar hatta ve hatta kullanılan ekipmanların adı bile Türkçe olmayacaktır. Bu yüzden İngilizcenin önemini erkenden fark edip sorunu ortadan kaldırmaları kayıt esnasından sonra üniversite hayatlarında yapacakları ilk şey olması gerektiğini düşünüyorum.

Üçüncü tavsiyem öğrenim süresinde yapacakları stajlar üzerine. Çünkü fakültelerden alınan teorik bilginin pratiğe dönüştüğü kısım tam olarak burasıdır. Bazı durumlarda teorik ile pratik bilginin uyuşmadığını görecekleri, böyle durumlarda kendi çözümlerini ortaya koyacakları ya da hızlı ve pratik çözümleri öğrenecekleri ders ortamları stajları olacaktır.

Dördüncü ve son tavsiyem ise tüm üniversite öğrencilerine. Mutlaka ve mutlaka sosyal olmalıdırlar. Başını kitaptan kaldırmayıp gözünü tahtadan ayırmayan ve 4 sene sonunda iki kelimeyi bir araya getiremeyen, olaylara ve gündeme yabancı kalan, bulunduğu ortamda eğreti duran kişiler olmak yerine kendini ifade etmeyi bilen, doğaya ve arkadaşlarına karşı sorumluluklarının farkında, gündemi yakalayan ve diyaloglarında sıcak olan kişiler olmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü bölümlerini birincilik ile bitirseler bile hayallerindeki o yüksek konuma ulaşmak için ilk adımları 15 dakikalık bir iş mülakatı olacaktır ve sizin başarınızı CV’nizden gören işverenlerin hemen işe almak yerine mülakata çağırmasındaki temek sebebi şimdi anlamış olduğunuzu hissediyorum. :D Bu yüzden önce birey olup, sonrasında ise eğitimi üzerine ekleyerek büyük işlere imza atabileceğimizi düşünüyorum.

8-) Eğitim hayatınıza yeni açılan İskenderun Teknik Üniversitesinde devam ediyorsunuz. Peki, üniversiteniz gerek eğitim kalitesi gerekse sosyal imkanları ile beklentilerinizi karşılıyor mu?

Eğitim kalitesi olarak İskenderun Teknik Üniversitesi’nin ülkemizdeki birçok üniversiteden üstün olduğunu düşünüyorum. Lisans ve yüksek lisans eğitimimde hocalarımızın usanmadan ve canla başla teknik geziler düzenlediğini, laboratuvar çalışmalarımıza verdikleri önemi, çoğu üniversitede hocaların odasına bile girilemezken bizim sorularımız için öğretim üyelerinin odalarının eşiğini aşındırdığımızı ve her seferinde yardımcı olmayı bekleyen bakışlara rastladığımızı asla inkar edemem. Hem fakülte içinde hem dışarıda sosyalliklerini bizimle paylaştıklarını, idare hocalarımızın ya da bölüm hocalarımızın mütevaziliğini o zamanlar öğrenci evlerimize misafir olarak gelmeleriyle gösterdiklerini ve mezuniyet sonrası sektörde yer bulmamız için çalışmalar yapmalarındaki eğitim aşkını diğer üniversitelerdeki arkadaşlarımın anlattıklarıyla karşılaştırmak bile mümkün değildir.

İskenderun Teknik Üniversitesi’nin sosyal imkanlarına gelince bu konuda biraz zayıf kalındığını itiraf etmek gerekiyor. Kampüs alanının fazla olmasına rağmen yeterli sosyal olanakların olmamasıyla maalesef beklentilerimi karşılamıyor. Ama projelere ve atılan adımlara baktığımda 4-5 sene içerisinde çok iyi olmasa da tatmin edici bir kampüs alanına dönüşeceğini umuyorum.

petrol-ve-dogalgaz-roportaji

9-) Okulunuz sebebi ile İskenderun’da yaşıyorsunuz. Peki, İskenderun’da öğrenci olmanın artı ve eksi yönleri neler?

İskenderun’da öğrenci olmanın en kötü yanı Yarık kaya’dır. Birçok öğrencinin meşhur rüzgar yüzünden okul yolunda düştüğüne şahit oldum. O dönemlerdeki fazla kilolarımdan dolayı rüzgarda düşmeyişime sevinip sevinememe konusunda hala aklıma geldikçe kararsız kalıyorum. :) Ayrıca dolmuşların 21:30’dan sonra çalışmamalarını da unutmamak lazım, akşam vakitlerinde anıt-avm arasını az yürümemiştik. :D Tabi bunların hepsi eğlenceli bir anı şuanda, doğrusunu söylemek gerekirse özlüyorum.

Avantajları ise kesinlikle sahili. Mersin doğumlu olmamdan ötürü deniz kenarında bulunmayı oldukça fazla seviyorum. Deniz kenarındaki cafelerde dağ ve deniz ikilisinin oluşturduğu manzara paha biçilemez. Ayrıca öğrencilik yaşamı için oldukça ekonomik. Kiralar ucuz ve geçim kolay. :)

10-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak gençlerimize tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

İnançlı ve umutlu olmaları gerektiğini söylemek isterim. Alınabilecek risklerin genç yaşta alındığını ve ileriye dönük hayallerin genç yaşlarda gerçekleştirilmeye başladğını söyleyebilirim. Yaptıklarından asla pişman olmamalarını, olumsuz durumların birer hayat dersi olduğunu ama aynı hataları ikinci kez yapmamalarını tavsiye ederim. Her geçen saniye ömrümüzden gidiyor, geriye dönüp bakma ile zaman kaybetmemeliyiz ve en önemlisi  ne istediğimizi bilmeli, isteğimizin gerekliliklerini yapmaktan kaçınmamalıyız. Bana her zaman sosyal medya üzerinden ulaşabilirler, elimden geldiğince yardımcı olacağıma Meslek Hocam yetkilileri vasıtasıyla söz veriyorum. Sağlıcakla kalın. :)

]]>
http://www.meslekhocam.com/petrol-ve-dogalgaz-muhendisi-onur-kok-roportaji/feed/ 4
Mimar Faruk Özgökçe Röportajı http://www.meslekhocam.com/mimar-faruk-ozgokce-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/mimar-faruk-ozgokce-roportaji/#respond Mon, 18 Jan 2016 12:43:23 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6406 1-) Merhaba röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta Mimarlık ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba. İsmin Faruk. Üniversite eğitimine kadar Sinop, Boyabat’ta yaşadım. 2004 yılında Uludağ Mimarlık bölümüne girdim. Ve Bursa’ya geldim. İş hayatımı da Bursa’da devam etmekteyim.

2-) Mimarlık günümüzün en popüler meslekleri arasında ve herkesin bu meslek hakkında az çok fikri var fakat biz birazda işin eğitim kısmını öğrenmek istiyoruz. Yani kısacası mimarlık fakültesinde okuyacakları 4 yıl boyunca neler bekliyor?

Öncelikle Mimarlık eğitimi sanat eğitimi ve temel tasarım eğitimleri ile başlar. Aslında mimarlık yapı üretmekten çok fikir ve sanat bağlamında yaşam kurgulama işi. Ayrıca üretilen yaşamın estetik özelliği de olmalı. Ama bu estetik özellik yalnızca göze hoş gelen, güzel olan değil. İyi olanın güzelliğini görmek. Eğitim süreci hızlı ve yoğun geçer. Aynı zamanda fikir karışıklığı, eleştiriler de renk katar. Dönemlik projeler ve haftalık ödevlerle sürekli bir tasarım ve üretim sürecidir mimarlık eğitimi. Kısacası mimarlık eğitimi hem çok farklı hem de çok zevkli geçer.

3-) Herkesin tercih döneminde bölüm seçmesine bir şeyler vesile olmuştur. Peki, siz neden Mimarlığı seçtiniz ve verdiğiniz bu karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Orta okul dönemlerinden beri mimarlık isterdim. Ama ne olduğunu tam olarak bilmeden. Üniversiteye gidince anlamaya başladım mimarlığın ne olduğunu. Neyin, kimin etkisi olduğunu tam hatırlamıyorum ama. :)

4-) Eğitim sistemimiz hakkında hemen hemen herkesin eleştirdiği belli başlı noktalar var. Peki, sizin Mimarlık Fakültesinde verilen eğitimde eleştirdiğiniz kısımlar nelerdir?

Her okulda eğitimde farklılıklar var. Hepsinin kendi içinde artısı eksisi vardır. Mimarlık eğitimde tasarım, uygulama, şantiye, proje yönetimi, imar yönetmelikleri gibi farklı etkenler var. Hepsinin belli seviyelerde verilmesi ve mezun olanların her konuda yeterli seviyede bilgiye sahip olmalı.

5-) Mimarlık oldukça zor bir bölüm ve sanırım derslerde zorlanmamak pek mümkün olmuyor. Peki, eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Temel tasarım dersleri vardır. Tasarım öğrenirken doğruyu yanlışı tartışmayı öğrenmek zor bir süreç. Tasarımda yapılacak birden çok seçenek olduğu için hocalar belli kalıplara sıkıştırmamalı tasarımı. Böyle olunca öğrenci olarak tasarım sürecinde tek başınıza kalırsınız. Tasarımımızın doğru veya yanlış olduğunu bilemeden. Yanlışı yapa yapa doğruyu öğrenirsiniz biraz da.

Ayrıca yapı dersleri de vardır. Yerinde uygulamayı görüp aşamaları izlemedikçe bazı konuları anlamak gerçekten çok zor. Tam anlayamadığın işleri çizmek ise tam bir bilmece.

 

6-) Birçok Mimar gibi sizde özel sektörde çalışmayı tercih edenlerdenseniz. Peki, özel sektörde Mimar olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri neler?

Özel sektörde mimarlık yapabilmek zor gerçekten. İş alma diye bir konu var. Projeyi hızlı şekilde belediyeden onaylatmak, fazla metrekare çıkartmak, fazladan alan kazanmak noktaları ön plana çıkıyor. Ama bazı işler oluyor gerçekten eğitim sürecinde öğrenilen tasarım noktalarını sergilenebilecek tarzda. Bu işler gelince iyi değerlendirmek gerekir. Ayrıca mimarlık yarışmaları vardır. Genelde kamu kurumları tarafından açılan yarışmalarda belediye binası gibi veya kentsel tasarım gibi konularda yüze yakın mimari ekip ile ciddi bir tasarım yarışına girersiniz. Bu yarışta kazanan olmak ta kaybeden olmak ta birçok şey katıyor mimarlara. İş bulma açışından da müteahhitlerden daha iyi işverenlerle çalışmaya imkan sağlıyor.

