Meslek Röportajları – Taban Puanları – 2018 YGS – 2018 LYS Konuları https://www.meslekhocam.com Thu, 21 Dec 2017 03:06:00 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.9.1 https://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2015/07/favicon.png Meslek Röportajları – Taban Puanları – 2018 YGS – 2018 LYS Konuları https://www.meslekhocam.com 32 32 Gazetecilik Bölümü Öğrencisi Engin Saklı Röportajı https://www.meslekhocam.com/gazetecilik-bolumu-ogrencisi-engin-sakli-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/gazetecilik-bolumu-ogrencisi-engin-sakli-roportaji/#respond Thu, 24 Aug 2017 21:08:25 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10755 1-) Merhaba, gazetecilik bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, ben Engin Saklı. Şu anda eğitim hayatıma Karadeniz Teknik Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik bölümünde devam ediyorum. Öncesinde yine Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nde farklı alanlarda eğitim aldım.

2-) Gazetecilik mesleği isim itibariyle sürekli gündemde olabilen bir meslek. Biraz bölüm hakkında bahsetmek ister misin?

Gazetecilik mesleği doğası gereği farklı disiplinlere hakim olunması gereken bir meslek. Sadece bir uzmanlık alanı dikeyine kendini geliştirmek ne yazık ki yeterli olmuyor. Aynı zamanda her alanda bilgi birikimine sahip olmak gerekiyor. Teknolojinin son hızla ilerlediği şu günlerde sürekli güncel kalmak ve kendini geliştirmek de gazetecilik mesleği için önemli bir husus.

Bununla beraber teknolojinin ilerlemesi ile medya, medyanın gelişimi ile de gazetecilik mesleği artık her an hayatımızda. 17. Yüzyılda basılı yayınlarla başlayan gazetecilik mesleği internet ve cebimize kadar giren haber uygulamaları ile farklı bir boyut kazandı. Durum böyle olunca gazetecilik mesleği de medyanın gücü sayesinde her an hayatımızda yer alıyor.

3-) Gazetecilik mesleği günümüzde pek sıcak bakılmayan bir meslek. Dolayısıyla gazetecilik öğrencilerine karşı bir ön yargı oluşmuş durumda. Bu durum hakkında ne düşünüyorsun?

Gazetecilik mesleğine son dönemde sıcak bakılmamasının sebebi sanıyorum ki günümüzde yaşanan çeşitli olaylar. Gerek siyasi gerekse diğer olaylar çeşitli sonuçlar doğuruyor ve bu da insanların mesleğe şüphe ile bakmasına sebep oluyor diye düşünüyorum. Doğrudan gazetecilik öğrencilerine karşı bir ön yargı olduğunu söylemek güç. Ancak mesleği yeni tercih edecek adayların bu olaylardan etkilenmesi ve ön yargılı olması gayet normal.

4-) Üniversitelerde verilen gazetecilik eğitimi sence gazeteci yetiştirmek için yeterli mi? Değilse eksik yönleri sizce neler?

Bu soruya net olarak cevap vermek gerçekten çok zor. Çünkü gazetecilik mesleği günümüzde herhangi bir sınırı olmayan, spordan siyasete eğitimden tarihe kadar geniş yelpazesi olan bir meslek. Bu kadar geniş ağa sahip bir meslek için eğitim verirken de temel alanların seçilmesi gerekiyor. Bu temel alanlar üzerinde gelişim göstermek isteyen gazeteci adayları için verilen eğitimin yeterli, diğer alanlarda gelişim göstermek isteyen adaylar için ise yetersiz olduğunu düşünüyorum.

Kendi üniversitem özelinde de pratik eğitimin yeterli seviyeye taşınamadığı eleştirisini yapabilirim.

5-) Gazetecilik bölümü gelecek vaat eden bir bölüm mü? Mezun olduktan sonra ne gibi iş imkanları mevcut?

Gazetecilik mesleği artık eski olarak nitelendirebileceğimiz bir meslek. Dünya üzerinde 400 yılı aşkın bir süredir bu meslek insanlık tarafından icra ediliyor. Ancak bilgi çağında yaşıyoruz ve bilginin kitlelere aktarılmasına ihtiyaç duyulduğu sürece bu meslek gelecek vaat eden bir meslek olarak görülebilir. Tabii bir gün yapay zeka yerimizi alana kadar… :(

Gazetecilik öğrencisi sadece gazetede çalışır diye genel bir inanış olduğunu düşünüyorum. Bölümü başarıyla tamamlayan kişiler bilginin kitlelere aktarıldığı her alanda iş imkanı bulabilir. Bunlara birkaç örnek vermek gerekirse gazete, dergi, televizyon, radyo, yayın evi, internet gibi birçok alanda iş sahibi olunabilir.

6-) Yapılan araştırmalar en çok işsiz veren bölümün gazetecilik bölümü olduğunu gösteriyor. Bir gazetecilik öğrencisi sence hangi kriterleri yerine getirmesi durumunda açıkta kalmaz?

Evet, ne yazık ki 2016 TÜİK verilerine göre sanat alanından sonra Gazetecilik ve Enformasyon alanı %19,2 ile en çok işsizlik oranına sahip ikinci alan. Bu sonucu ilk olarak geleneksel medyada fazlaca yer edinmiş, “alaylı” olarak tabir edilen, mesleki eğitim almayan ancak bir şekilde meslek içerisinde kendini kabul ettiren ya da medya sayesinde popüler olan kişilere bağlamak gerekiyor. İkinci bir sebep olarak da ülkemizin genel bir sorunu olan yetişmiş ve gelişmiş eleman sıkıntısına bağlıyorum. İlk cevabımda da belirttiğim gibi gazetecilik her alanda bilgi birikimine sahip olmayı gerektiren bir meslek.

gazetecilik-bolumu-nedir-engin-sakli

7-) Karadeniz Teknik Üniversitesinde okuyorsun. Sence bu üniversite sosyal imkanlar, eğitim kalitesi ve ortamı açısından nasıl bir yere sahip.

Karadeniz Teknik Üniversitesi ne yazık ki kendi içerisinde yarattığı sorunlar yüzünden sosyal imkanlar olarak çok gelişmiş bir üniversite değil. Kendini yenilemesi ve öğrenci odaklı bir üniversiteye dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde ikinci kez eğitim aldığım için sorunun bu kısmına çok uzun bir yer ayıra bilirdim ancak yüzeysel olarak bırakalım. :)

Eğitim kalitesini ise sadece şu anda okuduğum bölüm içerisinde değerlendirmek istiyorum. Gazetecilik bölümü üniversitemizde henüz yeni açılmış bir bölüm olarak nitelendirilebilir. Yeni bir bölüm olmasının getirdiği temel sorunlarla da baş ettiğini söylemek gerekiyor. Ancak nitelikli eğitmen sayısının fazla olduğunu şuan dahi belirtebilirim.

8-) Sence Trabzon öğrenciler için ideal bir şehir mi?

Genel çevremden ve kendi kişisel tecrübelerimi düşünürsek öyle olduğunu düşünmüyorum.

9-)  Cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Ben teşekkür ederim, umarım öğrenci arkadaşlarımıza ve yeni dönemlerde aramızda olacak öğrenci adayı arkadaşlarımıza şimdiden başarılar diliyorum.

Eğer izin verirseniz röportajı Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle bitirmek istiyorum; “Benim manevi mirasım bilim ve akıldır… Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”

Güzel bir gelecek için akıl ve bilimle kalmanız dileğiyle…

Gazetecilik Bölümü Hakkında Diğer Röportajları Okumak İçin Tıklayın !

Gazetecilik Bölümü Taban Puanları İçin Tıklayın !

]]>
https://www.meslekhocam.com/gazetecilik-bolumu-ogrencisi-engin-sakli-roportaji/feed/ 0
Yazılım Mühendisi Murat Yücedağ Röportajı https://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/#comments Tue, 25 Apr 2017 10:39:23 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10616 1-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Yazılım Mühendisliği ile ilgili sorularımıza geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle böyle bir platformun içinde yer almak beni çok mutlu etti, tüm çalışma arkadaşlarınıza teşekkürlerimi sunmak isterim. Adana’da meslek lisesinde okuyup, hayatında ki ilk kodunu meslek lisesinde yazan, kod yazmanın hazzına varıp üniversite sınavına çalışmaya başlayan, tek tercih ile memleketim olan Elazığ’da, Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümünü liseden mezun olduğum yıl kazanıp lisans öğrenimine Elazığ’da devam eden, tiyatroya gitmeyi çok seven, eğitim vermeyi yaşam mottosu haline getirmiş 23 yaşında biridir Murat Yücedağ.

2-) Yazılım Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu ?

Meslek lisesinde olduğum için ilk zamanlarda okulumu çok yadırgıyordum. Verilen eğitim beni tatmin etmiyordu. Ta ki lise 3’e kadar. Lise 3.sınıfta işler değişti. Kodlama ile tanışınca bu işten çok büyük bir haz aldığımı fark ettim. Lisedeyken bilgisayarım yoktu. Hocalarımdan izin alıp boş zamanlarda bilgisayar odasına gidip kod yazıyordum. Hatta yazdığım ilk projelerden birisi “timer ile formun arka plan renklerini değiştirip led animasyon gibi bir uygulama” olmuştu. Bu işin peşini bırakmamalı ve mutlaka lisans eğitimi ile sürdürmeliydim. Çok şükür tek tercih olmasına rağmen istediğim bölüme yerleştim.

3-) Bilgisayar mühendisliği ile yazılım mühendisliği sıklıkla kıyaslanıyor. Peki bu iki bölümü birbirinden ayıran noktalar ile ortak noktalar neler? Ayrıca sizin bilgisayar mühendisliği bölümünü okumamızın herhangi bir sebebi var mıydı?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için MTOK kontenjanı dediğimiz meslek lisesi kontenjanları dışında ki bir bölüm tercih edersek diploma kat sayı puanımız kırılıyordu. Puan ve sıralamam batıda olmasa da İç Anadolu, Karadeniz veya Doğu Anadolu’da ki pek çok şehrin bilgisayar mühendisliklerine yetiyordu. Ama ben hep yazılım mühendisliği istiyordum. Meslek lisesinde ki hocalarımız da bizi yazılım mühendisliğine sürekli teşvik ediyordu. Onların desteği ve anlatımları da bu bölümü tercih etmemde payı büyük oldu.

Tavsiye Yazı :  MTOK Nedir ? 

Arada çok ciddi farklar yok aslında, bana sorarsanız yazılım mühendisliğinde daha fazla kodlama ve proje süreç yönetimi dersleri olması ile son sınıfın yarım döneminde staj yapılması daha cazip geliyor. Hatta bizim bu işleyişimizi uygulamak isteyen bilgisayar mühendisliği bölümleri de var.

4-) Yazılım mühendisliği öğrencilerine verilen eğitim de bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirmek isterdiniz?

Yazılım pazarı, anrdoid, unity oyun programlama gibi derslerin eklenmesi isterdim. Bunun dışında ders müfredatımız gayet dolu. Ekstra olarak bu derslerin de olması çok mutlu ederdi beni.

yazilim-muhendisliği-murat-yucedag-roportaji

5-) Mühendislik bölümleri genellikle zorlukları ile ön plana çıkıyor. Peki, sizin eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders veya dersler hangisi oldu?

Meslek lisesi olduğunuz için kültür derslerinde özellikle mat 2 konularında biraz sıkıntı çektim. İleri dereceden diferansiyel denklemler konuları beni en çok zorlayan başlık olmuştu ama kişisel bir durum bu, bazı arkadaşlarıma da mesele c# ile nesne tabanlı programlama dersi çok zor gelmişti. Ama inanın yazılım mühendisliğini bitirmek hiç de kolay olmadı. Algoritma analizi, e-ticaret, veri madenciliği gibi dersler ciddi anlamda zorluyordu, geçmek için gece gündüz çalıştığım zamanlar hala dün gibi aklımda.

6-) Bölüm araştırması yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını da fazlası ile merak ediyor. Bu noktada Yazılım Mühendisliğinin çalışma alanları ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Bence kendini orta derecede geliştiren birisi kesinlikle işsiz kalmaz. Sektörün kalbi İstanbul’a atıyor. İşe ya da staja alım süreçlerinde inanın not ortalamasının hiç önemi yok. Görüşmelerde sorulan 2 temel soru var;

  • Hangi programlama dillerini biliyorsunuz
  • Yaptığınız projeler neler

Üniversite süreci boyunca kendinize bilgi yatırımı yapmalısınız. Projeler yapmalı, gelebileceğiniz en optimal seviyeye ulaşmalısınız. İş ilanlarının abartıldığına bakmayın. Herhangi bir teknoparkta bulunan firma diyelim ki .net çalışıyorlar, doğal olarak şunları bekler; “.net bilen, c# da geliştirme yapmış, SQL veri tabanına hakim, entity framework yapısını kavramış, OOP ile çalışan, katmanlı mimarilerden anlayan…” şeklinde devam eder ilan ki bence çok abartılı değil. Zaten developer olmak isteyen kişi bunları bilmeli. Ne yazık ki veri tabanı bağlantılarını yaptığı zaman bir dilin bittiğini düşünen kişiler var, bir programlama dili sadece bunlardan ibaret değil, proje yaptıkça ne kadar eksik olduğumuz ortaya çıkıyor.

7-) Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği gibi birçok bölüm ülkemizde yoğun ilgi görüyor. Peki, sizin gelecek Yazılım Mühendisliğini tercih etmek isteyen veya yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Lise son sınıfta kod yazmayı bir kenara bırakıp üniversite sınavına hazırlık yapsınlar. Üniversiteyi zaman kaybı olarak nitelendirenler olabilir. Bence öyle değil, her şeyden önce çok büyük bir tecrübe kazanıyorlar. Farklı şehirlerden gelen onlarca arkadaşları oluyor. Konferanslara katılıp, kulüplerde görev alıp sektörden kişilerle tanışıyorlar. Ve tabi yazılım mühendisi olup toplum içinde çok güzel bir statüye erişiyorlar.

8-) Geleceğe dair günümüzde çok net gözlemler yapmak mümkün olmasa da teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi sizce Yazılım Mühendisliğinin geleceğini nasıl etkileyecek?

Teknoloji ve sektör çok hızlı bir şekilde değişip gelişiyor, herhalde hiç bir meslek grubunda bizimkisi kadar kendinizi geliştirmenin mecbur olduğu bir durum mevcut değildir.Düşünün her geçen gün yeni bir teknoloji, yeni bir kütüphane, yeni bir framework ekleniyor. Bu kadar hızlı değişimin olduğu bir pazarda yerinizde sayarsanız, geleneklerinizden ayrılamayıp hep klasik metotlar kullanırsanız başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

9-) Birçok kişiye göre çok daha fazla bilgi birikiminiz oldu. Bu durumu neye borçlusunuz?

