Merhaba, Abdullah Erkal ben. 23 yaşındayım. Mersin/Silifkeliyim. Sakarya Üniversitesi Bilişim Sistemleri Mühendisliği bölümünde 5. senem. Girişimcilik projem ve alttan aldığım dersler sebebiyle 1 yıl rötarlı mezun olacağım umarım :)
2-) Bilişim sistemleri mühendisliği tam anlamı ile bilinmeyen bir bölüm. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?
Söylediğiniz gibi bölümümüz yüksek bilinirliği olan bir bölüm değil. Bunun sıkıntılarını da yaşamıyor değiliz. Çevremizdekilerden “2 yıllık mı” gibi tepkiler alabiliyoruz zaman zaman :) Hayatın her alanında bulunduğunuz konumda ve sahip olduğunuz yeteneklerde ilk olmanın avantajları vardır. Aranan, tercih edilen insanlar olabilirsiniz. Tabii bu ilk olmanın riskleri de yok değil. Yavaş yavaş bölümün bilinirliğinin arttığını sektördeki arkadaşlarımızdan ve stajlarımız da bizler görüyoruz. Bu da bölümümüzün risk unsurunu ortadan kaldırıyor.Bilişim sistemleri mühendisliği genel olarak bilgisayar ve endüstri mühendisliğinin harmanı olarak tanımlanıyor. Ders içeriklerinde ise ağırlıklı olarak yazılım, üretim, muhasebe gibi dersler görüyoruz. Bilgisayar mühendisliğindeki donanım dersleri yerine yönetim ve muhasebe dersleri ile yönetimsel bilgilerin; üretim ve sistem dersleri ile de bilişim sistemlerinin teorikten pratiğe daha kolay ve yaratıcı şekilde çözüm bulunması amaçlanmıştır.
3-) Bilişim sistemleri az önce de belirttiğimiz gibi çok bilinen bir mühendislik dalı değil. Peki sizin bu bölümü tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca kararınızdan hiç pişman olduğunuz oldu mu ?
Bilişim sistemleri mühendisleri yazılım, ERP ve endüstriyel alanlar olmak üzere 3 ana alan üzerinde çalışabilme yetisine sahiptir. Tabii bunun yanında kendini farklı alanlarda geliştiren arkadaşlarımız da var. Bölümü tercih ederken ERP sistemlerine ve yazılıma merakım vardı.Lisedeyken yazılım alanında çalışmalarım vardı, bu yüzden tercih ettim. Açıkçası birinci ve ikinci sınıfta biraz pişmanlığım olmuştu. Mezun olunca ne yapacağım hakkında kafamda bir fikir oluşmamıştı ve bu da bende strese yol açıyordu. Nitekim son sınıfa gelince bunun hemen her bölümdeki öğrencilerde olduğunu ve bölümü daha iyi tanımam gerektiğini anladım.
4-) Bilgisayar mühendisliği ile bilişim sistemleri mühendisliği fazlası ile karşılaştırılan iki bölüm. Peki bize bilişim sistemi ile bilgisayar mühendisliğini birbirinden ayıran kısımlardan bahseder misiniz?
Aslında ders içeriklerine bakıldığında çok yakın olduğunu görebilirsiniz fakat donanım ve ileri yazılım dersleri yerine alınan endüstri ve iktisat dersleri iki farklı yola itiyor bizi bilgisayar mühendisleriyle. Mezun olan arkadaşlarımızdan yazılımcı olan arkadaşlarımız da oldu fakat asıl bilişim sistemleri mühendisliğinin amacı ERP (SAP, Canias vb.) operatörleri, sistem yöneticisi, BT danışmanı yetiştirmektir genel olarak.
5-) Üniversite döneminde herkesin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?
Meslek dersleri kesinlikle bana büyük keyif veriyor. Tabii zorlandığım da çok oldu ama reel hayatta uygulanan şeyler olduğu için bir şekilde kafa somutlaştırılıp üstesinden geliniyordu.En çok matematik ve fizik derslerinde zorlandım açıkçası. :)

6-) Herkesin üniversitede aldığı eğitimde beğenmediği belli başlı kısımlar vardır. Peki sizin bu doğrultuda bilişim sistemleri mühendisliğinde eleştirdiğiniz kısımlar nelerdir?
