TM-3 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com Thu, 27 Apr 2017 12:57:01 +0000 tr-TR hourly 1 http://www.meslekhocam.com/wp-content/uploads/2015/07/favicon.png TM-3 – Taban Puanları – 2018 YGS – 2017 LYS Konuları http://www.meslekhocam.com 32 32 Kamu Yönetimi Mezunu Perihan Baştuğ Dövücü Röportajı http://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/#respond Thu, 13 Apr 2017 09:29:14 +0000 http://www.meslekhocam.com/?p=10597 1-) Merhaba, Kamu Yönetimi bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, adım Perihan Baştuğ Dövücü,11.08.1992 tarihinde Aydın’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Aydın’da tamamladım.Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunuyum. Şuan herhangi bir kurumda çalışmamaktayım, KPSS ve kurum sınavlarına hazırlanıyorum.

Tavsiye Yazı : KPSS Nedir ? Detaylı Bilgi

2-) Hemen hemen herkes Kamu Yönetimi ile ilgili birçok bilgiye sahip olsa da işin doğrusunu sizden öğrenmek isteriz. Kamu Yönetimi bölümü nedir, ne gibi eğitimler alırlar?

Kamu Yönetimi bölümü iktisadi ve idari bilimler fakültesi içinde yer alan;uluslararası ilişkilerden siyaset bilimi, sosyoloji, yönetim psikolojisi, ekonomi, insan hakları, muhasebe, iktisat, hukuk, maliyeye kadar uzanan geniş bir ders ve konuyu içine alan bir bölüm. Kamu odaklı meslek grupları kariyer meslekleri olarak anılan müfettişlik , uzmanlık, denetçilik, kaymakamlık gibi pek çok mesleği seçmede eğitim alınan bir bölüm, tüm bunların yanında özel sektörde kişinin kendini geliştirmesiyle geniş iş olanağına sahip bir bölüm diyebilirim.

3-) Kamu Yönetimi Bölümünü seçmenizin herhangi bir nedeni var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duydunuz mu?

Açıkçası bu bölümü seçerken çok fazla bilgi sahibi değildim fakat okumaya başlayınca sevmeye de başladım pişman oldum mu sorusunun cevabını kendime mezun olup iş hayatına atılmaya çalışırken ne kadar çok Kamu Yönetimi mezunu olduğunu fark edince evet pişmanım olarak verdim. Okuduğum derslerden bölümden pişmanlık olmak olarak algılanmasın,sonucu pek istediğim gibi gitmediği için şuan böyle düşünüyorum.

4-) Üniversite hayatında hemen hemen herkesin zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki, sizin için zor ders hangisiydi?

Tabi ki benimde vardı inanın o dersi şuan bile görmek istemiyorum,muhasebe dersi, zor muydu derseniz bilemiyorum açıkçası ben hiç sevemediğim için bana zor geldi sanırım.

5-) Kamu Yönetimi bölümü öğrencilerine verilen eğitimde bir şeyleri değiştirmek isteseydiniz neleri değiştirirdiniz ?

Kamu yönetimi bölümünde birden fazla konu ders var mesela muhasebe,iktisat vs gibi, hepsinden azar azar belli dersler hariç ,muhasebe bölümünde okuyan biri tam anlamıyla muhasebeyi öğrene biliyorken bizim sadece giriş kısmını görüp 4 yılın sonunda girdiğimiz kurum sınavlarında 4 yıl muhasebe okuyan arkadaşlarla aynı sorulara tabi tutulmak bence kesinlikle değiştirilmesi gereken bir durum,sadece muhasebe de değil iktisat maliye vb bir çok ders ve bölüm içinde bu durum böyle.

6-) Sosyal mecralardaki birçok İktisat, Maliye, Muhasebe gibi birçok bölümün derslerini içermesi sebebi ile belirli bir alanda uzmanlaşamadıklarından şikayetçi. Sizin bu noktadaki düşünceleriniz neler?

Bir önceki soruda verdiğim cevap bu soruya tam anlamıyla cevap olacak şekilde bence, kesinlikle aynı fikirdeyim, her şeyden azar azar var fakat bize sorulan sınav sorularında azı yeterli olmuyor maalesef.

7-) Kamu Yönetimi bölümünde okuyacak biri sizce ne gibi özelliklere sahip olmalı?

Sözel dersler ağırlıklı olduğu için sözel zekası iyi olmalı diye düşünüyorum, girişken, araştırmacı ve lider ruhlu olmalı bence.

8-) Hemen hemen herkese meslek araştırması yaparken maddi kısmını da merak ediyor. Bu noktada Kamu Yönetimi mezunlarının çalışma alanlarından ve iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Özellikle kariyer meslekleri olarak söz edilen mesleklere sahip olmak kişiyi maddi anlamda gerçekten tatmin eder, fakat o işe sahip olmak için önce KPSS olmak üzere pek çok kurumun kendi düzenlediği yazılı ve sözlü sınavlardan geçmek şart. Zorlu bir süreç fakat sonu gayet memnun edici.

9-) Memur olmak için sınavlara hazırlanıyorsunuz. Peki, Kamu Yönetimi mezunlarının devlete atanma durumları nasıl? 

Açıkçası zor çünkü mezun sayısı çok fazla, B grubundan atanmanın olması için minimum 85 puan almak lazım merkezi atamayla bir yerlere gelebilmek için, A grubunda yani kariyer meslekleri için daha zor minimum 70 almak lazım fakat oda kurumların açtığı sınavlara girebilmek için. Şöyle bir örnek vereyim geçtiğimiz aylarda Sayıştayın açmış olduğu bir sınava girdim 9000 kişi başvurdu 45 kişi alacaklar gerisini siz hesap edin.

10-) Tecrübeleriniz doğrultusunda gelecekte Kamu Yönetimi okumak isteyen veya şuan okuyan kişilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Kolay iş yok evet fakat önerim kesinlikle kurum sınavlarına ve KPSS’ye 3. Sınıftayken başlasınlar .Okumak isteyenlere karamsar olmak istemem fakat okumamalarını tavsiye ederim, her şeyden azar azar olacağına iktisat,muhasebe yada maliye bölümlerini tercih edip en azından bir konuda uzmanlaşmalarını tavsiye ederim.

11-) Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitim aldınız. Peki, gerek sosyal imkanları gerekse eğitim kalitesi ile üniversite beklentilerinizi karşıladı mı?

Eğitim kalitesi ve sosyal imkanlar olarak okulumdan gayet memnundum fakat  ODTU gibi çok daha kaliteli üniversitelerde okumayı isterdim.

12-) Üniversite sebebi ile Isparta’da uzunca süre kaldınız. Peki, öğrenci olarak Isparta’da yaşamanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Artıları küçük bir şehir olması,ulaşım anlamında zorluk yaşamadım, kampüs olarak dağınık olmaması ev ve yurt kiraları dışında ucuz bir şehir, eksi yönü şehrin insanlarının biraz biz öğrencileri sömürür şekilde davranması.

13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda neler okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Bu bölümü okumak isteyen arkadaşlara Allah kolaylık versin diyorum,zor bölüm iş bulmak zor ,herkesin amacı birinci sınıfta kaymakam olmaktır ama sonra değişir ama istediğiniz olur, her şey gönlünüzce olsun.

Kamu Yönetimi Bölümü İle İlgili Diğer Röportajlarımızı Görmek İçin Tıklayın !

]]>
http://www.meslekhocam.com/kamu-yonetimi-mezunu-perihan-bastug-dovucu-roportaji/feed/ 0
PDR Bölümü Mezunu Emine Kurt Röportajı http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-emine-kurt-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-emine-kurt-roportaji/#respond Mon, 30 Nov 2015 03:09:38 +0000 http://meslekhocam.com/?p=6042 1-) Merhaba, PDR ile ilgili sorulara geçmeden önce bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

Merhaba. Adım Emine KURT. Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) bölümünden 2014’te mezun oldum. O zamandan beri bir devlet ortaokulunda rehber öğretmen olarak çalışıyorum.

2-) PDR bölümü hakkında az çok herkes bilgi sahibi olsa da bunlar genelde kalıplaşmış kısa bilgiler. Meslek seçimi yapacak arkadaşlar ise biraz daha fazla detaya ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

PDR bölümü, psikolojik danışmanlık ile ilgili öğrenim görmenizin yanında, eğitim bilimleri alanında da donanımlı olmanızı sağlar. Zaten eğitim fakültesi bünyesinde bir bölüm. Üniversitemizin avantajı birçok farklı alandan dersleri içeren bir programı olması ve bu nedenle ufkunuzu oldukça genişletmesi ki sosyal bilimlerde bu çok önemli. İlk iki sene tarih, sosyoloji, ekonomi gibi çeşitli disiplinlerden derslerle birlikte temel eğitim ve psikolojik danışma dersleri alıp son iki senede daha derinlemesine alan dersleri alıyorsunuz. Ayrıca çeşitli seçmeli derslerle PDR’de belli ilgi alanlarınıza göre dersler alabilirsiniz.