Meslek lisesi çıkışlı olduğum için temelim vardı ancak en büyük yatırımımı üniversite ikinci sınıfta yaptım. O dönem 8 ay boyunca günlerim hiç aralıksız şöyle geçiyordu;

  • Sabah 10’da uyanış
  • 11’e kadar kahvaltı kendime gelme süreci
  • 11:00-16:00 arası 5 saat kod yazıp proje yapımı
  • 16:00-17:00 arası mola
  • 17:00-18:00 arası akşam yemeği vs.
  • 18:00-20:00 arası akşam yürüyüşü
  • 20:00-23:30 3 buçuk saat daha kod ve proje
  • 00:00 yatağa giriş
  • 00:00-01:30 yatağımda telefondan bir tane film izliyorum
  • 01:30 uyku

Hayatım boyunca hiç bu kadar çok film izlememiştim :) bu listedekileri 8 ay boyunca tek bir gün dahi ara vermeden yaptığınız zaman taşlar yerine oturmaya ve kendinizi ciddi anlamda geliştirmeye başladığınızı fark ediyorsunuz. bu 8 aylık süreç kendimi en çok geliştirdiğim dönem oldu. Tabi ki bu süreçte okula minimum düzeyde devam ettim en fazla dersimin kaldığı, bursumun kesildiği dönem oldu. Ancak bir şeylerden feda etmedikçe başarı gelmiyor ne yazık ki…

yazilim-muhendisi-murat-yucedag

10-) Öğrencilik yıllarınızda başlayan bir Youtube maceranız var. Peki, hem Youtube kanalı hem de okumak sizin için zor olmadı mı ?

3.sınıftayken yazılım her yerde isminde bir oluşumun başkan yardımcılığını yapmaya başladım. Bu platform ile gönüllü olarak meslek liselerine gidip orada ki arkadaşlara yazılım mühendisliği ve üniversite tercihleri üzerine bilgilendirme sunumları yapıyorduk. Adana’da gittiğimiz bir lise sunumunda arkadaşlar;  “bize c# anlatabilir misiniz” şeklinde bir taleple geldiler. Biz de kabul ettik. Haziran 2014’de bu işe başladım. Skype üzerinden ders anlatıyordum. Sonra canlı yayın yapmam ve twitch ya da hangout gibi bir platform üzerinden paylaşmam istendi. Resmi olarak 11 Temmuz 2014 tarihinde başladık. ilk dersi 6 kişi izledi. yaz tatili boyunca 13 tane video çektim. Okul başlayınca videoları çekmeye devam ettim. Çok büyük bir keyif almaya başladım yaptığım bu işten. Özellikle dönüşlerin yüzde 95’inin olumlu olması yaptığım işe beni daha çok bağlıyordu. Zorluktan ziyade motive eden bir durumda videolar.

10-) Yeni mezun olan biri olarak gelecekte ki hedefleriniz neler?

Şu an İstanbul’da kendi yaşadığımız daireyi home & ofis bir eğitim salonuna çevirdik. Haftanın 4 günü özel ders gibi eğitim vermekteyim. Amacım burada kurumsallaşıp İstanbul merkezli bir yazılım eğitimi kurabilmek.

11-) Türkiye’nin en iyi yazılım eğitimi veren üniversitelerinden biri olan Fırat Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile Fırat Üniversitesi beklentilerinizi karşıladı mı ?

Neredeyse evet diyebilirim. Üniversitede alacağınız eğitim sınırlıdır. Zaten üniversite de işin teorik ve temel kısmı anlatılır bunun içini doldurmak size kalır. Bölüm ders içeriklerinin dolu olması en büyük artımızdı. Sosyal olarak da kampüsü çok güzel ve çok büyük bir üniversiteye sahibiz. Özellikle kış aylarında kar yağdığı zaman ortaya çıkan manzara görülmeye değer. Yolunuz düşerse mutlaka bir kış ayında Elazığ’a ve Fırat Üniversitesine uğrayın.

12-) Elazığ’da öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksileri sizce neler?

Bir Elazığ’lı olarak arkadaşlara şunu söylemek isterim; çok büyük beklentileri olmasın, küçük bir şehir. En büyük artısı üniversitenin neredeyse tüm fakültelerinin merkezde ve tek bir kampüs içinde olmasıydı. Şehir merkezinden üniversiteye 20 dakika da yürüyerek gidebilirsiniz. Maddi olarak çok pahalı olmayan, şehri ayakta öğrencilerin tuttuğu ve her geçen sene biraz daha gelişeceğini ve değişeceğini ümit ettiğim güzide Anadolu kentlerimizden birisi.

13-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

İnandıkları ve yapmak istedikleri işten sakın vazgeçmesinler. Kendilerini bu yoldan alıkoymaya çalışan kişiler olursa kulak asmamalarını ve dosdoğru bir şekilde yürümeye devam etmelerini tavsiye ederim. Ve yazılımda başarı için şu 3 şeyi unutmasınlar;

Zaman + İstatikrar + Pratik

Yazılım Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

]]>
https://www.meslekhocam.com/yazilim-muhendisi-murat-yucedag-roportaji/feed/ 2
Kamu Yönetimi Mezunu Perihan Baştuğ Dövücü Röportajı https://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/#respond Thu, 13 Apr 2017 09:29:14 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10597 1-) Merhaba, Kamu Yönetimi bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, adım Perihan Baştuğ Dövücü,11.08.1992 tarihinde Aydın’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Aydın’da tamamladım.Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunuyum. Şuan herhangi bir kurumda çalışmamaktayım, KPSS ve kurum sınavlarına hazırlanıyorum.

Tavsiye Yazı : KPSS Nedir ? Detaylı Bilgi

2-) Hemen hemen herkes Kamu Yönetimi ile ilgili birçok bilgiye sahip olsa da işin doğrusunu sizden öğrenmek isteriz. Kamu Yönetimi bölümü nedir, ne gibi eğitimler alırlar?

Kamu Yönetimi bölümü iktisadi ve idari bilimler fakültesi içinde yer alan;uluslararası ilişkilerden siyaset bilimi, sosyoloji, yönetim psikolojisi, ekonomi, insan hakları, muhasebe, iktisat, hukuk, maliyeye kadar uzanan geniş bir ders ve konuyu içine alan bir bölüm. Kamu odaklı meslek grupları kariyer meslekleri olarak anılan müfettişlik , uzmanlık, denetçilik, kaymakamlık gibi pek çok mesleği seçmede eğitim alınan bir bölüm, tüm bunların yanında özel sektörde kişinin kendini geliştirmesiyle geniş iş olanağına sahip bir bölüm diyebilirim.

3-) Kamu Yönetimi Bölümünü seçmenizin herhangi bir nedeni var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duydunuz mu?

Açıkçası bu bölümü seçerken çok fazla bilgi sahibi değildim fakat okumaya başlayınca sevmeye de başladım pişman oldum mu sorusunun cevabını kendime mezun olup iş hayatına atılmaya çalışırken ne kadar çok Kamu Yönetimi mezunu olduğunu fark edince evet pişmanım olarak verdim. Okuduğum derslerden bölümden pişmanlık olmak olarak algılanmasın,sonucu pek istediğim gibi gitmediği için şuan böyle düşünüyorum.

4-) Üniversite hayatında hemen hemen herkesin zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki, sizin için zor ders hangisiydi?

Tabi ki benimde vardı inanın o dersi şuan bile görmek istemiyorum,muhasebe dersi, zor muydu derseniz bilemiyorum açıkçası ben hiç sevemediğim için bana zor geldi sanırım.

5-) Kamu Yönetimi bölümü öğrencilerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirmek isteseydiniz neleri değiştirirdiniz ?

Kamu yönetimi bölümünde birden fazla konu ders var mesela muhasebe,iktisat vs gibi, hepsinden azar azar belli dersler hariç ,muhasebe bölümünde okuyan biri tam anlamıyla muhasebeyi öğrene biliyorken bizim sadece giriş kısmını görüp 4 yılın sonunda girdiğimiz kurum sınavlarında 4 yıl muhasebe okuyan arkadaşlarla aynı sorulara tabi tutulmak bence kesinlikle değiştirilmesi gereken bir durum,sadece muhasebe de değil iktisat maliye vb bir çok ders ve bölüm içinde bu durum böyle.

6-) Sosyal mecralardaki birçok İktisat, Maliye, Muhasebe gibi birçok bölümün derslerini içermesi sebebi ile belirli bir alanda uzmanlaşamadıklarından şikayetçi. Sizin bu noktadaki düşünceleriniz neler?

Bir önceki soruda verdiğim cevap bu soruya tam anlamıyla cevap olacak şekilde bence, kesinlikle aynı fikirdeyim, her şeyden azar azar var fakat bize sorulan sınav sorularında azı yeterli olmuyor maalesef.

7-) Kamu Yönetimi bölümünde okuyacak biri sizce ne gibi özelliklere sahip olmalı?

Sözel dersler ağırlıklı olduğu için sözel zekası iyi olmalı diye düşünüyorum, girişken, araştırmacı ve lider ruhlu olmalı bence.

8-) Hemen hemen herkese meslek araştırması yaparken maddi kısmını da merak ediyor. Bu noktada Kamu Yönetimi mezunlarının çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Özellikle kariyer meslekleri olarak söz edilen mesleklere sahip olmak kişiyi maddi anlamda gerçekten tatmin eder, fakat o işe sahip olmak için önce KPSS olmak üzere pek çok kurumun kendi düzenlediği yazılı ve sözlü sınavlardan geçmek şart. Zorlu bir süreç fakat sonu gayet memnun edici.

9-) Memur olmak için sınavlara hazırlanıyorsunuz. Peki, Kamu Yönetimi mezunlarının devlete atanma durumları nasıl? 

Açıkçası zor çünkü mezun sayısı çok fazla, B grubundan atanmanın olması için minimum 85 puan almak lazım merkezi atamayla bir yerlere gelebilmek için, A grubunda yani kariyer meslekleri için daha zor minimum 70 almak lazım fakat oda kurumların açtığı sınavlara girebilmek için. Şöyle bir örnek vereyim geçtiğimiz aylarda Sayıştayın açmış olduğu bir sınava girdim 9000 kişi başvurdu 45 kişi alacaklar gerisini siz hesap edin.

10-) Tecrübeleriniz doğrultusunda gelecekte Kamu Yönetimi okumak isteyen veya şuan okuyan kişilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Kolay iş yok evet fakat önerim kesinlikle kurum sınavlarına ve KPSS’ye 3. Sınıftayken başlasınlar .Okumak isteyenlere karamsar olmak istemem fakat okumamalarını tavsiye ederim, her şeyden azar azar olacağına iktisat,muhasebe yada maliye bölümlerini tercih edip en azından bir konuda uzmanlaşmalarını tavsiye ederim.

11-) Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitim aldınız. Peki, gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile üniversite beklentilerinizi karşıladı mı?

Eğitim kalitesi ve sosyal imkanlar olarak okulumdan gayet memnundum fakat  ODTU gibi çok daha kaliteli üniversitelerde okumayı isterdim.

12-) Üniversite sebebi ile Isparta’da uzunca süre kaldınız. Peki, öğrenci olarak Isparta’da yaşamanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Artıları küçük bir şehir olması,ulaşım anlamında zorluk yaşamadım, kampüs olarak dağınık olmaması ev ve yurt kiraları dışında ucuz bir şehir, eksi yönü şehrin insanlarının biraz biz öğrencileri sömürür şekilde davranması.

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda neler okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bu bölümü okumak isteyen arkadaşlara Allah kolaylık versin diyorum,zor bölüm iş bulmak zor ,herkesin amacı birinci sınıfta kaymakam olmaktır ama sonra değişir ama istediğiniz olur, her şey gönlünüzce olsun.

Kamu Yönetimi Bölümü İle İlgili Diğer Röportajlarımızı Görmek İçin Tıklayın !

]]>
https://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/feed/ 0
Orman Mühendisi Muzaffer Dövücü Röportajı https://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/#respond Fri, 24 Mar 2017 11:21:39 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10559 1-) Merhaba, Orman Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Muzaffer DÖVÜCÜ 13.07.1991 Aydın/Bozdoğan doğumluyum. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Garp Linyitleri İşletmeleri Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum.

2-) Orman Mühendisliği her ne kadar ismi ile aklımızda çağrışım yapsa da işin doğrusunu sizden öğrenmek isteriz. Orman mühendisi nedir, ne için eğitim alırlar?

Orman Mühendisi; ormanı planlayan planladığını uygulayan kişilerdir. Orman ürünlerini hem ülke refahı hem doğa güzelliği bakımından korumak, üretmek ve sürdürebilir kılmakla mükelleftir. Ayrıca orman köylülerini desteklemek iş vermekte bir nevi görevlerinin arasındadır. Görevlerinde orman yangınlarıyla mücadele de vardır.Tabi orman ne kadar sadece ağaç gibi çağrışım yapsa da içinde yaşayan canlıları da unutmamak lazım. Yaban hayvanlarını soğuk kış şartlarından korumak ve avcılığı denetim altına almakta görevlerindendir.

3-) Diğer mühendislik bölümlerine göre biraz daha popülaritesi az olan Orman Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir nedeni var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan bugüne kadar hiç pişmanlık duydunuz mu?

Ağaçlandırma yaparsınız bir ağacın büyümesi için epey bir zaman geçmesi lazımdır. O diktiğiniz ağaçlar büyüdüğünde bu dünyaya çok güzel bir eser bıraktığınızı anlarsınız. İşte benim en önemli nedenim. Bu cevaba karşılık pişman duymadığımı da anlamış olursunuz.

4-) Biraz üniversite yıllarına dönelim. Eğitim hayatınız boyunca en çok zorlandığınız ders hangisiydi? 

Entamoloji dersinden çok zorlanmıştım. Ağaçlara zarar veren ve yararlı böcekleri Latinceleriyle beraber ezberlemek zorundaydık ve bu baya bizi zorladı.

5-) Hemen hemen herkesin eğitim sistemine karşı belli başlı eleştirileri var. Peki, alanı biraz daraltırsak sizce Orman Mühendisi öğrencilerine verilen eğitimde ki eksiklikler neler?

Süleyman Demirel Üniversitesinde eksiklik çekmedik. Çünkü bir orman mühendisinin asıl eğitimi arazideydi ve biz sıklıkla çıktık. Son dönemde ormancılıkta coğrafi bilgi sistemi gelişti bu yönden ve çizim programlarında eksiklik vardı diyebilirim.

6-) Her mesleğin kişilerde belli başlı aradığı özellikler mevcut. Peki, sizce Orman Mühendisi olmak isteyen biri ne gibi özelliklere sahip olmalı?

Araziyi sevmek, doğayı sevmek, hayvanları sevmek ve çalışmayı sevmek.