İçinizden “kimse kendi yoğurduna ekşi demez” diyeceksiniz biliyorum ama gerçekten bölümümden ve üniversitemden çok memnunum :). Özellikle de bölümümüzdeki hocalarımızdan.Eğitimin gelişmesi için dersler daha interaktif olabilir. Örneğin ERP sistemlerinden biri satın alınıp bu programlar üzerinden ders işlenebilir. Çevredeki firmalar ile ortak çalışılıp teorik bilgileri anında pratiğe dönüştürecek projeler üzerinde çalışılabilir. Fakültemizin bunlar üzerinde çalışmalar yaptığını biliyorum, tercih zamanı güncel bilgiler için tekrardan bu yazıyı okuyan arkadaşlar araştırabilirler.
7-) Günümüzde herkes araştırdığı mesleğin parasal kısmı ile çalışma alanını merak ediyor.Bu yüzden bize biraz Bilişim Sistemlerinin çalışma alanından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?
Aslında önceki sorularda biraz detaylandırdığımı düşünüyorum çalışma alanlarımızı. Her alanda her şehirde her firmada maaşlar arasında uçuk farklılıklar olabiliyor. Önemli olan okurken ve ilk iş deneyimlerinde hızlı bir şekilde kendini geliştirebilmek. Staj yaptığım yerdeki bir kıdemli danışman arkadaşım, 6 yıldır piyasada çalışıyor, 29 yaşındaydı. İlk işe asgari ücretle başladığını söyledi şuanki maaşı 6500 TL idi. Geçirdiği 6 yılda fazlaca efor sarf ettiğini belirtmekte fayda var ve bu çok yaygın olan bir örnek değil fakat bu noktalara da ulaşılabilir olduğunu belirtmek istedim.
İlk işe girerken çok yüksek olmayan ama geneli tatmin edici maaşlarla başlayabileceklerini düşünüyorum. İlerleyen yıllarda ise sizin performansınıza bağlı olarak değişir.
8-) Geçmişte başka bir bölümü tercih etmeniz gerekseydi tercihiniz ne olurdu?
Tercih zamanı listemin çoğunu bilgisayar mühendisliği ile doluydu fakat şuan ikinci bir tercihim olsa kesinlikle endüstri mühendisliğini seçerdim. Derslerinin çok keyifli olduğunu düşünüyorum.
9-) Belli bir dönem girişimcilik projeniz üzerinde çalıştınız. Bize projenizden ve size katkılarından bahsedebilir misiniz?
Ortaokuldan üniversiteye kadar Gaziantep’de yaşadım. Ünlü bir baklava firmasının e-ticaret sitesini yaptım. Band genişliğini ve veritabanını aşırı kastığını gördüm :) İlgili baklava firmalarını tek çatı altında toplayan; farklı, ekonomik ve hızlı kargo metotları ile kullanıcıya ek ücret ödetmeyen bir e-ticaret sitesi oluşturdum. Bütün anlaşmalarını yaptık, faaliyete başladık, filomuzu oluşturduk fakat sermaye konusunda sıkıntı yaşadık ve okula dönmem gerekti, dükkanı kapattık. :)
Bence kesinlikle ve kesinlikle her üniversite öğrencisi eğitim hayatı boyunca bir kere ciddi bir girişim projesini hayata geçirmeye çalışmalı. Uçtan uca bir işi nasıl hayata geçireceğinizi, zorlukların altından kalkıp yılmamayı ve biri elinizden tutmadan da bir işi nasıl başaracağınızı öğreniyorsunuz, bununla beraber öz güven de kazanıyorsunuz. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
10-) Bilişim sistemleri mühendisliğinin geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?
Aslında bilişim sistemleri mühendisliği İTÜ’de ve Boğaziçi’nde (sonradan kapandı) eskiden kurulmuş bölümler. Buradan mezun olanlar ya yurt dışında ciddi firmalarda yada Türkiye’deki global markaların Türkiye ofislerinde çalışıyorlar. Bu yüzden mezun olduktan sonra biraz sabır da istese ilerleyen yıllarda kesinlikle pişman ettirmeyecek bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Günümüzde yemekten taksiye kadar her şeyi bilişim ile çözdüğümüzü biliyoruz. Bu istemlerin gerçekleştiği altyapıların hepsinde de bu işin mimarlarının olması gerektiği için ciddi istihdamı olan bir bölüm haline gelecektir.