3-) Birçok gencin hayalini PDR süslüyor. Peki sizin bu bölümü tercih etmenizde özel bir sebep var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Bu bölümü tercih etmemde çok özel bir sebep yoktu; insanlarla iletişimimin iyi ve empati yeteneğimin göze çarpar olması beni bu alana itti. Ve tabii bizim zamanımızda PDR mezunlarının önü çok açık denirdi, birçok öğrenci gibi benim tercihimde de bu noktanın payı vardı. Ancak burada mesleki rehberliğin önemi çıkıyor karşıma, ben iyi bir mesleki yönlendirme almadım ve kapsamlı bir değerlendirme yapmadan tercih yapmış oldum.

4-) PDR bölümünden mezun olanların çoğu kişi okullarda rehber öğretmen olarak görev yapıyor. Peki PDR mezunlarının çalışma alanları bununla sınırlı mı? Yoksa çok daha geniş bir çalışma alanı mı mevcut?

Öncelikle belirtmek istiyorum ki bir rehber öğretmen sadece okulda çalışmaz; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesindeki kurumlara da atanabilir, gerek rehber öğretmen gerekse psikolojik danışman unvanıyla. PDR’den mezun bir kişi rehber öğretmenliğin yanında psikolojik danışma, insan kaynakları gibi alanlarda da çalışabilir ilgisine göre. Yine lisans eğitiminin yanında çeşitli eğitimler alarak daha spesifik dallara kayabilir; aile danışmanlığı veya oyun terapisi gibi. PDR okumanın kişisel olarak da katkıları var; insanları daha iyi anlayıp ilişkilerinizi daha sağlıklı yönetebilir, bundan da önemlisi kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz.

5-) 1 yıllık bir iş tecrübesine sahipsiniz. Peki rehber öğretmen olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri neler?

Rehber öğretmen olarak çalışmanın artı yönlerinden biri, bir rutini olmaması ve sürekli farklı çalışmalar yapabilmenize olanak sağlamasıdır. Kendinizi durmadan geliştirebileceğiniz bakir bir alan. Öğrencilerin yalnızca akademik değil sosyal gelişimlerine de katkıda bulunuyorsunuz ve bu, mesleki tatmini getiriyor size. Ancak rehber öğretmenliğin çalışma alanının tam tanımlanmamış ve eğitim dünyasındaki çalışanların rehber öğretmenin görev alanını tam olarak kavrayamamış olması bir dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. Bir de çalışırken karşılaştığınız bazı ağır vakalar psikolojik durumunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

pdr-boluımu-nedir

6-) PDR mezunları kolay iş buldukları için okudukları okulun pek de önemli olmadıklarını düşünüyorlar. Peki durum gerçekten böyle mi ? Yoksa okulun iş bulma konusunda etkisi tahmin edilenden fazla mı?

Eğer bir devlet kurumuna atanmak istiyorsanız hangi okuldan mezun olduğunuz elbette önemli olmuyor, çünkü bu atama sadece KPSS puanına göre yapılıyor. Ancak tabii ki öğrenciler ve diğer insanlarla birlikte onlar için çalışacaksınız; bu noktada tercih yapacak olan gençlere en kolayını değil de en iyisini yapmayı hedeflemeleri gerektiğini düşünüyorum. Devlet kurumlarındaki durum özel sektörde değişiyor, burada yetkinliğiniz ve donanımlarınıza bakılıyor. Kaldı ki rehber öğretmenin atama puanları da her geçen yıl yükselmekte.

7-) Tecrübeleriniz doğrultusunda ileride PDR okumak isteyen veya okula yeni başlayan gençlere tavsiyeleriniz neler?

Öncelikle sadece PDR hedefleyen değil bütün öğrencilere tavsiyem, bir uzmandan mesleki rehberlik hizmeti alarak kendilerine en uygun alanı belirlemeleri ve ona göre tercih yapmaları. İnsanlarla çalıştığınız bu alanda kendinizi sürekli yenilemeniz, güncel olmanız, öğrenmeniz, gelişmeniz ve kendinize iyi bakmanız gerekiyor.

8-) Okul döneminde herkesin belli başlı takıldığı dersler olmuştur. Peki sizin en çok
zorlandığınız ders hangisi oldu?

En çok istatistik ve ölçme-değerlendirme derslerinde zorlanmıştım. Bunun dışında ilk senede kitle dersleri (farklı bölümlerden birçok kişinin ortak aldığı dersler) yoğunluktaydı ve ben neredeyim demiştim :) Sonra alışıyorsunuz tabii. Bir de tabii derslerin İngilizce olması durumu var, ben olmasam da birçok arkadaşım bu konuda zorlanıyordu. Ancak İngilizce sayesinde alan hakkında sınırsız araştırma ve öğrenme imkanınız oluyor, özellikle PDR gibi literatürünün çoğu yabancı dilde olan bir alanda.

9-) Her bölüm öğrencilerinde belli başlı özellikler arıyor. Peki sizce PDR bölümünde okuyacak öğrencilerin hangi özelliklere sahip olması gerekiyor ?

Etkili dinleme ve empati yeteneği olan, iletişim becerileri kuvvetli, duygusal zekası yüksek, açık fikirli kişiler bu alanda başarılı olabilirler.

10-) Türkiye’nin en iyi okullarından biri olan Boğaziçi Üniversitesinden mezun oldunuz.Peki okulun eğitim kalitesi ve sosyal imkanları sizin için yeterli miydi?

Buraya kadar mezun olduğum üniversitenin birçok avantajını belirttim. Beni oldukça yetkin ve donanımlı kıldığını hissediyorum. En önemlisi de öğrenmeyi ve gelişmeyi öğretmiş olması. Gerçek bir anlamda akademi ve üniversite kültürü edindiğime inanıyorum. Ayrıca yabancı dilde eğitim almak büyük avantaj.

11-) İstanbul’da öğrencilik hayatınızı tamamladınız. Peki İstanbul’da öğrenci olmanın artı ve
eksi yönleri neler?

İstanbul’da öğrenciyseniz yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki! Eğlenebilirsiniz, öğrenebilirsiniz, gezebilirsiniz, değişik kültürler tanıyabilirsiniz… Birçok şeyin kaynağı İstanbul’da. Ama bunun yanında pahalılık ve büyük şehir hayatının zorluğu da var, yine de değiyor. Öğrencilikte çok güzel oluyor ancak bir süre sonra yoruluyorsunuz, üstelik benim gibi küçük bir şehirde büyüdüyseniz.

12-) Cevaplarınız için teşekkürler son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Ne olmak istiyorsanız en iyisini olmayı hedefleyin. Tüm öğrencilere başarılar diliyorum.

Tavsiye Röportaj : Sakarya Üniversitesi PDR Bölümü Öğrencisi Sema Mutlu Röportajı

]]>
http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-emine-kurt-roportaji/feed/ 0
Hukuk Fakültesi Öğrencisi Hüseyin Bozkurt Kaplan Röportajı http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-huseyin-bozkurt-kaplan-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-huseyin-bozkurt-kaplan-roportaji/#respond Wed, 21 Oct 2015 23:40:28 +0000 http://meslekhocam.com/?p=5850 1-) Öncelikle sorularımızı cevaplamayı kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba ben Hüseyin Bozkurt KAPLAN.1993 senesinde doğduğum ve büyüdüğüm şehir Bursa’ya gözlerimi açtım.İlk öğrenimimi Altıparmak Fethi Açançicek İlköğretim okulunda orta öğrenimimi ise Bursa Hürriyet Anadolu Lisesinde tamamladım.Devam etmekte olan  lisans eğitimimi ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Girne Amerikan Üniversitesi/Hukuk Fakültesinde sürdürüyorum.

2-) Hukuk fakültesi dediğimiz zaman herkesin aklına avukatlık geliyor. Fakat bu tam anlamı ile bir tanım değil. Bu yüzden bize Hukuk fakültesinden bahsedebilir misiniz?

Aslında bu soruya hukukun kendimce bir tanımını yapıp fakülteyle bağlantısını kurarak cevap verecektim fakat vereceğim cevabı bir türlü kısaltamayıp kendimi sürekli ayrıntıya inme isteği içerisinde gördüm. Bence bu da Hukuk Fakültesi denince akla ne gelmesi gerektiği ve insana ne kattığını sorusuyla alakalı tüm cevaplarını içinde barındırıyor..Hukuk fakültesi bireyi toplumu ve devleti anlamamız, bunların arasındaki ilişkiyi belirlememiz ve düzenin sağlanması için konulması gereken sınırlamaları yapabilmemiz için gereken ayrıntıya ulaşmamızı sağlar.Kısacası Hukuk fakültesi denilince kişinin hakkı olanı savunabilmek hakkını teslim edebilmek ve bu hakların ne olduğunu belirliyebilmek için gereken ayrıntıyı öğrencisine sağlayan kurum olduğu akla gelmelidir.