7-) Gelecekte Orman Mühendisi olmak isteyen kişilere veya eğitim hayatına devam eden öğrencilere tecrübeleriniz doğrultusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Gelecekte orman mühendisliğini tavsiye etmiyorum. Çünkü Orman Fakültelerini çoğaltılar ve iş bulmakta yeni mezunlar fazlası ile zorlanıyor. Fakat yine dediğim gibi meslekte maddi düşünceleri ikinci planda tutuyorsanız tercih edebilirsiniz fakat kararı iyi düşünmeniz gerekli.

8-) Mesleklerle ilgili araştırma yapan birçok kişi iş imkanlarını ve çalışma şartlarını merak ediyor. Orman Mühendislerinde ki durumdan bahsedebilir misiniz?

Bir önceki soruda da bahsettiğim üzere Orman Fakültelerinin çoğalması mezun sayısını da arttırdı bu yüzden iş noktasında sıkıntılar yaşanıyor diyebilirim. Fakat gelecekte devletin bu duruma el atması halinde yine işler rayına oturabilir fakat bunu seçim yaparken göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

ormanlar

9-) Şuan memur olarak iş hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki, sizce memur olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Memur olmaktan mutluyum aldığınız para bellidir ona göre yaşarsınız. Kafanız rahat olur her daim bu artı özelliğidir. Eksi yönleri ise size bir yenilik için fırsat verilmeyebilir bu da sizi rutin işleri yapmakta zorunlu kılar.

10-) Dünya genelinde yayınlanan hemen hemen her istatistikte ormanların azaldığı vurgulanıyor. Sizce gelecekte Orman Mühendislerini bu durum nasıl etkileyecek?

Bu istatistikler sadece Orman Mühendislerini değilde tüm bütün dünyayı etkiler. Çünkü Orman Hayattır ve biz hızla hayatımızın damarlarını kesiyoruz.

11-) Memur olmak isteyen birçok kişi mevcut, peki Orman Mühendisleri için devletteki atamalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aslında orman mühendisliğinde çok açık var fakat değişen sistem bu alımları imkan vermiyor. Önümüzdeki günlerde iyi alımlar olacağına inanıyorum.

12-) Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, sizce Süleyman Demirel Üniversitesi gerek eğitim kalitesi gerekse sosyal imkanları ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Süleyman Demirel Üniversitesinde araziye çıkma imkanımız fazlası ile vardı buda teori olarak gördüklerimizi uygulama imkanı sunuyordu bu açıdan diğer okullara göre daha avantajlı olduğumuzu düşünüyorum. Fakat son dönemlerde çıkan çizim programları noktasında iyi eğitim alamadık fakat bu sorunda bizden sonra çözülmüştür diye umuyorum. Bunun yanında üniversitenin sunduğu sosyal imkanlar noktasında kişiden kişiye değişecektir fakat ben kişisel olarak memnundum.

13-) Üniversite kadar okuduğunuz şehirde önemli. Bu doğrultuda Isparta’da okumanın avantajlarından ve dezavantajlarından bahsedebilir misiniz?

Bu soruya çok sağlıklı cevap veremem çünkü farklı beklentiler içinde olmadan gittim ve okulumu okudum. Bu noktada diğer röportajlarınıza bakabilirler.

14-) Tüm cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bu imkanı bana sunduğu için Meslek Hocam’a teşekkür ederim. Umarım verdiğim bilgiler araştırma yapan kişilere faydalı olacaktır. Ayrıca kaybetmekten korkmayın çünkü kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin !

Orman Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın !

Not : Muzaffer beyin ricası ile kişisel görsel kullanılmamıştır.
]]>
https://www.meslekhocam.com/orman-muhendisi-muzaffer-dovucu-roportaji/feed/ 0
Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğrencisi Yasin Türkday Röportajı https://www.meslekhocam.com/ozel-egitim-ogretmenligi-bolumu-ogrencisi-yasin-turkday-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/ozel-egitim-ogretmenligi-bolumu-ogrencisi-yasin-turkday-roportaji/#comments Wed, 25 Jan 2017 09:18:30 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10193 1-) Merhaba, Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü hakkında sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar. Ben Yasin Türkday. 1995, Trabzon doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Trabzon’da tamamladım. Yomra Anadolu Lisesi’nde eğitimime devam ederken öğretmen olmaya çoktan karar vermiştim. Nitekim, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Özel Eğitim Bölümü, Zihin Engelliler Öğretmenliği programına yerleştim. Şu an son sınıf öğrencisiyim.

Kitap okumak, akvaryum balıkları beslemek ve bir şeyler karalamak başlıca hobilerim. Yazdığım yazıları www.edebiruh.tumblr.com blogumda paylaşmaktayım.

2-) Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü ülkemizde ki birçok mesleğe göre daha zor ve sorumluluk gerektiren bir meslek olarak gösteriliyor. Peki, sizin bu bölümü seçmenizde ki nedenler nelerdi?

Karakteristik özelliklerimden kaynaklı diyebilirim. Ben, çocuklar ile vakit geçirmekten oldukça mutluluk duyan biriyim. Bundan dolayı aklımda hep öğretmen olmak vardı. Zihin Engelliler Öğretmenliği için herkes ataması kolay, maaşı iyi meslek gözüyle bakıyor. Elbette ki bunlar bir bölümü seçerken çok önemli kriterler. Ama sizin de dediğiniz gibi, diğer meslek gruplarına göre çok daha zor, sabır ve özveri gerektiren bir meslek. Eğer ki bu mesleği severek yapamayacaksanız, ileride kazanacağınız para sizi mutlu edemeyebilir. Ben, o çocuklarla vakit geçirmek ve onların hayatına dokunabilmek için bu mesleği seçtim.

3-) Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü hakkında birçok çok kişi kulaktan dolma bilgilere sahip. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Özel Eğitim Bölümü; Zihin Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, Üstün Zekalılar Öğretmenliği olarak 4 ana bilim dalına ayrılıyor. Ama son yapılan düzenleme ile Yüksek Öğretim Kurumu’nun bu 4 bölümü Özel Eğitim Öğretmenliği adı altında topladığını duydum. Ayrıca YGS-4 puan türünden, TS-1 puan türüne taşınmış. Yani bu bölümü seçmek isteyen arkadaşlarımız, TS-1 puan türüne yönelik çalışmalar yürütmeli.

Genel olarak zihinsel, işitsel, görsel, bedensel engelleri olan öğrencilerle çalışmaktayız. Diğer öğretmenliklerden farkımız, normal eğitim tekniklerinin yanı sıra, özel eğitim yöntemleri de kullanarak öğrencilerin gösterebilecekleri en iyi performansı yakalamak. Eskiden bu çocukları evlere kapattıkları için bu alanda da öğretmene pek ihtiyaç duyulmuyordu. Ama günümüzde bilinçli aileler, çocuklarının özel eğitim ile birlikte çok daha yüksek yaşam standartlarına sahip olacaklarının farkında olduklarından bu çocuklar tanımlanıp okullara geliyorlar. Bu sebepten, özel eğitim alanı en çok öğretmen ihtiyacı duyulan alanlardan bir tanesi.   

4-) Üniversite hayatında hemen hemen herkesin zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki, sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisiydi?

Açıkçası bizim bölümümüzde öğrenciyi üst düzey zorlayacak dersler olduğunu düşünmüyorum. Ama benim en çok zorlandığım ders, Ölçme ve Değerlendirme olmuştu, sözel puanla üniversiteye yerleşen bir öğrenci olarak, matematik içerikli bu dersten zorlanmak hakkımdı biraz :)

ozel-egitim-bolumu-yasin-turkday-roportaji

5-) Ülkemizde ki eğitim-öğretim durumu birçok kişi tarafından sık sık eleştiriliyor. Peki, sizce Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü öğrencilerine verilen eğitimde ne gibi eksiklikler bulunuyor?

İlk iki sınıfta tamamen teorik dersler var. Bence zaman zaman, zihin engelli öğrencilerle bir araya gelip, bu mesleğin zorluklarını ve güzelliklerini erkenden görmemiz sağlanabilir. Bu sayede sadece atama ve maaş odaklı olarak bu bölümü seçen arkadaşlar da, bu bölümün gerçeklerini erkenden görme fırsatı yakalarlar.

6-) Her bölümün ister istemez kişilerde aradığı belli başlı özellikler bulunuyor. Bu yüzden sizce Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümünde okumak isteyen birinde sizce ne gibi özellikler bulunmalı?

Öncelikle sabırlı ve anlayışlı olmalı. Normal okullara devam eden çocuklara 1 günde öğretilebilen bir şeyi, bizler bazen özel çocuklarımıza haftalarca, hatta aylarca öğretmek için çabalayabiliriz. Buna hazırlıklı olmalı. Ayrıca özel çocuklarla çalışma isteğinin yüksek olması gerekli. Bu meslek gerçekten severek yapıldığında, manevi olarak çok yüksek derecede tatmin ediyor. Özellikle bu sene staja gittiğimde fark ettim ki, onlar öğrendikçe mutlu oluyorlar, bizler de öğrettikçe öğretesimiz geliyor.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
https://www.meslekhocam.com/ozel-egitim-ogretmenligi-bolumu-ogrencisi-yasin-turkday-roportaji/feed/ 8
Endüstri Ürünleri Tasarımı Mezunu Ufuk Bircan Özkan Röportajı https://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/#respond Thu, 29 Dec 2016 09:04:08 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10141 1-) Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümü hakkında ki sorulara geçmeden önce sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Öncelikle bu röportaj için teşekkür ediyorum. Ben Ufuk Bircan Özkan, 1986 Bursa doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra; şimdiki adı Şehit Turgut Solak Fen Lisesi olan Balıkesir Ziraat Bankası Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudum. Lisede 10. sınıfın başından itibaren kendime hedef olarak ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü belirlemiştim. O dönemin üniversite giriş sınavı olan ÖSS’de ilk 500’de yer alarak da hedefime ulaştım. 2009’da bölümümden mezun olduktan sonra bir dönem freelancer olarak iş yaptıktan sonra askerlik görevimi asteğmen olarak tamamlayıp 2011’de maaşlı olarak mesleğimi yapmaya başladım.

2011’den beri farklı sektörlerde ve firmalarda Hilton ve Daimler-Mercedes gibi büyük markalar için tasarımlar yaptım. 2 defa İtalya’da A’Design Award tasarım ödülü bir defa derece, Türkiye’de Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması’nda üçüncülük ve çeşitli küçük ödüller kazandım. 1 patentim, 12 adet tasarım tecilim mevcut. Tasarladığım ürünler Türkiye’deki çeşitli fuarlarda ve ayrıca Hindistan, Polonya, İtalya, Almanya ve Çin’deki tasarım etkinliklerinde sergilendi. Merak edenler kişisel portfolyo sitem olan www.ufuboid.blogspot.com adresinden çalışmalarımın bir kısmına göz atabilir.

2-) Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü ülkemizde maalesef pek bilinmeyen bölümlerden. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Endüstri Ürünleri Tasarımı, ya da Endüstriyel Tasarım, bir disiplin olarak Dünya Tasarım Organizasyonu tarafından “yenileşim (inovasyon), ticari başarı ve daha iyi bir yaşam getiren ürünlerin, sistemlerin, hizmetlerin ve deneyimlerin  geliştirilmesi için kullanılan stratejik bir problem çözme sürecidir” şeklinde tanımlandı. Branş konusunda öğretmenlik gibi çok geniş bir alana hitap ettiği için; ürünleri, sistemleri, hizmetleri ve deneyimleri de içine alan (öğretmenliğin farklı dalları gibi düşünebilirsiniz) böyle kapsayıcı ve genel bir tanımı var. Pratikte endüstriyel tasarımın ülkemizde en çok göz önünde olduğu alan ise tüketici ürünleri tasarımı olarak karşımıza çıkıyor. Biraz felsefi bir yaklaşımla, son kullanıcıyla buluşan ürünlerin kullanıcılar ile olan ilişkilerini estetik, ergonomik, psikolojik ve ekonomik olarak tasarlamakla yükümlüyüz. Temelde sadece ürünlerin dışarıdan nasıl gözüktüğünü belirliyor gibi gözüksek de kullanıcıya bunun çok daha fazlasını vermekle sorumluyuz.

3-) Hemen hemen herkes üniversitede okuyacağı bölümü belli başlı sebeplere göre seçiyor. Peki, size Endüstri Ürünleri Tasarım bölümünü seçtiren sebep veya sebepler nelerdi? Ayrıca tercihinizden bugüne kadar hiç pişman oldunuz mu?

Bugüne kadar ne öğrenciyken ne de profesyonel hayatımda bu seçimimden dolayı hiç pişmanlık duymadım. Küçüklüğümden beri çizim yapmayı çok severdim. Yeni oyuncaklar almak yerine eski oyuncaklarımın parçalarını kullanarak yenilerini oluştururdum. Oyun hamurları ve Lego ile geç saatlere kadar oynardım. Ayrıca, büyük ihtimalle bir otomotiv şehri olan Bursa’da büyümüş olduğum için de otomobillere karşı büyük ilgim vardı. Bölümü keşfetmem ise ağabeyimin bir gün bana önermesi ile oldu. O güne kadar böyle bir bölümden haberim bile yoktu, tasarımları mühendislerin yaptığını sanıyordum. Lisedeyken rehberlik biriminden aldığım meslek seçme testini doldurduğumda mimarlık ve bilgisayar mühendisliği ile birlikte karşıma çıkan diğer bölüm endüstriyel tasarımdı. Özetle altında böyle bir hikaye altında yatan son derece bilinçli bir seçim oldu benim için.

4-) Endüstriyel Tasarım Uzmanı olarak uzun süredir çalışan biri olarak Endüstri Ürünleri Tasarım mezunu biri için çalışma şartlarından, iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Ülkemizde endüstriyel tasarımcıların iş imkanları her geçen gün artıyor. Bu konuda hem Ekonomi Bakanlığı hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çabaları meslektaşlarımı ve beni memnun ediyor. Yapılan organizasyonlar ve bilgilendirme toplantıları sayesinde kariyer sitelerinde hiç ummadığımız küçük ölçekli firmaların dahi endüstriyel tasarımcı ilanlarına denk gelebiliyoruz. Buna rağmen tasarımcıların ekonomik beklentileri genelde tam olarak karşılanamamakta. Tabii bunun için öncelikle endüstriyel tasarımcıların da firmaların tasarım konusundaki beklentilerini iyi seviyede karşılıyor olması gerekmekte.

endustri-urunleri-tasarimi-bolumu-roportaji

 

Endüstriyel tasarım konusundaki kurumsal bilinç ve algı büyük firmalarda yüksek seviyedeyken küçük ve orta ölçekli işletmelerde henüz yeni yeni yaygınlaştığı için tasarımcıların hangi şartlarda, hangi donanımlarla ve hangi süreçlerle çalıştığı yeteri kadar bilinmiyor. Bununla ilgili bilinçlendirmeyi sanırım her tasarımcının kendi firmasıyla oturup konuşması gerekiyor. Bir ürün tasarımcısının başarılı işler ortaya çıkarması için öncelikle tasarımsal düşünce (design thinking) açısından özgür olabileceği, açık bir ortamda çalışıyor olması gerek. Buradaki açıklık fiziksel olarak değil tabii ki. Beraber çalışılan insanların açık fikirli olması, çalışılan firmanın belirli esnekliğe sahip olması ve belirli seviyede cesaret sahibi olması gibi şartları açıklık olarak tanımlayabilirim. Yapacağı işe göre genel geçer yöntemler, çok yüzeysel olmak üzere ve sırasıyla, önce ürün hakkında araştırma yapılması, ardından kavramsal (konsept) tasarımların hazırlanması, belirli kriterlere göre eleme yapıldıktan sonra bu konseptlerin üretime uygun gerçek versiyonlarının tasarlanması ve üretim hazırlık süreçlerinin yapılmasının ardından üretime geçilmesidir.

