Endüstri Ürünleri Tasarımı Mezunu Ufuk Bircan Özkan Röportajı

0
173

1-) Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümü hakkında ki sorulara geçmeden önce sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Öncelikle bu röportaj için teşekkür ediyorum. Ben Ufuk Bircan Özkan, 1986 Bursa doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra; şimdiki adı Şehit Turgut Solak Fen Lisesi olan Balıkesir Ziraat Bankası Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudum. Lisede 10. sınıfın başından itibaren kendime hedef olarak ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü belirlemiştim. O dönemin üniversite giriş sınavı olan ÖSS’de ilk 500’de yer alarak da hedefime ulaştım. 2009’da bölümümden mezun olduktan sonra bir dönem freelancer olarak iş yaptıktan sonra askerlik görevimi asteğmen olarak tamamlayıp 2011’de maaşlı olarak mesleğimi yapmaya başladım.

2011’den beri farklı sektörlerde ve firmalarda Hilton ve Daimler-Mercedes gibi büyük markalar için tasarımlar yaptım. 2 defa İtalya’da A’Design Award tasarım ödülü bir defa derece, Türkiye’de Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması’nda üçüncülük ve çeşitli küçük ödüller kazandım. 1 patentim, 12 adet tasarım tecilim mevcut. Tasarladığım ürünler Türkiye’deki çeşitli fuarlarda ve ayrıca Hindistan, Polonya, İtalya, Almanya ve Çin’deki tasarım etkinliklerinde sergilendi. Merak edenler kişisel portfolyo sitem olan www.ufuboid.blogspot.com adresinden çalışmalarımın bir kısmına göz atabilir.

2-) Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü ülkemizde maalesef pek bilinmeyen bölümlerden. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?

Endüstri Ürünleri Tasarımı, ya da Endüstriyel Tasarım, bir disiplin olarak Dünya Tasarım Organizasyonu tarafından “yenileşim (inovasyon), ticari başarı ve daha iyi bir yaşam getiren ürünlerin, sistemlerin, hizmetlerin ve deneyimlerin  geliştirilmesi için kullanılan stratejik bir problem çözme sürecidir” şeklinde tanımlandı. Branş konusunda öğretmenlik gibi çok geniş bir alana hitap ettiği için; ürünleri, sistemleri, hizmetleri ve deneyimleri de içine alan (öğretmenliğin farklı dalları gibi düşünebilirsiniz) böyle kapsayıcı ve genel bir tanımı var. Pratikte endüstriyel tasarımın ülkemizde en çok göz önünde olduğu alan ise tüketici ürünleri tasarımı olarak karşımıza çıkıyor. Biraz felsefi bir yaklaşımla, son kullanıcıyla buluşan ürünlerin kullanıcılar ile olan ilişkilerini estetik, ergonomik, psikolojik ve ekonomik olarak tasarlamakla yükümlüyüz. Temelde sadece ürünlerin dışarıdan nasıl gözüktüğünü belirliyor gibi gözüksek de kullanıcıya bunun çok daha fazlasını vermekle sorumluyuz.

3-) Hemen hemen herkes üniversitede okuyacağı bölümü belli başlı sebeplere göre seçiyor. Peki, size Endüstri Ürünleri Tasarım bölümünü seçtiren sebep veya sebepler nelerdi? Ayrıca tercihinizden bugüne kadar hiç pişman oldunuz mu?

Bugüne kadar ne öğrenciyken ne de profesyonel hayatımda bu seçimimden dolayı hiç pişmanlık duymadım. Küçüklüğümden beri çizim yapmayı çok severdim. Yeni oyuncaklar almak yerine eski oyuncaklarımın parçalarını kullanarak yenilerini oluştururdum. Oyun hamurları ve Lego ile geç saatlere kadar oynardım. Ayrıca, büyük ihtimalle bir otomotiv şehri olan Bursa’da büyümüş olduğum için de otomobillere karşı büyük ilgim vardı. Bölümü keşfetmem ise ağabeyimin bir gün bana önermesi ile oldu. O güne kadar böyle bir bölümden haberim bile yoktu, tasarımları mühendislerin yaptığını sanıyordum. Lisedeyken rehberlik biriminden aldığım meslek seçme testini doldurduğumda mimarlık ve bilgisayar mühendisliği ile birlikte karşıma çıkan diğer bölüm endüstriyel tasarımdı. Özetle altında böyle bir hikaye altında yatan son derece bilinçli bir seçim oldu benim için.

4-) Endüstriyel Tasarım Uzmanı olarak uzun süredir çalışan biri olarak Endüstri Ürünleri Tasarım mezunu biri için çalışma şartlarından, iş imkanlarından bahsedebilir misiniz?