3-)Hukuk fakültesinde okumanızın özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca kararınızdan şuana kadar pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Hukuk fakültesinde okumamın hiçbir özel sebebi yoktu.Açıkçası çok eğitim sevdalısı ve çalışkan bir öğrenci değilim zaten bunun karşılığını özel bir üniversitede okuyarak almamdan anlamışsınızdır.Tercihlerimi yaparken herhangi bir bölümle ilgili bir isteğimin olmamasından dolayı ailemin isteğiyle toplumca rağbet gören bir mesleği seçtim.Her insanın olduğu gibi benimde bir çok pişmanlıklarım oldu ama herhalde en büyüğü çalışıp devlet üniversitesini kazanmamaktır.

4-) Hemen hemen her bölüm öğrencilerinde belli başlı özellikleri arıyor. Peki sizce Hukuk Fakültesinde okuyacak birinde hangi özellikler olmalı?

Hukuk çok zihinsel uğraş gerektiren bir alan.Hukuk Fakültesinde okuyacak birinin sabırlı ve çalışmaktan yorulmayan bir yapıya sahip olması lazım bir de ”sözel zekaya sahip olup okumayı da çok sevmen lazım” klişesi işte.

kuzey-kibris-turk-cumhuriyeti

5-) 2. soruda da belirttiğimiz gibi halk arasında Hukuk Fakültesi denildiğinde akla avukatlık geliyor. Peki Hukuk Fakültesi mezunları avukatlık dışında hangi alanlarda hangi şartlarda çalışabilir?

Hukuk Fakültesi mezunları neredeyse kamunun idareyle ilgili her alanında görev alabiliyorlar.Vali,kaymakam,idari ve askeri hakim savcı bunlardan belli başlıları.Bunun dışında da avukatlık ve noterlik yapabilmek içinde Hukuk Fakültesi diplomasına sahip olunması gerekiyor.

6-) Kıbrısta okuyorsunuz.Kıbrıs birçok genç tarafından merak edilen bir yer. Peki şuana kadar ki deneyimleriniz doğrultusunda bize Kıbrısta ki yaşamdan bahsedebilir misiniz?

KKTC küçük ve eğlence hayatıyla ön planda olan yazlarını çok sıcak kışlarını ise ılıman geçiren bir Doğu Akdeniz iklimine sahip muhteşem bir denizi ve kumsalları olan tipik bir ada ülkesi. Ne kadar farklı bir ülke gibi gözükse de bizim için sadece sınırları ayrılmış başka bir vatan toprağıdır. Fakat ne kadar da aynı din ve milletten de olsak Türkiye ile aralarında büyük kültürel farklılıkları var.Bunun yanına yaşam pahalılığı eklenince o ne hayallerle gittiğiniz hayat yerini zorluklarıyla boğuşacağınız bir hayata bırakıyor.Baktığınız açıya göre farklı kültürler ve insanlar tanımak,farklı bir sisteme ayak uydurmak, aileden bir ülke kadar uzakta başının çaresine bakabilmek ve hayat tecrübesi kazanmak olarak iyi veya yaşam zorluklarıyla mücadele etmek olarak kötü görebilirsiniz.Bana sorarsanız insan yaşam tecrübesini yaşayacağı topraklar üzerinde kazanmalı :).

7-) Hukuk Fakültelerinde verilen eğitimde de bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Ne kadar gerçekleşiceğine inanmasamda üstünlerin hukukunun yerini hukukun üstünlüğüne bırakmasını sağlardım.
8-) Herkesin üniversite döneminde zorlandığı belli başlı dersler oluyor. Peki sizin şuana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Agah Adak gibi bir hocaya sahip olmaktan dolayı kesinlikle İdare Hukuku elinizden geldiğince denk gelmemeye çalışın.

9-) Geçmişe dönme şansınız olsa yine Hukuk Fakültesinde okumak ister miydiniz? Ayrıca başka bir bölümü tercih etmeniz gerekseydi tercihiniz hangi bölümden yana olurdu?

Biraz zor fakat etki edebileceği alanları düşündüğümde evet geçmişe de dönsem gene seçimim Hukuktan yana olurdu.

10-) Hukuk Fakültesinde birçok gencin hayali. Peki sizin Hukuk Fakültesinde okumak isteyen gençlere veya yeni başlayanlara tavsiyeleriniz neler?

Eğer çalışmamanın sıkıntısını çektikten sonra çalışmak zorunda kalmak istemiyorlarsa çalışmayı bırakmamaları lazım. Kazanmaya çalışırken de kazandıktan sonra da şakaya gelmeyecek ve boşlamayı kaldırmayacak bir bölüm.

huseyin-bozkurt-kaplan

11-) Özel Amerikan Üniversitesinde okuyorsunuz. Peki bu üniversitenin öğrencilerine sunduğu imkanlardan ve eğitim kalitesinden memnun musunuz?

Hukuk diğer bir çok bölüm gibi uluslararası nitelik taşımaz. Kural ve esasları yaşadığı bölgenin ve toplumun özelliklerine ve geçmişine göre belirlenir.Yani evrensel değildir. Türkiye hukukuyla başka bir ülkede mesleğinizi icra edemezsiniz.Bu yüzden okuduğum bölüm sebebiyle Amerikan Üniversitesinde olmanın getirilerini aynı okulda birden çok farklı milletten öğrenciyle etkileşimde olmak dışında pek fazla göremedim.

12-) Cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Herkes toplum tarafından rağbet gören bir bölüm ister fakat asıl önemli olan başkalarının ne düşündüğü değil sizin ne hissettiğinizdir bu yüzden sizin yapınıza uygun ve severek yapacağınız bir bölüm seçin bu sizi seçeceğiniz alanda da başarıya götürür. Seçiminizi doğru yapmazsanız umduğunuz kazanç kayıp tercihinizden dolayı kaybedeceklerinizin yerini doldurmayacaktır.

Tavsiye Röportaj : Avukat Macide Kabakçı Röportajı

]]>
http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-huseyin-bozkurt-kaplan-roportaji/feed/ 0
Avukat Macide Kabakçı Röportajı http://www.meslekhocam.com/avukat-macide-kabakci-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/avukat-macide-kabakci-roportaji/#respond Sun, 11 Oct 2015 09:53:42 +0000 http://meslekhocam.com/?p=5760 1-) Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Macide Kabakçı kimdir, neler yapar?

Öncelikle röportajımı okuyan gençlere ve böylesi faydalı bir konuda öncülük yapan grup yöneticilerine teşekkür ederim. Benim meslek seçimimi yaptığım ve üniversite okuduğum yıllarda küçük illerde dershaneler olmadığı için bizlere yol gösteren, meslekler hakkında bilgi veren kişiler olmadı. Okullardaki öğretmenler de bu konularda pek bilgili değillerdi.  Çoğu genç el yordamı ile bir yerleri kazanıp okudu. Bu günlerde dershanelerdeki öğretmenler yanında eğitim koçları gençleri yönlendirme şevk verme konusunda çok başarılılar. Bu grup ise daha geniş kitlelere ulaşmak açısından çok faydalı olmuş. Emeği geçen arkadaşları kutluyor, pırıl pırıl gençlerimize güzel yarınlar diliyorum.

ÖZ GEÇMİŞİM: 1965 Amasya doğumluyum. 1982 yılında liseyi bitirdiğim sene Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandım. Okul yıllarında ve mezun olduktan sonra bir süre avukat yanında çalıştım. Avukatlık stajının ardından PTT kurumunun açtığı sınavı kazanarak o kurumda kadrolu avukat olarak çalıştım. PTT’nin özelleşmesiyle Türk Telekom A.Ş. nin kurulmasının ardından bu Kuruma geçtim ve bir süre her iki kurumun da avukatlığını yürüttüm. Daha sonra kendi isteğimle Bağ-Kur’a geçtim. 2008 yılında tüm sosyal güvenlik Kurumlarının birleşmesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtim. 2014 yılında özel çalışmak üzere emekliye ayrıldım ve büro açtım. Halen özel olarak çalışmaktayım.

2-) Hukuk fakültesi dediğimiz zaman herkesin aklında bir şeyler canlansa da işin doğrusunu uzmanından öğrenelim. Hukuk fakültesinde öğrenciler neler öğrenir ve mezun olduklarında neler yapar?

Hukuk Fakültelerinde ağırlıklı olarak hukuk eğitimi verilmektedir. Halk arasında ciltler dolusu kanun kitaplarını ezberlediğimiz inancı hakim ise de esasen okul yıllarında sadece temel kanunlar öğrenilir ve asıl öğrenilen de ezberlemek değil, yasa metinlerini öğrenmek ve yorumlamayı bilmektir. Bu temel yasaları öğrenmeye başlamadan önce bu günkü hukukun temeli olarak  bilinen Roma Hukuku, Hukuk Başlangıcı, Hukuk Sosyolojisi gibi temel derslerin ardından Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku (genel ve özel olarak), İcra İflas Hukuku, Hukuk Muhakemeleri, Devletler Hukuku,  Eşya Hukuku, İş  Hukuku  ve sair hukuk dallarında dersler görülmektedir.