7-) Gelecekte bu bölümde okuyacak kişilerde sizce ne gibi özellikler bulunmalı?

Üç boyutlu cisimleri algılama önemli bir özellik. Sonra derdini anlatacak kadar resim yapabilme. Analitik düşünme. Ayrıca sanat ile alakalı olma.

8-) Uzun süredir Mimar olarak çalışıyorsunuz. Peki, bu durumun artı ve eksilerinden bahsedebilir misiniz?

Artıları çok. Hele ki mesleği seviyorsanız. Her proje yeni bir eğlencenin başlangıcı. Her projede farklı şeyler deneme imkanınız da var. Kendinizi sürekli geliştire bileceğiniz bir mesleğin olması mükemmel bir şey bence. Ayrıca bunların uygulamaya geçmesi, düşündüğünüz, kurguladığınız, hayal ettiğiniz binanın ve yaşantının gerçekleşmesi. Tabi bunlar istediğiniz şekilde oluşursa her şey güzel. Ama hesaplayamadığınız etkiler ortaya çıkıp istediğiniz yaşantı ortaya çıkmazsa eksi yönleri ortaya çıkmaya çalışıyor tabi. Ayrıca istemediğiniz tarzda binalar çizmek zorunda kalırsanız, sürekli aynı işleri rutine bağlayan bir iş hayatınız olursa, mimarlık eğitimi almış birine işkence ediliyor demektir.

9-) Bir önce ki soruda da belirttiğimiz gibi çalışma alanında tecrübelisiniz. Peki, geleceğin Mimarlarına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Ufkunu geniş tutmalı herkes. Biz de dahil. Ayrıca kendini sürekli geliştirmeli. Mimarlık eğitimine başlamadan bir şeyleri okuyup öğrenmeye başlamak çok artı getirmez. Bazı mimarlık sitelerini genel kültür tadında takip etseler bile birçok aşama kaydedebilirler. Arkitera.com , archdaily.com gibi sürekli proje paylaşımı olan siteler kastım.

10-) Ülkemizde son yıllarda gündem olan kentsel dönüşüm yavaş yavaş başlıyor. Bu durumun mimarlara olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Kentsel dönüşüm mimarlara çok büyük tartışma konusu açsa da sonuç uygulama müteahhitlerden gelen işlerdeki artıştan başka bir şey katmıyor. Mevcut kentsel dönüşüm faaliyetleri maalesef daha iyisini yapmaktan uzak daha fazla para kazandırmaya yakın. Çıkan mimari ürün biraz daha iyi giydirilmiş tasarımlardan başka bir şey değil.

Kentsel tasarım ile ilgili birçok tartışma platformu açılmış olup birçok yorum getirilmiş olsa da sonuca ulaşamıyor maalesef.

11-) Bursa’da eğitim hayatınızı tamamladınız ve hala Bursa’da yaşıyorsunuz. Peki, sizce Bursa öğrencilik için uygun bir şehir mi? 

Kesinlikle uygun bir şehir. Tarihi dokusu, son dönemdeki yeni projelerle oluşan farklı tasarımlar, şehrin kentsel sıkıntılarıyla bunların çözümünün irdelenmesi gibi birçok olumlu olumsuz yönlerle mimarlık eğitimi için çok fazla çalışma alanı sunuyor. Öyle ki İstanbul’dan Ankara’dan mimarlık okullarından gelip proje konusu olarak Bursa Hanlar bölgesi veya Gölyazı seçilebiliyor.

12-) Uludağ Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. 4 yıllık süreçte gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile üniversite beklentilerinizi karşıladı mı?

Bizim dönemimizde hoca sayısı daha çoktu. Maalesef iyi hocaların bir kısmı gitti. Şimdi sayı daha az ama daha genç bir öğretim görevlisi kadrosu var. Eğitim kalitesinde ister istemez bir değişim oldu.

Sosyal imkanlar açısından mimarlık eğitiminde çok fazla fırsat kalmadığından ve benim şahsi sosyal faaliyetlerimin çeşitli olmamasından kaynaklı çok bir eksiklik hissetmesem de daha iyi olması gerekiyor .

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak hayat tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Meslek seçimi zor bir süreç. Öncelikle kendini tanımaktan geçer. Kendini tanımadan mesleğin uygun olup olmadığını tahlil edemezsiniz. Meslekler ile ilgili bilgi toplamak şimdi eskisine nazaran daha kolay. Bu fırsatları değerlendirerek meslek seçimi yapılmalı, kafa karışıklığı ve bocalamalara girmemeli. Kararsızlık en kötü karardan kötüdür. Hayattan zevk almasını bilene her meslek içinde zevkli noktalar var.

]]>
http://www.meslekhocam.com/mimar-faruk-ozgokce-roportaji/feed/ 0
Elektrik Elektronik Mühendisi Olcay Altıntaş Röportajı http://www.meslekhocam.com/elektrik-elektronik-muhendisi-olcay-altintas-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/elektrik-elektronik-muhendisi-olcay-altintas-roportaji/#respond Wed, 30 Dec 2015 02:32:12 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6337 1-) Merhaba,  Elektrik Elektronik mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, Ben Olcay Altıntaş. 27 yaşındayım. Kırşehir’de doğdum. İlköğretimi ve Liseyi Ankara’da bitirdim. Lisans eğitimimi 2011 yılında Adana’da, yüksek lisans eğitimimi ise İskenderun’da tamamladım. Şuan hala İskenderun Teknik Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisiyim. Bunların dışında, insanları dinlemeye çabalayan, sevdiklerimle sohbet etmeyi seven birisiyim.

2-) Günümüzde Elektrik Elektronik mühendisliği en popüler mühendislikler arasında. Peki sizin bu bölümü tercih etmenizin sebebi neydi?

Çocukken merakım vardı sanırım birkaç seferde elektrik çarpmıştı, annem hala bilmez duymasın :) … Bunlar bir yana ilkokulda iken Ankara’da bir teknoloji parkına gitmiştim ve çok etkilenmiştim. Teorik fizik yasalarını deneysel olarak işleyen çok ilginç icatlar vardı, tesla bobini vardı hayran kalmıştım. Daha sonra Bilim ve Teknik dergisiyle tanıştım. Lisede sayısal alanı tercih ettim böylece. ÖSS açıklandığında da sadece mühendislik seçmek vardı kafamda. Elektrik elektronik mühendisliğine gelince, tesla bobini diyebilirim :)

3-) Ülkemizde özellikle mühendislikler için maalesef çok kulaktan dolma bilgi dolaşıyor.Bu yüzden bize Elektrik Elektronik mühendisliğinden bahsedebilir misiniz?

Elektrik elektronik mühendisliği okuması zor, çalışma şartları zor bir meslektedir. Belki klişe bir söz olacak artık ama bu işi yapacaksanız sevmeniz lazım. Gecenin bir vakti uykunuzdan, hafta sonu tatillerinizden feragat etmeniz lazım kimi durumlarda. Tabi ki her iş yerinde bu böyle değildir fakat özellikle elektrik mühendislerinin işi elektrik enerjisi olduğundan işleri bir kat daha zorlaşmakta. Bunların dışında, mühendislik sorun çözme işidir, problemlere en kısa zamanda, en az masraflı ve en iyi yoldan çözüm bulma işi. Bazı alanlarda inovatif düşünmeyi gerektirir, hayal gücüne ihtiyaç duyar. İnsan ilişkileri önemlidir mühendislikte, planlı ve organize çalışmayı gerektirir.

4-) Eğitim hayatında hemen hemen herkesin az çok zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki sizin okul dönemi boyunca en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Madem sordunuz açık yüreklilikle söylüyorum buradan :). Sinyaller ve Sistemler… O Fourier serileri o laplace dönüşümleri kabus gibiydi. Artık hoca mı iyi anlatamıyordu benim mi İngilizcem zayıftı (derslerimiz İngilizce işlenirdi)  bilmiyorum. Matematiğime güvenirdim oysa ki.

5-) İskenderun Teknik Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışıyorsunuz. Yani artık bu bölümün eğitim kısımında görev alıyorsunuz. Peki sizce Elektrik Elektronik mühendislerine verilen eğitimde ki eksiklikler neler?

Öncelikle şunu tekrar etmem gerek. Elektrik elektronik mühendisliği okumak zordur. Ön yargı oluşturması için söylemiyorum amacım bu bölümü tercih edecek arkadaşların çok çalışması gerektiğini vurgulamak. Eğitimdeki eksikliklere gelecek olursak; bu alanlarda yetişmiş öğretim elemanı sayısı hala yeterli değil, Laboratuvar koşulları kötü maalesef, elektrik elektronik mühendisliğinden mezun olacak öğrencinin en az 10 lab. dersi alması gerekli bence. İskenderun Teknik Üniversitesi daha bu yıl kuruldu ve bu konuda çok büyük adımlar atılacağından eminim. Son olarak staj olayından bahsetmem gerek. Mühendislikte tecrübe çok önemlidir. Bu yüzden toplam 30 günlük staj yapma zorunluluğunun bence 1 yarıyıla çıkartılması gereklidir.

6-) Elektrik Elektronik mühendisliği bölümünü araştıranların en çok merak ettiği kısım şüphesiz çalışma alanları ve iş imkanları. Bize biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Elektrik elektronik mühendisliğinde bir çok çalışma alanı mevcuttur. İlk olarak kamuda bakanlıklarda, kitlerde, devletin özel idarelerinde KPSS ve YDS puanlarıyla atanmak mümkün. Özel sektörde ise ülkemizin elektrik mühendislerine ihtiyaç oldukça fazladır. Elektrik elektronik mühendislerinin istihdam edildiği yerler genellikle organize sanayilerdeki fabrikalar, elektrik enerjisi üreten tesisler, mühendislik çözümleri getiren taşeron firmalar, telekomünikasyon şirketleri ve az da olsa gömülü sistemler üzerine çalışan firmalardır. Tabi burada yarı özel ASELSAN, TAİ ve HAVELSAN gibi büyük kuruluşlardan da bahsetmem gerek. Bu gibi yerlerde çalışmayı hedefliyorsanız kendinizi birçok yönden geliştirmeniz ve farklı özelliklerinizin olması gereklidir.