11-) Gelecekte bu bölümde okuyacak olan veya şuanda bu bölüme yeni başlayan kişilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Hangi üniversiteyi, hangi bölümü tercih edecek olursanız olun bölümde hangi derslerin verildiğini araştırın. Üniversitelerin web sitelerinde bunlar mevcut. Mümkünse derslerin içeriklerini de araştırın. Zaten bu bu bilgiler sonucunda kararınızı çok sağlıklı bir şekilde verebilirsiniz. Ardından forumlarda, sözlüklerde, Meslekhocam.com gibi sitelerden bilgiler edinin.
12-) Sakarya üniversitesinde eğitim hayatınıza devam ediyorsunuz. Peki sizce Sakarya üniversitesi hem eğitim kalitesi hemde sosyal imkanları bakımından öğrencilerin beklentilerini karşılayabilecek düzeyde bir üniversite mi?
Sakarya Üniversitesi Türkiye’nin en büyük ve en kalabalık üniversitelerinden biri. Sapanca Gölü’nün yanında bulunuyor merkez kampüs. Çoğu binası yeni. Fiziksel olarak Sakarya Üniversitesi modern bir üniversite, bunu üniversitenin görsellerinden de görebilirsiniz.
Türkiye’de yurt dışına en çok öğrenci gönderen üniversite aynı zamanda. Eğer bir şeylerin peşinden koşarsanız birçok şeyi başarabilirsiniz burada.Sosyal imkanlar olarak da kampüs içerisinde her şey mevcut fakat bunun üniversiteden çok sosyal çevre ile ilgili olduğunu düşünenlerdenim. Eğer sosyal bir çevreniz varsa taleplerinizi üniversitemiz karşılayabilir.
13-) Sakarya şehrinde öğrenci olarak yaşamanın artı ve eksi yönleri sizce neler?
Şehirden beklentilere bağlı açıkçası. Özellikle üniversitenin bulunduğu merkez ilçelerden biri olan Serdivan ilçesinden bahsetmek gerek. Kampüs civarı çok sakin ve sessizdir. Serdivan’da kafelerin bulunduğu yer ise inanılmaz hareketlidir fakat açık konuşmak gerekirse gece hayatı olanlar için 1-2 mekan dışında çok fazla alternatiflerinin olduğunu söyleyemeyeceğim :)
Sakarya’nın en büyük avantajı İstanbul’a, Ankara’ya ve Eskişehir’e çok yakın olması.
14-) Cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Tercih yaparken çok ama çok dikkatli olsunlar, Üniversitenin ilk iki yılında panik yapmasınlar, zamanla daha çok oturuyor. Buraya kadar okuyan biri varsa şayet bu konuda emektar biridir ve doğru yoldadır diye düşünüyorum :)
Soruların birçok kişiyi aydınlatacağını düşünüyorum. Size de böyle bir fikir ile doğru tercih konusunda öğrencileri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Özel olarak soruları olan arkadaşlar facebook üzerinden, yorum kısımından yada mail ile bana ulaşabilirler.
Abdullah Erkal – [email protected]
]]>Merhabalar, ben 4 senesini Sakarya’da harcamış, daha sonrasında ise sistemin bize dayattığı modern köle yaşantısını yaşamak yerine, karşıma çıkan ilk fırsatı değerlendiren 24 yıllık Cem Özgür. Haziran 2013 Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Sonrasında ara vermeden Sakarya Üniversitesi İmalat Mühendisliği yüksek lisans bölümüne girdim. Sakarya’da geçirdiğim 4 senelik üniversite hayatım boyunca SAÜ Enerji Teknolojileri Topluluğu(SETT), SAÜ Malzeme Bilimi Topluluğu, SAÜ Bisiklet Topluluğu’nda yer aldım.Yaklaşık 2 senedir Avusturya’dayım ve burada hem çalışıp hem de Malzeme Bilimi alanında yüksek lisans yapmaya çalışıyorum.