 

3-) Uzun süredir avukat olarak belli başlı alanlarda çalıştınız. Peki avukat olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler ?

Hukuk mesleğini severek seçtiğim ve idealim olduğundan olumlu yönlerine, faydalarına daha çok değineceğim. Ancak ideali olmayanlara tavsiye edemem çünkü duygusal ve fiziksel olarak ağırlığı olan bir daldır. Öncelikle avukat hakim veya savcı olarak toplumda belirli bir yeriniz olur, mesleğimiz hala saygın bir meslektir. Olaylara, insanlara daha geniş açılardan bakıldığından bu bakış hayat tarzımıza da yansır. Toplum içinde hukuk dışındaki konularda da  kararlarına güvenilen birisi olursunuz. Yıllar içinde alınan eğitim kişiyi her konuda daha çok geliştirir. Bu nedenle de farklı işleri de  başarıyla yapabilirler. Bir çok yazar, şair, politikacı vs. de hukukçular arasından çıkmıştır.

Mesleğimizin  en olumsuz yönü zihnen ve fiziken çok fazla çaba gerektirmesi, uğraştığınız davalar gereği kimi zaman suç ve suçluların dünyasına girilmesi nedeniyle psikolojik veya fiziki saldırılara maruz kalabilme ihtimalidir. Bu yazdığım gençleri korkutmasın saldırılara maruz kalan meslektaşlarımızın önemli bir kısmı mesleğini ifa ederken diğer insanlara zarar verici eylemlerde bulunmuştur diye düşünüyorum. İşini yaparken kanunlara ve toplumsal kurallara uyan meslektaşların önemli bir tehlike veya sorunla karşılaşacağını sanmıyorum.

4-) TDK’nun tanımını bir kenara bırakırsak avukat nedir?

Avukat nedir en zor soru bu galiba. Çünkü biz dava dilekçeleri hazırlayıp duruşmalara girmek dışında bir sürü şeyi yapıyoruz. Cevabı avukat olarak sınırlamadan hakim ve savcıları da katarak kısa bir cümle ile vermek gerekirse Hukukçu hakkın ve adaletin gerçekleşmesi için hukuk hayatına  katkıda bulunan kişi derim. Ancak bunun yanında müvekkillerle ilişkilerimizde onların sırdaşı,  yol göstereni vs görevlerini de yaparız. Özellikle boşanma davaları gibi şahsın hukukuna bağlı davalarda bu yönlerimiz daha iyi gözlemlenebilir. İyi bir avukat müvekkilini hukuka uygun olarak akıl veren ve yönlendiren avukattır.

5-) Halk arasında meslekler hakkında onlarca yanlış bilgi bulunuyor. Bunlardan biri de  Hukuk fakültesi mezunlarının sadece avukat olacağı doğrultusunda. Bu yüzden gençlerimize hukuk fakültesi mezunların çalışma alanlarından ve iş imkanlarından biraz bahsedebilir misiniz?

Hukuk fakülteleri öncelikle hukukçu yetiştirirler. Okul bittikten sonra avukat olmayı tercih edenler 1 yıllık bir stajın ardından (mali durumlarına göre)  kendi bürolarını açabilir veya yanlarında çalışabilecekleri birini bulabilirlerse bir başka avukatın yanında çalışabilirler. Ben kendi bürosunu açmayı düşünen arkadaşlara iş ve iş ahlakı konusunda anlaşabilecekleri bir ortakla çalışmalarını tavsiye ederim. Bu şekilde hem büro masrafları paylaşılmış hen de koordineli bir şekilde çalışılarak hukuki bilgilerdeki eksiklikler giderilmiş olur.

Özel büro açmayan arkadaşlar için KPSS sınavına girerek kamu kurumu avukatı olma imkanı da mevcuttur. Bunun dışında büyük şirketler bankalar vs gibi kurumlarda da avukat olarak çalışma imkanı vardır.Avukat değil de hakim veya savcı olmayı tercih edenler bu konuda açılan sınavlara girerler. Sınav önce yazılı daha sonra mülakat şeklinde olup, sınavın ardından kazananlar için 2 yıllık bir staj mevcuttur. Staj bittiğinde hakim ve savcı adaylarının ataması gerçekleştirilir. Okul yıllarında alınan eğitim yanında gençler yabancı dil bilgisayar vs dallarda da kendilerini geliştirmeleri halinde hukuk dışındaki dallarda da rahatlıkla iş bulacaklardır.

macide-kabakcı-röportajı

6-) Ülkemizdeki eğitimi birçok alanda eleştire bilmemiz maalesef mümkün. Bu doğrultuda sizin özellikle hukuk fakültelerinde verilen eğitimleri hakkında ki eleştirileriniz neler?

Son yıllarda hukuk fakültelerinin çoğalması ders veren öğretim üyelerinin azalması veya kalitesinin düşüşü nedeniyle hukuk eğitiminde de kalite düşüşü  yaşanmaktadır. Eğitim konusunda fakülteler arasında da kalite farkı söz konusudur. Ancak okul yıllarında gençler kendi araştırmalarıyla yada zaman zaman bir hukukçu yanında çalışarak bu eğitimlerindeki eksikliği kapatabilirler.

Bana göre hukuk eğitiminde en önemli eksiklik pratiğe yönelik eğitimin verilmemesidir. Bu nedenle hep Hukuk eğitiminin 5 yıl olması ve son yılda pratiğe yönelik eğitimle, mesleki kurallar konusunda derslerin okutulması taraftarı olmuşumdur. Okul yıllarında en azından son sene bir avukat yanında çalışmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu imkanı bulamayan öğrenciler staj sırasında bir avukat yanında çalışarak, etraflarını iyi gözlemleyerek eksikliklerini gidermeliler. Hukuk iş hayatına atıldığında eğitimden çok farklı bir yönü daha olduğu görülen bir daldır. Bu meslekte uygulama, strateji, akıl ve mantıkla kararlar alabilmek, insanları, mahkemelerde çalışanlar işleyiş vesaireyi tanımak değerlendirebilmek çok önemlidir.

7-) Hukuk fakültesinde okumak birçok gencimizin hayali. Peki siz gelecekte bu bölümde okumak isteyen veya yeni başlayan gençlere tecrübeleriniz doğrultusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yukarıda 6. soruda  belirttiğim gibi gençlerin okul yıllarında pratiğe yönelik çalışmalar yapmaları çok önemlidir.  Hukuk sadece dava dilekçesi hazırlayarak duruşmalara girmekten ibaret değildir. Gençlerin daha okurken iş hayatının içinde olmaları tüm okuduklarını daha iyi yorumlamaları ve hangi bilgiyi nerede kullanacaklarına dair yeteneklerini de geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Bunun yanında hukuk öncelikle mantığa dayalı bir bilim dalı olup hukukun mantığını çözme amaçlı olarak çok okumanın kendini farklı dallarda geliştirmenin de faydası büyüktür. Kısacası öğrenciler sadece dersleri çalışmakla yetinmemeliler. Okul civarındaki kahvelerde ve not fotokopilerini satan fotokopicilerde de fazla zaman geçirmemelerini de şiddetle öneriyorum. Bu söylediğim bir espri gibi gelse de hukuk fakültelerinde sınıfların kalabalık olması nedeniyle yoklama yapılamadığından derse devam etmeyip kahvelerde vakit geçirmeyi tercih eden öğrenci sayısı çok fazladır. Öğrencilere  derslere devam etmeye gayret etmelerini öneriyorum.

8-) Geçmişe dönme şansınız olsa avukatlık dışında hangi meslek ile uğraşmak isterdiniz?

Avukatlık benim idealimdeki meslek olduğundan severek yaptım ve yeniden tercih hakkı verilse yine seçeceğim meslek olurdu. Meslek hayatında sürekli işi çok yoğun olan kurumlarda çalıştım. İşi daha az olan kurumlarda çalışmış olsaydım sanatsal faaliyetler veya hukuk veya sair ilgi alanım olan dallarda kitap yazma gibi yan uğraşılarım da olsun isterdim. Gençlere önerim boş zamanlarını değerlendirip ilgi alanlarını geliştirsinler. Tek hukuk eğitimiyle yetinmesinler. Aldığımız eğitim bir çok şeyi başarabilecek bilgi ve zeka birikimini rahatlıkla karşılayacak düzeydedir. yeter ki hedefler iyi belirlensin ve bu yolda çalışılsın.

9-) Sizce herhangi birinin hukuk fakültesinde okuması için belli başlı niteliklere sahip olmalı mı? Eğer olmasını gerektiğini düşünüyorsanız bunlar nelerdir?