Bu süreçler esnasında iki boyutlu çizimler, bilgisayarda hazırlanan üç boyutlu sayısal modeller, ölçekli modeller ve ilk örnekler (prototipler) hazırlanır. Eğer tasarımcı tek başına çalışıyorsa bütün bu aşamaları hazır edebileceği donanımlara ihtiyacı olacaktır. Ancak sayıca daha geniş tasarım ekiplerinde çizimleri yapacak, bilgisayar modellerini hazırlayacak, ölçekli modelleri ve ilk örnekleri hazırlayacak kişiler farklı olabilir ve bir ekip çalışmasına uygun şekilde herkesin çalışma şartları birbirine göre değişkenlik gösterebilir.

5-) Teknoloji çağında yaşıyoruz ve hemen hemen her gün hayatımızda birçok şey değişikliğe uğruyor. Peki, sizce teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi sizin bölümünüzü nasıl etkiliyor veya etkileyecek?

Tasarım o dönemler adı konmamış olsa bile insanlık tarihindeki en eski mesleklerden biridir. İlk insanlar avlanmak, iklim şartlarından korunmak ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli basit aletler yapmışlar. Tasarımın endüstriyle buluşması ise zanaatkarlıktan sanayileşmeye geçişte yaşanıyor. Eskiden kağıt üzerine yapılan çizimler bugün dokunmatik ve basınç hassasiyetli ekranlarda dijital kalemlerle yapılıyor. Çok daha zor şartlarda oluşturulan bilgisayar modellemeleri günümüzde daha hızlı ve pratik yazılımlarla hazırlanarak sadece zaman kazandırmakla kalmıyor aynı zamanda ürünlerin tamamlanmış görüntüsünü de yaklaşık olarak verebiliyor. Teknoloji endüstriyel tasarımın önünde bir engel değil, gelişimini hızlandıran bir yardımcı. Sadece teknolojiyi bilinçli kullanmaya dikkat etmemiz gerekiyor.

6-) Üniversite hayatında hemen herkes belli başlı derslerde zorlanıyor? Peki, siz eğitim hayatınız boyunca hangi derste zorlandınız?

Açıkçası tasarım tarihinin anlatıldığı derslerin yoğun sözel içeriği beni zorluyordu. Ezberi sevmediğim gibi hafızam da iyi sayılmaz. Pratik içeren derslerden daha çok keyfi alıyordum.

7-) Ülkemizin en iyi üniversitelerinden birinde eğitim hayatınızı tamamlamanıza rağmen sizce Endüstri Ürünleri Tasarım öğrencilerine verilen eğitimde bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu ülkemizdeki hemen hemen tüm meslektaşlarımın üzerinde hemfikir olduğu bir konudur. Kimseyi kırmak istemiyorum, ancak aldığımız iyi seviyedeki teorik eğitimlerin yanında profesyonel hayata geçtiğimizde yaşayacağımız pratik deneyimlerden habersiz bir şekilde mezun olduk. İşin temeli olarak geleneksel üretim tekniklerini bilmemiz tabii ki şart ancak modern üretim tekniklerine dair bilgilerimiz yetersiz kalıyor. Yaptığımız stajlarda “vay be, demek gerçeği de böyle olacak” desek de profesyonel meslek deneyimlerinde pek çok süreç farklı işliyor.

Bir de, endüstriyel tasarım eğitiminin günümüz şartlarına göre güncellenmesinin şart olduğunu düşünüyorum. Endüstriyel tasarım artık git gide masa başı bir meslek haline geliyor. Çünkü firmalar tasarımcılara fikir üretsinler diye para veriyor, yani tasarımcının vakti çok değerli. Bu değerli vaktin strafor zımparalayarak ya da kil model yaparak harcanması beklenmiyor. Tasarımcı ürünü ortaya koyduktan sonra bu işleri kendi alanlarında uzmanlaşmış profesyonellerin yapması daha uygun oluyor.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
https://www.meslekhocam.com/endustri-urunleri-tasarimi-mezunu-ufuk-bircan-ozkan-roportaji/feed/ 0
Tıp Mühendisi Mustafa Sakak Röportajı | Tıp Mühendisliği Nedir? https://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/ https://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/#respond Thu, 29 Sep 2016 11:31:34 +0000 http://meslekhocam.com/?p=8504 1-) Merhabalar, Tıp Mühendisliği hakkında sorularımıza geçmeden önce bize biraz Mustafa Sakak kimdir bahsedebilir misiniz?

Merhaba, Mustafa 1995 Manisa doğumlu, Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği bölümü 3. Sınıf öğrencisi aynı zamanda Tıp Mühendisliği Derneği yönetim kurulu başkanıdır.

2-) Tıp mühendisliği yeni sayılabilecek bir bölüm olması nedeniyle öğrencilerin aklında birçok soru işareti oluşturuyor. Bu yüzden bize tıp mühendisliği nedir açıklayabilir misiniz?

Tıp Mühendisliği ülkemizin büyük açığı olan tıbbı cihaz üretimini arttırmak ve geliştirmek amaçlı 2013 yılında açılmış 2017 yılında ilk mezunlarını verecek olan bölümümüz; tıbbı cihaz, alet, implant, yapay organ ve sistemlerini geliştirmek, tasarımını ve üretimini icra etmeyi amaçlamıştır. Ülkemizde yeni olan bu meslek dünya çapında büyük ilgi görmektedir. Ülkemiz sağlık alanında yatırımlarına devam ettiği takdirde en kısa zamanda devletimiz ve milletimiz bu büyük ağacın meyvelerini yiyebilecektir.

3-) Yeni açılması sebebi ile birçok öğrencinin kuşku ile baktığı bir bölümün ilk mezunlarından olacaksınız. Peki, bu bölümü size tercih ettiren sebep veya sebepler nelerdi?

Çocukluğumdan beri tıp alanına ve makinelere ilgim büyüktü üniversite çağıma geldiğimde yeni açılan bir bölüm olan Tıp mühendisliğini gördüm ve araştırmaya başladım. Tabi o zaman için Türkçe kaynaklarda çok fazla bilgi edinme olasılığım yoktu. Yabancı kaynaklara ve bölümün yurt dışındaki eşdeğerlerini araştırdım. Bölümün hem benim ilgi alanımın tam ortasında olduğunu hem de bölümün ülkemiz için yapacağı hizmetin küçük bir parçası olmanın bana gurur vereceğini düşündüğüm için seçtim.

4-) İnternet’te belli başlı kişiler Biyomedikal mühendisliği ile tıp mühendisliğinin fazlası ile benzer olduğunu belirtiyor. Bu düşüncelere karşın bize tıp mühendisliği ile biyomedikal mühendisliği arasında ki farkları anlatabilir misiniz?

Tavsiye RöportajBiyomedikal Mühendisliği Öğrencisi Abdullah TUT Röportajı

Evet benim de en çok karşılaştığım soru bu. Biyomedikal Mühendisliği çok güzel bir bölüm Tıp Mühendisliği açılmamış olsaydı eğer ülkemiz şartlarında biyomedikal mühendisliği okurdum bu bir gerçek. Aralarında büyük farklar aramak gereksiz bazı alanlarda beraber çalışacaklar ama illaki bir fark isterseniz; bu sorunun cevabını bölümlerin tanımına baktığında kolaylıkla görebilir.
Biyomedikal mühendisliği tıbbı cihaz geliştirmek amaçlı kurulmuş bir bölümdür der ver içinde üretimden söz etmezken Tıp Mühendisliğinin tanıma üretimle başlaması en büyük farktır. Bunun yanında eğitim açısından bakacak olursak biyomedikal mühendisliği elektronik tabanlı Tıp mühendisliği ise makine tabanlı eğitim görmektedir. İnşallah sizin için yeterli bir cevap olmuştur.

 tip-muhendisligi-nedir

5-) Yeni açılan bir bölüm olması çalışma alanları ve şartları ile ilgili birçok soru işaretini de akıllara getiriyor. Bize stajlarınız da kazandığınız tecrübeler doğrultusunda tıp mühendisliği iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

İş imkanları devlet kadrosunda şuan için asıl değerine ulaşamasa da devletimizin bu konuda çalışmaları hala sürmekte. Ama özel sektörü düşünecek olursak üretim için implant sanayimiz oldukça geniş, tıbbı cihaz üretimine gelecek olursak; siz yeter ki güzel projelere sahip olun gerek devletimiz ve gerekse özel sektör bu konuda destek vermeye her zaman açık. Kısaca çalışma alanlarını sıralamak gerekirse; Hastaneler, klinik merkezler, medikal üretim yapan firmalar, Ar-Ge merkezleri gibi bir çok yerde çalışma imkanı bulacaklardır.

6-) Birçok mühendislik diğer dallar ile bağlantı halinde. Peki, tıp mühendisliği hangi mühendisliklerle bağlantı halinde ve eğitim alanında tıp mühendislerinin gördüğü zorunlu dersler neler?

Mühendisliği bölümlere ayırmak çok zordur aslında bu yüzden birçok mühendislik birbiriyle bağlantı halinde. Tıp mühendisliği multidisipliner çalışan bir mühendisliktir dolayısıyla Tıp ve Fizik, Kimya, Malzeme, Makine, Bilgisayar, Elektrik Elektronik Mühendislikleriyle iç içe bir bölümdür. Bölümde zorunlu olarak Tıp ve Mühendislik dersleridir. Bu konuda gerekli bilgiye bölümümüzün resmi internet sitesinden ( http://muh.karabuk.edu.tr/tip ) ulaşabilirsiniz.

7-) Hazır konuyu derslerden yana açmışken üniversite hayatınız boyunca en çok zorlandığınız derslerden bahsedebilir misiniz? 

Biz öğrenciler için hangi ders kolaydır ki zaten diyerek kapatmak isterim bu konuyu. :)

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]> https://www.meslekhocam.com/tip-muhendisligi-mustafa-sakak-roportaji-tip-muhendisligi-nedir/feed/ 0 Elektronik Ve Haberleşme Mühendisliği Rasim Kocaoğlu Röportajı https://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/#respond Mon, 19 Sep 2016 22:09:20 +0000 http://meslekhocam.com/?p=7910 1-) Merhabalar, Elektronik ve haberleşme mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba ben Rasim Bora Kocaoğlu. İstanbul doğumluyum. Lise hayatımın yarısını Saint Joseph Fransız Lisesi  diğer yarısını Bilfen Anadolu Lisesinde geçirdim. 2013 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğini kazandım. İlgi alanım bu alana doğru olduğundan eğitim hayatım boyunca elektronik ve yazılımla alakalı çeşitli projelerde oluşumlarda yer aldım. Şuan 4. sınıftayım.

2-) Günümüzün popüler meslekleri arasında yer alan Elektronik ve haberleşme mühendisliği nedir? 

Birinci sınıftaki havuz derslerinden sonra 4 farklı dalda temel dersler görülür. Kariyerine akademisyen olarak devam etmek isteyenler bu derslerdeki ayrımı ve hangi alanda devam etmek istediğine dikkat etmelidir. Aşağıdaki 4 ana dal size neler öğretildiği hakkında fikir verecektir:

  • Elektronik Anabilim Dalı
  • Telekomünikasyon Anabilim Dalı
  • Devreler ve Sistemler Anabilim Dalı
  • Elektromagnetik Alanlar ve Mikrodalga Tekniği Anabilim Dalı

3-) Peki, sizin Elektronik ve haberleşme mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı?

Tüm mühendislik bölümlerinin sitelerini karıştırdım. 4 yıl boyunca verilen dersleri tek tek araştırdım ilgimi en çok çeken bu mühendislik alanı oldu. Size de aynı şeyi yapmanızı tavsiye ederim.

4-) Elektronik ve haberleşme mühendisliği ile elektrik-elektronik mühendisliği sık sık kıyaslanan iki bölüm. Peki, bize bu bölümün ortak ve farklı noktaları neler?

Şimdi bu bölümleri 2 ye bölüp 3 ana alanı anlatsam daha iyi olur. Elektroniğin en belirgin tarafı düşük voltaj aralıklarında çalışılır. Elektrik yüksek voltlarda çalışılır. Haberleşme cihazların kablolu yada kablosuz kendi arasında uygun haberleşmesi hakkında çalışır. Günlük hayatımızdan örnek verecek olursam elektronik elektronik bir şey açtıysanız onun içinden çıkan yeşil kartın tasarımı, çalışma mantığı ve bunun gibi şeylerle uğraşır. Elektrik ev sokak aydınlatması, elektrik dağıtımı gibi şeylerle uğraşır. Haberleşme cihazların birbiri ile haberleşmesi gibi şeylerle uğraşır tahmin edebileceğiniz gibi bunun en fazla karşınıza çıkan örneği telefonların birbiri ile haberleşmesi bunun altyapısıdır.

elektronik-ve-haberlesme-muhendisligi-rasim-bora

5-) Üniversite hayatında hemen hemen herkesin zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki, sizin şuana kadar olan eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu ? 

Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği okumuş herhangi  birine sorun Elektromanyatik alan teorisi ve Elektromanyatik Dalga Teorisidir. Dersin içeriğini anlamadım. Kimsede anlamamıştır. Soru ezberledik geçtik.

6-) Ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birinde eğitim görmenize rağmen elektronik ve haberleşme mühendisliği öğrencilerine verilen eğitim bir şeylerin eksik veya yanlış yapıldığını düşünüyor musunuz? Ayrıca elektronik ve haberleşme mühendisliği eğitiminde sizce üniversitenin rolü nedir?

Her üniversitede olduğu gibi pratik eğitimden çok teorik eğitime önem veriliyor. Mezun olur olmaz çalışmaya başlayan biri  hayatın boyunca, üniversite hayatında aldığı bir dersten gördüğü bir başlık hakkında çalışacak. Üniversite akademik kariyer hedefleyenler için çok iyi bir eğitim veriyor ama iş hayatına hazırlamadığını düşünüyorum yanılıyor da olabilirim.

7-) Her bölüm öğrencilerinde belli özellikler arıyor. Peki, sizce elektronik ve haberleşme mühendisliği okuyacak bir öğrencide mutlaka hangi özellikler olmalı?

