Betimleme Nedir?

0
26

Betimleme Nedir?

Betimleme, bir olayı, ortamı, varlığı veya bir imgeyi gözle görüyormuş gibi canlandırma ve tüm ince ayrıntılarına kadar sözle anlatma sanatıdır. Betimleme için için “sözlerle resim yapma sanatıdır” desek hiç de yanlış olmaz.

Betimleme, tüm detaylara değindiği için tasvir etme olarak da bilinir. Çünkü bir varlığın, olayın veya bir manzaranın göz önünde tutularak kendine özgü tüm yönlerini açıklayan söz ya da yazıyla anlatır.

Peki neler betimlenir veya tasvir edilir? Gözle görülen ve hayalimizde canlandırdığımız her şey tasvir(betimleme) edilebilir. Elimize aldığımız bir kalem, doğada gördüğümüz tüm güzellikler, yediğimiz lezzetli bir pasta, pencereden baktığımızda sokağın görüntüsü, bulutlar, gökyüzü, kuşlar vb. gibi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Görüldüğü üzere betimleme yapılırken beş duyu organımızın algılayabileceği olayalar, nesneler ve kavramlar ele alınmaktadır.

Örneğin: “Son derece sessiz, kuş uçmaz kervan geçmez bir yolda yürüyoruz.”

“Gözümüzün önünde uçsuz bucaksız masmavi bir deniz, yemyeşil bir ada ve söğüt ağaçlarına şarkı söyleten bir rüzgâr eşliğinde piknik yaptık.”

Betimleyici Anlatım Özellikleri Nelerdir?

Başarılı bir betimleme yapabilmek için iyi bir gözlemci olmak gerekir. Tüm duyu organlarımız aracılığıyla varlıkları, olayları ve çevreyi benzerlerinden ayıran özellikleri seçerek yapılan açıklamalar en iyi betimleme olacaktır. Bu nedenle betimlemesini yapacağımız varlıkların kendilerine has özelliklerini ve ilginç yanlarını bulup anlamlı cümleler halinde ortaya çıkarmak gerekir.

Betimleme yapan bir yazar nesnel olabileceği gibi, kendi duygularını, gözlemlerini, yorumlarını ve düşsel hisselerinden de yararlanabilir.

Betimleyici anlatım özelliklerini şöyle sıralamak mümkündür.

  • Betimlemeler(tasvirler) sanatsal betimle ve açıklayıcı betimleme olarak iki gruba ayrılır.
  • Betimlemeler daha çok hikâye, şiir, tiyatro, roman ve gezi yazılarında kullanılır.
  • Bazı betimlemelerde sözcüğün yan anlamına veya mecaz anlamına yer verilebilir.
  • Betimleme eğer kişinin iç dünyasını anlatıyorsa tahlil veya ruhsal portre
  • Kişilerin dış görünüşüne değinen betimlemelere ise fiziksel veya simgesel betimleme olarak adlandırılır.

Betimler genel olarak iki şekilde yapılır.

  • 1- Açıklayıcı Betimleme
  • 2- Sanatsal (İzlenimsel) Betimleme

1-Açıklayıcı Betimleme:

Gözle görülen varlıkların, nesnelerin ve olayların anlatıldığı betimleme türüne “Açıklayıcı Betimle” denir. Gözlem gücünden yararlanılarak varlık veya kişilerin dış görünüşleriyle olduğu gibi anlatılır. Burada yazarın kişisel görüşüne ve duygularına yer verilmez.

Açıklayıcı Betimlemenin özellikleri şöyledir:

  • Genel ayrıntılar üzerinde durulmaya özen gösterilir.
  • Kişi ve olaylar hakkında sadece bilgi vermek için yazılır.
  • Anlatım tamamen objektif ve olduğu gibi yapılır.
  • Betimlenecek varlık hakkında kişisel duygu ve düşüncelere asla yer verilmez.
  • Farklı duyulara hitap eden özel ayrıntılara burada yer verilmez.
  • Bu tür betimlemede amaç, sanat yapmak değil, sadece konu hakkında detaylı bilgi vermektir.

Açıklayıcı betimleme tekniğini kullanan yazarın amacı, okuyucunun görmediği bir olayı, yeri ve görüntüyü okuyucunun zihninde canlandırmasını sağlamaktır. Burada yazar özellikle okuyucuların görme duyularını harekete geçirerek sözcüklerle resim yapar ve böylece okuyucuya izlenim kazandırır.

Bu yöntemde hareket öğesinden yararlanılır ve beş duyu organın kullanılması sağlanır. Bu tür betimlemelerde hareketler birbirinden kopuktur. Ayrıca anlatılan olayda neden sonuç ilişkisi de kurulmaz.

Açıklayıcı Betimleme Örneği: 

“Akdeniz Bölgesinin en belirgin özelliklerinde biri de Toros Dağları’dır. Yüksek dağlar bazı yerlerde denize çok yakındır. Kayalıklar girintili çıkıntılı bir kıyı üzerine dikine inerler. Bazı yerlerde ise kıyı ile dağ arasında Konya Ovası gibi düzlükler vardır.”