2-) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği hakkında çoğu kişinin pek bir fikri yok. Bu yüzden bize biraz bölümünüzden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle Türkiye’de sürekli karıştırılan bir duruma açıklık getirmek istiyorum. Ne okuyorsun çocuğum dediklerinde eğer Metalurji derseniz, halkın %90’unun bunu Meteoroloji anlayıp, “Hava durumunu senden öğreniriz artık ehe ehe” denmesine alışmanız gerekiyor.O yüzden eşe dosta anlatırken Metal ve Malzeme Bilimi derseniz, bu tür muhabbetlerden kurtulabilirsiniz.Metalurji ve Malzeme Mühendisliği özellikle Malzeme Bilimi yaşadığımız Dünya’da en eski ve en önemli ana bilim dallarından birisidir. Dünya üzerinde insanlık tarafından üretilen aklınıza gelen gelmeyen ne varsa, bilin ki o üretimin başlangıç noktasında bu bilim dalı vardır.
3-) Metalurji ve Malzeme Mühendisliğini tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca kararınızdan hiç pişman olduğunuz oldu mu?
Bu bölümü tercih etmemin tek sebebi, bizim zamanımızda ki ÖSS, 2009 yılı İstanbul, İzmir veya Ankara gibi büyük şehirlerde, daha çok bilinen Bilgisayar, İnşaat veya Makine mühendisliği gibi bölümlere puanım yetmiyordu. Tercih listesine baktığımda “aa Metalurji diye bir şey varmış” diye o güne kadar sadece tercih listesinde adını gördüğüm ve hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığım bir bölümdü. 1-2 saatlik araştırma yaptıktan sonra, sadece “boşta kalmayalım be” diye tercih ettim. ÖSS sağ olsun, o günden beri tek bir an bile olsa pişmanlık duymadım. O günlere tekrar dönebilsem bir an bile düşünmeden gene Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliğini tercih ederdim.
4-) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği hakkında çoğu kişinin bilgi sahibi olmadığı bir gerçek. Bu yüzden çoğu kişi bölümü araştırırken iş imkanlarını da göz önünde bulunduruyor. Bu doğrultuda bize bölümünüzün iş imkanlarından ve çalışma alanlarından bahsedebilir misiniz?
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü belki de şuan dünya üzerinde bulunan mühendislik alanları arasında en geniş iş alanına sahip olan bölümdür.Demir-Çelik, Demir Dışı Metaller(Alüminyum, Bakır vs), Seramik, Cam, İletişim, Enerji, Plastik, Otomotiv, Gemi, Maden, Kimya, Makine, İnşaat, Uzay-Uçak, Elektrik-Elektronik, Kaplama, Kompozit, Savunma Sanayi ve Sağlık Sektörü-Tıp, Çevre ve şuan aklıma gelmeyen diğer sanayi ve çalışma alanlarında çalışabileceğiniz bir bölüm. Abartmıyorum :) Uzay mekiği başlığı üreten, pet şişe üreten bir firmada, tuvalet kağıdı üreten, otomobil-uçak-gemi-tren rayı veya parçası üreten, bacağınız kırıldığında takılan platini üreten firmada, altın-gümüş vs aklıma gelen gelmeyen daha birçok sektörde çalışabilirsiniz.Türkiye’de genel olarak Demir-Çelik, Seramik ve Plastik Sanayi alanları mezun arkadaşlarımızın daha çok tercih ettiği alanlar. Daha doğrusu mezun olduktan sonra bu alanlarda çalışmaya mahkum ediliyoruz.
5-) Her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Sizin okul döneminde en çok zorlandığınız ders ne oldu?
Bu aslında kişiden kişiye değişebilen bir konu. Genelde sınav gecesi çalışan bir mantelitemiz olduğu için çoğu dersi ya ezberle ya kopya çekerek bir şekilde geçiyorsunuz. :) Mesela ben bölüm derslerinden 1-2 tanesi hariç zorlanmadan geçmeme rağmen, Türk Dili dersinden 3 defa kalıp 4.seferde geçebilmiştim. Gerçekten Türk Dili dersi yüzünden mezun olamayabilirdim. :D
İlk sene almanız gereken derslerden Fizik, Kimya ve özellikle Diferansiyel Denklemler dersi üniversiteyi yeni kazanmış “kapağı attık rahatız artık be koçum” diye düşünen arkadaşlara şok etkisi yaratan üçlüdür.