Google’ı iyi kullanmak ve aradığı bilgiyi internete veya dökümanlarda nasıl bulacağını bilmek.

8-) Elektronik ve haberleşme mühendisliğinin geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?

Türkiye’de şuanda gündemde olan 4.5G konusunda iş olanakları artmaya başladı. Makine mühendisliği veya bilgisayar mühendisliği kadar iş imkanı olmasa da konu ve sektör olarak ilgi  çekici olduğunu düşünüyorum.

9-) Gelecekte bu bölümü okuyacak veya okula yeni başlayan öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

İlgili olduğunuz dersleri alın. Bir şeyler öğrenebilmek için kedinizi onu öğrenmeye zorunlu bırakın. Mesela dışarıdan tez veya projeler alabilirisiniz.

10-) Herkes eğitim alacağı bölümün iş imkanlarını da merak ediyor. Bu yüzden bize bölümünüzün çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Rehberlik hocalarının, basının dediği aksine iş alanı çok geniş değil. Türkiye’de girebileceğiniz ve sevdiğiniz işi yapacağınız şirketler 10u geçmez ama 4 yıl boyunca bir alanı hedefler ve buna yönelik yatırımlar yaparsanız çok rahat iş bulursunuz.

11-) Bu yaz stajınızı Microsoft Türkiye ofisinde yaptınız. Bize biraz Microsoft Yaz Okulu stajınızdan bahsede bilir misiniz?

En verimli ve eğlenceli staj tecrübemdi. Çok iyi arkadaşlıklar edindim. Eğitim ve söyleşilerin çoğu çok kaliteliydi. Önerim bu programa kayıt olacak arkadaşların erken davranmasıdır. İlk sınıflarda bu programa katılmanız daha yararlı olur.

11-) Yıldız Teknik Üniversitesinde eğitim hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki, gerek eğitim olanakları gerekse sosyal imkanları bakımından üniversiteniz beklentilerinizi karşılıyor mu?

Liseden üniversiteye geçecek herkesin beklentileri çok yüksektir. İlk birkaç ay hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Sonrasında edindiğin çevreden ve hocalarından ister istemez çok şey öğrenmeye başlarsınız. Sosyal açıdan ilginizi çeken kulüplere katılın görmemiş gibi her kulübe katılmayın.

12-) İstanbul’da öğrenci olmanın sizce artı ve eksi yönleri neler?

Eksileri pahalı bir şehir, kyk çıkmazsa özel yurtlar hem pahalı hem çok kötü ve ulaşım sıkıntısıdır. Artıları tecrübe, üniversite hayatın boyunca illa 2-3 kere kandırılırsın aynı şeyleri bir daha yemezsin, pazarlık yapma yeteneği, elindeki parayı iyi organize etme yeteneği ve çok farklı insanlar tanırsın.

13-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Başta belirttiğim gibi 2-3 bölüm arasında kararsız kaldıysanız. O bölümlerin sitelerine girin ve derslerini araştırın. Kısacası ilginizi çeken bölüme gidin.

Tavsiye Röportaj : Elektronik Ve Haberleşme Mühendisi Diyar Urak Röportajı

Elektronik Ve Haberleşme Mühendisliği Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın.

]]>
https://www.meslekhocam.com/elektronik-haberlesme-muhendisligi-rasim-kocaoglu-roportaji/feed/ 0
Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Mezunu Selman Özkan Röportajı https://www.meslekhocam.com/tarimsal-biyoteknoloji-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/tarimsal-biyoteknoloji-roportaji/#respond Mon, 04 Jul 2016 12:19:50 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6842 1-) Merhaba, Tarımsal Biyoteknoloji bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce biraz Selman Özkan’ı tanıyabilir miyiz?

Merhaba Sevgili Arkadaşlar Ben Selman ÖZKAN. Namık Kemal Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bitkisel Biyoteknoloji Anabilim dalı Yüksek lisans öğrencisiyim. 2015 yılında NKÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Alanından Bölüm ikinciliği ile mezun oldum. Sakarya Pamukova Endüstri Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri Web Tasarım alanında lise eğitimimi tamamladım. Ağırlıklı olarak Bitki genetiği ve Islahı üzerine çalışıyor ve eğitim alıyorum. Sakaryalıyım. Ve burada ikamet ediyorum. Yaklaşık 5 yıldır Tekirdağ’da yaşıyorum. Üniversite hayatım boyunca çeşitli projelerde rol aldım. Aktif olarak çalıştım. Hala da araştırmacı olarak çalıştığım Tübitak projeleri var. Bunların akabinde Üniversitemiz Biyoteknoloji Öğrenci Topluluğunda 2 yıl kurucu Başkan olarak görev aldım. Hayattaki amacım ve hayalim; alanında uzmanlaştığımız ve eğitimini aldığım Ziraat ve Biyoteknoloji Alanında bir kalifiyeli, tarımsal kalkınmada rol alacak üreticimize çiftçimize milletimize faydalı bir mühendis olarak görev alacak, inovatif düşünce sahibi bir mühendis olmaktır.

2-) Tarımsal Biyoteknoloji bölümü ismi ile birçoğumuzun aklında bir şeyler canlandırsa da işin uzmanlarından bilgi almak her zaman daha doğru. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Tarımsal Biyoteknoloji; bitkisel biyoteknoloji, hayvansal biyoteknoloji ve Enzim ve mikrobiyal Biyoteknoloji olarak 3 ana bilim dalına ayrılmaktadır. Genel olarak bir tanımlama yapmamız gerekirse, üretimin artırılması, verimin ve kalitenin iyileştirilmesi var olanın geliştirilmesi veya üretilmesini sağlamak amacıyla ağırlıklı olarak laboratuvar ortamı ve saha alanlarında tarımsal ürünlerin üretilmesini kapsayan moleküler genetik, moleküler biyoloji, kimya Fizyoloji gibi ve diğer alan dallarıyla iç içe çalışan bir bilim alanıdır. Kendi içinde de geleneksel ve modern biyoteknoloji olarak ikiye ayrılmaktadır. Geleneksel biyoteknoloji, eski çağlardan beri yapılan yoğurt mayalama ekmeğin mayalanması gibi basit sistemleri kapsayan çalışmalardır. Modern biyoteknoloji ise, ağırlıklı olarak laboratuvar ortamında gen düzeyinde yapılan çalışmalarla yeni bir ürünler elde etmek amacıyla çalışılmaktadır. Tarımsal biyoteknoloji de öncelikli amaç; verimin artırılması, dayanıklılığın sağlanması ve üreticinin daha bol ürün almasının sağlanması hedeflenmektedir.

3-) Herkes ister istemez üniversitede okuyacağı bölümü belli sebepler doğrultusunda seçiyor. Peki, sizin Tarımsal Biyoteknoloji bölümünü seçmenizde ki sebepler nelerdi?

Öncelikle belirteyim ben meslek lisesi mezunuyum. Bu alanı seçmemdeki en büyük etmen,bu alana olarak merakım ve sahip olduğum araştırmacı ruh beni bu alana yöneltmiştir. Her geçen gün önemi hızla artmakta olan biyoteknoloji sektöründe aktif rol almak önemli çalışmalara imza atarak ülkemizi global mecrada temsil edecek projelerde çalışmak beni bu alana yönlendirmiştir. Tarımsal ekipmanlar, laboratuvar ortamı gibi etmenler hep ilgimi çekmiş ve bu alana yönelmemi hızlandırmıştır. Her şeyden önemlisi bir hayallerim var ve bunları gerçekleştirmek için bu alanda çalışıyorum ve işimi çok seviyorum.

4-) Tarımsal Biyoteknoloji bölümü öğrencilerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümü olarak dev bir akademik kadromuz alanlarında uzman hocalarımızla alanlarında uzman birer Ziraat Mühendisi/ Biyoteknolog olarak yetiştiriliyoruz. Üniversitemde biyoteknoloji derslerimizi alan ile ilgili derslerimizi uygulamalı teorik pratik iç içe alıyoruz. Bunun yanında topluluk etkinlikleriyle öğrenci kulübümüz aracılığıyla alanında uzman bilim insanlarını üniversitemize davet ederek öğrencilerimizle buluşmalarını sağlıyoruz. Bu gibi etkinliklerin arttırılması öğrenci arkadaşlarımız için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

tarimsal-biyoteknoloji-selman-ozkan-roportaji

5-) Herkesin okul hayatında zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki, sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Meslek lisesi mezunu olduğum için bazı temel derslerde zorlandığım olmuştur. Fakat düzenli bir çalışma ve titiz bir özveri ile üstesinden gelinmeyecek şey yoktur. Bu yüzden dersleri kafanızda büyütmeyin. Tavsiyem her gün yarım saat veya 1 saat düzenli çalışma ile başarıya ulaşacaksınız. Zaten düzenli ders çalışmayı bir düzene koyduğunuzda hayatınızın bir parçası haline geliyor. Ve bırakamıyorsunuz. İçinizdeki araştırmacı ruhu dışa vuruyor.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
https://www.meslekhocam.com/tarimsal-biyoteknoloji-roportaji/feed/ 0
Metalurji Ve Malzeme Mühendisliği Sümeyye Durumlu Röportajı https://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/#respond Sat, 25 Jun 2016 11:15:28 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6830 1-) Merhaba, Metalurji Ve Malzeme Mühendisliği hakkında ki sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Tabi. Ben İstanbul’da doğdum büyüdüm. Lise eğitimimi İstanbul Çamlıca Kız Anadolu Lisesinde aldım.Lise de mühendislik hedefim vardı. Üniversite tercihlerimi de bu yönde yaptım. Şuan Marmara Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. Fotoğraf çekmeye bayılırım ve mesleğe girince öğrensem de kaynak yapmaktan zevk alıyorum. Üç kardeşiz, en küçükleri benim. Abim ve ablam da mühendisler. Annem ev hanımı ve okumam da, buralara gelmemde en büyük destekçim.

2-) Metalürji Ve Malzeme Mühendisliği günümüzde popüler bölümler arasında olmadığı için çoğu kişi hakkında pek bilgi sahibi de değil. Bu yüzden bize biraz Metalurji Ve Malzeme Mühendisliğinden bahsedebilir misiniz?

Size şöyle anlatayım çok geniş bir mühendislik dalı. Aslında adında da olduğu gibi metalurji (metal bilimi) metallerle ilgili tüm çalışmaları kapsamaktadır. Sadece metallere bağlı kalmıyoruz tabi tüm malzemeler (polimer,kompozit,plastik,seramik). Bu mühendislik malzemeleri yapılacak işe yarayana kadar uyguladığımız işlemleri bilmeye, bu süreçten sonra kontrol etmeye kadar tüm işlem sürecinde bize gerekli bilgileri sunan bir daldır. Açıkçası bende bu bölüme gelirken bilmiyordum. Ama şuan bölümümü seviyorum ve geleceği var buna eminim. :)

3-) Üniversite bölümlerini seçerken ister istemez bazı sebeplerden dolayı karar veriyoruz. Peki, size Metalürji Ve Malzeme Mühendisliğini seçtiren sebepler nelerdi?

Önceki soruda da bahsettiğim gibi bilgi sahibi olarak gelmedim ama mekanik olaylara, fiziğe karşı ilgim olduğu için bu bölüme yöneldim. Öncelikli neden ne istediğim ve puan durumumun ne kadar isteklerime uygun olduğuydu. Bu durum çok önemli. Öncesinde bir hedefim vardı evet, tam olarak gerçekleştiremesem de şuan mutluyum.

4-) Üniversite hayatında hemen hemen her öğrencinin zorlandığı bazı dersler olmuştur. Peki, sizin için üniversite hayatınızın en zor dersi neydi?

Kesinlikle istatistik. Matematik becerim ve sevgim olmasına rağmen böyle sıkıcı bir ders olamaz. Tabi hocanız da çok etkili (burada yorum yapamıyorum saygılar :)).

5-) Üniversitelerde bölümünüz için verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz? Neden?

Daha çok uygulamaya yönelik ders olmasını isterdim. Ve öğrencilerin isteklerine, ihtiyaçlarına uygun dersler açılmasını. Bunun nedenini iş hayatını görünce daha iyi anlıyorsunuz. Evet şuan bunu okuyan arkadaşlar sen nereden biliyorsun tarzında düşüncelere sahip olabilirler. :) Ancak okuduğum fakülte nedeniyle uzun ve sık stajlar yaptım, yapıyorum. Belki klişe bir laf ama dışarıda işler çok farklı.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
https://www.meslekhocam.com/metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-sumeyye-durumlu-roportaji/feed/ 0
Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi Burak Bayram Röportajı https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/#respond Wed, 04 May 2016 13:02:40 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6677 1-) Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkürler. Bilgisayar Mühendisliği ile ilgili sorulara geçmeden önce biraz Burak Bayram’ı tanıyabilir miyiz?

Tabi ki. Ben Burak Bayram. Şu anda Kütahya Dumlupınar Üniversite’sinde Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olarak eğitim görüyorum. Aynı zamanda Youtube’da programlama & tasarım videoları hazırladığım bir kanalım bulunmaktadır. Bunlara ilaveten bir yılı aşkın süredir Microsoft’ta Student Partner olarak yer alıyorum. Ayrıca Blesh adlı şirkette stajyer olarak uzaktan çalışıyorum.

2-) Bilgisayar mühendisliği hakkında herkesin az çok bilgisi var. Fakat biz her işi uzmanlarından öğrenmeyi seviyoruz. Bu yüzden bize biraz okuduğun bölümden bahseder misin?

Okuduğum bölümde ilk olarak söyleyeyim, format atmayı öğretmiyorlar :) Bilgisayar Mühendisliğinde sadece programlama öğrenmiyoruz bunun yanında donanım alanına da yönlendiriliyoruz. İlk seneler ortak derslerimiz fizik ve matematik üstüne kurulu. 3.sınıftan sonra ise gerçek bilgisayar ile alakalı derslerimiz tüm haftalık programımızı kaplamış oluyor.
3-) Herkes üniversite tercihlerini belli sebepler doğrultusunda yapıyor. Peki, seni bu süreçte Bilgisayar Mühendisliğine iten sebepler nelerdi?

Aslında benim Bilgisayar Mühendisliğini seçme serüvenim farklı bir olay. Pilot olmak istiyordum. Pilot eğitimi alabilmek için ödenecek ücret fazla olduğu için. Türk Hava Yollarının ücretsiz kursuna gitmek istiyordum. O zamanlar mühendislik bölümlerinden aday alıyorlardı eğitmen için. Bende kendime böyle bir A planı kurmuştum. Bu hayalimi gerçekleştiremezsem B planı olarak mühendis olurum diyordum. Ama sonrasında okuduğum alan daha fazla ilgimi çekmeye ve başarılı olmaya başlayınca pilotluk hayalime bir süreliğine ara verme kararı aldım.