Eğer elektrik-elektronik mühendisliğinden mezun olduysanız işsiz kalmazsınız, en azından ben çevremde bu bölümü bitirmiş olup da işsiz kalan duymadım. Tabi ki bunun garantisini kimse veremez. Hedefleriniz doğrultusunda nasıl bir iş istediğinize göre de değişir şartlar. Dahası artık üniversitelerin mühendislik kontenjanları çok arttı bu da her sene daha fazla yeni mezun demek. Ülkemizde yeni mezun mühendislere özel sektörlerde çok düşük maaşları verildiği de bir gerçek maalesef. Umarım bu sorunların hepsine akılcı çözümler getirilir.

7-) Geçmişe dönme şansınız olsa Elektrik Elektronik mühendisliği dışında hangi bölümde okumak isterdiniz ? Neden?

Bunu çok düşünmedim okuduğum bölümden gayet memnunum. Başka bir bölüm olsaydı yine mühendisliğin içinde olurdum sanırım. Makine mühendisliği de ilgimi çekiyordu.

8-) Her bölüm öğrencilerinde belli başlı özellikler arıyor. Peki sizce Elektrik Elektronik bölümünde okuyan biri hangi özelliklere sahip olmalı?

Teknolojiyi takip eden, yeniliğe açık, araştırmayı seven, insanlarla iletişimi kuvvetli, bilim kurgu filmleri izlemeyi seven, okuyan, hayalperest, pratik, eli yatkın, özgün ve en önemlisi problem çözebilen birisinin özelliklerine sahip olmalıdır. Aslında bence bu özelliklerin hepsine sahip olan kişi elektrik elektronik mühendisi olmaya aday en mükemmel kişidir. Bunların hepsi de bulunması gerekmez ve bazı özellikler sonradan geliştirilebilir.

9-) Mühendislikler arasında bölümünüz fazlası ile popüler bu yüzden birçok kişi gelecekte Elektrik Elektronik bölümünü tercih etmeyi düşünüyor. Peki edindiğiniz tecrübeler doğrultusunda hem gelecekte bu bölümü okumak isteyenlere hem de bölüme yeni başlayanlara tavsiyeleriniz neler?

Sürekli kendilerini geliştirmelerini öneririm. Ortalamanızı yüksek tutun Erasmusla bi sene yurtdışın da başka bir üniversitede okumalarını tavsiye ederim. Artık İngilizce olmazsa olmaz bunun yanında başka bir dil öğrenmelerini, halk eğitim merkezlerinde ücretsiz dil kursları verilmekte, bir tanesine katılmalarını öneririm. Mühendisin en az bir tane de müzik aleti çalması gerekli bence. Kesinlikle bir tane müzik enstrümanı çalmayı öğrenmelerini ve çevrelerini geniş tutmalarını, sürekli yeni insanlarla tanışmalarını tavsiye ederim.

10-) Çukurova üniversitesinde mezun oldunuz. Peki Çukurova Üniversitesi gerek sosyal imkanları gerekse öğrencilere verdiği eğitim ile beklentilerinizi karşıladı mı ?

Evet ben her yönüyle memnun kaldığımı söyleyebilirim. Çukurova Üniversitesi büyük bir üniversite çok fazla sosyal imkanları var, yerleşkesi yanlış hatırlamıyorsam 2004 yılında Avrupa’da ödül almış. Şahane bir göl manzarası var. Aradığınız bir çok sosyal etkinliği bulabilirsiniz, yüzmeden masa tenisine, gitar kursundan dans kurslarına, dil kurslarına vb. Eğitim olarak her zaman daha iyisi istenir, ama yinede memnundum diyebilirim. Ben 2. sınıfta okurken, akademik çalışmalarda dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girmişti. Eğitim kalitesini buradan kıyaslayabilirsiniz.

11-) Öğrencilik döneminizi Adana’da geçirdiniz. Peki Adana’da öğrenci olmanın sizce artı ve eksi yönleri neler?

Açıkçası Adana’ya karşı bir ön yargım vardı. Gelişmemiş bir şehir olduğunu düşünürdüm ama kesinlikle öyle değilmiş. Bir kere bir çok şehre göre ucuz sayılır. Şehir büyük ama tek vasıtayla istediğiniz yere üniversite kampüsünden ulaşabilirsiniz. Kalacak yer sıkıntısı yok üniversite içinde çok büyük bir yurt var. Gerçek adana kebabını orada öğrendim mesela. Gezilecek yerleri belli başlı ama bir çok ile çok yakın, Mersin’e bir saat, İskenderun’a iki saat, Gaziantep’e üç saat uzaklıkta. Eksi yönlerinden bahsedecek olursam, çok sıcak ve nemli bir iklime sahip olduğunu, kış aylarında ise çok yağmur yağdığını söyleyebilirim. Kişiden kişiye göre değişebilir avantajları ve dezavantajları.

12-) Cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Ben teşekkür ederim. Umarım verdiğim cevaplar yol gösterici olur. Son olarak tecrübelerim doğrultusunda okurlarınıza çok okumalarını ve hayalperest olmalarını tavsiye ederim.

]]>
http://www.meslekhocam.com/elektrik-elektronik-muhendisi-olcay-altintas-roportaji/feed/ 0
İmalat Mühendisliği Öğrencisi Ali Yiğit Ay Röportajı http://www.meslekhocam.com/imalat-muhendisligi-ogrencisi-ali-yigit-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/imalat-muhendisligi-ogrencisi-ali-yigit-roportaji/#respond Fri, 18 Dec 2015 04:06:20 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6205 1-) Merhaba, ilk etapta imalat mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar ismim ALİ YİĞİT soy ismim AY . 28.06.1993 Bursa Nilüfer doğumluyum. Babam lisede kimya annen ise lisede resim öğretmenidir. İlk öğretimimi Demirtaş Paşa İlköğretim okulunda okudum Ali Osman Sönmez Anadolu Teknik Lisesinde devam ederek endüstriyel otomasyon Bölümünün endüstriyel kontrol alanında eğitim aldım. Daha sonra Karabük Üniversitesi imalat mühendisliği döküm alanında eğitimime devam etmekteyim.. Son Sınıf öğrencisiyim.(yani umarım :D) eğitimime kişisel gelişim adı altında vücut dili beden hareketleri, etkili iletişim, etkili sorun çözme , insan psikolojisi ve toplum ve fabrika yönetiminde liderlik gibi eğitimler ve bu eğitimlerin yanında kalite , kalite ve kontrol gibi sertifikalar aldım. Kariyerimin devamında yüksek lisans ve daha sorasında özel sektörde değerlendirmeyi düşünüyorum.

2-) İmalat mühendisliği günümüzde mühendislikler arasında çok popüler diyebileceğimiz bir bölüm değil. Peki bu durumda sizin bu bölümü tercih etmenizin sebebi nedir?

İmalat mühendisliği henüz çok yeni bir bölüm bu yüzden adaylar tarafından mezun olduklarında Nerede? Hangi işlerde? çalışacaklarını bilmediklerinden popülerliği düşüktür. Fakat sanayi ve endüstrinin hem imalat sürenin de hem de araştırma geliştirme departmanlarına uygun olarak hazırlanan müfredat İmalat mühendisliği, makine mühendisliği eğitimi, metalürji ve malzeme mühendisliği eğitimini kapsayan bir bölümdür. Ayrıca 3. Sınıftan sonra bölüm içinde öğrenciler farklı alanlarda kendilerini yetiştirmeleri için bölümlere ayrılırlar. Aldıkları temel derslerin dışında alan derslerinin yoğun şekilde almak zorundadırlar. Üretim metalürjisi, kaynaklı imalat, talaşlı imalat, mekanik metalürji alanı İmalat mühendisliği alanlarıdır.

3-) İmalat mühendisliği hakkında öğrenciler çok net bilgi sahibi değil. Bu yüzden bize imalat mühendisliğinden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle, adayların bölüm isimlerinden önce akademik kadro ve imkanlarına göre tercihlerini yapmaları gerekir. Karabük Üniversitesi Teknoloji Fakültesi İmalat mühendisliği Bölümü, her alanda çalışma imkanına sahiptir. Üretim metalürji, kaynaklı imalat, mekanik metalürji, malzeme laboratuvarı, talaşlı imalat atölye ve laboratuvarları bölümümüzde mevcuttur. Bölümümüzde, 6 Profesör, 4 Doçent, 2 Yardımcı Doçent ve 7 Araştırma görevlisi ile öğrencilerini eğitim vermektedir.

4-) Herkesin üniversite döneminde zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Benim üniversite hayatımda zorlandığım en belirgin dersler ısıl işlem, malzeme bilgisi ,mekanik metalürjisi ve alaşım geliştirme dersleridir.Çünkü bu dersler bölümümüz tarafından uygulamalı bilimler olduğu için çok temel kabul edilip fazla ayrıntı ve titizlikle işlenmektedir.

5-) İmalat mühendisliği birçok kişi tarafından Makine mühendisliği ile de kıyaslanıyor. Peki bu bölümlerin ortak noktaları ve farklı noktaları neler?

Evet, en temel sorulardan bir tanesi budur. Fakat makine mühendisliği ile kıyaslama yapılır ise, örneğin döküm, kaynak, mekanik metalurji gibi alansal derslerimiz fazladır. Makine mühendisliği denildiğinde ilk akla gelen talaşlı imalat üretim süreçidir. Bizim bölümümüzde bütün temel üretim süreçleri öğrencilere verilir. Ek olarak son iki sınıfta özellikle bazı derslere yoğunlaştırılır ve öğrencinin mesleki hayatında karşısına çıkacak mühendislik sorunları ile nasıl başa çıkması gerektiği, araştırmayı nasıl yapması gerektiği öğretilir. Ayrıca yurt dışında birçok üniversitede imalat mühendisliği bölümü mevcuttur.

6-) Üniversite döneminde birçok sertifika aldınız. Bu sertifikaların öneminden bahsedebilir misiniz?