Bölüm derslerine gelirsek SAÜ Metalurji okuyanlar bilir Ekstraktif Metalurji ve Kimyasal Metalurji adında iki dersimiz var ki, bu dersler gerçekten anlatılamaz yaşanılır. :) Bu iki dersi özellikle SAÜ’de ilk seferde geçmek gerçekten takdire şayandır. Bölümde parmakla gösterilirsiniz. :P Şu an durum ne bilemiyorum ama en azından bizim zamanımızda öyleydi.
Bunların haricinde Faz Dönüşümleri, Döküm Teknolojisi ve Prensipleri, Plastik Şekil Verme, Malzeme Analiz Teknikleri ve Termodinamik dersleri bölümün en zor derslerinden sayılabilir.Derslerin konularından bahsetmek isterdim ama çok fazla teknik terim olacağı için anlaşılması güç olur.
6-) Bölümünüz ile ilgili üniversitelerde verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu?
Bölümle ilgili değiştirmek istediğim tek şey Metalurji’nin ve Malzeme Biliminin birbirinden ayrılıp iki ayrı disiplin olarak farklı bölümler olması. Avrupa’da ve ABD’de bu iki disiplin birbirinden ayrı iki bölüm olarak eğitim sisteminde yer alıyor. Bölümün çok geniş bir müfredata sahip olması(özellikle Malzeme Bilimi) Türkiye’de verilen eğitimin çok yüzeysel kalmasına neden oluyor. Sadece belli başlı temel dersleri alıp mezun oluyoruz ve ben Metalurji ve Malzeme Mühendisiyim diyoruz. Değiliz arkadaşım, ne yazık ki değiliz.

Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.
]]>Merhaba ben Fahri Yasin AYAS.Sakarya Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisiyim ve mekatronikmuhendisligi.com yöneticisiyim.
2-) Yeni bir bölüm diyebileceğimiz Mekatronik mühendisliği hakkında pek çok kişi de tam anlamı ile bilgi sahibi değil. Biz biraz mekatronik mühendisliğinden bahsedebilir misiniz?
Mekatronik makine elektronik ana başlıkları altında yazılım ve kontrolünde eklenmesiyle oluşmuş disiplinler arası bir bölümdür.Toplumumuzda hala tam anlaşılamamış ve çoğu kişinin aklında “Hernşeyden az bilen ama hiçbir şeyden tam bilmeyen” bölüm olarak tanınıyor. Burada büyük bir yanlışlık var.Kalkıp size kimse makine,elektrik-elektronik ,bilgisayar mühendisliği bölümlerinin tüm derslerini 4 sene içinde veremez.Eğitimi boyunca bu mühendisliklerin temeli verilir ve siz kendinizi bu alanlardan birinde uzmanlaştırırsınız.
3-) Mekatronik mühendisliği son dönemlerde oldukça tercih edilen bir bölüm. Sizin bu bölümü tercih etmenizi özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişman olduğunuz oldu mu?
Aslında mesleki düşüncelerimi çocuk denecek yaşta başlattım. Lise 1. Sınıfa kadar Bilgisayar Mühendisliği istiyordum.2007 yılında yani ben lise 1. Sınıftayken rehberlik hocamız Mekatronik Mühendisliği okuyan bir öğrencisinden bahsetti.Bende bölümü eve gidip araştırdım.Bakın dikkatinizi çekerim sene 2007 ve yanılmıyorsam o sene sadece Kocaeli Üniversitesinde vardı bu bölüm.Puan olarakta neredeyse tıpla aynıydı.İstediğim bölümün Mekatronik olduğunu düşünüp geleceğimi bu şekilde yönlendirdim.