2-Sanatsal (İzlenimsel) Betimle:

Sanatsal Betimlemede görsellikten çok, edinilen izlenim sezgilere ağırlık verilir. Betimlenen varlıkların duyular üzerinde uyandırdıkları izlenimler ön plandadır.

Daha çok insanların iç dünyalarının anlatıldığı, tavır ve davranışlarına değinildiği ruhsal betimlemeler de bu tür betimlemeye girer. Yazar anlatımında duygularını ve yorumlarında katarak özel ayrıntılara yer verir. Ayrıca benzetmelere, mecazi sözlere ve düşsel öğelere sık yer verilir.

Sanatsal (İzlenimsel) Betimleme Özellikleri Şöyledir:

  • Sanatsal betimlemede ki ilk amaç sanat yapmaktır.
  • Bir olay, mekan ve varlıklar hakkında okuyucuya izlenim kazandırır.
  • Farklı duyulara hitap eden özel ayrıntılara yer verilir.
  • Tüm ayrıntılar sübjektif olarak anlatılır.

Sanatsal (İzlenimsel) Betimleme Örneği:

“Mağaranın önünde büyük ablam elinde kazma, ortanca ablam kürek, küçük ablam da eski bir gaz lambası ile beklerdi. Mağaranın içi uzun bir koridora benzer, etrafta korkunç şeyler varmış gibi görünür, durmadan tavandan damla damla su sızar ve yer her zaman ıslak olurdu. Ben mağaranın kapısında bir ayağım içerde bir ayağım dışarda beklerdim. Güneş mağaranın dışında kiraz ağacının üzerine ışıldardı.”

İşlediği Konu bakımından betimlemeler dörde ayrılır.

  • İnsan Betimlemesi
  • Hayvan Betimlemesi
  • Eşya Betimlemesi
  • Manzara Betimlemesi
  • Olay Betimlemesi

Betimleme Ve Öyküleme Arasındaki Farklar Nelerdir?

Betimlemeler de sadece bir özel konu ve o konunun ayrıntılarına yer verilir. Burada ana düşünce söz konusu değildir. Eğer bir betimlemede olay varsa o zaman o anlatım öyküleme sayılır. Hareketlilik var ama olay yoksa o zaman betimleme olarak kabul edilir.

Betimleyici anlatım bir fotoğraf karesine benzer ve durağandır. Anlatılanların resmini kağıda çizebilirsiniz. Betimlemelerde sıfatlar bolca kullanılır ve benzetmelere yer verilir.

Öyküleyici anlatım ise bir film karesi gibidir ve durağan değildir. Daima bir hareket vardır. Eylemlere sıklıkla yer verilir. Uzun veya kısa bir olay mutlaka vardır. Öykülemede olaylara bağlı bir anlatım yapılır ve olaylar sonunda birbirine bağlanır.

Örnek:

“Köyde birkaç günden beri olağanüstü zamanlara benzer bir hal var. Bayram olabilir mi? Hayır; çünkü kimse yeni giysilerini giymemiş. Biri mi ölmüş? Hayır o da değil. Sadece kişiler tüm işlerini bırakmış farklı evlerde. Sanki gizli diyebileceğimiz birtakım toplantılar yapılıyor. Sonra genel bir bıkkınlık hali, avarelik, gözlerde hiç rastlamadığım ışıltılar….”

Konu: Köyün olağanüstü bir zamanı.

Açıklama: Bu betimleme örneğinde, bir öykü havası içinde; ancak bir olay ortada yok. Bir ana düşünce belirtilmemiş. Hareketli bir anlatım varsa da bu öyküleme için yeterli değil ve anlatım betimleme olarak adlandırılabilir.

Genel Bilgi

Betimlemeyi ilk kez romantik sanatçılar kullanmışlardır. Çünkü dünya edebiyatında ilk kez gerçek yaşamı, varlıklar ve kişileri onlar ele alarak eser üretmişlerdir. Gerçekleri göz önüne sermek için tüm ayrıntıları ve farklılıkları inceleyerek detaylandırmışlar ve okuyucuya sunmuşlardır. Böylece betimleme türü ortaya çıkmıştır. Romantik betimlemeler daha çok duyguların ön planda olduğu, olay ve kişi davranışlarına çok az yer verildiği betimlemelerdir.

Romantik betimleme kullanan yazarlar dışında realist betimleme türleri de vardır. Realist betimlemelerde anlatılan olaylar tamamen geçektir. Onlar, her şeyi düz bir ayna gibi tüm gerçekleri gözler önüne serer. Realist betimlemelerde olayın gelişimi, kişilerin karakterleriyle doğrudan bir bağlantı vardır. Eğer realist eserlerden betimlemeleri çıkarırsanız geriye hiçbir şey kalmaz.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapmadan önce diğer yorumları inceleyin.
Please enter your name here