4-) Bilgisayar Mühendislerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatın olsa neleri değiştirirdin ?

Dersleri slayttan anlatma olayını tamamen kaldırırdım. Çünkü mühendisler özellikle Bilgisayar mühendisleri bolca pratik yapmak zorundalar. Slaytta anlatılan konu bir süre sonra uçup gidiyor. Kendinizi sürekli güncel tutmak zorundasınız ve yeni bilgilere açık olmak zorundasınız.

bilgisayar-mühendisi-röportaji

5-) Mühendislikler genelde zorlukları ile vurgulanır. Peki, senin şuana kadar en çok zorlandığın ders hangisi oldu?

Sayısal derslerin hepsi açıkçası. Ama özellikle Devre Teorileri ve Lojik Tasarım dersleri bizi bitirdi. Bu derslerde genelde donanıma yönelik eğitimler alıyoruz. Ve bolca ezber yapmamız gerekiyor. Bu ezberin yanında bolca soru çözmez iseniz, karşınıza çıkabilecek bin bir türlü soru çeşidine yenik düşebilirsiniz.

6-) Yazılım Mühendisliği ile Bilgisayar Mühendisliği sık sık kıyaslanan iki bölüm. Peki, bu bölümleri birbirinden ayıran noktalar neler?

Yazılım, programlamaya odaklı bir bölümdür, Bilgisayar Mühendisliği ise yazılım ile birlikte donanımında bolca hissedildiği, derslerde donanıma da yer verildiği bir bölüm.

]]>
https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisi-burak-bayram-roportaji/feed/ 0
Ağız Ve Diş Sağlığı Mezunu Elvan Doruk Röportajı https://www.meslekhocam.com/agiz-ve-dis-sagligi-mezunu-elvan-doruk-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/agiz-ve-dis-sagligi-mezunu-elvan-doruk-roportaji/#comments Tue, 26 Apr 2016 07:15:23 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6629 1-) Merhaba, Ağız Ve Diş sağlığı bölümü hakkında merak ettiklerimizi sormadan önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

İsmim Elvan. Ağız ve Diş Sağlığı mezunuyum. Lisans tamamlama Sağlık Yönetimi 3. sınıf öğrencisiyim.

2-) Her ne kadar ismi ile çağrışım yapsa da Meslek Hocam olarak en doğru bilgiyi uzmanından öğrenmeyi görev edindik. Bu yüzden bize Ağız ve Diş Sağlığı bölümünden bahseder misiniz?

Bu bölümün hekim yardımcısı ve klinik destek personeli yetiştirmek adına açılan yeni bir bölümdür. Diş hastaneleri ya da özel bir klinikte diş hekimi asistanı olarak görev yapar. Bir hemşire değildir fakat aynı statüdedir. Hatta hemşireden daha fazla iş yüküne sahip bir meslektir.

3-) Sağlık sektörü oldukça geniş. Peki, sizin bu sektörde Ağız Ve Diş Sağlığı bölümü tercih etmenizin özel bir nedeni var mı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Bu bölümün yeni olma avantajını göz önüne alarak bu bölümü seçtim. Gerek araması gerekse iş bulma konusunda çok avantajlı (açıkta kalmazsınız) bir bölüm olduğunu düşünmekteyim.Pişmanlık herkes gibi bende de oldu tabi. Fakat başka bölüm tercih etmiş olsaydım iş avantajlarım bu kadar fazla olmayacaktı.

4-) Ağız Ve Diş Sağlığı bölümünde aldığınız eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu?

Bir şeyleri değiştirme fırsatım olsa asistanların özel asistan olarak değil sadece hekime hasta konusunda yardımcı olmakla görevli olan bir personel olduğunu aşılamak isterdim. Ayrıca her şeyden önce bu bölümde çalışan arkadaşlarımın tüm öncelikleri kendilerinden yana kullanmalarını saklardım. Çünkü her işin başı sağlık :)

5-) Okul hayatında hepimizin başına bela olan belli başlı dersler oluyor. Peki, sizin üniversite hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Standart dersler hariç bölüm derslerinin hepsi ayrı ayrı zor ve ayrı ayrı hassasiyet gösterilmesi gereken dersler. Çünkü hepsi teoride kalmıyor uygulanması olan dersler.

6-) Hemen hemen her bölümün öğrencilerinde aradığı belli başlı özellikler mevcut.Bu durum sizce Ağı Ve Diş Sağlığı bölümü içinde geçerli mi? Geçerli ise sizce bu özellikler neler?

Zeki, hızlı, çevik, sağlığına önem veren, stratejik düşünebilen, yönetim ve organizasyonu iyi yapabilen kişiler bu bölümde aranan özelliklere sahip olacaktır.

agiz-ve-dis-sagligi-elvan

7-) Sizce 2 yıllık bölümler mesleği öğrenebilmek için yeterli mi? Yoksa sadece öğrencilere basit bir temel mi hazırlıyor?

Basit bir temel hazırlığı sadece :)

8-) Günümüzde maalesef birçok kişi sağlık alanını sadece iş garantisi olduğu için tercih ediyor. Sizin bu konuda ki düşünceleriniz neler?

Tabi ki de iş garantisi. :) Yoksa hiç kimse sanmıyorum kendilerini zorlayan ve sağlık yönünden risk taşıyan bölümleri tercih etmez.

9-) Tecrübeleriniz doğrultusunda gelecekte Ağız Ve Diş Sağlığı bölümünü tercih edecek veya bu sene okula yeni başlayan kişilere tavsiyeleriniz neler?

Kendilerine uygun gördükleri meslekleri seçmeleri en büyük tavsiyem. Bu bölüm iş yükü fazla bir meslektir. Tercih hakkı yine kendine güvenen öğrenciler için bu bölümden yana olabilir.

10-) Ağız Ve Diş Sağlığı uzmanı olarak 4 yıl çalıştınız. Peki, sağlık alanında çalışmanın artı ve eksi yönleri neler?

Artısı – insanlara yardım edebilmenin verdiği güven ve mutluluk, insanlara iyiliklerde bulunmak bencillikten kurtulmak, daha yapıcı ve olumlu düşünebilmek, organizasyon yeteneğinin gelişmesi

Eksileri – başkalarının sağlığı için kendi sağlığımızı geri planda tutmak, bulaşıcı hastalıklarla birebir temas halinde olmak.

11-) 4 yıllık iş hayatınızın ardından şuanda Erciyes Üniversitesinde Sağlık Yöneticiliği okuyorsunuz. Peki, iş hayatından sonra üniversiteye tekrar başlama sürecinizden biraz bahsedebilir misiniz?

:) Daha fazlası her zaman iyidir.

12-) Erciyes Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Bu süreçte gerek sosyal imkanları ile gerek ise eğitim kalitesi ile üniversite beklentilerinizi karşıladı mı?

Erciyes Üniversitesi, öğrencilerine tüm imkanı sağlıyor beklentileri fazlasıyla karşılıyor.

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak Meslek Hocam okurlarına neler söylemek istersiniz?

Meslek Hocam sitesini ilk defa duydum ve çok beğendim. Üniversiteye yeni başlayan yada başlamak isteyen tüm öğrenciler için yararlı olabileceğini düşünmekteyim. Meslekleri kaynağından birebir araştırmaları çaba sarf etmeleri araştırmalarda bulunmaları bu programı gerçekleştiren şahıslar için büyük bir artı. Meslekler hakkında araştırma yapmak isteyen öğrenci adayları mutlaka bu siteyi ziyaret edip yardım istemeli. Çünkü eminim çok yararlı olacaktır.

İlginize teşekkür ederim.

]]>
https://www.meslekhocam.com/agiz-ve-dis-sagligi-mezunu-elvan-doruk-roportaji/feed/ 1
Sivil Havacılık Bölümü Mezunu Ahmet Özkaya Röportajı https://www.meslekhocam.com/sivil-havacilik-bolum-mezun-ahmet-ozkaya-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/sivil-havacilik-bolum-mezun-ahmet-ozkaya-roportaji/#comments Sun, 27 Mar 2016 07:11:26 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6578 1­) Merhaba, Sivil Havacılık bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

6 Ağustos tarihinde Karaman’da doğdum. Öğrencilik hayatım ile gözlerimi İstanbul’da açtım. Liseyi Pendik Rauf Denktaş Lisesinde tamamladım. Mustafa Kemal Üniversitesi (İskenderun Teknik Üniversitesi) Sivil Havacılık bölümünü bitirdim. Başarılı bir öğrenci değildim ama istikrarlıydım her sene ortalamam 2.25’ti. Bilen bilir buda geçmek için yeterli olan ortalamadır. Kendimle ilgili şuna inanıyorum doğuştan her şey hakkında %60 bilgiye sahibim. Ama ben istediğim bir şeyi öğrenirsem asla unutmam ve bir şeyi %70 biliyorsam %70 bilen herkesle yarışabilirim. Üniversite ilk yıllarımdan beri hep bir şeyler kurma derdindeydim. İlk şirketimi İskenderun’da Üniversite 3.Sınıfta kurdum bundan önce kurduğum gruplar açtığım resmi olmayan işleri saymıyorum. 2011­-2015 yılları arasında İskenderun’da yaşadım ve kendimi İskenderun’da keşfettim.İlk girişimimi anlatmak istiyorum. İskenderun 1. sınıf 1 ay dolmamış. Sahilde yürüyorum havada 3 paraşütçü gördüm. Harika bir şeydi. İzledim izledim,sonunda indiler. Yanlarına yaklaştım bu işi yapmak istiyorum neler yapmalıyım dedim. İstekli olmalısın vb şeyleri dinlemiyordum bile,sonunda maddi konuya geldiler asgari ücretin 3 katı öğrenci paraşütü ve 1 asgari ücrette eğitim ücretinden bahsettiler düşünsenize 1.sınıfta okuyan bir öğrencisiniz tabi ki böyle bir lüksüm yoktu. Ardından büyük bir paraşüt göründü önünde birisi bağlıydı aklımda bir şeyler kurmaya başladım ama emin değildim indiler yaklaştık izledim ve dinledim.Öndekinin adı yolcuymuş benim tabirimle : Müşteri. Arkadaşlarıma döndüm buldum dedim. Ve o günden itibaren 4 yıl boyunca İskenderun’da yolcu uçuran bir organizasyon sistemi kurdum. 10 kişinin ücretsiz eğitim almasını sağladım ve 3 kişi şuanda aktif bir şekilde uçuyor. Üniversite hayatım boyunca 27 büyük organizasyona imza attık ve bunun meyvelerini mezun olduğum yaz aldım. Türkiye’de düzenlenen 2 uluslararası havacılık organizasyonunun koordinatörlüğünü yaparak.

İŞ DENEYİMLERİ

  • Eurasia Aviation Group 2013 – & / ( Havacılık Organizasyonları – Havacılık Projeleri –
  • Avrupa Birliği Projeleri – Kalkınma Ajansı Projeleri ) (eurasiaaviationgroup.com)
  • Extrem Park İskenderun 2012­2015 / İskenderun (Extrem Organizasyonlar düzenleyen bir
  • firma kurdum, 2015’te İskenderun’da eğitimimin bitmesi nedeni ile kapatmış
  • bulunmaktayım.)
  • Paintball Park İskenderun 2013-­2015 / İskenderun (2015 yılında İskenderun’da eğitimim
  • bitmesi nedeniyle kapatmış bulunmaktayım.)
  • Glacier Nationel Park 2014Haziran – 2014Eylül /Amerika – Kanada ( Bakım – Onarım )
  • Aviationday 2015 – & / İstanbul ( Türkiye’nin istediğiniz yerinde istediğiniz hava aracıyla
  • uçmanızı sağlayan e­ticaret sistemi kurdum.) ( aviationday.net)
  • Türkiye Hava Sporları Federasyonu (2015 – &) (Yönetim Kurulu Üyesi – Üniversiteler ve
  • Kulüpler Temsilcisi ) (thsf.gen.tr)
  • Flycam (2015 – & )

HAVACILIK DENEYİMLERİ

  • 1.Uluslararası Hava Oyunları Festivali / Adana•) ( Organizasyon ve Proje )­ETKİNLİKLER VE
  • 3.İskenderun Havacılık Festivali /İskenderun•
  • İskenderun Ücretsiz Yamaç Paraşütü Etkinliği /İskenderun•
  • Tühesfo Havacılık Fuarı /İstanbul•
  • 1.İskenderun Hava Şenlikleri /İskenderun•
  • Engelliler İçin Uçuyoruz /İskenderun•
  • Türk Sivil Havacılık Sektöründe Sivil Toplum Kuruluşları Koordinatörü /İskenderun•
  • Osmaniye Uçuş günü /Osmaniye•
  • 2.İskenderun Hava Şenlikleri•
  • 2.Uluslararası Hava Oyunları /Adana•
  • Afrikalı Çocuklarımız Uçuş ve Fotoğraf Sergisi Koordinatörlüğü /Konya•
  • IFTE Havacılık Fuarı /İstanbul•
  • Avrupa birliği ile birlikte ”UÇUŞ KORKUSU” proje Koordinatörlüğü (Romanya­-Slovakya)•
  • Havacılık Meteorolojisi ve Pratik Tahmin Yöntemleri Organizatörü•
  • Airex Havacılık Fuarı Stand Sorumlusu•
  • Gölyaka Havacılık Festivali•
  • Mysia Uluslararası Havacılık Festivali•

2­) Sivil Havacılık bölümü herkes de çağrışım yapsa da bölüm araştırması yapan kişilere çok daha detaylı bilgiler gerekiyor. Bu yüzden bize Sivil Havacılık bölümünden bahsedebilir misiniz?

Bölümün adı Sivil Havacılık Ve Ulaştırma İşletmeciliği veya Havacılık Yönetimidir. Üniversiteyi boş boş okumak için mezun olduktan sonra hiçbir şey beklemesin. Eğer eğleneceğim , ben üniversitede hayatımı yaşamaya geliyorum vb düşüncelerle havacılık bölümüne gelirseniz bir hava yolu firmasında çanta taşırsınız. Ama üniversiteyi okurken İngilizce kasarken sektörde kendinize bir dal seçerek o bölümde kendinizi uzmanlaştırırsanız önünüz açıktır.

3­) Sivil Havacılık ülkemizde yeni sayılabilecek bölümler arasında ve şuan sayılı üniversitede mevcut. Bu durumlar karşısında sizi Sivil Havacılık okumaya sürükleyen neden neydi? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Sivil havacılık eskiden güzeldi şuanda benim bildiğim 10’un üzerinde üniversitede artı açık öğretimde bile var. Tekrarlıyorum üniversite hayatını boş geçirmeyecekseniz buyurun gelin ,sektörde zeki ve çalışkan havacılara her zaman ihtiyaç var.

4­) Ülkemizde ki eğitim sistemi hakkında hemen hemen herkesin birçok eleştirisi var. Peki, bu eleştirileri sadece Sivil Havacılık bölümüne yöneleltseniz bunlar neler olurdu?