Bence hukuk eğitiminin olmazsa olmazı akıl ve mantıktır. Yasaları aklında tutabilme ve ezberleme yetisi çok önemsiz bir teferruattır. Yasa metinlerini yorumlayıp uygun yerlerde kullanabilme yeteneği için de gençlerin çok okumaları ve kendilerini geliştirmeleri şarttır. Hukukta yasaları yorumlama konusunda bir çok metot vardır ve bunlar okul yıllarında öğretilir. Ancak kendi zihninde bunları yerleştirmeyi mantıklı bir şekilde kullanmayı beceremeyenler uygulama sırasında zorluk çekeceklerdir.

10-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak uzun yılların verdiği tecrübeler doğrultusunda biz gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu soru üzerinde sayfalarca yazılacak bir soru. Ancak ben gençleri sıkmamak için en temel iki  öneride bulunacağım. Bu önerimi hayatına uygulayabilenler hem topluma hem de kendilerine  faydalı olacaklardır.

1- Hangi mesleği seçerseniz seçin ilk amacınız para kazanmak değil topluma faydalı bir birey olmak olmalı ve mesleğinizi bu ilke doğrultusunda ifa etmelisiniz. Topluma faydalı olmayı seçen insanlara hem Allah hem de evren en güzel kapıları açacaktır.

2- Bir dalda çok ünlü çok kazanan olmadan önce iyi bir insan olmayı seçer  ve bu doğrultuda işinizi  yaparsanız çok kısa sürede yaşadığınız toplumda parmakla gösterilen bir kişi olursunuz. İnsan olmanın yolu insanlara da insan gibi davranmaktan geçer. Yaptığınız işe karşılaştığınız insanlara ne kadar sevgi ve saygı gösterirseniz o kadar sevgi ve saygı görürsünüz.

Bu önerilerim bazı gençlere anlamsız ve idealist bir yaklaşım gibi görünebilir. Ancak ben meslek hayatımda bu kuralları kendime ilke edindim ve karşılığını fazlasıyla aldım.Röportajımı okuyan tüm genç arkadaşlara mesleki seçimlerinde başarılar diliyorum. Öncelikle sizi mutlu edecek mesleği seçmeye dikkat edin. Ailenizin veya çevrenizdekilerin size dayatmaya çalıştığı meslekleri belki kırk yıl sırtınızda istemediğiniz bir yükü taşımanız demektir.

 

Tavsiye Röportaj : Hukuk Fakültesi Öğrencisi Deniz Çelik Röportajı

]]>
http://www.meslekhocam.com/avukat-macide-kabakci-roportaji/feed/ 0
Hukuk Fakültesi Öğrencisi Deniz Çelik Röportajı http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-deniz-celik-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-deniz-celik-roportaji/#comments Mon, 21 Sep 2015 07:35:39 +0000 http://meslekhocam.com/?p=422 1-) Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. İlk etapta bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle  mütevazi ve güzel yaklaşımınızdan dolayı ben teşekkür ederim . 1995 Ankara doğumluyum . 6 yaşıma kadar babamın mesleğinden dolayı pek çok  yer gezmek zorunda kaldım  ardından Ankara’ya tekrar döndük . İlköğretim ve lise eğitim hayatımı da Ankara’da tamamladım . 2013 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimime başladım ve halen 3. sınıf öğrencisiyim .

2-) Hukuk fakültesi hakkında herkesin az çok bilgisi var fakat yine işi doğrusundan öğrenelim.Bize biraz hukuk fakültesinden, verilen eğitimden bahsedebilir misiniz?

Hukuk fakültesini kazanmak büyük bir uğraş gerektiriyor . Özellikle sınava hazırlanan arkadaşlarımızın çalışma masaları başında uyuyup , uyanmalarını tavsiye ediyorum .  Hukuk fakültesi kazanılması ayrı ; bitirilmesi ayrı bir zorluk derecesinde yer alan fakültedir . Şöyle ki  kazanmak için vermiş olduğunuz uğraşlar , okurken daha fazlasını istiyor  ancak ne pahasına olursa olsun ülkemize faydalı bireyler yetiştiren fakültedir . Her fakülte faydalı birey yetiştirir elbette  , ancak hukuk biraz daha önde benim için :) . Ayrıca belirtmek isterim ki çok paralar elde etme uğruna tercih edilebilecek bir fakülte değildir . Tercih edecek olan arkadaşlarda görecektir ;  Roma Hukukuna göre  hukukçular para almadan çalışırlardı , hedefleri gerçek adaleti bulmaktı . Bizlerde bu yolda ilerlemeye çalışıyoruz , çok para değil çok  adalet .Verilen eğitimlere değinecek olursak ; adalet  kelimesini gerçekten size o büyük amfiler öğretiyor . İlk girdiğinizde bir ürperseniz de , daha sonra soğuk kanlı olmanızı her an her şeyin olabileceğini öğrenmenize olanak sağlıyor . Görmüş olduğumuz dersler hukuki problemleri en kısa zamanda çözmeye odaklıdır . Bir probleme nasıl yaklaşılmalı , haksızlığa uğrayan nasıl eski haline döndürülebilir bunları irdeliyoruz . Üniversitede almış olduğumuz eğitim , çalışma ortamına tam da hazırlamıyor açıkçası . Bunun için yazları değerlendiriyor gelecekteki meslektaşlarımızın yanında pratik elde ediyoruz .

3-) Hukuk fakültesini seçmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz karardan hiç pişman olduğunuz oldu mu?

Ben özel hayatım gereği hukuk ile iç içeyim . Şöyle ki  küçük yaşlarda adliye binalarında zamanımın geçmişliği olmuştur  . Bugün içinde bulunduğum durum küçüklüğümün eseri diyebilirim . Haklıyı savunup , mazlumun yanında olmayı ilke edinmiş bir birey olarak , hiç bir zaman kararımdan pişman olmadım . Tercih yapacak arkadaşlarından pişman olmayacaklarından eminim .

4-) Klasikleşmiş tanımları bir kenara bırakırsak avukat nedir?

Halk arasında “ yalancı , para göz  “ olarak tabir edilen avukatlık mesleği hiç de göründüğü gibi değil .  Örneğin adam öldüren birine  mahkemede öldürmedi diyemezsiniz ; sadece alacağı 10 yıl hapis cezasını 7 yıl gibi bir zamana indirmeye çalışırsınız .  Hiç yalan söylemez demiyorum , orası ayrı tabiki :)  Ancak avukatlığı dürüstlüğün ve vazgeçilmez bir hak kaynağının temelidir diye tanımlıyorum .

5-) Halk arasında genel olarak hukuk fakültesi çıkışlıların sadece avukat olacağı düşünülüyor. Bu düşünce doğru mu yoksa hukuk fakültesi çıkışlıların çalışma alanları tahmin edilenden çok daha geniş mi? (Kısacası çalışma alanlarından bahseder misiniz ? :D )

Hukuk fakültesi çıkışlıların sadece avukat olacağı kanısı gerçekten taktire şayan :) Hukuk fakültesi mezunu sadece tıp alanı ile ilgili mesleklerde yer alamıyor diğer bildiğiniz her mesleklerde aslında hukuk mezunu yer alabilir . Hukuk mezunlarının genel olarak yer aldığı meslekler başında avukatlık geliyor ,  sonra hakimlik , savcılık , noter , akademisyen takip ediyor . Şahsen savcı olmak için çaba sarf ediyorum . Gönülden isteyen tüm arkadaşlarımızında istedikleri mesleklere kavuşmasını temenni ederim .

6-) Her bölümün öğrencilerinde aradığı belli başlı özellikler vardır. Peki sizce hukuk fakültesinde okuyan bir öğrencide hangi özellikler olmalı?

Hukuk fakültesini okuyan bir öğrenci ,  kitap okumayı ve yazı yazmayı çok sevmeli . Çünkü ileriki meslek hayatında sürekli bir şeyler okuyacak , ve sürekli mahkemelere yazılar yazacak . Ayrıca hayal dünyası çok iyi olmalı ; kurgulamayı sevmeli , hangi yoldan ilerlerse en kısa zamanda hedefine ulaşabileceğini bilmeli . Özellikle kitap okumayı sevmeyen bir yapıya sahipse kesinlikle hukuk fakültesini tavsiye etmemekteyim .

avukat

7-) Hukuk fakültelerinde verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu? Neden?

Bizim fakültemizi göz önüne alaraktan bu soruyu cevaplamak istiyorum . Bizim fakültede ilk ders konu anlatılır , daha sonra o konuyla ilgili olay oluşturulup çözmemiz istenir . Bu sevdiğim bir faktör . Ancak bu eğitimi desteklemekle birlikte , bunun yanında gerçekten kontenjanları azaltıp az kişilik dersliklerde yapılması daha etkili ve yararlı olur  diye düşünüyorum .

8 -) Her öğrencinin zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Sizin bu zamana kadar en çok zorlandığınız ders hangisi oldu? 