Aklındaki düşünceyi hayalini ve planlarını kısaca kendini ifade ederken gerekli diksiyon öz güven açısında oldukça yararlı oluyorlar bunun dışında özellikle kurumsal firmalar bu tarz sertifika ve eğitimlere katılmış olmayı çok önemsiyorlar.örneğin Bir üretim bandından sorumluysanız bu bandın işleyişi ve işçiler ile diyaloglar açısından liderlik vasfınızın bulunması gereklidir işveren sizi deneme yanılma yöntemiyle tanımak yerine bu işin eğitimini alıp gelmiş ve belgelendirmiş olmanızı tercih ediyor.

imalat-mühendisligi

7-) İmalat mühendisliği bölümünde verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz, neden?

Yazılı sınavları oldukça minimum  seviyeye indirip uygulamalı sınavları arttırarak her öğrenci için her sene 1 proje ödevini zorunlu kılardım eğer benim tekelimde olsaydı.Çünkü aldığımız eğitim ve çalışma ortamımız sanayiye dayalı bir somunun teknik resim görüntüsü üzerinde mekaniksel ve fiziksel özelliklerini öğrenmek yerine somunun gerçek atölye ortamlarında avantaj ve dezavantajlarını karakterini tecrübe ile öğrenmenin daha kalıcı olduğunu düşünüyorum.

8-) Geçmişe dönüp başka bir bölümü tercih etme şansınız olsa hangi bölümü veya bölümleri tercih ederdiniz?

Ev arkadaşımla beraber sohbet ettiğimiz konulardan biri bu.Ben tasarım mühendisliğini de düşünürdüm derken ikimizinde ortak fikrin imalat mühendisliğinin gayet başarılı ve önü açık bir bölüm olduğudur.

9-) Son sınıf öğrencisi olarak tecrübeleriniz doğrultusunda gelecekte bu bölümü tercih edecek veya bu sene yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Bazı bölümlerde okuduğunuz dönemler içinde aldığınız dersleri bir çoğunun iş ortamında kullanmazsınız.Ancak okuduğum bölümde gerek katıldığım seminerler gerek hocalarımın anlattıkları gerekse yaptığım stajlarda bölümümde okuduğum 7 dönemde aldığım derslerin hemen hemen hepsinin karşılığı kullanım alanı olduğunu gözlemledim.Bu yüzden imalat muhedisliği bölümünü seçmeyi düşünen arkadaşlarıma tavsiye dersleri ve projelerinin bitirmek için değil kendilerine birşeyler katmak için katılmalarıdır.

10-) Hemen hemen her bölüm öğrencilerinde belli başlı nitelikler arar. Peki İmalat mühendisliği içinde bu durum geçerli mi? Eğer geçerli ise hangi özelliklere sahip olunulmalı?

Her mühendislik öğrencisinde aranan vasıflar aslında genel olarak analitik düşünme yeteneği, sayısal zeka, pratik çözüm yeteneği ve en önemlisi ki bu olmazsa hiçbir anlamı yok ‘mesleğini sevme’.

imalat-muhendisi-calismalari

 

11-) Karabük Üniversitesinde eğitim hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki Karabük gerek sosyal imkanları gerek eğitim kalitesi ile beklentilerinizi karşılayan bir üniversite mi?

Eğitim bazında şu ana kadar istediğim ihtiyaç duyduğum BÜTÜN olanak ve imkanlar İSTEDİĞİM ölçüde gerek okul yönetimi gerekse bölüm hocalarım tarafından karşılandı. Bu sebeple Karabük Üniversitesi Eğitim alanında gerçekten başarılı bir okul. Ancak sosyal imkanlar şehir, yerli halk dolayısıyla büyük şehirdeki üniversitelere oranla kısıtlı fakat ben istediğini yiyemeyen istediğini alamayan veya istediği etkinliği bulamayan bir öğrenciye daha rastlamadım.

13-) Karabük’te öğrenci olarak yaşamanın sizce artı ve eksi yönleri neler?

Sosyal çevrenin kısmı kısıtlı olmasından kaynaklı derslere odaklanmak daha kolay.Ben dönem boyu derslerime asılıp para biriktirip dönem sonu açığı kapatırım genelde.Bunun dışında okulumuzun güvenliği çok sıkıdır bu yüzden siyasi olaylar kavga karışıklık pek olmaz.Eksi yönleri halkın öğrencilere alışamamış ve maddi çıkar ilişkisi kurmakta.

14-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Okuduğunuz bölümün toplum tarafından hangi statüde olduğunu kafaya takmayın.Kendinize yakıştırdığınız ve severek okuyacağınız bölüm ne ise o yolda ilerleyiniz.Başarı her şekilde gelecektir. Teşekkürler..

Ekstra Resimler : Karabük Üniversitesi ve imalat mühendisliği hakkında çok daha fazla resim görmek istiyorsanız galerimizi görmek için buraya tıklayın.

İmalat Mühendisliği Taban Puan Ve Başarı Sıralaması (2015-2016)

]]>
http://www.meslekhocam.com/imalat-muhendisligi-ogrencisi-ali-yigit-roportaji/feed/ 0
Geomatik Mühendisi Burak Can Kara Röportajı http://www.meslekhocam.com/geomatik-muhendisi-burak-can-kara-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/geomatik-muhendisi-burak-can-kara-roportaji/#comments Wed, 16 Dec 2015 09:44:11 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6164 1-) Merhaba, Geomatik Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce okuyucularımıza kendinizden bahsedebilir misin?

Merhaba, kendimden kısaca bahsedecek olursam eğer; bunun bu mesleği seçecek kişiler için birer öneri niteliğinde olmasını tercih ederek, bir iki cümle kurmak isterim.Teknolojiyi yakından takip ediyorum ve yazılım ile ilgileniyorum. Ayrıca okumayı ve toplumsal sorunlar üzerinde araştırmalar yapmayı seviyorum. İnsan ile insanın, doğa ile insanın, insan ile toplumun, toplum ile bu toplumların kendilerine oluşturdukları yaşam alanlarının, geçmişten günümüze, nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu düşünen, irdeleyen ve inceleyen biriyim. Kısaca, yeniliklerin peşinde, hiç eskimeyecekleri heba etmeden koşan bir insan olmaya çalışıyorum. Bunların dışında Cumhuriyet Üniversitesi mezunuyum, mesleğim dışında da çeşitli web projelerinde(edebiyat, mizah, grafik & tasarım, yazılım vb.) çalışmalarımı sürdürüyorum.

2-) Geomatik Mühendisliği maalesef çok bilinen bir bölüm değil. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Aslına bakılırsa Geomatik Mühendisliği çok köklü ve tarihi süreç içerisinde karşımıza çıkan en eski mesleklerden biridir. Neden böyle bir cümle kurduğuma mesleğimizin şu tanımıyla açıklık getirebiliriz. Ayrıca bu sayede mesleğimizin neler yaptığını öğrenmiş olacağız.

Geomatik Mühendisliği; yersel ve fotogrametrik yöntemlerle uydu ve bilgisayar teknolojilerinden yararlanarak yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün ülkenin gereksinim duyduğu ve istenilen ölçekteki topografik ve tematik haritalarının üretilmesi, Coğrafi Bilgi Sistemlerinin oluşturulması, kıta hareketlerinin belirlenmesi, kırsal ve kentsel toprak düzenlemelerinin yapılması, tüm yatırım ve mühendislik hizmetlerinin altyapısının oluşturulması, yeryüzünün dört boyutlu olarak ölçülmesi, haritalanması ve modellenerek gösterimi aşamalarında söz sahibi olan bir mühendislik bilimidir.“Geomatik” sözcüğü; Geodezi + Geoinformatik kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Geomatik, coğrafi objelere ait bilgilerin toplanması, depolanması, işlenmesi, analizi, gösterimi ve kullanıma sunulması teknolojisidir. Dünyada en hızlı gelişen sektörler arasında yer alan Geomatik teknolojisinin içerdiği konular arasında Jeodezi, Ölçme, Fotogrametri, Uzaktan Algılama, Küresel Konumlama Sistemleri (GNSS), Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Kartoğrafya yer alır. Geomatiğin teorik temelini ise matematik, fizik, istatistik, astronomi, fiziksel jeodezi ve uydu teknolojisi oluşturmaktadır. Geomatik mühendisliği eğitimi, ülkemizde farklı kurumlarda “Harita Kadastro Mühendisliği”, “Harita Mühendisliği”, “Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği” gibi isimlerle de anılmaktadır.

Mesleğimizin ülkemizde çok bilinmemesinin sebebini, ülkemizde henüz yeni gelişmekte olan bir meslek dalı olarak nitelendirebileceğimiz gibi mesleğimizin çözdüğü temel sorunların, halkın direkt olarak mülaki olduğu meseleler üzerine olmamasından kaynaklanıyor diyerek de açıklayabiliriz. Örneğin bizler, bir kentin imar edilebilmesi veya imarının devam edebilmesi için yapılacak planlarda kullanılmak üzere; halihazır haritalar dediğimiz çeşitli altlıklar üretiriz. Bunlar kullanılarak planlamalar yapılır ve bu yerlerin inşaatları başlar. Halk bu süreci çok yakından takip edemeyebilir. Fakat inşaat sürecini takip edebildiği için inşaat mühendisliği daha nesnel ve bilinen bir meslek olarak karşımıza çıkar. Hayatın daha da içinden bir örnek verecek olursak eğer kullandığınız navigasyon sistemlerinin, araç takip sistemlerinin vb. tüm konuma dayalı sistemlerin temelinde ve en önemli kısımlarında bizlerin olduğunu son kullanıcı anlayamayabilir. Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

Ayrıca insanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olduğunu söyledik. Bunu da basit bir dille anlatacak olursak eğer; yeryüzünün insan tarafından kullanılması ve tanınması ile ilgili tanımlayıcı ve kolaylaştırıcı veriler üreten bir mesleğiz. İnsan ve yeryüzü ilişkisinin başladığı dönemlerden beri gelişmeye başlayan mesleğimiz artık günümüzde gelişen bilgisayar teknolojileri ve uydu sistemlerinin dâhil olmasıyla farklı boyutlarda ilerlemeye devam ediyor. Takdir edersiniz ki bu kadar dinamik ve gelişen bir mesleğin, çeşitli dönemlerde farklı isimlerde anılması normal bir süreçtir. Ülkemizde bu üç isimle ifade edilen tüm lisans programları aynı yetki ve yetkinliğe sahiptir. Bunu da son olarak eklemiş olalım.