Ülkemizde hep bir şeylerden şikayet edilir benim buna cevabım : şikayet ettiğiniz şeyi değiştirecek olacak sizsiniz yani gençler. Eğer şikayet ettiğin bölümde uzmanlaşır söz sahibi olacak konuma gelirsen bu yanlışı düzeltebilirsin. Ne istediğini bilen hiçbir sektörde aç kalmaz.

sivil-havacıilik

5­) Hem az okulda olması hemde detaylı bilgiye zor ulaşılması Sivil Havacılık bölümünün hem iş imkanlarını hemde çalışma alanlarını öğrenciler tarafından daha da merak ettiriyor. Bu yüzden yeni mezun olan biri olarak hem iş bulma sürecinizden hemde Sivil Havacılık mezunu olarak çalışmanın artı ve eksilerinden bahsedebilir misiniz?

Söylediğim gibi 10 üniversite + açık öğretimde var. Eski popülaritesi kalmadı. Açıkçası mezun olduktan sonra iş aramadım firmalar beni aradı. Ben ise şuan havacılık sektöründe kendi işimi yapıyorum ve havacılık federasyonu yönetim kurulundayım.

7­) Hemen hemen her bölüm öğrencilerinde belli başlı özellikler arıyor. Peki bu durum Sivil Havacılık içinde geçerli mi? Ayrıca geçerli ise sizce ne gibi özelliklere sahip olmalılar?

Herkes Havacılık okuyabilir ama herkes havacı olamaz.

8­) Gelecek bugünden daha önemli olduğu bir gerçek. Bu yüzden meslek araştırması yapan gençler bölümlerin geleceğini de merak ediyor. Peki kişisel olarak bölümünüzün geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz?

Türkiye’de 2003 yılında 162 olan uçak sayısı 2013 yılında 374’e çıktı. %130 ‘dan bahsediyorum. Son 10 yılda Ülkemizdeki toplam hava aracı sayısında da %74’lük bir artış var. En önemli gelişmelerden birinin de kargo alanında yaşanıyor, 2003 yılında bir seferde taşınabilecek yük 303 ton iken , 2013’e gelindiğinde bu oran % 356’lık bir artışla 1,381 tona çıktı. 2016’da ise Dünya’ya kafan tutan Hava limanlarımız ve Havacılık firmalarımız bulunmaktadır. Bu durumda zeki , çalışkan ve hırslı birisi asla açıkta kalmaz.

10­) İskenderun Teknik Üniversitesi (Eski adı ile Mustafa Kemal Üniversitesi) mezunusunuz. Peki okulunuz gerek sosyal imkanları ile gerek eğitim kalitesi ile beklentilerinizi karşıladı mı?

Bölümümüz Karaağaç beldesindedir. Bu yüzden hiçbir sosyal imkana sahip değildik ama güzel yürekli hocalarımız vardı. Tekrarlıyorum imkanı kişi kendisi yaratır.

]]>
https://www.meslekhocam.com/sivil-havacilik-bolum-mezun-ahmet-ozkaya-roportaji/feed/ 19
Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama Mezunu Handan Erdağ Röportajı https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-teknolojileri-ve-programlama-mezunu-handan-erdag-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-teknolojileri-ve-programlama-mezunu-handan-erdag-roportaji/#respond Wed, 09 Mar 2016 10:57:11 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6529 1­-) Merhaba, Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama ile ilgili sorulara geçmeden önce takipçilerimiz için bize ilk etapta biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba ben Handan Erdağ. İstanbul Ticaret Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama 2009 mezunuyum. Şuan da Açık öğretim 4. Sınıf İktisat öğrencisiyim. Aynı zamanda Konvoy Danışmanlık şirketinde bilişim sorumlusuyum. Ayrıca, bağımsız olarak web tasarım, tasarım ve sosyal medya danışmanlığı hizmetlerini vermekteyim.

2­-) Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama ismi birçok kişiye bölüm hakkında çağrışım yapsa da biz işin doğrusunu sizden öğrenelim. Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama bölümünde neler öğretilir, öğrencilerden neler beklenir?

Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama bölümü, isminden de anlaşılacağı üzere hem bilgisayar teknolojileri ile ilgili hem de programlama ile ilgili temel bilgileri verir. Bu bölümü okuyan arkadaşlardan sektörün ana kurallarını ve yazılımın temel algoritmasını yani mantığını öğrencilik süresince öğrenmesi beklenir. Bu bölümden mezun olmuş bir kişinin; bilgisayar kurulumu, network kurulumu, yeni donanım ve yazılım yüklenmesi, yazılımın temel algoritması, HTML, .net, Java ve okul müfredatı tarafından belirlenen yazılım dili, SQL ya da Oracle veri tabanının ana kurallarını bilmesi beklenir.

3­-) 2 yıllık bir bölüm olması öğrencilerin gözünü iş imkanları konusunda biraz korkutabilir. Bu yüzden bize Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama mezunlarının çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Günümüzde bırakın 2 yıllık mezunu, lise mezunu olan ya da olmayan kişiler dahi bilişimci olabilir.Belki diğer sektörler de diploma olmazsa olmaz olabilir. Ancak, günümüzde bilginin çok kolay ulaşılabilir olması, sayısız kaynağa aynı anda sahip olunabilmesi ve çokça da merak ile bu alanda ilerlemek mümkün. Eğer sizin bilişimci olmak için gerekli potansiyeliniz ve merakınız yok ise ister 2 yıl, ister 4 yıl mezunu olun bu sektörde ilerlemeniz mümkün olmaz. Zaten diplomayı aldıktan sonra sektörü takip etmez ve bilginizi güncellemez iseniz bu sektörde yer almanız çok zor. Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama mezunlarının geniş bir iş bulma yelpazeleri vardır. IT, network, yazılım, tasarım, seo ve bilişimin her alanı ile ilgili çalışabilirler. Ayrıca, üniversitede alınan eğitim ile bilişim haricinde de özel sektörde de iş bulabilirler. Yeni mezunlar asgari ücret ya da asgari ücretin biraz üstünde maaş alırken, edinilen tecrübe ve bilgiler ile doğru orantılı olarak çalışanların maaşları artacaktır. Aynı zamanda günümüzde her yerde bilgisayar ile çalışılabildiğinden ötürü, bilişim alanı hem kadınlar hem de erkekler için esnek çalışma saatleri nedeni ile de tercih edilebilir.

4­-) Günümüzde Bilgisayar Mühendislerinin sayısı dahi bir hayli fazla artmışken sizce Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama bölümü mezunlarının iş bulma olasılığı var mı? Ya da şöyle soralım bu bölümden mezun olan biri rahatlıkla iş bulabilir mi?

Elbette, bulabilir. Çünkü her mühendislik mezunu mühendis olamadığı gibi her programlama mezunu da programcı olamıyor. Ayrıca, siz 2 yıllık bölümü bitirdikten sonra isterseniz eğitiminizi 4 yıllığa da tamamlayabilirsiniz. 2 yıllık mezunu olmanın bir diğer avantajı da; bilgisayar mezunu 4 ya da 5 yılda üniversite eğitimini tamamlarken siz 2 yılda okulu bitirip 3 yılda da iş hayatında deneyim edinip yeni mezun mühendisten daha kıdemli ve bilgili çalışan olabilirsiniz. Unutmayalım ki, iş hayatında teorik değil pratik bilgi her zaman daha değerlidir.

5­-) 2 yıllık bölümler DGS ile okullarını 4 yıla tamamlayabiliyor. Siz bu sınav ile neden okulunuzu 4 yıla tamamlamadınız? Ayrıca biraz bu sınavdan bahsedebilir misiniz?

Tavsiye Yazı : Dikey Geçiş Sınav (DGS) Nedir? 

Yeni mezun olduğumda, etrafımda ki ısrarlara dayanamayarak, birazda bilinçsiz bir şekilde DGS’ye girdim ve tesadüfen de olsa bu sınavdan ortalama bir puan aldım. Ancak, İstanbul dışında okumak istemediğim için tüm tercihlerimi İstanbul’da yaptım ve sınırlı kontenjanlar nedeni ile de yerleşemedim. O zamanlar çok önemsemediğim ve nasılsa bir tane diplomam var, açık öğretimden de eğitimimi 4 yıla tamamlayarak devam ederim şeklinde düşünerek hareket ettim.Bugün durup düşündüğüm zaman bilinç dışı olarak verdiğim bu kararları daha bilinçli bir şekilde vermeyi dilerdim. Her ne kadar diploma bir kağıt parçası desekte, toplumun büyük bir bölümü bilginize değil diplomanıza bakıyor. Benim Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama bölümü mezunlarına önerim, okulu bitirdikleri zaman durup düşünsünler ve kendi iç muhasebelerini doğru bir şekilde yapsınlar. İleride kendinizi nerede ve hangi unvan ile görmek istediğinize karar verin ve ona göre yolunuzu belirleyin.

bilgisayar-teknolojileri-ve-programlama-hande-erdag

6-­) Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama uçsuz bucaksız bir alan. Bu yüzden 2 yılda bu işi hakkı ile öğrenmek sizce mümkün mü?

Tabi ki, değil. 2 yılda siz sadece ana konuları, kulak dolgunluğu ve bilişim jargonunu anca öğrenebilirsiniz. O yüzden de üniversite süresince ekstra eğitimler ve mümkünse stajlar ile bilginizi arttırmanız gerek.

7­-) Özellikle meslek lisesi çıkışlı birçok arkadaşın araştırdığı bir bölüm olan Bilgisayar Teknolojileri Ve Programlama bölümüne yeni başlayacak veya ileride okumayı düşünen kişilere tavsiyeleriniz neler?

Gerçekten bilişime ilgileri var ise, bu bölümü tercih etsinler. Sırf diploma sahibi olabilmek için, sınavsız geçiş haklarını kullanıp bu bölüme kayıt yaptırmasınlar. Gerekirse 1 yıl boyunca tekrar hazırlanıp sınava girsinler ve gerçekten sevdikleri bir bölümü kazansınlar. Çünkü hayat sevmediğiniz bir işi yapmak için çok kısa. Ayrıca, sevdiğiniz bir işi yaparsanız hem eğlenip hem de keyifle para kazanabilirsiniz.

8­ -) İstanbul’da öğrenim hayatınızı tamamladınız. Peki İstanbul’da öğrenci olarak yaşamanın getirdiği avantaj ve dezavantajlardan bahsedebilir misiniz?

Öncelikle şuanda İstanbul’da okuyan öğrenci arkadaşların kesinlikle çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Çünkü artık İstanbul’da bir yerden bir yere gitmek Metro, Metrobüs ve Marmaray ile çok daha kolay. Öğrenci olduğum vakitler okulum evime 15 dakika mesafede olmasına rağmen, çok trafik yoğunluğu olan bir bölgede olduğu için bazen 1 – 1.5 saat boyunca trafikte kaldığım olurdu ki o zamanlar bu kadar aktif olmayan sosyal medya nedeni ile de bu 1.5 saat Çin işkencesine dönüşürdü. Aynı şekilde o zamanlar sektörde ki bir kişiye ulaşmakta bu kadar kolay değildi. Şimdi okuduğunuz bir bilginin kaynağına Twitter, Facebook, Linkedin ve Mailler ile iletişim kurup, daha mezun olmadan sektörde isim yapabilir ve kendi iş ağınızı oluşturabilirsiniz.

9­-) İstanbul Ticaret Üniversitesi mezunusunuz. Peki okul öğrencilere sunduğu sosyal imkanlar ve eğitim kalitesi sizin beklentilerinizi karşıladı mı ?

Açıkçası şuanda çok aktif olan İstanbul Ticaret Üniversitesi benim okuduğum yıllarda hiçbir sosyal imkan sağlayamıyordu. Küçük yalıda bulunan Meslek Yüksek Okulu kampüsü, kampüsten çok dershane havasında idi. Alanında iyi birkaç eğitmen dışında da, o dönem aldığım eğitimin kalitesinin de çok vasat olduğu acı bir gerçek. Üniversite de kaliteli eğitim elbette çok önemli ve tercih yapmak için önemli bir etken, ancak üniversite mezunu bir kişinin o kampüs kültürünü alması ve o sosyal ortamı havasını alması da çok önemli.

10-­) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

İster 2 yıllık, isterseniz de 4 yıllık bölüm okuyun ama toplum baskılarına boyun eğmeyin ve insanların sizi şekillendirmesine izin vermeyin. İstediğiniz ve sizi tüm hayatınız boyunca mutlu edecek bir alan seçin. Tercih yaparken hem aklınızı hem de kalbinizin sesini hem de bu bölümden mezun olan arkadaşların sesini dinleyin ve düşünerek karar verin.

]]>
https://www.meslekhocam.com/bilgisayar-teknolojileri-ve-programlama-mezunu-handan-erdag-roportaji/feed/ 0
Görsel İletişim Tasarım Mezunu Vatanay Özbeyli Röportajı https://www.meslekhocam.com/gorsel-iletisim-tasarim-mezunu-vatanay-ozbeyli-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/gorsel-iletisim-tasarim-mezunu-vatanay-ozbeyli-roportaji/#comments Tue, 01 Mar 2016 02:28:32 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6504 1-) Merhaba, Görsel İletişim Tasarım bölümü hakkında sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba. Ben Vatanay Özbeyli. 1 Ocak 1988 İzmir doğumluyum. Eğitim hayatıma İzmir’de başladıktan sonra sırasıyla Rize, Kocaeli ve İstanbul şehirlerinde yaşadım. En son İstanbul’a yerleşerek üniversite eğitimimi tamamladım. Hala İstanbul’da ikamet etmekteyim.An itibariyle bir teknoloji firmasında Kullanıcı Arayüzü ve Kullanıcı Deneyimi Danışmanlığı yapmaktayım. Bu iş sıfatının altında tasarımın her haline temas etmekteyim.Sürekli teknolojiyle meşgul olan birisiyim. Mesleğim ile ilgili bildiğim her şeyin günden güne değiştiğinin ve genişlediğinin farkındayım. O yüzden Türkiye’de ve yurt dışında yapılan fuar ve seminerlere katılmaya çalışıyorum.

2-) Görsel İletişim Tasarım bölümü maalesef günümüzde ki popüler meslek arasında değil. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Sanıyorum bunun sebebi bu bölümün genellikle özel üniversitelerde olması ve devlet üniversitelerinde de grafik tasarım benzeri bir statüde ilerliyor olması.Bu bölümü okuyarak görsel tasarım, felsefe, reklamcılık, animasyon, prodüksiyon, ses – müzik yönetimi, sosyoloji ve sanat tarihi gibi birçok konuda fikir sahibi olabilirsiniz.

3-) Hemen hemen herkes üniversitede okuduğu bölümü özel sebeplerden seçer. Peki, Görsel İletişim Tasarım bölümünü size seçtiren bir sebep var mıydı?