Bu zamana kadar en çok zorlandığım ders Uluslararası Kamu Hukuku olmuştu . Dersin konusu mevcut olan uluslararası sözleşmeleri kurumları , uzay kuralları bile  kapsıyordu . Ülkemizde yer alan binlerce kanundan sıyrılıp , artık Dünya’da mevcut olan kanunlara , sözleşmelere bakmamız , onları kavramamız gerçekten çok zorlayıcıydı .

9-) Geçmişe dönme şansınız olsa hukuk fakültesini tercih eder miydiniz? Ayırca başka bir bölümü tercih etmeniz gerekse tercihiniz ne olurdu?

Bu soru aslında çevremde de çok duyduğum bir sorudur . Hukuk fakültesini hiç bir zaman hiç bir şeye değişmezdim . Küçüklük hayallerim ,  kişiliğim , tamamen bu fakülteye ait diye düşünüyorum .   Başka bir bölüm seçmek zorunda kalsaydım ;  psikoloji seçerdim . Hukuk ve psikoloji birbirini tamamlayan iki bölümdür . Avukatlıktan örnek verecek olursam ; size gelen müvekkilinizi ikna etmeniz , onun sorununu dinlemeniz bir nevi onun psikolojisini elde etmenize bağlı . İleri ki zamanlarda psikoloji bölümünde eğitim almayı düşünüyorum .

10-) Sayısal öğrencileri için tıp ne ise eşit ağırlık öğrencileri içinde hukuk aynı noktada. Peki sizin gelecekte bu bölümü okumak isteyen öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Yeni meslektaşlar kazanmak bizim için gerçekten çok önemli . Ne kadar çok çevre , o kadar çok sosyallik , o kadar çok tanınmışlık . Hiç bir sosyal çevrenizi kendinizden koparmayın ,  hayallerinize kavuşmuş olmanız onun sizden gitmeyeceği anlamına gelmez ; hayallerinize sıkı sıkı sarılın ve kavuştuğunuz an hiç bırakmayın . Derslerin günlük olarak tekrarlanması gereken bir bölümdür hukuk , bunu hiç aksatmayın  ve kazanmak için gerekirse her gün masa başında uyuklayıp uyanın . Şimdiden tüm arkadaşlara başarılar diliyorum .

11-) Hukuk fakültesine yeni başlayanları veya gelecekte başlayacak olanları bekleyen zorluklar neler ?

Kontenjanların artması nedeniyle , artık çok fazla mezun verilmeye başlandı . İleri ki zamanlarda bu daha da artacak diye düşünüyorum . Ancak sıralama sınırı getirildiği için belki de bu sorun ortadan kalkacaktır ama benim gördüğüm zorluk müvekkil bulamama sorunu olabilir . Yinede bunun aşılması kolay ; her gün nüfusumuz hızla artıyor . Dert edilemeye değmez. :)

12-) Dokuz Eylül Üniversitesinde okuyorsunuz. Sizce Dokuz Eylül Üniversitesinde okumanın artı ve eksi yönleri neler?

Dokuz Eylül Üniversitesi  yerleşmiş köklü bir üniversite . En önemli hukuk fakültelerinden birini de içinde barındırıyor . Mezun olduktan sonra bir işe girerken önemli bir referans olarak görebiliriz . Dersleri kalitelidir , sınavları zordur . Düşünmeyi , kavramayı , nerede ne yapılabileceğini gerçekten iyice aktarıyor size . Eksi yönü sadece ve sadece bulunduğu coğrafi konum . İzmir’de yer alsa da , yerleşke Buca ‘da . Tercih edecek arkadaşların bunu da göz önüne almalarını öneriyorum .

13-) Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri olan İzmir’de öğrenci olarak yaşıyorsunuz. Bu şehirde öğrenci olmanın avantajlarından ve dezavantajlarından bahsedebilir misiniz?

Fakültemizin bulunduğu yer İzmir’in en kalabalık yerlerinden biri . Ancak sosyalleşme adına hiç bir adımı yok . İzmir’i genel olarak düşünürsek , insanları sıcakkanlı ve  yardımseverdir . Okumaya geldiğiniz ilk an bunu anlar ve hiç yabancılık çekmeden yaşayabilirsiniz . İzmir yaşanılacak bir şehir , ancak fakültenin bulunduğu ilçe pek de çekilesi bir yer değil  :)

14-) Verdiğiniz cevaplar için tekrardan teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Hedeflere ulaşmak gerçekten yorucu olsa da vazgeçmeye asla değmez . Bu yüzden , elinizden geldiği kadar  gerçekleştirmeye çalışın . Genç ve dinamik insanlarız , her şeyi başarabiliriz . Evet belkide  hocalarımız bile sadece 1 dersi anlatıyor . Ama onların içlerini bilmiyoruz , kim bilir neleri biliyorlardır . Bizlerde çok sıkı çalışıp  emellerimiz peşinde ilerlemeliyiz . Çok kazanmak için değil , hangi mesleğin kendimize uygun olduğunu analiz edip o mesleğe yönelmeliyiz .   Her şey için ben teşekkür ederim ; mesleğe başladığım ilk zamanlarda sizlerle tekrardan iletişime geçmek isterim . Saygı ve sevgilerimle .

]]>
http://www.meslekhocam.com/hukuk-fakultesi-ogrencisi-deniz-celik-roportaji/feed/ 8
Felsefe Öğrencisi Gökçe Yaşar Röportajı http://www.meslekhocam.com/felsefe-ogrencisi-gokce-yasar-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/felsefe-ogrencisi-gokce-yasar-roportaji/#respond Wed, 02 Sep 2015 08:09:22 +0000 http://meslekhocam.com/?p=487 1-) Merhabalar, Felsefe bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce okuyucularımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, ben Gökçe YAŞAR, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Felsefe Bölümü son sınıf öğrencisiyim aynı zamanda Anadolu Üniversitesinde Sosyal Hizmetler Bölümünü de okuyorum.Kitap okumaya aşık bir insanım.

2-) Necmettin Erbakan üniversitesi Felsefe bölümünün akademik eğitimi hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Üniversitenin Felsefe bölümünün akademik kadrosu gerçekten çok kaliteli,kısaca bahsedecek olursam; Bölüm Başkanımız Prof.Dr. Bilal KUŞPINAR (lisans: Selçuk Üniversitesi Yüksek Lisans:Felsefe ve Bilim Tarihi,Mantık,Doktora;Selçuk Üniversitesi Felsefe İslam Felsefesi Doktora; Mcgıll Universitesi )gibi harika bir eğitim geçmişi vardır.Konya’da iyi bir felsefe eğitimi verebilmek ve Türkiye’deki felsefeye olan ön yargıyı kırmak ve gereken değeri verilmesi için çaba harcayan çok değerli bir hocadır.Ayrıca hala birçok ülkede Mevlana başta olmak üzere Türk Düşünürlerini konferanslarla anlatan nadide hocalardandır.Gene Türkiye’de yalnızca zihin felsefesi dersini verebilecek olan Yrd.Doç.Dr. Murat ARICI ve Doç.Dr. Hasan Hüseyin BİRCAN’da çok kıymetlidir.Uzun uzun anlatmayı çok isterdim ama sıkmak istemiyorum.

3-) Felsefe bölümünü tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Ayrıca verdiğiniz bu karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Olaylara farklı açılardan bakabilmeyi sağlayabilecek bir bölüm gerçekten.Gelecek kaygısı maddi sorunlar birçok felsefeye ilgi duyan kişiyi bir şekilde engelliyor,engelleniyor ailesi,çevresi ya da toplumsal statüsünün yüksek olması gibi etkenlerle ilgi duyduğu felsefeyi geri plana atıyor,ben bu durumun ülkemiz için büyük kayıp olduğunu düşünüyorum mesela Büyük İskender harika bir yöneticiydi ama o aynı zamanda Aristo’nun öğrencisiydi,bir düşünürdü,bu tesadüf mü sizce? Hala çoğu yöneticinin örnek aldığı Büyük İskender’in felsefeye olan ilgisi birçok alanda olduğu gibi yönetici kişiliğini de etkilemiştir,daha farklı açılardan olaylara bakabilme yeteneği kazandırmıştır.Bu yüzden felsefeyi tercih etmemin tek özel sebebi yok özel sebepleri,gerekçeli argümanları var.Ayrıca kararımdan pişmanlık duymadım çünkü ben bu bölümü artısıyla,eksisiyle araştırarak yazdım yani üniversite okumama korkusuyla “ne olursa yazarım” anlayışında olmadım, eğer yanlış tercih yaptığını düşünen arkadaşlarım varsa pişmanlığın arkasına sığınmasınlar.Çünkü ; her şey için seçimimiz vardır ve hiçbir şey için geç değildir.Belki de gereken sadece biraz cesarettir.

gökce-yasar-felsefe-roportajı

4-) Herkesin okul sonrası için planları vardır. Sizde son sınıf öğrencisi olarak gelecek için ne gibi planlar yapıyorsunuz?