3-) Önceki sorumuzda da belirttiğimiz gibi bölümünüz çok bilinmiyor. Peki, sizin bu bölümü tercih etmenizde ki sebep neydi?

Mesleği neden seçtiğimle ilgili bu soruya kendimden bahsettiğim kısa paragrafta değindim diyebiliriz. Yeniliklere açık ve kendi ilgi alanımla ilgili birçok uğraşı içinde barındırdığı için tercih ettim. Ayrıca iş olanağı da oldukça tatmin edici diyebilirim.

4-) Harita mühendisliği, jeodezi ve fotogrametri mühendisliği gibi birçok isimle bölümünüzden bahsediliyor. Bize bu durumdan biraz bahsedebilir misiniz?

Daha önceki sorularınız da bahsettiğimiz gibi Geomatik Mühendisliği teknolojik gelişmelerden ve insan ihtiyaçlarından en çok etkilenen ve kendini yenilemesi gereken meslek dalları arasındadır. Bu da mesleğe konulan ismin mesleğin ihtivasını artık karşılayamaması gibi bir durumu ortaya çıkarıyor ve isimler sürekli değişiyor. “Bu kadar dinamik ve gelişen bir mesleğin, çeşitli dönemlerde farklı isimlerde anılması normal bir süreçtir. Ülkemizde bu üç isimle ifade edilen tüm lisans programları aynı yetki ve yetkinliğe sahiptir.” diyerek durumu açıklamıştık. Artık yeni açılan bölümlerin Geomatik Mühendisliği adı altında açıldığını ve devletin memur alımlarında bu ismi tercih ettiğini (son atamalara bakarak) söyleyelim.

geomatik-muhendisi-burak-kara

5-) Üniversite hayatı boyunca aldığınız Geomatik Mühendisliği eğitiminde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu?

Eğitimle ilgili değiştirmek istediğim ilk konu teorik dersler kadar uygulama derslerinin de programa dâhil edilmesi olurdu. Okuduğum üniversitede hocalarımız bunu kendi inisiyatifleri çerçevesinde yapmaya çalıştılar. Fakat asıl değiştirilmesi gereken bu bölümleri tercih eden kişilerin yetkinliğinin; fizik, kimya, biyoloji vb. gibi derslerle değil de gerçekten mesleğe yönelik gerekliliklerle belirlenmesidir.

6-) Her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki üniversite hayatınız boyunca sizi en çok zorlayan ders hangisi oldu? 

Ölçme, Koordinat Sistemleri, Jeodezi gibi dersler mesleğimizin karmaşık fakat en önemli, temel derslerindendir. Bu dersler kısmen zordur ve anlaşılması mühendislik formasyonu açısından çok gerekli olan derslerdir.

7-) Herkes araştırdığı bölümün iş imkanlarını da ister istemez merak ediyor. Bu yüzden bize Geomatik mühendisliğinin çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

İş imkanlarımız tatmin edici düzeydedir. Çalışma alanları oldukça geniş. Bunu mesleğimizin tanımına bakarak çıkarabiliriz. Bu konuda Yrd. Doç. Dr. Fatih Poyraz’ın Milliyet gazetesine vermiş olduğu bu röportajı okuyarak daha detaylı bir fikir sahibi olabilirsiniz. Röportajı okumak için tıklayın.

8 -) Şuanda KPSS hazırlık sürecindesiniz. Peki bölümünüz atama durumu nedir?

Atama puanlarımız taban olarak 78-83 arasında değişiyor. Şuan 1. ve 2. atamayı net olarak bilemiyorum fakat 3. ve 4. atamada toplam 140-150 civarı bir mühendis alımı yapıldı. Fakat açıktan ilanlarla alan kurumlarda mevcuttur. Siz çabalayın iş sizi bulur inşallah.

9-) Tecrübeleriniz doğrultusunda gelecekte Geomatik Mühendisi olmak isteyen kişilere tavsiyeleriniz neler?

Teknolojiden uzak durmamalarını ve İngilizcelerini iyi düzeyde tutmalarını önerebilirim.

10-) Geomatik Mühendisi olacak kişilerde mutlaka bulunması gerekli dediğiniz özellikler var mı?

Mühendis analitik düşünme yeteneğine sahip olmalı ve yenilikleri yakından takip edebilmeli. İnsanlara ve doğaya karşı sorumluluklarımız bunu gerektiriyor.

11-) Geçmişe dönme gibi bir şansınız olsa hangi bölümü tercih ederdiniz ? Neden?

Kişisel ilgilerimden dolayı yazılım mühendisliğini tercih edebilirim. Eskiden yaygın bir şekilde yoktu. Fakat şu an mevcut mesleğimde de bu ilgimle alakalı olarak birçok iş yapabiliyorum. Bu yüzden mesleğimi seviyorum.

12-) Cumhuriyet üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki Cumhuriyet üniversitesi hem eğitim kalitesi hemde sosyal imkanları ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Eğitim olarak yetersiz olduğu durumlar mutlaka olmuştur. Fakat genel olarak bakıldığında eğitim kalitesinin kötü olmadığını düşünüyorum. Özellikle bazı hocalarımızın çalışmalarını ve düşüncelerini mesleğimizin geleceği açısından önemli buluyorum. Hocalarımızın hepsi ülkemizin en iyi üniversitelerinde (İTÜ, YTÜ) öğrenim hayatlarını tamamlamış kişiler. Bu konuda içinizi rahat tutmanız gerektiğini söyleyebilirim.

İlin sosyal imkânları konusu çok göreceli bir konu; bu yüzden bu soru cevap vermesi zor bir sorudur. Fakat benim gibi biriyseniz eğer bir bilgisayar, bir kitaplık, bir masa ve sınırsız internet sizin işinizi görecektir.

13-) Peki sizin gözünüzde Sivas’ta öğrenci olmanın avantajları ve dezavantajları neler?

Sivas karasal bir iklime sahip olduğu için kışları oldukça soğuk geçiyor. Bu yüzden çok fazla dikkatinizi dağıtacak şeyler yapamazsınız ya da bulamazsınız. Bu da derslerinize yoğunlaşmanızda bir etken olabilir. Bunu dezavantaj olarak ya da avantaj olarak değerlendirebilirsiniz. Bunun yanı sıra tarihi dokusu ve kültürü ile bizleri yansıtan bir şehirdir. Bu dokuda ve iklimde yaşamak, bakmayı bilenlere güzel şeyler katacaktır diye düşünüyorum.

14-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Okurlarınızın genellikle gençler olduğunu göz önüne alırsak eğer onlara: Kader gayrete âşıktır, çalışmak her engelin üstesinden gelmek demektir, diyelim. Zamanın kıymetli olduğunu ve yapılacak her işi zamanında yapmanın en kıymetli başarı olduğunu belirtelim. Mesleğimizle ilgili detaylı bilgileri mutlaka araştırsınlar. İlgilerini çekecek bir meslek olduğunu göreceklerdir.
Ayrıca Meslek Hocam’a da gençlere bu fırsatı sunduğu için teşekkür ederim. Selam ve dua ile…

Geomatik Mühendisliği Taban Puan Ve Başarı Sıralaması (2015-2016)

Tavsiye Röportaj : Harita Mühendisi Bilal Oral Röportajı

]]>
http://www.meslekhocam.com/geomatik-muhendisi-burak-can-kara-roportaji/feed/ 2
Bilgisayar Mühendisi Ali Keskin Röportajı http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisi-ali-keskin-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisi-ali-keskin-roportaji/#respond Mon, 14 Dec 2015 09:11:12 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6141 1-) Merhaba, Bilgisayar Mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, adım Ali Keskin.1991 Mersin doğumluyum. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden 17/06/2015 tarihinde mezun oldum. Şuanda Oracle Teknolojileri üzerine hizmet veren kurumsal bir firmada Teknik Yazılım Danışmanı (Oracle Apps Developer) olarak çalışmaktayım.

2-) Bilgisayar Mühendisliği günümüzde oldukça tercih edilen bir bölüm.Peki sizin bu bölümü tercih etmenizin özel bir nedeni var mıydı?

Evet, kesinlikle bu bölüm benim için özel bir seçimdi. Öncelikle belirtmeliyim ki ben düz lise mezunuyum. Yani orta öğretimde yada lise hayatımda herhangi bir yazılım dersi almadım. Orta sonda ve lise zamanlarında bilgisayara olan merakım ve sürekli “Bu nasıl yapılır ?”, “Bunu ben yapabilir miyim ?”,”Bunu daha basit hale nasıl getirebilirim ?” vs. sorularla kendime yapacak bir şeyler buluyordum. Bu tabi ki bilgisayar başında çok çok fazla zaman geçirmeme sebep olduğu için bir süre sonra ailemden ve çevremden tepkiler almaya başladım. Tabi bu tepkilerin hepsi “Yeter artık bilgisayarda oyun oynamayı bırak! Ders çalış biraz!” şeklindeydi. Açıkçası haksız da sayılmazlardı. Bu arada bilgisayarda çok oyun da oynardım . Bu durum artık bende bir takıntı ve hırs haline gelmişti. İstediğim tek bir şey vardı o da şuydu; Bilgisayar Mühendisi olup bilgisayar başında çalışırken ya da vakit geçirirken insanların bana saygı duyduğunu hissetmek. Üniversite sınavlarına çalışırken herkes belli üniversiteleri hayal ederdi. Ben bölümü hayal ederdim. “Bilgisayar Mühendisliği olsun ben her yerde okurum.” derdim.

bilgisayar-mühendisligi-olan-universiteler

Bu gördüğünüz resim, benim hedeflerimi koyduğum ve bunun için çalışmaya başladığım güne aittir. Burada Türkiye de bulunan tüm Bilgisayar Mühendisliği bölümleri ve puanları yer almaktadır. Bunları yazarken söylediğim tek bir düşüncem vardı, “Yerleştirme sonuçları açıklandığında bu kağıtta ki bir üniversite de olacağım.” demiştim ve sonucunda sağ tarafta orta sıralarda gördüğünüz Mustafa Kemal Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ‘ni kazandım.