Kendimi bildim bileli yazılım sektörüyle haşır neşirim. UI bilgisi olmayan bir yazılımcının da günümüz şartlarında fazlasıyla yalnız kalacağını düşünmekteyim. Dolayısıyla tasarım tarafına sert bir giriş yapma gereği duydum. Sanıyorum lise dönemimdeydi bu geçiş. Ve o yoldan yürümeye devam ettim.

Yazılımdan gelen bir tasarımcı olduğum için de Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birinde mühendislerle birlikte çalışırken hiçbir sorun yaşamıyorum. Kolaylıkla yazılımcılarla aynı dili konuşabiliyorum.İşte bu sebeple Görsel İletişim Tasarımı bölümü okumayı istedim. Tasarımın temel felsefesini daha iyi kavramaktı amacım. İstediğim gibi de oldu.

4-) Gençler aradığı bölümde maddi yöne de haklı olarak fazlası ile önem veriyor. Bu doğrultuda Görsel İletişim Tasarım bölümü mezunların çalışabileceği alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Mezun olduğunuzda birçok kurumsal firmada, ajanslarda ve medya kanallarında iş imkanı bulabilirsiniz. Ya da ekonomik özgürlüğünüz varsa kendi ajansınızı kurabilirsiniz.

Öğrencilik döneminde iş başı yaptığım için bütün bu firma tiplerinde çalışma imkanı buldum. Her birinin farklı avantaj ve dezavantajları var diğer mesleklerde de olduğu gibi. Örneğin ajanslarda kazancınız daha yüksek olabilir ama her ay düzenli olarak maaş yatmayabilir. Kurumsal firmada daha devlet dairesi sistematiği içerisinde boğulabilirsiniz ama maaşınız da yine bu düzende sorunsuz olarak yatar.Burada artıları ve eksileri değerlendirip kariyer planı yapmak size düşüyor.

gorsel-iletisim-tasarim

5-) Üniversite hayatın herkesin zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki, sizin eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Çalışkan değildim ancak zorlandığım bir ders hatırladığım kadarıyla olmadı. Hatta birçok ödevi son güne bırakıp mezuniyet tezini bile 1 ayda yazmış bir öğrenciyim. Benim yaşadığım tek sorun akademisyenler ile alakalıydı.Bu da her üniversitede karşılaşabileceğiniz bir sorun olsa gerek.

6-) Üniversitelerde Görsel İletişim Tasarım bölümü öğrencilerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu? Neden?

Kesinlikle akademisyenler. Görsel İletişim Tasarımı Bölümü gibi sanatla haşır neşir bir bölümün daha esnek ve yaratıcılığı destekleyen akademisyenler tarafından özenle işleniyor olması fazlasıyla sağlıklı olurdu.

7-) Koç Holding’de yaklaşık 2 yıldır çalışıyorsunuz. Peki, şirketteki göreviniz nedir? Ayrıca böyle büyük bir şirkette çalışmanın artı ve eksileri sizce neler?

Çalıştığım firmanın tam adı “Koç Sistem Bilgi ve İletişim Hizmetleri” olarak geçiyor. Koç Holding’in şirketlerinden birisi. Ben bu dev şirketin Ar-Ge biriminde daha önce de belirttiğim gibi “Kullanıcı Arayüzü ve Kullanıcı Deneyimi Danışmanı” sıfatıyla çalışıyorum.Bilenler bilir, “Koç’lu ahlakı” diye görünmez bir pozitif kural zinciri vardır. Burada çalışırken bu ahlakı görüyor ve öğreniyorsunuz. Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birinde çalışıyor olmak hem öz güveniniz tazeliyor hem de kariyeriniz için büyük önem taşıyor.

Bugüne kadar 30’dan fazla projede rol aldım ve Türkiye’nin en büyük firmalarıyla çalışma fırsatı buldum. Daha önce çalıştığım ajans ve freelance iş yaptığım dönemlerle kıyaslayınca bu çok büyük ve önemli bir fark. Şahsen kurumsal bir şirkette çalışmanın en büyük avantajı kazandığınız iş tecrübesi ve CV’nize koyduğunuz onlarca dev firmalarda gerçekleştirilmiş projeler.Dezavantajları da çok tabii. En önemlisi çalışan sayısı çok fazla olduğu için şirketler teknolojik adımları sıradan bir ajans gibi hızlı atamıyorlar. Ufak bir örnek vereyim. Bir web tasarımı ajansı jQuery ile geliştirme yaparken bir anda Angularjs’ye geçebilir. Ancak bu tip çalışan  sayısı yüksek bir firma bu virajı o kadar hızlı alamayabilir.

gorsel-iletisim-tasarim-bolumu-vatanay-ozbeyli

8-) Her bölüm öğrencilerinde ister istemez belli özellikler arar. Peki, sizce Görsel İletişim Tasarım bölümünde okuyacak birinin hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Tasarım yapmaktan keyif alıyor olmalı. Sanatla ilgilenmeyi seviyor olmalı. Bence temel özellikler için bu ikisi yeterli. Teknik bilgiyi edinmek heves olduktan sonra fazlasıyla kolay. Ancak bu hevese ve hissiyata sahip olmadan Görsel İletişim Tasarım Bölümü’ne girerseniz sonu hüsranla bitebilir. Yeditepe Üniversitesinde beraber okuduğum birçok kişinin LinkedIn’deki iş açıklamasında bambaşka meslekleri görmemin sebebi de bu olsa gerek. Üniversitelerde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’ne yetenek sınavıyla alındığı için de öncesinde belki bir eğitim ve kurs tercih edilebilir.

9-) Geçmişe dönme şansınız olsa Görsel İletişim Tasarım bölümü dışında hangi bölümü tercih etmek isterdiniz?

Benzer bölümler isterdim herhalde. Grafik Tasarımı olabilir.

10-) Gelecekte Görsel İletişim Tasarım bölümü okumak isteyen veya şuan okuyan kişilere tecrübeleriniz doğrultusunda neler tavsiye edersiniz?

Her zaman günceli takip etmeliler. Çünkü tasarımın da trendleri çok hızlı değişiyor.

Dün Apple’ın dünyamıza soktuğu skeuomorphism yerini Flat tasarımlara, hatta Google’ın yarattığı Material Design’a bırakır oldu. Sinema’da bol bol yer edinen görkemli geçiş efektleri yerlerini sert ve düz cut efektlerine bıraktı. Gazetelerde sıklıkla kullanılan tırnaklı yazı tipleri artık tırnaksız düz yazılara dönüştü.Yani kompleks bir yapıdan basite yönelen bir tasarım dünyası içerisinde yaşıyoruz. Ama şu bir gerçek ki tasarımın kendisi de tekerrürden ibaret. Yani gelecekte yine et kalınlığı olan, gölgeler barındıran karmakarışık tasarımlar yapar ve satın alır olacağız.

11-) Yeditepe Üniversitesinde eğitim hayatınızı tamamladınız. Peki, öğrencilik hayatınız boyunca Yeditepe Üniversitesinde aldığınız eğitimden ve sosyal imkanlardan memnun kaldınız mı?

Yeditepe Üniversitesinde güzel bir öğrencilik geçirdim.Eğitim anlamında çok memnun olduğum ve beğenimi kazanmayan yönler olmadı değil. Yukarıda belirttiğim gibi bu tamamen akademik kadronun kalitesiyle alakalı.

12-) İstanbul’da öğrencilik hayatınızı tamamladınız.Peki, İstanbul’da öğrenci olmanın sizce artı ve eksikleri neler?

Artısı imkanlar fazla. Eksi tarafı ise trafik. İstanbul’da yaşayıp trafikten şikayet etmeyen kimse yok herhalde.

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza tecrübeleriniz doğrultusunda neler söylemek istersiniz?

Türkiye gibi ülkelerde insan kaynakları departmanları ve patron şirketleri genellikle ilk filtre olarak diplomaya göz atıyor. Üniversite mezunu olup da mesleğinden bihaber onlarca kişi tanıdım. Yine sektöre hem teknik hem de sosyal yönden çok hakim olup bambaşka bölümler okumuş ya da lise mezunu tasarımcılar da gördüm.Öncelikle kendinize “Ben ne yapmak istiyorum?” sorusunu sorun. Siz hayaliniz peşinde hırsla ilerlerken belirsizlik ve karamsarlıklarla dolu bu yol yavaş yavaş aydınlanacak, önünüzü daha rahat görür olacaksınız.Önerebileceğim tek şey ise hiçbir zaman doymayın.

Ne bir kurumsal şirket ne de söz sahibi bir ajans sizin iştahınızı kaçırmasın.Unutmayın, bu eğlenceli yolda en iyi dostlarınız hayal gücünüz ve yaratıcılığınız olacaktır.

]]>
https://www.meslekhocam.com/gorsel-iletisim-tasarim-mezunu-vatanay-ozbeyli-roportaji/feed/ 13
Acil Tıp Teknikeri Vahid Yüksekkaya Röportajı https://www.meslekhocam.com/acil-tip-teknikeri-vahid-yuksekkaya-roportaji/ https://www.meslekhocam.com/acil-tip-teknikeri-vahid-yuksekkaya-roportaji/#comments Fri, 26 Feb 2016 13:52:40 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6485 1-) Merhaba, Acil Tıp Teknikeri hakkında merak edilen sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Acil Tıp Teknikeri diğer adıyla Paramedik mezunu Vahid Yüksekkaya, sağlık meslek lisesini Hatay Dörtyol’da, sağlık hizmetleri meslek yüksek okulunu da Batman Üniversitesinde okudum.

2-) Acil Tıp Teknikerliği günümüzün popüler meslekleri arasında olsa da birçok kişinin bölümünüz hakkında tam bilgisi yok. Bu yüzden Acil Tıp Teknikerliği nedir gibi sorulara cevap vererek bize bölümünüzden bahsedebilir misinizi?

Acil Tıp Teknikeri (Paramedik) ambulans sorumlusu olarak geçer, yanımızda 1 yardımcı sağlık personeli (acil tıp teknisyeni) ile birlikte hastalara müdahalede bulunuruz.

3-) Sağlık alanında çalışmak için birçok alan bulunuyor. Peki, bu alanlar arasında Acil Tıp Teknikeri olmayı tercih etmenizin sebebi neydi? Ayrıca tercihinizden hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Tercihim den hiç pişmanlık duymadım mesleğimi gerçekten severekten yapıyorum diğer türlü bizim mesleği sevmeyen insanların yapabileceğini düşünmüyorum.

4-) Acil Tıp Teknikerlerine üniversitede verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu? Ayrıca Acil Tıp Teknikeri olmak için sizce iki yıllık bir eğitim tam anlamı ile yeterli mi?

Eğitimde bir şeyleri değiştirme gibi bir fırsatım olsa kesinlikle bölüm başkanlarını paramediklerden seçerdim çünkü  saha görmemiş insanların acil sonrası anlatımları ile bizim yaptığımız iş arasında çok farklılıklar oluyor. 2 yıllık bir eğitimin bu bölüm için yeterli olduğunu düşünmüyorum.

5-) Acil Tıp Teknikerlerinin çalışma saatleri birçok mesleğe göre farklı. Bize biraz bu çalışma saatlerinden bahsedebilir misiniz?

Bizler özel ambulanslarda 24 saat çalışıp 24 saat dinleniyoruz, yalnız devlette yani 112 de 24 saat çalışıp 3 gün dinleniyoruz. İnsanlara hep çok dinleniyoruz gibi geliyor yalnız normal devlet memurları günde 8 saat çalışırken biz nöbete gittiğimizde 24 saat yani 1 devlet memurunun 3 günde  çalıştığını çalışıp öyle eve dönüyoruz.

acil-tıp-teknikeri-vahid-yüksekkaya

6-) Uzun süredir özel sektörde çalışan biri olarak Acil Tıp Teknikerlerinin çalışma şartlarından, çalışma alanlarından bahsedebilir misiniz?

Özel ambulans şirketlerini kesinlikle meslektaşlarıma önermiyorum çalışma şartları ağır çok çalışıp az dinleniyoruz ve mesleki olaraktan da körelme hat safhada oluyor önemli vakıaların çok çıktığı söylenemez.

7-) Okul dönemi herkesin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki, sizin için bu ders hangisiydi ? 

Benimde eminim diğer Paramedik meslektaşlarımın da en çok zorlandığı acil hasta bakımı 3-4 tür :) Çünkü Paramediği Paramedik yapan temel derslerden biri ve bölüm adına gelişmemizi sağlayan derslerin başında geliyor. Bir o kadar da zor bir ders.

8-) Sağlık alanı birçok öğrenci tarafından sadece iş garantisi olduğu için okunmak istenen alan olmaya başladı. Bu düşüncede ki gençlerimize tavsiyeleriniz neler?

Sağlıkta meslek enflasyonu oluştuğunu düşünüyorum artık sağlık meslek lisesi ve sağlık hizmetleri myo mezunu binlerce genç var bende dahil olmak üzere, atanabilmek için 80 üstü almak gerekli yada özel ambulans ve hastanelerde tam bir kölelik sistemi ile çalıştırılıyoruz.

9-) Her ne kadar iş garantisi için okumak isteyenler olsa da bunun yanında sevdiği için Acil Tıp Teknikeri olmak isteyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Peki, ileride Acil Tıp Teknikeri olmak isteyen kişilere tavsiyeleriniz neler?

Tavsiyem mesleklerini severek yapmaları insanların hayır duasını almak kadar güzel bir şey yok.

10-) Birçok üniversitede eğitim gördünüz. Bize biraz bu üniversitede aldığınız eğitimin yaptığınız işe olan katkılarından ve gittiğiniz üniversitelerde ki sosyal ve eğitim kalitesinden memnun kalıp kalmadığınız dan bahsedebilir misiniz?

3 ayrı üniversitede okudum gerek özel gerekse devlet, Paramedik bölümü için yeterli olmadığını düşünüyorum bunun sebebi okullar değilde bölümün ne yazık ki 2 yıl olması.

11-) Birçok üniversite birçok şehir demek. Bize gittiğiniz şehirlerde öğrenci olarak kalmanın size göre artı ve eksilerinden bahseder misiniz?

İstanbul’da öğrenci olmak maddi olaraktan gerçekten zor ama Batman ve Hatayla kıyaslarsak zor olmasına rağmen trafiği saymazsak yaşanılası memleket.

12-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Gezmiş görmüş biri olarak tecrübeleriniz doğrultusunda son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bölümü sadece para kazanmak için değilde severekten yapacak kişilerin okumasını isterim sadece bizim bölümümüz için değil tüm meslek alanlarında insanların sevdikleri işi yapmaları gerektiğini düşünüyorum.

Tavsiye Röportaj : Sağlık alanında ki bölümlerle yaptığımız röportajları buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

]]>
https://www.meslekhocam.com/acil-tip-teknikeri-vahid-yuksekkaya-roportaji/feed/ 6