Herkesin A,B,C,D….planları olmalı tek bir şeye bağlanan insanlar o istedikleri şey olmayınca ,çöküşleri kaçınılmaz oluyor.Bunun en büyük örneklerini de üniversiteye hazırlanan gençlerde gözlemleyebilirsiniz,sadece bir üniversite,sadece bir bölüm planı yapınca ve bu olmayınca sonuç koca bir boşluk ve mutsuzluk oluyor.Benimde birçok planım var mesela;Felsefe alanında kendi bölüm hocalarımdan yüksek lisans ve doktora yapıp Akademisyen olmayı ,hocalarım gibi sevilen,aranılan hocalardan olmak hayalim.Bu olmazsa formasyon hakkımız var bilindiği üzere Felsefe Grubu Öğretmeni olabilirim veya bir basın organında bildiklerimi insanlarla paylaşmak,yazılar yazmak harika olurdu vs vs… Bu listeyi uzatabilirim.

5-) Son sınıf öğrencisi olarak üniversitelerde verilen Felsefe eğitiminde bir şeyleri değiştirme şansınız olsa bunlar neler olurdu?

Eğitimin “ezberci anlayışı” insanları kısıtlıyor.Her alanda olduğu gibi felsefede de bu geçerli,bunu değiştirmeyi isterdim.

6-) Genel olarak Felsefe bölümü mezunlarının öğretmen olacağı düşünülüyor. Peki Felsefe bölümünün çalışma alanı sadece öğretmenlikle mi kısıtlı yoksa çok daha geniş bir çalışma alanına mı sahip? 

İş kaygısı ve sadece bir meslek edinmek isteyen, felsefe ile yakından ilgisi olmayanların zorlanacağı ve sonrasında hayal kırıklığına uğrayacağı bir bölümdür; zira üniversitenin entelektüel becerileri geliştirme ve entelektüel kapasiteyi arttırmaya yönelik bir eğitim verdiğinin göz ardı edilmesi ya da bu amacın ıskalanması; yalnızca meslek eğitim kursu mantığı ile mesleki kaygılara düşülmesi neticesinde ne yazık ki yalnızca ilgilendiğimiz iş bulunur mu sorusunun yanıtı oluyor. En çok insanları felsefe bölümü seçmekten alıkoyan şey bu ne yazık ki peki üniversite okuyup da iş garantisiyle mezun olan kaç kişi vardır? Tıp, hukuk, mühendislik vs okuyan ama felsefe okumayı çok isteyen.Burada çok farklı etkenler felsefeyi seçmelerini engellemiş fakat en büyük etkenin maddi beklentiler, çalışma alanlarının kısıtlı olmasından kaynaklandığı aşikar.Şimdi bir bakalım gerçekten korkulduğu kadar kısıtlı mı?
Öncelikle bilindiği üzere formasyon hakkımız var. Felsefe Grubu Öğretmeni(sosyoloji, psikolojiyi de kapsayan) olabiliyoruz.Kendi bölümümüzden hariç başka bölümlerde de yüksek lisans yapıp Akademisyen olabiliyoruz.
Dershanelerde (ya da şimdiki adıyla özel okullarda) danışmanlık yapabiliyoruz.Milli Eğitim Bakanlığı  Kültür Bakanlığı  olmak üzere bakanlıkların eğitim ve kültür ile ilgili birimlerinde  TRT’de, üniversitelerde  kamu kuruluşları ile özel kuruluşların eğitim  kültür  insan ilişkileri  planlama ve değerlendirmeyle ilgili birimlerinde değişik kadro unvanları ile çalışma imkanı bulabiliyoruz.Tabi bide yazmayı seven insanlar için gazete, dergi gibi yerlerde yazar olabiliyoruz.Bu aralar biraz muallak olsa da aile danışmanlığı hakkı getirilmesi içinde uğraşıyoruz.Eh pekte az denilemez değil mi?

gökce-yasar-roportajı

7-) Hemen hemen her öğrencinin okul döneminde zorlandığı belli başlı dersler olmuştur. Peki sizin şuana kadar en çok zorlandığınız dersler hangisi ?

Tabi ki benim de zorlandığım dersler oldu ama bana işkence gibi gelen ders mantıktı. O dersi iki sene boyunca aldım.Baktım kaçışı yok mezun olamayacağım, bende anlamak için baya uğraş verdim,uğraşlarım sonucu zafer benim oldu. Şuan 1. Ve 2. Sınıftan yanıma mantık dersini anlamak için gelen arkadaşlarım bile var.

8 -) Geçmişe dönme şansınız olsa yine Felsefe bölümü tercih eder miydiniz ? Neden?

Evet tercih ederdim.Bana kattığı çok şeyler olduğunu düşünüyorum.Her şeyden önce olaylara farklı bakış açılarıyla bakmak, gözlemlemek gerçekten farklı bir tecrübe bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum.Sanırım bu felsefenin büyüsüyle alakalı.

9-) Konya’da öğrenim görüyorsunuz. Peki sizce Konya öğrenciler için uygun bir şehir mi?

Bence çok uygun hem ekonomik (ulaşım, yurt, ev vs.) açıdan hemde öğrencilere sunduğu fırsatlar yönünden, ücretsiz birçok kurs imkanı da var ayrıca.Tabi ki burada öğrencilerin o şehirden ne beklediğiyle de alakalı biraz bu yüzden sadece üniversiteyi değil şehirde iyice araştırılmalı.

10-) Necmettin Erbakan üniversitesinde okuyorsunuz. Sizce Necmettin Erbakan üniversitesi gerek öğrencilere sunduğu sosyal imkanlar gerekse eğitim konusunda beklentileri karşılayabilecek düzeyde bir üniversite mi?

Üniversitem yeni kuruldu bu yüzden sosyal açıdan eksikleri olduğunu söylemeliyim.Mesela benim gibi dans, müzik vs beklentileri olanlar bu kulüpler yok , yani aktif değiller çünkü kampüs yeni kuruldu kulüplere gereken önem verilemedi bu yüzden hayal kırıklığı yaşayabilirler.Öte yandan eğitim konusunda kesinlikle çoğu üniversiteden kaliteli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.Eğitim kadrosunu araştıranlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır,özenle seçilmiş akademik kadrosu bulunuyor.

11-) Verdiğiniz cevaplar için teşekkürler… Son olarak okuyucularımıza bir şeyler söylemek ister misiniz?

Ben teşekkür ederim.Umarım verdiğim cevaplarla birazda olsa felsefeye ilgisi olanlar için aydınlatıcı, yol gösterici yanıtlar olmuştur.Tercihlerinden her zaman mutlu olmaları diliyorum.

Felsefe Bölümü Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın

]]>
http://www.meslekhocam.com/felsefe-ogrencisi-gokce-yasar-roportaji/feed/ 0
PDR Bölümü Mezunu Sema Mutlu Röportajı http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-sema-mutlu-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-sema-mutlu-roportaji/#respond Sun, 09 Aug 2015 05:57:03 +0000 http://meslekhocam.com/?p=179 1-) Merhaba öncelikle röportaj teklifimiz kabul ettiğiniz için teşekkürler. PDR bölümü ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Konuşmayı ve neyse ki aynı zamanda dinlemeyi de çok seven ama sıradan bir insanım.

2-) PDR bölümü hakkında birçok kişi kulaktan dolma bilgilere sahip. Bu yüzden okuyucularımıza PDR bölümünden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle eğitim fakültesindeki en havalı ve bir o kadar da fakülteden en kopuk bölüm, eğitim fakültesinde olmanın etkisiyle bol bol öğretmen arkadaşlar demek PDR, aynı zamanda bir okulun en az çalışan ve en çok kazanan hocası olma yolunda emin adımlarla yürümek demek, e biraz da danışmanlık demek, insanlarla ilgilenmek demek, herkesin size “yaa ben sevgilimde ayrıldım, yaaa ben çok mutsuzum” ve benzeri cümlelerle gelip sizden bunları olağanüstülükle çözmenizi beklemesi demek.

3-) PDR ile ve psikoloji bölümleri sık sık kıyaslanıyor. Bize biraz bu bölümlerin ortak ve farklı yönlerinden bahsedebilir misiniz?

PDR ve Psikoloji bölümlerinin en önemli farkı PDR’nin eğitimde ve psikolojinin fen edebiyat fakültelerinde olması.Onun dışında sadece 2’şer dersleri farklı. Eğitim fakültesinde eğitim gören PDR öğrencileri ek olarak eğitim fakültesi ortak derslerinin alırlar ve psikolojik danışmanlık uygulaması alırlar, psikoloji öğrencileri uygulamadan ziyade ek olarak klinik psikoloji ve teorikte psikoloji bilimini daha ayrıntılı işlerler.

sema-mutlu4-) Bu bölümü tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı?

Sadece insanlarla konuşmayı seviyordum ve kendime diğer hiçbir mesleği yakıştıramıyordum. Ama bence en önemli şey gerçekten konuşmayı, paylaşmayı ve en önemlisi yardımlaşmayı sevmek bu mesleği seçmek için.