Pişmanlık duyduğum zamanlar tabi ki oldu.Çünkü ben bu bölüme gidebilmek için ilk girdiğim sene birçok üniversitenin makine,elektrik-elektronik bölümlerine gidebiliyorken 2.kez hazırlanmayı göze alıp geldim üniversiteye.Ancak üniversitede karşılaştığım bazı sorunlar özellikle eğitimin yetersizliği ve bu yetersizliğe rağmen bazı derslerin zorluğu ile alakalı olarak bana pişmanlık hissettirdi.Ama şu anlık bir pişmanlık duymuyorum.

4-) Mekatronik mühendisliği çok geniş bir alanda eğitim alıyor. Peki sizce bu eğitim 4 yıla sığdırılabiliyor mu?
Aslında sorunun belirli bir kısmını yukarıda cevapladım.Dediğim gibi 3 ana mühendislik olarak ele alırsak.(Makine,Elektrik-Elektronik,Bilgisayar) bu 12 yıllık eğitimi kimse size 4 yılda veremez.Bu noktada hepsinin temelini alırsınız ve derslerinizi gerek teknik seçmeli gerek üniversite ortak seçmeliler ile uzman olacağınız alana yönelirsiniz. Burada bir soru daha ortaya çıkıyor “Madem bir alanda uzmanlaşacağız neden uzmanlaştığımız alanın mühendisliğini yazmıyoruz da Mekatronik yazıyoruz”.Aslında cevabı çok basit.Bugün itibariyle hiçbir makine elektrik ve elektronik aksamı olmadan bir şey ifade etmiyor ki makine mühendisliği öğrencilerinin özellikle son dönemlerde ki bitirme çalışmalarını incelerseniz çoğu Mekatronik alanlıdır. Elektrik-elektronik mühendisliği de aslında Mekatronik gibi disiplinler arasıdır.Elektrik ve elektronik her ne kadar birbirine benzer görünse de birbirinden ayrılır.Ayrıca ülkemizde yalnızca elektrik ve yalnızca elektronik Mühendisliği bölümleri de vardır.Ancak ne gariptir ki “Hepsinden bir şey görüp hiçbirinden bir şey öğrenmiyorsunuz” eleştirisi sadece Mekatronik Mühendisliği’ne yapılır burada biraz oturup düşünmek gerek.
5-) Öğrenim süreci oldukça zor olunca tercih eden kişiler iyi bir iş imkanı bekliyor. Peki bize biraz Mekatronik mühendislerinin çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?
Hep bahsettiğimiz gibi Mekatronik çok yönlü bir mühendislik dalı olunca çalışma sahası da oldukça geniş olabiliyor.Ancak sadece okula gidip gelip sadece dersleri geçerek okulu bitirirseniz iş bulabileceğiniz düşünmüyorum.Yani kastettiğim kendimizi yetiştirmeden bir alana uzmanlaşmadan mezun olmak.
İş alanı daha çok özel alanda oluyor.Kendi adıma konuşayım Türkiye için önde gelmiş 2 önemli şirket olan TAI ve FNSS Savunma Sistemlerinde stajımı yaptım.Özellikle burada gözüme çarpan şey kimse size içeri de Mekatronik Mühendisisin yada Makine Mühendisisin demiyor.FNSS Savunma Sistemleri’nin Ar-Ge sinde bu yıl yaz stajımı tamamladım.Burada bölümler var örneğin konsept tasarım örneğin güç grubu.Burada ki hiç kimseye sen makine mühendisisin demez sen tasarım mühendisisin veya sen PLM Sistem Mühendisisin der.Yani anlatmak istediğim şu işe alınırken tabi ki bölümlerinize bakılıyor ancak bölümden çok istenilen özellikleri karşılayabiliyor musunuz buna bakılıyor.
6-) Her üniversite öğrencisinin zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki sizin üniversite eğitiminizde en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?
Bu soruyu cevaplarken yazıyı okuyan arkadaşlarım olursa eminim yüzlerinde bir gülümseme olacak ve sorunun cevabını direk vereceklerdir Diferansiyel Denklemler dersi normalde Anadolu lisesi çıkışlı olmamdan dolayı teorik dersleri iyi yapmam gerekirken bende tam tersi bir durum söz konusu.İçeriğinden bahsetmek tabi ki isterim ama henüz kendim dahi anlayamadım.Bu sene 3. Kez alacağım inşallah kısmetse geçeriz.
Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.
]]>