Ülkemizde endüstriyel tasarımcıların iş imkanları her geçen gün artıyor. Bu konuda hem Ekonomi Bakanlığı hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çabaları meslektaşlarımı ve beni memnun ediyor. Yapılan organizasyonlar ve bilgilendirme toplantıları sayesinde kariyer sitelerinde hiç ummadığımız küçük ölçekli firmaların dahi endüstriyel tasarımcı ilanlarına denk gelebiliyoruz. Buna rağmen tasarımcıların ekonomik beklentileri genelde tam olarak karşılanamamakta. Tabii bunun için öncelikle endüstriyel tasarımcıların da firmaların tasarım konusundaki beklentilerini iyi seviyede karşılıyor olması gerekmekte.

endustri-urunleri-tasarimi-bolumu-roportaji

 

Endüstriyel tasarım konusundaki kurumsal bilinç ve algı büyük firmalarda yüksek seviyedeyken küçük ve orta ölçekli işletmelerde henüz yeni yeni yaygınlaştığı için tasarımcıların hangi şartlarda, hangi donanımlarla ve hangi süreçlerle çalıştığı yeteri kadar bilinmiyor. Bununla ilgili bilinçlendirmeyi sanırım her tasarımcının kendi firmasıyla oturup konuşması gerekiyor. Bir ürün tasarımcısının başarılı işler ortaya çıkarması için öncelikle tasarımsal düşünce (design thinking) açısından özgür olabileceği, açık bir ortamda çalışıyor olması gerek. Buradaki açıklık fiziksel olarak değil tabii ki. Beraber çalışılan insanların açık fikirli olması, çalışılan firmanın belirli esnekliğe sahip olması ve belirli seviyede cesaret sahibi olması gibi şartları açıklık olarak tanımlayabilirim. Yapacağı işe göre genel geçer yöntemler, çok yüzeysel olmak üzere ve sırasıyla, önce ürün hakkında araştırma yapılması, ardından kavramsal (konsept) tasarımların hazırlanması, belirli kriterlere göre eleme yapıldıktan sonra bu konseptlerin üretime uygun gerçek versiyonlarının tasarlanması ve üretim hazırlık süreçlerinin yapılmasının ardından üretime geçilmesidir.

Bu süreçler esnasında iki boyutlu çizimler, bilgisayarda hazırlanan üç boyutlu sayısal modeller, ölçekli modeller ve ilk örnekler (prototipler) hazırlanır. Eğer tasarımcı tek başına çalışıyorsa bütün bu aşamaları hazır edebileceği donanımlara ihtiyacı olacaktır. Ancak sayıca daha geniş tasarım ekiplerinde çizimleri yapacak, bilgisayar modellerini hazırlayacak, ölçekli modelleri ve ilk örnekleri hazırlayacak kişiler farklı olabilir ve bir ekip çalışmasına uygun şekilde herkesin çalışma şartları birbirine göre değişkenlik gösterebilir.

5-) Teknoloji çağında yaşıyoruz ve hemen hemen her gün hayatımızda birçok şey değişikliğe uğruyor. Peki, sizce teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi sizin bölümünüzü nasıl etkiliyor veya etkileyecek?

Tasarım o dönemler adı konmamış olsa bile insanlık tarihindeki en eski mesleklerden biridir. İlk insanlar avlanmak, iklim şartlarından korunmak ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli basit aletler yapmışlar. Tasarımın endüstriyle buluşması ise zanaatkarlıktan sanayileşmeye geçişte yaşanıyor. Eskiden kağıt üzerine yapılan çizimler bugün dokunmatik ve basınç hassasiyetli ekranlarda dijital kalemlerle yapılıyor. Çok daha zor şartlarda oluşturulan bilgisayar modellemeleri günümüzde daha hızlı ve pratik yazılımlarla hazırlanarak sadece zaman kazandırmakla kalmıyor aynı zamanda ürünlerin tamamlanmış görüntüsünü de yaklaşık olarak verebiliyor. Teknoloji endüstriyel tasarımın önünde bir engel değil, gelişimini hızlandıran bir yardımcı. Sadece teknolojiyi bilinçli kullanmaya dikkat etmemiz gerekiyor.

6-) Üniversite hayatında hemen herkes belli başlı derslerde zorlanıyor? Peki, siz eğitim hayatınız boyunca hangi derste zorlandınız?

Açıkçası tasarım tarihinin anlatıldığı derslerin yoğun sözel içeriği beni zorluyordu. Ezberi sevmediğim gibi hafızam da iyi sayılmaz. Pratik içeren derslerden daha çok keyfi alıyordum.

7-) Ülkemizin en iyi üniversitelerinden birinde eğitim hayatınızı tamamlamanıza rağmen sizce Endüstri Ürünleri Tasarım öğrencilerine verilen eğitimde bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu ülkemizdeki hemen hemen tüm meslektaşlarımın üzerinde hemfikir olduğu bir konudur. Kimseyi kırmak istemiyorum, ancak aldığımız iyi seviyedeki teorik eğitimlerin yanında profesyonel hayata geçtiğimizde yaşayacağımız pratik deneyimlerden habersiz bir şekilde mezun olduk. İşin temeli olarak geleneksel üretim tekniklerini bilmemiz tabii ki şart ancak modern üretim tekniklerine dair bilgilerimiz yetersiz kalıyor. Yaptığımız stajlarda “vay be, demek gerçeği de böyle olacak” desek de profesyonel meslek deneyimlerinde pek çok süreç farklı işliyor.

Bir de, endüstriyel tasarım eğitiminin günümüz şartlarına göre güncellenmesinin şart olduğunu düşünüyorum. Endüstriyel tasarım artık git gide masa başı bir meslek haline geliyor. Çünkü firmalar tasarımcılara fikir üretsinler diye para veriyor, yani tasarımcının vakti çok değerli. Bu değerli vaktin strafor zımparalayarak ya da kil model yaparak harcanması beklenmiyor. Tasarımcı ürünü ortaya koyduktan sonra bu işleri kendi alanlarında uzmanlaşmış profesyonellerin yapması daha uygun oluyor.
Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.

CEVAP VER