5-) Tercih döneminde PDR bölümünün yanında hangi bölümleri okumaya düşündünüz? Neden?

Sadece psikoloji okumayı düşündüm, zaten kafamda tercih ettiğim alanın psikoloji olduğu açık ve netti ikisinden başka hiçbir bölüm düşünemezdim.

6-) Genel olarak PDR mezunlarını okullarda rehber hocası olarak görev aldığı düşünülüyor. Fakat çalışma alanları çok daha geniş. Bize çalışma alanlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Evet sorudaki gibi bayağı geniş gerçekten. :) Öncelikle kpss puanıyla ve ayrıca başvuru yaparak; aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı BSRM, rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri ve diğer kurumlarda çalışabiliyoruz, Meb’a bağlı rehberlik araştırma merkezlerinde danışman olarak çalışabiliyoruz.Çocuk ve aile mahkemelerinde psikolojik danışman ve bilir kişi olarak, cezaevlerinde psikolojik danışman olarak, özel danışma ve rehabilitasyon merkezlerinde psikolojik danışman olarak şirketlerin insan kaynakları bölümlerinde ayrıca aile ve sosyal politikalar bakanlığına müfettiş olarak atanan bir arkadaşım vardı yani direk bakanlıkta müfettiş olarak da çalışabiliyoruz.Ayrıca özel eğitim kurumlarında da rehber öğretmen olarak çalışabiliyoruz özel okulların da artışını baz alırsak iyi bir iş sahası.Aile danışma merkezlerinde ve artık aile danışmanlığı eğitimi alarak devlette aile danışmanı olarak da atanabiliyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığına atanabiliyoruz ve tabi ki üniversitede kalabilir öğretim üyesi olabiliriz.Ve bence en güzeli de gerekli altyapı ve eğitimimizi alarak kendi danışma merkezimizi açma yetkimiz var.
Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

]]>
http://www.meslekhocam.com/pdr-bolumu-mezunu-sema-mutlu-roportaji/feed/ 0
Çocuk Gelişimi Öğrencisi Hazal Ekin Taş Röportajı http://www.meslekhocam.com/cocuk-gelisimi-ogrencisi-hazal-ekin-tas-roportaji/ http://www.meslekhocam.com/cocuk-gelisimi-ogrencisi-hazal-ekin-tas-roportaji/#respond Sat, 01 Aug 2015 08:11:10 +0000 http://meslekhocam.com/?p=130 1-) Merhaba, Çocuk Gelişimi ile ilgili sorulara başlamadan önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Hazal Ekin Taş 21 yasındayım, memleketim Hatay/Antakya İstanbul’da Üsküdar üniversitesinde tam burslu çocuk gelişimi 3. Sınıf öğrencisiyim

2-) Çocuk gelişimi hakkında hemen hemen herkes bir şeyler biliyor. Fakat yine de bilmeyenler için bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Bir çok kişinin yanlış bildiği bir yanılgıyı düzelteyim o zaman. Çocuk gelişimi geniş bir bölüm olup sadece okulla sınırlı değildir. Hastahanelerde özel eğitim yerlerinde, çocuk esirgemelerde, bakanlıklarda da çalışabilme yetkimiz var. 4 senelik olduğumuz için imza yetkimiz olup okul açma yetkimiz de olacak. Ayrıca 0-18 yaş aralığını kapsayan çocuk ve gençlerle ilgileniyor,gelişimlerini takıp edip ailelere öneriler sunuyoruz ya da gerekli başka alanlara sevk ediyoruz.İsteyenler formasyon alıp öğretmenlikte yapabiliyorlar.

3-) Çocuk gelişimi okumanın getirdiği zorluklar nelerdir?

Derslerimizin bir kısmı ağır oluyor ve hepsi sözel yani ezbere dayalı. Eğer ezberi ya da bölümü sevmiyorsanız çok zorluk yaşayabilirsiniz. Ayrıca oyuncaklar üretiyoruz ve yaratıcı olmak zorundayız çünkü hocalar bu konuda sıkılar.

4-) Çocuk gelişimi bölümünü tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Bu zamana kadar verdiğiniz karardan hiç pişman oldunuz mu?

Küçükken ne olacaksın diye sorarlardı ve ben hep ana sınıfı öğretmenliği okuyacağım derdim çocukları hep sevmişimdir. Ana sınıfı öğretmenliği olmadım bunun yerine çocuk gelişimini tercih ettim çünkü alanı daha geniş. Severek tercih ettiğim için hiç pişmanlık duymadım.

5-) Çocuk gelişimi bölümünde bir şeyler değiştirmek isteseniz bunlar neler olurdu?

Engelli çocuklara daha az önem veriliyor onlarla daha çok çalışılıp insanları bu konuda daha çok bilinçlendirmek için projeler tasarlamak isterdim.

6-)Çocuk gelişimi bölümünün iş olanakları nelerdir?

2. Sorunun cevabında da belirttiğim gibi iş olanakları geniş; adliyelerde, hastahanelerde özel eğitim yerlerinde çocuk esirgemelerde isterseniz okulda yüksek lisans yapıp yükselme şansınız da var.

7-) Çocuk gelişimi bölümü öğrencilerinde olmazsa olmaz dediğiniz özellikler nelerdir?

Yaratıcılık olmalı, çocukları kesinlikle sevmeli, sabırlı olmalı, ezberi sevmeli ve sürekli kendisini geliştirebilmeli.

 

8- ) Özel Üsküdar üniversitesinde okumanın size göre artı ve eksi yönleri neler?Ayrıca özel üniversitede okumayı düşünenlere tavsiye eder misiniz?

Eksi yönü yeni bir üniversite olduğu için bizimle gelişmekte ve yeterince büyük bir kampüs alanımız olmadığı için rahat takılamıyoruz ayrıca alan sıkıntısı olduğu için rahat çalışabileceğimiz bir çocuk gelişimi sınıfımız da yok. Artı yönü çok bu yüzden sayamayacağım ama hocalarımız konusunda şanslıyız çünkü hepsi alanımda çok iyi hocalar ve onlarla ders işlemeyi seviyoruz. Eğer kampüs ortamını seviyorlarsa tavsiye etmem hayal kırıklığı olur ama dediğim gibi çocuk gelişimi bölümü hocalarımız çok iyi onlar için, iyi eğitim için gelip okunulabilir.

9-) Tercih zamanına dönme şansınız olsa yine çocuk gelişimi bölümünü okur muydunuz?

Benim puanım düşük değildi ve bir sürü güzel bölüm geliyordu ama dediğim gibi çocukluk hayalimi gerçekleştirdim başka bölüm seçmezdim.

10-) Hemen hemen herkesin okurken zorlandığı dersler olmuştur. Sizin bu zamana kadar en çok zorlandığınız ders nedir?

1. Sınıfta anatomi ve fizyoloji dersi. Tıp okuyanların gördüğü derstir biz sağlık bilimleri fakültesi adı altında çocuk gelişimi bölümüyüz bazı başka üniversiteler eğitim fakültesinde alıyor ama biz sağlık fakültesinde olduğumuz için sağlık alanında da dersler görüyoruz ve anatomi ve fizyoloji en zorlandığım dersti çünkü yabancı bir dildi, tıp dil yani bütün kelimeler latinceydi ve bütün insan vücudunu öğrenmeye çalıştığımız için çok ayrıntı vardı.

11-) İstanbul’da öğrenci olmanın size göre artı ve eksi yönleri neler ?

İstanbul çok başka bir şehirdir. Öğrencilik için en güzel şehirdir bence ama bi o kadar da pahalıdır. Trafiği ve havası kötüdür ama burada öğrenci olduğunu hissettirir sana gezilecek eğlenilecek çok yeri vardır. Kaynaşacağınız çok öğrenci bulunabilir ve bir çok farklı kültürden farklı düşünceden arkadaşlıklar edinile bilme sansı sağlar burası, ufkunu genişler.

12-) İlerleyen dönemde bu bölümü okuyacak kişiler için tavsiyeleriniz neler?

Bu bölümle ilgili sürekli kendilerini geliştirip kitaplar okumalılar. Yaratıcı düşünmeyi geliştirmeliler ve sabırlı olmayı öğrenmeliler.

13-) Son olarak sorularımızı cevapladığınız için teşekkürler. Okuyucularımıza ekstra söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Çocukların iyi eğitilip hayata hazırlanmaları gerek hele ki bu dönemlerde, bu yüzden gerçekten çocukları seviyorsanız ve mesleğinizi sevecekseniz çocuk gelişimini seçin. Teşekkür ederim.

Çocuk Gelişimi Bölümü Taban Puanlarını Görmek İçin Tıklayın…

]]>
http://www.meslekhocam.com/cocuk-gelisimi-ogrencisi-hazal-ekin-tas-roportaji/feed/ 0