3-) Bilgisayar Mühendisliği hakkında maalesef haklımız çok az bilgi sahibi. Bu yüzden bize Bilgisayar Mühendisliğinden bahsedebilir misiniz? 

Evet bölümümüz hakkında çok fazla doğru bilinen yanlışlar mevcut. Örnek vermek gerekirse “Format atabilir misin ?”, “Facebook hesabı çalabilir misin ?”, “Whatsapp çalışmıyor düzeltebilir misin ?” , “Programcılık ile mühendis aynı şeyi yapıyor değil mi ?” , “Benim mühendislik okumama gerek yok, her şeyi biliyorum ?” vs. Bu örnekler sadece çok çok ufak bir kısmı, binlercesi mevcut. Öncelikle Mühendis ne demek ona bir göz atalım.

Türk Dil Kurumu’na göre mühendis, İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı; çeşitli yapılar yol, köprü, bina, peyzaj, çevre gibi şehircilik ve imar dışı alanların ilkeleri, bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, gemi, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimsedir. Modern anlamda mühendis, bilim insanlarının ürettiği teorik bilgiyi tekniker ve teknisyenlerin uygulayabileceği pratik bilgiye dönüştüren kişidir.

Bu bağlamda Mühendisliği yorumlayacak olursak, yaşanılan problemlere kalıcı ve efektif çözümler getiren aynı zaman da maliyet/performans oranını göz ardı etmeyen bir meslektir. Bilgisayar Mühendisliği ise günümüz şartlarında her meslek dalında ki problemlerin çözümüne etki eden bir meslektir. Bu yüzden çalışma alanları geniştir. Bunlar çalışılan sektörlere göre kullanılan platforma ve sistemlere göre değişiklik gösterebiir. Genel olarak yazılım ve donanım adları altında ayrılmaya çalışılır ama aslında böyle bir ayrım yoktur. Çünkü bunlar ayrılmaz bir bütündür. Herhangi birinde uzmanlaşmak için diğerinin yapısını da bilmeniz gerekmektedir. Üniversitelerde bu durumun eşitlik dengesi pek yoktur. Bazı üniversiteler donanım ağırlıklı bazı üniversiteler ise yazılım alanına ağırlık vererek yetiştirmektedir. Örnek vermek gerekirse, Mustafa Kemal Üniversitesi yazılım yönü ağır basan bir eğitim vermektedir.

4-) Eğitim hayatında her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler mutlaka oluyor. Peki sizin eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Evet kesinlikle zorlandığım dersler olmuştu. Bunlardan en zorlusu Elektrik Devreleri dersiydi. Hoca ismi ya da dönem ismi vermek istemiyorum. Bu dersi aldığım zaman gerçekten çok sıkıntı çekmiştim ikinci alışımda geçmiştim bu dersi ama sorsanız hala nasıl geçtiğimi bende bilmiyorum Dersin zorluğu dersin kendisinden midir yoksa hoca kaynaklı mıdır orasını tartışmanın kimseye faydası olmayacağı için o konuya değinmek istemiyorum. Her ders mutlaka bir şekilde verilir. Şuanda bunların hepsini sadece güzel bir anı ve tecrübe benim bu bence kazanım olarak yeter ve artar.

5-) Herkesin aldığı eğitimde beğenmediği kısımlar oluyor. Peki sizin Bilgisayar Mühendislerine verilen eğitimde eleştirdiğiniz noktalar neler ?

Özellikle benim eleştirdiğim bir konu var. Öğrencinin ilerleyen zamanlarda meslek hayatında kullanmayacağı dersleri yada sektöründe çok az kullanacağı bilgileri olan dersleri çok ağır ve zor işlenmesidir. Yanlış anlaşılmak istemem bahsetmek istediğim tam olarak şu;
Öğrenciye bölümü ile ilgili dersleri istediğiniz kadar zor verin bunun savunulabilir tarafları vardır. Ama bir adama kullanmayacağı bir şeyi en zor şekilde önüne koyarsanız bu adama iyi yetiştirmek yerine meslekten bile soğutabilirsiniz.

6-) Bilgisayar Mühendisliği ile Yazılım Mühendisliği birbiri ile çok sık kıyaslanan iki bölüm olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu bölümlerin ortak noktaları ile birbirlerinden ayrıldıkları noktalar neler?

Bunu şöyle görsel bir küme çizerek anlatmam daha açıklayıcı olacaktır.

eem-bm-ym
Aslında baktığınız zaman gerçekten birbirlerine bu denli bağlı olan mühendislikleri birbirinden ayırmak çok kolay değildir. Genel hatları ile tabir etmek gerekirse şekilde görüldüğü gibidir. Elektrik elektronik mühendisi bilgisayar mühendisi ile aynı işi yapabilir (bir kısmını elbette) , aynı şekilde bilgisayar mühendisi bir yazılım mühendisi ile aynı işleri yapar(tamamını kapsayacak şekilde) fakat yazılım mühendisi tam anlamı ile bilgisayar mühendisinin yaptığı tüm işleri yapamaz. Çünkü elektrik elektronikten gelen o donanımsal bilgi, bilgisayar mühendisliğinin kendine has donanım & yazılım analitikliği yazılım mühendisliğinde yok denecek kadar azdır.

7-) Yeni mezun olan biri olarak çalışmaya başladınız. Peki iş bulma sürecinizden bahsedebilir misiniz?

11 Haziran 2015 ‘te mezun oldum. 27 Haziran 2015’te ise işe iş hayatına atıldım. İş bulma süreci aslında okurken sürekli devam eden bir süreçti. Sürekli okul bittiğinde ne olacak ne yapmalıyım ve kariyer.net üzerinden sürekli sektör analizi yapmak ile geçiyordu. Ben stajlarıma çok önem vermiştim. Bir tanesi zorunlu iki tanesi isteğe bağlı toplam da 4 ay kadar farklı yerlerde stajlar yapmıştım. Buradaki çalışmalarımın bana çok büyük katkılar sağladığını içtenlikle söyleyebilirim. Mezuniyetimin hemen ardından zorunlu staj yaptığım şirketin bana referans olması ile en çok çalışmak istediğim sektör olan Oracle Teknolojileri ‘nde iş fırsatı yakaladım ve bu fırsatı değerlendirdim.

8-) Kısa sürede olsa Bilgisayar Mühendisi olarak çalışmaktasınız. Peki Bilgisayar Mühendislerinin çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Bilgisayar Mühendislerinin çalışma alanları gerçekten çok genişlemiş bir durumdadır. Artık her sektörden şirket kendi teknoloji birimlerini kurarak kendi sorunlarına çözümler üretmek istiyor ve bunları başında bilgisayar mühendisleri geliyor. Analitik planlama ve uygulama oldukça önemli ve sürekli artan bir yer ediniyor. Buda bizim çalışma alanlarımızın ne kadar genişlediğinin ve genişleyebileceğinin göstergesidir. Bazı arkadaşlar bu dediğime kızacaklar ama ben şöyle düşünüyorum, kendini gerçekten yeteri kadar yetiştiren bir bilgisayar mühendisinin (yeni mezunlar da dahil) uzun süreler işsiz kalacağını düşünmüyorum.

9-) Geçmişte Bilgisayar Mühendisi dışı bir bölümü tercih etme şansınız olsa hangi bölümü tercih ederdiniz ? Neden?

Sanırım bu sorunun cevabı gayet açık bir şekilde 2. Soruda yanıtladım. Ama uçaklara ve pilotluğa her zaman özel bir ilgim vardır. Pilot olmak isterdim ama pilotluk beni ister miydi orası muamma… Belki de bilinçaltım pilot olamayacağımı bildiği için hedefim bilgisayar mühendisliği olmuştur.

bilgisayar-mühendisi-ali-keskin-roportaji

10-) Bugüne kadar edindiğiniz tecrübeler doğrultusunda gelecekte bu bölümde okumak isteyen veya yeni başlayan gençlerimize tavsiyeleriniz neler?

Bu bölümü okumaktan ziyade, genel bir şey söylemek istiyorum. Mutlaka ama mutlaka sevdiğiniz mesleği yapın. Sevmediğiniz, istemediğiniz bölümleri okuyarak kendinizi bir ömür sıkıntı çekmek zorunda bırakmayın. Mesleğini seven kişi, işini her zaman en güzel şekilde yapmak ister ve bunun için çabalar. Böyle azimle çalışan bir kişi de hangi meslek olursa olsun işsiz kalmaz. Kısacası sevdiğiniz işte en iyisi olun maddi kaygılarınız emin olun hiç olmayacaktır. Bu konuda son bir şey daha eklemek istiyorum. Alan dışı derslerinize bir şey demiyorum ama alan derslerinizin zorluğundan şikayet etmeyin, çünkü orada öğreneceğiniz her bir bilgi sizin için altın değerinde olacaktır.

11-) Eğitim hayatınızı eski adı ile Mustafa Kemal Üniversitesi yeni adıyla İskenderun Teknik Üniversitesinde tamamladınız. Peki İskenderun Teknik Üniversitesinde okumanın artı ve eksi yönleri neler?

Bunları madde madde yazmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Çünkü artılar ve eksiler kişiden kişiye değişmektedir. Ben genel olarak söz etmek isterim. Yaşanılan sıkıntılar ve problemler genel üniversitede okurken yaşanılan sıkıntılardır. Şuanda İskenderun Teknik Üniversitesi olarak yapısal değişimler geçirmiştir. Aslında şuandan itibaren yeni bir üniversiteyi yeni başlayanlarla gözlemlemek ve yorum yapmak daha doğru olacaktır. Şunu söylemeliyim kampüs hayatını yaşamak isterdim. Bu üniversiteden mezun olunduğunda ne kadar kendinizi kötü hissetseniz de mesleki olarak yetersiz görseniz de siz farkında olmadan üniversite size yazılımsal olarak gerçekten iyi seviyelere getirdiğini fark ediyorsunuz. Buda bence en önemli artılardan bir tanesidir.

12-) Ülkemizin en güneyi İskenderun/Hatay’da öğrencilik hayatınızı tamamladınız. Peki burada öğrenci olmanın sizce artı ve eksi yönleri neler?

İskenderun birçok kişiye göre güzel bir şehirdir. Bana sorarsanız çokta abartılan bir yönü yok, bu belki de sokakları denize dökülen şehir (Mersin)’de doğup büyümem den kaynaklıdır. Altyapı ve ciddi elektrik problemleri bulunan bir şehirdir. Bu konuda çok sıkıntılar çektik. Bunların en kısa zamanda çözülmesini umarım.

13-) Cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

Yaptığınız işi sevin ve en iyisi olmak için elinizden geleni yapın. Asla bencil olmayın bilginizi paylaşın. İdealleri olan insanlara saygı duyun ve yardımcı olun. Ancak ve ancak bu şekilde hem mesleki, hem toplumsal hem de millet olarak daha ileriye gidebiliriz.

Bu röportaj için zaman ayırdığınız için size ve okuyuculara ayrıca teşekkür ederim.

Tavsiye Yazı : YTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi Yunus Emre Demirbulut Röportajı

Tavsiye Yazı : Bilgisayar Mühendisi Mehmet Akif Tütüncü Röportajı

]]>
http://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisi-ali-keskin-roportaji/feed/ 0
Deniz Ulaştırma Ve İşletme Mühendisi Yunus Can Efe Röportajı http://www.meslekhocam.com/deniz-ulastirma-ve-isletme-muhendisi-yunus-can-efe-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/deniz-ulastirma-ve-isletme-muhendisi-yunus-can-efe-roportaji/#respond Wed, 18 Nov 2015 11:25:40 +0000 http://meslekhocam.com/?p=5988 1-­) Merhaba, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

­Adım yunus, 25 yaşındayım, 2013 mezunuyum ve 2 yıldır da bu mesleği yapıyorum.İzmir Dokuz Eylül Üniversitesinde okudum bu bölümü.6 ay denizde 2 ay karada vakit geçiren bir denizciyim.Çok sosyal bir kişi değilim sanırım buda bana meslekte kolaylık sağlıyor. Sabırlı bir insanım, ağır şartlarla baş edebilen bir yapım var, bunları yazıyorum çünkü meslekle doğrudan ilgili şeyler.

2­-) Mühendislik dediğimiz zaman halk arasında bölümünüz pek akla gelmiyor. Kısacası halk arasında pek bilinen bir mühendislik değil bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

­Bölüm dört yıllık bir bölüm olmakla beraber gemi kaptanı yetiştiriyor.Bölümde hiyerarşik sistemde okuyorsunuz yani üniversite öğrencisinden çok bir asker gibi okuyorsunuz.Her sabah sakal tıraşı ve içtimalar olur.Mesleki dersler yanında mühendislik dersleri de alırsınız, matematik, kimya, teknik resim gibi.Üniformalı eğitim var bölümde 3 çeşit üniforma giyilir siyah takım, beyaz takım ve haki.Dersler 2. sınıfta biraz zordur diğer seneler ortalama bir çalışmayla geçilebilir.İş olanağı yüksektir 6 aylık sözleşmeler yapılır bu 6 aylık süreçte sürekli gemi desin. Limanı olan her yere gidebilirsin.Limanda kalma süreleri 3­-4 gün olur seyir süreleri 15-­20 gün olur genelde.Bu bir meslekten çok yaşam şeklidir.

3­-) Deniz Ulaştırma Ve İşletme Mühendisliği özellikle sefer sürelerinin uzun olmasıyla gençlerin aklında soru işareti bırakıyor. Peki sizin bu bölümü tercih etmenizde ki sebepler nelerdi?

­Elbette unvan, iş imkanı,dünyayı görme ve para…

4-­) Deniz Ulaştırma Ve İşletme Mühendisliği için okulda verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu? Neden?

­Hiyerarşik sistemi kaldırırdım çünkü 4 yıllık eğitim hayatımda üniversite öğrencisinden çok bir asker gibiydim benim için zor oldu, benden sonrakilerin aynı sıkıntıları çekmesini istemezdim.

deniz-ulastırma-ve-isletme-muhendisligi-yunus-can

5­-) Hemen hemen her bölümde olduğu gibi Deniz Ulaştırma Ve İşletme Mühendisliğinin çalışma alanları ve iş imkanları oldukça merak ediliyor.Bu konu bizi biraz bilgilendirebilir misiniz?

­Gemilerde 6 aylık kontratlar atılır 6 ay sonra dinlenilir ve yeni kontrat imzalanır bu böyle gider.Karada ise kılavuz kaptanlık,şirketlerin bünyelerinde herhangi bi departmanında olabilir, kıyı emniyetlerin de VTS olunabilir, yelpaze çok geniş.

6-­) Uzun süredir denizlerde çalışıyorsunuz. Peki bu durumun artı ve eksi yönleri neler?

­Artı yönü dünyayı görmek, saygı kazanmak (unvan) ve para.Eksi yönü sosyal hayatımın olmaması,dar bir alanda kısıtlı kalmak,aile ve arkadaşlarımdan uzak kalmam.

7­-) Geçmişe dönme şansınız olsa yine bu bölümde okumak ister miydiniz? Ayrıca başka bir bölümü tercih etmeniz şansınız olsa hangi bölümü tercih ederdiniz?

­Samimi olarak söylüyorum bu sorunun cevabını bende bilmiyorum.

8.-­) İleride bu bölümde okumak isteyen kişilerde mutlaka bulunmalı dediğiniz özellikler var mı ? Varsa bu özellikler nelerdir?

­Sabır sabır sabır…

9­-) Gelecekte Deniz Ulaştırma Ve İşletme Mühendisliğinde okumak isteyen veya bu sene yeni başlayan gençlere tecrübeleriniz doğrultusunda tavsiyeleriniz neler?

­Yabancı dil anlamında kendilerini çok iyi geliştirsinler ve gemi stajlarını çok iyi yapsınlar çünkü ilk kontratta staj tecrübesi çok önemli.

 

11­-) Dokuz Eylül Üniversitesi gerek eğitim kalitesi gerek ise sosyal imkanları bakımından öğrencilik hayatınız boyunca beklentilerinizi karşıladı mı?

Eğitim anlamın da karşıladı özellikle yabancı dil anlamında ama sosyal imkanları zayıftı.

12-­) Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Son olarak genç okurlarımıza tavsiyeleriniz neler?

Gençlere derken bu bölümü tercih edecek arkadaşlara tavsiyede bulunmak mantıklı olur karar aşamasında onlara hiçbir şey söyleyemem çünkü.Bu mesleği seçmiş arkadaşlar mesleğe başladıklarında sabırlı olup birikimlerini yapsınlar 3 yaşından itibarende karda iş imkanlarını kovalasınlar.

]]>
http://www.meslekhocam.com/deniz-ulastirma-ve-isletme-muhendisi-yunus-can-efe-roportaji/feed/ 0
Ağaç İşleri Endüstri Mühendisi İsmail Doğaner Röportajı http://www.meslekhocam.com/agac-isleri-endustri-muhendisi-ismail-doganer-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/agac-isleri-endustri-muhendisi-ismail-doganer-roportaji/#respond Sat, 14 Nov 2015 09:00:46 +0000 http://meslekhocam.com/?p=5976 1-) Merhaba, bölümünüz ile ilgili sorulara geçmeden önce okurlarımıza kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben İSMAİL 26.04.1992 yılında Malatya’da doğdum .Kendimden kısaca bahsetmem gerekirse lise eğitimimi endüstri meslek lisesinde Mobilya Dekorasyon Bölümünü okuyarak tamamladım.Çünkü Malatya’da Mobilya fabrikamız olduğu için, bitirince ileride kendi işimin patronu olmak istemişimdir.Bu yüzden lise eğitimimi Mobilya Dekorasyon üzerine alarak sektöre yabancı kalmamaya çalıştım.Üniversite eğitimimi ise Muğla Sıtkı Koçman Üniversite Teknoloji Fakültesinde Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği okuyarak tamamlamaya çalışıyorum.Okul bittikten sonra kendi işimin patronu olarak çalışıp , askerliğimi de yaptıktan sonra bir yuva kurup hayatımı ona göre şekillendirmeyi düşünüyorum.

2-) Ağaç işleri endüstri mühendisliği hakkında birçok kişi bilgi sahibi değil. Bu yüzden bize biraz bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Türkiye’de ilk olarak Hacettepe üniversitesinde kurulmuş ve mezun verdikten sonra bazı sebeplerden dolayı kapatılmıştır.Tekrardan kurulan AEM 2011 yılında ilk öğrencilerini kabul etmiştir. AEM Meslek Liseleri ve diğer Liselerden tercih ederek gelen arkadaşlara 4 yıllık bir mühendislik eğitimi vermektedir.Mesleki Teknik Okulları (MTOK) sınavından giren arkadaşlar ise 1 yıllık bilimsel hazırlık eğitimi alıyorlar.Matematik, Fizik ve Kimya dersi eğitimini alan arkadaşlar. 5 yıl okuyarak Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği mezunu olarak bitirebiliyorlar.

Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği, ham maddesi ağaç olan malzemenin işlenerek değerlendirilmesi, ağaçtan elde edilen ürünlerin tasarlanması ve buna ilişkin üretimin planlanması, ürünlerin kalite kontrolü alanında çalışacak teknik elemanlar yetiştiren bir mühendislik dalıdır. Ağaç İşleri Endüstri Mühendisi ahşap ya da ahşap kökenli malzemelerin, istenilen kalite standardında, belirlenen sürede, en düşük maliyetle üretilebilmesi için üretim sistemini tasarlayan, projelendiren, üretim sürecini denetleyen kişi olarak da tanımlanabilmektedir.

Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Türkiye’de yeni açıldığı için çok duyulmamıştır.Yeni gelen öğrenci arkadaşlarımız ağaç kökenli bir bölüm ismi olduğundan dolayı ön yargıya düşmesinler.Bu bölümü okuyunca hayata daha farklı bakacaklardır.

3-) Ağaç işleri endüstri mühendisliği az önce de dediğimiz gibi çok bilinen bir bölüm değil. Peki bu bölümü sizin tercih etmenizin sebebi neydi? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişman olduğunuz oldu mu?

 Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Türkiye’de bilinen bir bölüm değildir.Bir önceki soruda bahsettiğim gibi yeni bir bölüm olduğundan dolayı,öğrenci arkadaşlarımızın kapsamlı bir araştırma yapmamalarından dolayı ve reklamı az olan bir bölüm olduğundan dolayı pek duyulmamıştır.Bu bölümü tercih etmemdeki sebep hazır bir şirketimin olmasından dolayıdır.Bu bölümün eğitimini liseden beri aldığım için bölüme çok yabancı değildim.Belki de hayatta en doğru verdiğim karar ise okuduğum bölümümü seçmekle olmuştur.

4-) Okul döneminde herkesin zorlandığı dersler oluyor. Peki sizin  bu döneme kadar en çok zorlandığınız ders hangileri oldu? 

Okul zamanımızda elbette zorlandığımız dersler olmuştur.Sonuçta birer mühendis olmak kolay değildir. AEM bölümü okuyan arkadaşlarımız genelde Matematik ve Fizik bilgilerinin biraz fazla olması gerekir.Benim MTOK girişli bir öğrenciyim .Benim zorlandığım ama arkadaşlarımın zorlanmadığı bir ders olan ‘’AĞAÇ MALZEME MUKAVEMETİ’’ sayısal ve fizik ağırlıklı olduğu için meslek liselerinden gelen arkadaşları biraz zorlayabilir.Çalıştıktan sonra yapılamayacak bir yoktur diyerek Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliğinden herkes mezun olabilir.

Tavsiye Yazı : MTOK Nedir? Kimler Yapabilir?

 

agac-edustri-muhendisi

5-) Gelecek adına herkes yapacağı mesleğin iş imkanlarını ve çalışma alanlarını merak ediyor. Peki Ağaç İşleri Endüstri Mühendislerinin çalışma alanları ve iş imkanları hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Ağaç işleri endüstri mühendislerinin çalışma alanları:

Ağaç İşleri Endüstri Mühendisleri, Belediyeler , DPT, Milli Prodüktivite Merkezi, DPT (Devlet Planlama Teşkilatı), TSE (Türk Standartları Enstitüsü), ve Türk Patent Enstitüsü, KOSGEB gibi kamu kurum ve kuruluşlarında mühendis, araştırmacı-planlamacı mühendis olarak,

– Üniversitelerin orman endüstrisi, ağaç işleri ve mobilya –dekorasyon bölümlerinde öğretim elemanı olarak,
– Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Teknik Orta öğretim Kurumları ve Merkezlerinde öğretmen olarak,
– Başta mobilya endüstrisi olmak üzere ağacı ham madde olarak kullanılan deniz araçları, oyuncak, hediyelik eşya, müzik enstrümanları, ağaca dayalı ara ürün, ahşap işleme makineleri gibi endüstriyel alanlarda faaliyet gösteren tüm özel sektör kuruluşlarında çalışabilirler.
– Dekorasyona yönelik büro, üretime yönelik atölye veya fabrika olmak üzere kendi işletmelerini kurabilirler, yatırım danışmanlığı yapabilirler.
– Ağacın bol bulunan ve mutlaka değerlendirilmesi gerekli bir ham madde olması nedeniyle yakın gelecekte veya ileride meslek elemanlarına olan talebin azalması söz konusu değildir. Tüm dünyada gelir seviyesinin artması buna bağlı olarak ahşap veya türevi mekan donatı elemanlarının değiştirilme süresinin kısalması ve giderek bu ürünlerin zorunlu tüketim ürünleri grubuna girmesi nedeniyle bu mesleği yapan elemanlara duyulan ihtiyaç artmaktadır.
– Bayanların planlama ve pazarlama gibi alanlarda çalışabilmeleri nedeniyle iş bulma açısından cinsiyetin önemi yoktur. Ağaç İşleri Endüstri Mühendisleri Özel Sektörde ise büyük Mobilya ve Ahşap Fabrikalarında Mühendis olarak ta çalışabilirler.Kendilerini geliştirdikleri zaman yönetici pozisyonlarında iş bulma olanakları vardır.

6-) Eğitim sistemimiz maalesef birçok açıdan eksik. Peki sizin Ağaç İşleri Endüstri Mühendislerine üniversitelerde verilen eğitimde eleştirmek istediğiniz kısımlar neler?

Türkiye de ki eğitim sistemi bir çok konuda eksiktir. Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği teorik ve pratik olarak eğitim aldıkları için teorikte elbette eksiklikler vardır.Yapmış olduğum stajlarda bunları ayırt etmem çok kolay oldu.Kilim mobilya ve Doğtaş kelebek mobilyada çalışırken Endüstriyel alanda kendimi eksik gördüm ayrıca bir mühendis olarak kullanılan çizim programlarında genel olarak Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Öğrencileri yetersiz kalıyorlar.Genel olarak öğrendiğimiz programları kendi çabalarımızla öğreniyoruz. AEM olarak yapmış olduğumuz yaz ve iş yeri eğitim stajlarının çok faydalı olduğunu asıl eğitimin okullardan ziyade çalıştığın büyük firmalarda olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.

7-) Geçmişte başka bir bölüm tercih etme şansınız olsa tercihiniz ne olurdu ? Neden?

Geçmişte başka bir bölüm tercih etmiş olsaydım yinede sevdiğim işi yapardım.Çünkü ben bölümümü ve okulumu isteyerek seçtim.Hiçte pişman olmadım.

8-) Hemen hemen her bölümün öğrencilerinde aradığı belli başlı özellik vardır. Peki bu durum sizin bölümünüz için geçerli mi? Geçerli ise bu özellikler neler?

Ağaç işleri endüstri mühendisliği okuyacak arkadaşlarımızında belli başlı özellikleri olması gerekir. Bunlardan bahsetmiş olursak:

  • MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
    – Matematik ve fen derslerinde başarılı,
    – İşletmeye ilgi duyan,
    – Tasarım ve çizim yeteneği gelişmiş,
    – İnsan ilişkilerinde olumlu tutum ve iletişim becerisine sahip,
    – Ekip halinde çalışabilen,
    – Bedence sağlam kimseler olmaları gerekmektedir.

 

9-) Meslek seçimi yapacak kişiler bugün ki şartlar kadar  geleceği de düşünüyor. Peki sizin bölümünüz geleceği hakkında ki kişisel düşünceleriniz neler?

Elbette herkes okuduğu bölümden mezun olup belirli yerlerde çalışmayı ister.Geleceğe dair planları olan önü açık olan bir bölümdür.İşsiz kalmak gibi bir durum asla olamaz Özel sektörde o kadar çok bizlere ihtiyaç ki anlatılamaz bile. AEM mezunu olan bir arkadaş kendini birkaç ayrı noktada geliştirmiştir. Tasarım, planlama, üretim , ürün geliştirme gibi alanlarda bilgisi olan kişilerdir.Özel sektörde böyle bilgili insanlara çok ihtiyaç vardır.Geçtiğimiz zamanlarda Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Odasını ve derneğini de kurmuş oldular.Mezun olan arkadaşlarla bire bir ilgileniyorlar.

10-) Gelecekte bu bölümde okumak isteyen veya bu sene başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

İlerde bu bölümü okumak isteyen arkadaşlardan ve bu sene başlayan arkadaşlardan istediğimiz şeyler den bahsetmiş olursak:

Hayal gücünün yüksek olmasını isterim bu meslekte ona o kadar çok ihtiyaç var ki. Okuduğunuz zaman veya okul bittikten sonra emin olun her şeyi hayal etmekle başaracaksınız.Mühendis adayları arkadaşlarımız kalemi eline aldı zaman sevmelidir.Onunla bir şeyler çizmelidirler ki hedefleri doğrultusunda gidebilsinler.Bu mesleğin elbette zorlu yanları vardır.Aldığın eğitimde bile Atölye derslerin var.Gördüğün derslerde bile kullanacağın makineler olacaktır.Ağaçlardan korkmayın veya üstünüz toz olur diye uzak durmayın .Bu mesleğin güzel bir yanı olarak kabul edin .

11-) Muğla Üniversitesinde eğitim hayatınıza devam ediyorsunuz.Peki Muğla Üniversitesi gerek sosyal imkanları ile gerek ise eğitim kalitesi ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin elbette sosyal imkanları vardır. Mobilya ve fuar gezilerinde Fakültemize araç tahsil ederek bizleri fuarlara katılma imkanını sunmaktadır.Ayrıca Üniversite içinde spor etkinlikleri vardır.Fakülte maçları veya spor salonları olsun her alanda kendini geliştirebilirsin.Ayrıca Üniversite içindeki kulüplere katılıp gezme imkanını yakalayabilirsin.

12-) Muğla’da öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Muğla da yaşamanın elbette iyi veya kötü yönleri vardır.Kötü yönlerinden bahsetmiş olursak:

Öğrencilere vermiş olduğu imkanlar az’dır.Belediyenin yol,alt yapı ve ulaşımda geride kaldığını söyleyebiliriz.Ev sahiplerinin Öğrencileri birer müşteri gibi görmesini de bu arada unutmayalım.İyi yönlerinden bahsetmiş olursak :

Muğla tarihi ve konumu olarak çok güzel bir şehirdir.Deniziyle , Ormanıyla ve Sahiliyle büyülenmemek elde değildir. Muğla’nın en çok beğendiğim yerleri genelde ilçeleridir .Muğla’nın merkez nüfusundan büyük ilçeleri mevcuttur.Bu alanlarda hizmet anlayışı daha çok gelişmiştir diyebiliriz.

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Arkadaşlar hepimiz için de söylüyorum ki bu ülkede eğer başarmak istiyorsak, belirli yerlere gelmek istiyorsak gerçekten de okumak,hayal etmek ,tasarlamak ve üretmek lazımdır.

Ülkemizde ki verilen patent sayılarının az olması hepimizi üzüyor.Biz Mühendisler tasarlayıp üretmeliyiz ülkemizi daha iyi yerlerde görmek istiyoruz .Lütfen en azından hepimizin en az bir adet patentinin olması lazım.

Sizlere kendi mesleğimle ilgili az da olsa bilgi vermişsem ne mutlu bana diyorum.Hepinize teşekkür eder saygılarımı sunarım.

]]>
http://www.meslekhocam.com/agac-isleri-endustri-muhendisi-ismail-doganer-roportaji/feed/ 0